TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu katıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması; teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ” Şirketler, yapay zekayı yalnızca maliyet düşürmeye yönelik bir araç olarak değil, insan kapasitesini artıran tamamlayıcı bir araç olarak görmeli. İş gücü eğitim programlarını, iş dönüşümlerini, değişen beceri ihtiyaçlarını destekleyecek ve buna göre uyumlandıracak adımlar atmalı.“
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması; teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş Bilge Dil Modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız. şeklinde konuştu.
Bakan Kacır, Ankara’daki Crown Plaza otelde. iş dünyası, teknoloji ekosistemi ve kamu temsilcilerinin buluştuğu, TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ne katıldı. Zirvede; yapay zekânın sanayi, üretim, ticaret, finans ve hizmet sektörlerinde meydana getirdiği dönüşüm, iş dünyasının somut ihtiyaçları üzerinden ele alındı.
Zirvenin; sanayinin, KOBİ’lerin ve iş dünyasının yapay zekâ teknolojilerinden etkin şekilde yararlanması amacıyla gerçekleştirildiğini ve Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğunda kıymetli kazanımlara vesile olacağını belirten Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ” Bazı buluşlar vardır ki medeniyetin yönünü, aklın ve üretimin rotasını baştan başa çizmiştir. Elektrik; şehirleri, fabrikaları ve günlük hayatı adeta yeniden kurdu. Bilgisayar ve internet, bilgi dolaşımını hızlandırdı; ekonominin, iletişimin ve toplumsal yaşamın çehresini değiştirdi. Bugün ise yeni bir eşiği hep birlikte yaşıyoruz. Bundan seksen yıl önce “makineler düşünebilir mi?” sorusu, ufuk açıcı bilimsel tartışmaların öznesi olarak görülürken; süper bilgisayarlarla artan veri işleme kapasitesi ve gelişmiş algoritmalar, yapay zekâyı bir gelecek tasavvurundan çıkararak hayatımızın ve ekonominin merkezine yerleştirdi.
Üretim süreçlerinden finansa, sağlık teknolojilerinden ulaştırmaya, kamu yönetiminden savunma sanayiine her alanda köklü bir dönüşümü başlatan yapay zekâ devrimi; günümüzde yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ediyor. Geçtiğimiz yıl dünyada yapay zekâ yatırımlarının 1,5 trilyon dolar seviyesine erişmesi ve üretken yapay zekânın kısa sürede oluşturduğu ekosistem, önümüzdeki dönemde yapay zekânın küresel ekonomide oynayacağı rol hakkında ipucu veriyor. Tüm dünyada firmalar, değer zincirlerinin tüm halkalarına yapay zekâ teknolojilerini entegre ediyor, veri ve teknoloji altyapısını güçlendirecek adımlar atıyor. Kuşkusuz, gelecek ufkunu çizen yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu fırsatlar kadar; getirebilecekleri sorun ve sorumlulukları da dikkate almalıyız. Küresel teknoloji yarışının hız kazandığı günümüzde yapay zekâ alanında öncü ülkeler; kendi teknolojik üstünlüklerini muhafazaya yönelik daha korumacı, seçici ve çıkar odaklı politikalar izliyor. Kritik teknolojilere, hesaplama altyapılarına ve nitelikli veriye erişimin az sayıda ülkede ve şirketlerde yoğunlaşması; dünyanın geri kalanı için derin bir teknolojik bağımlılık riski doğuruyor. Kendi verisini yönetemeyen, kendi yapay zekâ modellerini geliştiremeyen ve kritik dijital altyapılarını inşa edemeyen ülkelerin geleceğin dünyasında dijital parya olmaya mahkûm edilecekleri bir gerçek.
Yapay zekânın güvenli, adil, etik ve sorumlu biçimde kullanımı için küresel bir zemin eksikliği; veri güvenliğinden fikrî mülkiyet haklarına, algoritmik tarafsızlıktan şeffaflığa uzanan pek çok riske kapı aralıyor. Bu riskleri doğru şekilde yönettiğimiz takdirde, yapay zekâyı; üretkenlik, yenilik ve toplumsal refah için stratejik bir kaldıraca dönüştürebiliriz. Yapay zekâyı; güvenilirlik, şeffaflık, hesap verebilirlik, insan odaklılık ve etik sorumluluk ilkeleri temelinde Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizin kalkınma yolculuğunun lokomotifi haline getirme gayretindeyiz. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz pek çok hamleyle, bu vizyonu mümkün kılacak güçlü altyapıyı hep birlikte adım adım inşa ediyoruz.
Yapay zekâ alanındaki bilimsel birikimimizi ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek, kritik teknolojilerde millî yetkinliklerimizi geliştirmek ve akademi ile sanayi arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsünü kurduk. Yapay Zekâ Ekosistem Çağrılarıyla; yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan işletmeleri, teknoloji sağlayıcı şirketleri ve araştırma kurumlarını ortak hedefler doğrultusunda buluşturuyoruz. Yapay zekâ alanında üniversitelerimiz ve şirketlerimiz bünyesindeki bilgi birikiminin ekonomik değere dönüşmesine aracılık eden programın ilk dört çağrısında 62 iş birliği projesini destekledik. Bu vesileyle; yapay zekâ sistemlerini iş süreçlerine entegre etmeyi planlayan firmaları, programın beşinci çağrısına başvurmaya davet ediyorum. 14 Eylül’e kadar açık kalacak çağrımızla; akıllı üretim sistemleri, akıllı tarım, gıda ve hayvancılık, finans teknolojileri, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik, akıllı eğitim teknolojileri başlıklarında yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan şirketlerimizin, ülkemizin inovasyon altyapısı birikiminden etkin şekilde faydalanmasını sağlayacağız.
Kurumlarımızın yapay zekâ alanındaki somut ihtiyaçlarına yerli ve özgün çözümler geliştirmek üzere attığımız bir diğer adım da Rekabet Öncesi İş Birliği Programımız kapsamında açtığımız Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Çağrısı. Çağrıyla, Türkçe büyük dil modellerini sektörlerimizin özgün ihtiyaçlarına uyarlayacak 10 stratejik projeyi destekliyoruz.
Yapay zekânın sunduğu potansiyeli ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek; nitelikli veriyi gelişmiş algoritmalarla işleyebilen yüksek başarımlı bir hesaplama altyapısıyla mümkün. Araştırmacılarımızın, girişimlerimizin ve sanayicilerimizin yapay zekâ modellerini geliştirme, eğitme ve ölçeklendirme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu işlem gücünü sağlamak üzere yüksek başarımlı hesaplama kümemiz ARF’i TÜBİTAK bünyesinde hizmete aldık. Yapay zekâ girişimlerimizin EuroHPC süper bilgisayarlarından yararlanmasını ve dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarı arasında yer alan ve Türkiye olarak bizim de ortak olduğumuz MareNostrum 5’in işlem kapasitesine erişimini sağladık.
Ülkemizi, yüksek teknolojide dünyada hak ettiği konuma taşıyacak büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlara kapsamlı destekler sunduğumuz HIT-30 Programı’yla; yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırıyor, hesaplama kapasitemizi büyütüyor ve girişimlerimizin ihtiyaç duyduğu dijital altyapıyı güçlendiriyoruz. Elbette yapay zekâyı gerçek bir kalkınma kaldıracına dönüştürmek için nitelikli insan kıymeti olmazsa olmaz.
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 110 firmadan sektör profesyonellerinin 204 üniversitede ders verdiği Sektör Kampüste Programı, yeni nesil Ecole 42 Okulları ve Yapay Zekâ ve Teknoloji Akademisi gibi öncü uygulamalarla, gençlerimizi yapay zekâ çağının gerektirdiği beceri ve yetkinliklerle donatıyoruz. Ülkemizi yapay zekâda öncü ülkeler arasına taşımak; ekosistemin tüm aktörlerini ortak hedefler etrafında buluşturan, kamu, üniversite ve özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendiren bütüncül bir vizyonla mümkün.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ülkemizin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ yol haritasını ortaya koyan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nı geçtiğimiz ay kamuoyuyla paylaşmasıyla bu alanda atacağımız adımları dünyaya duyurmuş olduk. “Fark et, İstifade et, Üret, Yönet” olmak üzere 4 temel eksen üzerine inşa ettiğimiz planda, yapay zekâ ekosistemimizi beseleyecek 16 eylem belirledik. Eylem Planımız doğrultusunda önümüzdeki dönemde; 81 ilimizde hayata geçireceğimiz Yapay Zekâ Okuryazarlığı Atölyeleriyle; 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz.
Sağlıktan tarıma, eğitimden elektronik ticarete kadar stratejik alanlardaki en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi’nde erişime açacak; araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin yenilikçi çözümler geliştirmesine imkân sağlayacağız. Yapay zekânın ihtiyaç duyduğu hesaplama kapasitesini büyütecek; enerji verimliliğini ve uluslararası standartları gözeterek veri merkezlerimizin kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Kamu yatırım programlarında yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayırarak teknolojik dönüşümü kamu politikalarımızın ayrılmaz bir unsuru hâline getireceğiz.
Kamu kurumlarımız, yerli ve başarılı yapay zekâ çözümlerine ilk kullanım alanı açarak; firmalarımızın ürünlerini geliştirmelerine, doğrulamalarına ve küresel pazarlara taşımalarına referans sunacak. Enerji ve dijital altyapısı hazır Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleriyle, KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza fikirlerini hızla prototipe dönüştürebilecekleri ortam sağlayacağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçirerek, ülkemizin teknolojik kapasitesini daha ileri taşıyacağız.
Yenilikçi çözümlerin güvenli biçimde geliştirilip test edilebilmesi için en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracak; girişimcilerimize öngörülebilir ve yeniliği destekleyen bir uygulama zemini sunacağız. Kuşkusuz yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş Bilge Dil Modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız. Yerli ve özgün çözümleri geliştiren, ticarileştiren ve küresel pazarlarda ölçekleyen yapay zekâ ekosistemimizi; nitelikli insan kaynağı, güçlü dijital altyapı, etkin kurumsal koordinasyon ve sürdürülebilir finansmanla bütüncül şekilde büyüteceğiz. Türkiye’nin, yapay zekâ devriminin sunduğu ekonomik değerden ve çok yönlü fırsatlardan en üst düzeyde istifade etmesini hep birlikte sağlayacağız.
Bu vizyonun sahadaki taşıyıcıları; yenilikçi girişimlerimiz ve ekonomimizin omurgasını oluşturan KOBİ’lerimiz olacak. Yapay zekâ girişimlerimizin sermayeye erişimini artırmak için yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolar kamu kaynağı yönlendiriyoruz. KOBİ’lerimize teknolojiye erişimde fırsat eşitliği sağlamak, yüksek maliyetli dijital altyapıların oluşturduğu finansman yükünü hafifletebilmek ve yapay zekâ çözümlerini iş süreçlerine daha hızlı entegre etmelerini desteklemek üzere KOSGEB Yapay Zekâ Kredi Programı’nı uygulamaya aldık. Program kapsamında, teknogirişim rozeti sahibi girişimlerimize yüksek başarımlı hesaplama altyapısı, güvenli veri saklama hizmetleri ve yapay zekâ araçlarına erişim için 5 milyon liraya kadar faizsiz finansman sağlıyoruz. Bu imkânı, ilk 12 ayı geri ödemesiz olmak üzere 24 ay vadeyle sunuyoruz. Bu vesileyle şartları karşılayan tüm girişimlerimizi bu imkânlardan faydalanmaya davet ediyorum.
Türkiye’den doğan yapay zekâ girişimlerini dünya markalarına dönüştürmek için girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Yapay zekâ ekosistemimizi güçlendirmek üzere hayata geçirdiğimiz destekler, Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğumuzda girişimlerimizin tecrübesine, yatırım iradesine ve yenilikçi bakış açısına güvenimizin göstergesidir.”
TOBB Başkanı M. Rıfat Hisarcıklıoğlu da İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ndeki konuşmasında şunları söyledi:” Hızla büyüyen dev şirketlerin ortak özelliğinin, yapay zeka tabanlı, kişiselleştirilmiş tüketici deneyimini merkeze almaları olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Birleşmiş Milletler Teknoloji ve İnovasyon Raporu’na göre, yapay zeka piyasa değerinin 5 sene içinde 4,8 trilyon doları bulması bekleniyor. Piyasa değerinin bu seviyeye ulaşmasıyla yapay zekanın, nesnelerin interneti, blokzincir ve elektrikli araçları da geride bırakarak, piyasa değeri en büyük teknoloji alanı olacağı öngörülüyor.”
Rıfat Hisarcıklıoğlu, şirketlerin rekabetçi kalabilmeleri için tüm ürün ve iş süreçlerini, yapay zeka destekli dijital ortamlara taşımak zorunda olduğunu söyledi. Dijital dönüşümü başarıyla uygulayan işletmelerin, gelirlerini ve küresel pazarlara giriş yeteneklerini artırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, yapay zeka ile oluşan tasarrufun, hem maliyeti düşürdüğünü, hem de çevresel etkileri azalttığını vurguladı.
Hisarcıklıoğlu, konuşmasında sözü Harvard Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya getirerek, şunları söyledi: ” Şirketler, yapay zekayı yalnızca maliyet düşürmeye yönelik bir araç olarak değil, insan kapasitesini artıran tamamlayıcı bir araç olarak görmeli. İş gücü eğitim programlarını, iş dönüşümlerini, değişen beceri ihtiyaçlarını destekleyecek ve buna göre uyumlandıracak adımlar atmalı. Ancak bu şekilde yapay zekadan maksimum fayda elde edilebilir. Peki, biz TOBB olarak neler yapıyoruz? TOBB ve TEPAV üzerinden, KOBİ’lerin dijital olgunluk seviyelerini ölçen araçlar geliştiriyoruz. Avrupa Odalar Birliği başta olmak üzere, uluslararası partnerlerimizle, yapay zeka araçlarının kullanımına yönelik eğitim ve mentörlük programları yürütüyoruz.”
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yapay zeka odaklı, dijital dönüşümü hedefleyen ve Türkiye’ye katma değer sağlayacak her türlü projenin yanında olduklarının altını çizerek, “KOBİ’lerimizin yapay zeka araçlarını operasyonlarına dahil etmesi için rehberlik edeceğiz. Nitelikli insan kaynağımızı yetiştirmek adına eğitim ve gelişim programlarını desteklemeyi sürdüreceğiz.” değerlendirmesini yaptı.
Hisarcıklıoğlu, zirve çerçevesinde, yapay zekanın somut kullanım alanlarını da paylaştıklarına değinenerek konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Anadolu’nun en ücra köşesindeki KOBİ’yi, İstanbul’daki teknoloji tedarikçisiyle aynı masaya oturtuyoruz. Bu modelle yapılan B2B toplantılarında, yapay zeka çözümü olan ile yapay zeka araçlarını kullanacak şirketleri bir araya getiriyoruz. Yeni işbirlikleri kurulmasına vesile oluyoruz. Hedefimiz, bu toplantılarımızı sanayinin güçlü olduğu şehirlerimizde yaymaktır. Anadolu iş dünyasını, yapay zeka ile buluşturacağız. Bu teknolojinin firmalarımızda üretimde ve satışta daha etkin kullanımını sağlayarak, verimliliği ve rekabet gücümüzü artıracağız.”
Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyüksimitci de TOBB Türkiye Yazılım Meclisi himayesinde ve Yapay Zekâ Komitesi katkılarıyla düzenlenen TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ne katıldı.
Mehmet Büyüksimitci zirvede yaptığı konuşmada; yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme değil, üretimden ihracata kadar tüm sektörleri dönüştüren stratejik bir güç olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Rabb’imize hamdolsun” dedi.
“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”
TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.
“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”
Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.
Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.
Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.
Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”
“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Kısa adı TASKK olan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 20’inci Olağan Genel Kurulu Ankara’daki Hilton Garden Inn otelde gerçekleştirildi.
20’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Başkanlığına Şener AYDIN seçildi.
Divan Başkanlığını Mehmet BAYKAN’ın yaptığı iki adaylı 20’inci Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Olağan Genel Kurulu’nda Şener AYDIN başkanlığa seçilirken oy kullanan 783 delegeden 481 oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.