Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 30. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Olumsuz küresel ekonomik görünüme rağmen ihracatımızı bu yıl sonunda 265 milyar dolara, gelecek sene ise 285 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 30. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, törende bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek genel kurulun hayırlara vesile olmasını diledi.
Bugün aynı zamanda başarıyla temayüz etmiş firmaların ihracat şampiyonları olarak ödüllerini takdim ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları ihracatla ödül kazanan sektör birincilerini ve en yüksek ihracat yapan firmalarla temsilcilerini kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına, refahına, ciddi katkılar sağlayan ihracatçılara şükranlarını sunduğunu belirterek, TİM çatısı altında gayret gösteren 115 bin ihracatçı ile yatırım ve üretim yapan tüm çalışanlara emekleri için teşekkür etti.
“HER BİRİNİZ TÜRK EKONOMİSİNİN ÜRETİM KAPASİTESİNİN GİDEREK ARTAN SEMBOLLERİSİNİZ”
Türkiye Cumhurbaşkanı olarak tüm ihracatçılarla gurur duyduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin ticaret diplomasisinin akıncıları konumundaki siz kardeşlerimle iftihar ediyorum. Sizler sadece birer iş insanı değilsiniz. Aynı zamanda milletimizin yüz akı, övünç kaynağısınız. Her biriniz Türk ekonomisinin üretim kapasitesinin giderek artan sembollerisiniz. Sağladığınız istihdamla yaptığınız ihracatla yerli ve millî tarifimizin âdeta vücut bulmuş hâlisiniz. Bugün dünyanın en ücra köşelerinde bile ‘Türk Malı’ damgalı ürünlerimiz varsa bunda en büyük pay sahibi ihracatçılarımızdır. Türkiye’ye inandığınız, Türkiye’ye güvendiğiniz, Türkiye’nin potansiyelini değerlendirip ekonomimize omuz verdiğiniz için hepinize minnet ifade ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın ve ihracatçıların ülkenin ekonomisine yaptıkları katkının çok iyi bilindiğini dile getirerek, “Bu anlayışla siyasi mücadelemiz boyunca ihracatçılarımızı hep yol ve dava, kader arkadaşlarım olarak gördüm. Hangi görevde olursak olalım sizlerin meseleleriyle yakından ilgilendik. Gönlümüzle birlikte kapımızı da sizlere ve temsilcilerimize hep açık tuttuk. İhracatçılarımızla farklı vesilelerle sık sık bir araya geldik, istişare ettik. Gündemimizdeki konuları samimiyetle ele aldık” ifadelerini kullandı.
TİM’in talep ve sıkıntılarını ileterek öneriler sunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sorunlara kalıcı çözümler ürettiklerini aktardı.
“ÜLKEMİZE YATIRIM ÇEKMEK İÇİN DAHA ÖNCE GİDİLMEDİK YERLERE GİTTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gün oldu tır şoförlerimizin karne sorunlarını çözdük. Gün oldu işçilerimizin vize ücretlerini hâl yoluna koyduk. Gün oldu firmalarımızın birikmiş alacaklarının tahsilini gerçekleştirdik. Gün oldu gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması için temaslar yürüttük. Gün oldu serbest ticaret anlaşmalarıyla ticaretimizin önündeki engelleri kaldırdık. Gün ordu sizlerle birlikte yeni pazarlar bulmak için ülke ülke dolaştık. Ülkemize yatırım çekmek için daha önce gidilmedik yerlere gittik. Sizlere yardımcı olmak adına uzak yakın gece gündüz demeden koştuk. Çalıştık, ter döktük ve bu yeni dönemde de hiç beklemeden adımlarımızı attık ve süratle ziyaretlerimize başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem felaketi sonrasında dahilde işleme izinlerinde ek süre düzenlemesinden deprem bölgesinde kısa çalışma ödeneği verilmesine, afet bölgesinde yatırım teşvik belgelerinin süresinin 3 yıl uzatılmasından Cazibe Merkezleri Programı’na dahil edilmesine, KOBİ tanımındaki üst limitin 250 milyondan 500 milyon liraya çıkarılmasından asgari ücret desteğinin uzatılmasına kadar kendilerine iletilen taleplere olumlu cevap verdiklerini aktardı.
“TÜRKİYE’Yİ İHRACATTA TARİHİNİN EN BÜYÜK BAŞARILARIYLA TANIŞTIRDIK”
Bunların dışında ihracatçılardan gelen ülkenin dış ticaretine ivme kazandıracak her türlü teklifi, yapıcı eleştiriyi hüsnüniyetle değerlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, el ele, gönül gönüle hareket ederek Türkiye’yi ihracatta tarihinin en büyük başarılarıyla tanıştırdıklarını söyledi.
Bundan 21 yıl önce göreve geldiklerinde Türkiye’nin 2001 krizinin ağır şoku altında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Finans sektörümüz batan bankalar sebebiyle ciddi bir darboğaza girmişti. Esnafından işçisine, sanayicisinden memuruna, emeklisine, ev hanımına kadar toplumumuzun hiçbir kesimi önünü göremiyordu. İhracatıyla altyapısıyla üstyapısıyla istihdamıyla gerçekten kendini güç bela ayakta tutan bir ülke vardı. İş dünyamızla dayanışma içinde çalışarak bu tabloyu tamamen tersine çevirdik. Dünyanın en önemli üretim üslerinden biri hâline geldik. Yıllık sadece 36 milyar dolar ihracat yapabilen bir ekonomiye sahiptik, bugün bu rakamı 1,5 ayda gerçekleştiren güçlü bir ekonomiye kavuşturduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 senesinin ihracat açısından âdeta rekorlar yılı olarak kayıtlara geçtiğini vurgulayarak, “Mal ihracatımız yüzde 12,9 artışla 254,2 milyar dolar oldu. Ülkemizin küresel ticaretten aldığı pay yüzde 1,02, buraya yükseldi. Hizmet ihracatımız yüzde 47,3 artışla 90 milyar doları aştı. Savunma ihracatımız yaklaşık yüzde 37 artışla 4,3 milyar doları buldu. İhracat yapan firma sayımız da önceki seneye göre yüzde 10 yükselerek 114 bin 561’e çıktı” bilgilerini paylaştı.
“DEPREMİN EKONOMİMİZ ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ GÜNDEN GÜNE AZALIYOR”
Geçen seneyi böyle tamamladıktan sonra bu yıla çok güçlü bir giriş yaptıklarını ancak 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin, 50 bini aşkın can kaybının yanı sıra 11 ili de derinden sarstığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların yanı sıra iş yerleri, fabrikalar, üretim tesisleri ve ticarethanelerin de depremde ciddi zarar gördüğünü anlattı.
Dünyada ancak birkaç ülkenin altından kalkabileceği bu devasa yıkım karşısında devlet olarak süratle harekete geçtiklerini, enkazı kaldırdıklarını, yıkılanın yerine yenisini yapmak için kolları sıvadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem şehirlerindeki üretim çarklarının dönmeye devam etmesi için iş dünyasına gereken her türlü desteği sağladıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri eskisinden daha güvenli, dinamik, canlı, bayındır bir hâle getireceklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Depremin ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkileri de hamdolsun günden güne azalıyor. Asrın felaketini yaşamış olmamıza rağmen ihracatımız güçlü seyrini devam ettiriyor. Mayıs ayında ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,4 artarak 18,9 milyar dolardan 21,6 milyar dolara yükseldi. Son 12 ayda ihracatımız 254,4 milyar dolara ulaştı. Bu performansta orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımızdaki artışın payı bizim için çok çok kıymetli. Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının imalat içindeki payı 2022 yılı genelinde yüzde 37’ydi. Aynı oran 2023’ün ilk 5 ayında yüzde 40,8 seviyesine çıktı.”
Büyüme tarafında da benzer müjdeli rakamlara şahit olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ekonomimiz yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek hamdolsun son 11 çeyrektir büyümesini sürdürüyor. Şubat ayında aylık bazda azalan sanayi üretim endeksi hızlı bir şekilde toparlanarak mart ayında yüzde 5,5 oranında artış sağladı. Gelen öncü veriler diğer büyümenin ikinci çeyrekte de gücünü koruduğuna işaret ediyor. Büyüme ve ihracat rakamları deprem felaketi sonrası ekonomimizin beklenenden daha hızlı toparlandığını gösteriyor. Salgın, deprem ve seçimlerin yanı sıra küresel ekonomideki sıkıntılara rağmen yakaladığımız bu ivmeyi inşallah kaybetmeyeceğiz.”
“YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM, İHRACAT VE CARİ FAZLA YOLUYLA BÜYÜME EKSENİNDE HEDEFLERİMİZE DOĞRU İLERLEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir süredir tüm dünya ile birlikte bizim de başımızı ağrıtan enflasyon meselesini tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğiz. Seçim belirsizliğinin de ortadan kalkmasıyla artık bu konuda elimiz daha güçlü. Yeni ekonomik kadromuzun da birinci önceliğini bu meselenin çözümü oluşturuyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme ekseninde hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz. Dış ticarette en büyük sıkıntımız olan enerji yükünü, Karadeniz gazı, Gabar petrolü, Akkuyu Nükleer Santrali ve yenilenebilir kaynaklarla asgariye indireceğiz. Güçlü Türkiye yolunda sizlerden aldığımız güçlü ihracatımızı rekordan rekora taşıyacağız” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar hep kendileriyle yarıştıklarını, her başarıdan sonra çıtayı sürekli yukarı çıkardıklarını, geriye gidişe tahammülü olmadığı gibi durmaya, duraksamaya, yerinde saymaya da müsamahası olmadığını ifade etti.
İhracattaki yükselişin olumlu, önemli bir başarı olduğunu ama Türkiye Yüzyılı vizyonu açısından asla yeterli olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Olumsuz küresel ekonomik görünüme rağmen ihracatımızı bu yıl sonunda 265 milyar dolara, gelecek sene ise 285 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz. 2028 senesi için de hedefimiz 400 milyar dolar ve üstünü yakalamaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu amaçla sürdürülebilir artış için yeni nesil desteklerle ihracatı tabana yayarken katma değerli ihracatı güçlendirmek için çalışacaklarına işaret ederek, şunları aktardı: “Elektronik ticaretin küresel ticaret içindeki rolünün artmasıyla firmalarımızın bu dönüşüme en hızlı şekilde adapte olmaları gerekiyor. 2028 ihracat hedeflerimiz kapsamında ihracatımızdan yüzde 1,5 pay alan elektronik ihracatımızın payını yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz. İhracatımızın geliştirilmesi, çeşitliliğinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için ülke ülke girişimlerimizi arttıracağız. Çok dolaşacağız. Dünyayı gezip onlarla birlikte neler yapacağımızı planlayacağız.”
“TÜRKİYE’NİN DİPLOMATİK TEMSİL AĞI GENİŞLEDİKÇE İHRACATI DA SÜREKLİ YUKARIYA GİTMİŞTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılda dış politikada attığı adımların ihracatta da çarpan etkisi yaptığını söyledi.
Afrika örneğini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mesela Afrika’da büyükelçilik sayımız 12’den 44’e yükselirken, ticaret hacmimiz de 4,3 milyar dolardan 40 milyar dolara çıktı. Latin Amerika’daki büyükelçilik sayımız 6’dan 18’e ulaşırken, ticaret hacmi 800 milyon dolardan 17,4 milyar dolara yükseldi. Yeniden Asya girişimimizi ilan ettiğimiz 2019’dan beri kıtayla ticaretimiz yüzde 40 arttı. Diplomatik ilişkilerimizin kurulduğu veya güçlendiği her coğrafyada aynı durum söz konusudur. Türkiye’nin diplomatik temsil ağı genişledikçe ihracatı da sürekli yukarıya gitmiştir. Göreve Başlama Törenimize iştirak eden devletlerin sayısına, temsil düzeyine ve çeşitliliğine baktığımızda bu gerçeği tekrar görüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, birbiriyle kavga eden hatta çatışan tarafları aynı çatı altında buluşturmanın Türkiye’ye dış ticarette de avantajlar sunduğunu belirterek, “Seçim zaferimiz sonrasında Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya geniş bir bölgede sokaklara taşan sevgi seli de şahsımızla birlikte ülkemize ve milletimize yönelik teveccühün ispatıdır” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin yüz milyonlarca insanın gündeminde olan bir ülke olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “‘Demir tavında dövülür’ prensibince bu bilgiyi vakit kaybetmeden ihracat, turizm ve yatırım noktasında fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Fuarlarla ticaret heyetleriyle saha araştırmalarıyla teknolojinin sağladığı imkânlardan da istifadeyle ihracatımızı artırmanın yollarını aramalıyız. Hiç şüphesiz bu gayretlerinizde yurt dışındaki ilk temas noktanız ticaret müşavirlerimiz ve ataşelerimiz olacaktır. Yabancı ortaklara ulaşma, potansiyel pazarlar hakkında bilgi alma ve karşılaştığınız sorunlara çözüm bulma hususunda bu görevlilerimiz her zaman sizlerin emrindedir. Ticaret müşavirliklerimiz ve diplomatik temsilciliklerimiz vasıtasıyla sizlere her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz. Bu konuda ihmali veya kastı olanlardan da kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız.”
“İSTANBUL FİNANS MERKEZİ’YLE TÜRKİYE’Yİ FİNANS ALANINDA BİR ÜST LİGE ÇIKARACAK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
İhracatçıların düşük maliyetli finansman imkânlarına kavuşmasının Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasını hızlandıracağına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bakanlığımız yanında Türk Eximbank ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Türk Eximbank, Türk bankacılık sektöründe en büyük kredi hacmine sahip dokuzuncu banka ve Türkiye’nin en büyük alacak sigortası kuruluşudur. Eximbank’ın destek sağladığı ihracatçı sayısı 16 bine ulaşmıştır. Bu yıl Eximbank’ın KOBİ’lerimize sağladığı kredi hacim oranı yüzde 25,8’e yükselecektir. Finansman meselesinde sadece Eximbank ile yetinmiyoruz. 2002 yılının Mart ayında faaliyete geçirdiğimiz İhracatı Geliştirme şirketiyle ihracatçımıza finansman konusunda nefes aldırdık. Türk Eximbank ve İhracatı Geliştirme şirketi kefalet sistemiyle teminat sorununa çözüm getirdik. İhracatçımız artık gayrimenkulünü bankaya ipotek vermek mecburiyetinde kalmıyor. İhracat desteklerine yönelik ‘Prefinansman Modeli’ sayesinde firmalarımız önce ödeme alıp sonra harcama kolaylığına kavuştular. Bunun yanında biliyorsunuz iki ay önce açılışını yaptığımız İstanbul Finans Merkezi’yle Türkiye’yi finans alanında bir üst lige çıkaracak tarihî bir adım attık. Toplam 65 milyar liralık yatırım değeriyle ülkemizin en prestijli projesini hayata geçirmenin gururunu yaşadık. Yerli ve yabancı finans kuruluşlarının bölgede faaliyet göstermeye başlamalarıyla merkezimiz asıl fonksiyonunu daha etkin icra edecektir. İstanbul Finans Merkezi, uluslararası sermaye akışını kolaylaştırarak yatırım çekme potansiyelimizi arttıracaktır.”
“DÜNYADA YILDIZI GİDEREK PARLAYAN BİR TÜRKİYE GERÇEĞİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
İstanbul Finans Merkezi’nin fintek ve katılım finans alanlarında küresel bir çekim merkezi hâline geleceğine inandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Şu an itibarıyla henüz istenen, belirlenen hacme ulaşmış değiliz. Türk ekonomisinin tüm sektörleri gibi ihracatçılarımızın da İstanbul Finans Merkezi’nin oluşturduğu ekosistemden istifade edeceğine inanıyorum. Büyük hedeflerimizin olduğu bir diğer alan sağlık hizmeti ihracatıdır. Sağlık turizminde ülkemizi küresel bir merkez hâline dönüştürmeyi arzu ediyoruz. Özellikle şehir hastanelerimizin birer birer devreye girmesiyle yabancı hasta sayımız da her yıl katlanarak artıyor. Şifasını ülkemizde arayan bu hastalar turizmden gıdaya, ulaşımdan bakım hizmetlerine kadar pek çok alanda ciddi katma değer oluşturuyor. Gerek hastanelerimiz gerek termal tesislerimiz gerekse diğer sağlık hizmetlerimizle 10 milyar dolarlık bir sağlık turizmi hedefine şu an itibarıyla sahibiz. İnşallah 2023 yılında 2 milyon sağlık turisti ve 3 milyar dolar ihracata hep birlikte şahit olacağız. Aynı şekilde bu sene lojistik ihracatında 40 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir diğer markamız olan müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün yurt dışındaki başarılarını ileriye götürecek çabaları teşvik edeceğiz. Tüm bu hedeflerimize ulaşacağımızdan asla şüphe duymuyoruz. Millet olarak artık geleceğimize daha güvenle ve umutla bakıyoruz. Dünyada yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. İçimizdeki kimi gafiller anlamasa da yurt dışından ülkemizi takip edenler bu hakikati daha net görüyor. 2023 Türkiye’sini hâlen 80’lerin, 90’ların kalıplarıyla okumaya çalışanlar idrak edemese de ülkemiz gümbür gümbür geliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleriyle ihtiyaçları olan azmi, cesareti, kararlılığı ve iradeyi tekrar elde ettiklerini söyledi.
Her iki seçimde de ezici bir zafer kazanarak, yasaması ve yürütmesiyle Türkiye’ye 5 sene daha hizmet etme şerefine nail olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Mayıs gecesi sandıkların kapanmasıyla Türkiye Yüzyılı’nın ilk adımını atmış bulunduklarını ifade etti.
“ÖNÜMÜZDEKİ 5 SENE BOYUNCA HİÇ DURMADAN ÇALIŞARAK TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU İNŞA EDECEĞİZ”
Kabineyi de süratle oluşturarak hedefleri doğrultusunda çalışmaya başladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek 5 sene boyunca hiç durmadan çalışarak Türkiye Yüzyılı vizyonunu inşa edeceklerinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin, hizmetlerle eserlerle müjdelerle dolu dolu geçireceği ilave bir 5 yıl daha kazandığını, sadece 21 yıllık değil, asırlık kazanımlarını tehlikeye atacak büyük bir kuşatmayı da parçaladığını belirterek, şunları kaydetti: “Son seçim sonuçlarının milletimizin istikbal yolculuğu açısından önemini zamanla daha iyi idrak edeceğiz. Milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu gün geçtikte çok daha net göreceğiz. Sırf iktidara gelmek uğruna kimlerin kimlerle hangi pazarlıklara giriştiği, kapalı kapılar ardında ne tür sözlerin verildiği, vatanın bekasının ‘işporta malı’ gibi nasıl tezgâha konulduğu zamanla ortaya saçılacaktır. Hepsinden öte, terör örgütleriyle ne gibi pazarlıklar yapıldığı ortaya çıktıkça gerçekten ‘Verilmiş sadakamız varmış’ diyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “28 Mayıs’tan bu yana muhalefet cephesinde yaşananlar, ülkemizin nasıl bir felaketin eşiğinden döndüğünü zaten anlatıyor. Güya milleti barıştırmaktan bahsedenlerin seçim akşamı başlayan kavgası o günden bugüne hiç durmadı. Millete demokrasi vadedenlerin, iş koltuktan kalkmaya gelince bir gecede nasıl diktatör oldukları anlaşıldı. Çok daha ilginci, ‘Halil İbrahim sofrası’ diyerek demokrasi mücadelesinin yapıldığı yeri böyle bir yemek sofrasına dönüştürmenin de ne kadar anlamsız olduğu ortaya çıktı. Millete pazarladıkları masanın tam anlamıyla bir kurtlar sofrası olduğu ortaya çıktı. İşte milletimiz, o engin basiret ve ferasetiyle bunların asıl yüzünü görmüş, kendisinin ve evlatlarının geleceğini riske atmamıştır. Aynı tavrı muhalefetten de bekliyoruz. Muhalefetin de hatalarını görüp, kendilerini düzeltmelerini ümit ediyoruz. Millete karşı siyaset yapmak yerine, ülke ve millet için siyaset yapmaları hem kendileri hem de demokrasimiz açısından daha faydalı olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geride bırakılan 21 yılda pek çok açığı kapattığını, demokrasiden hak ve özgürlüklere, altyapı yatırımlarından millet iradesinin kullanılmasına kadar nerede bir açık varsa onun üzerine gittiklerini ama ülkenin en kronik sorunlarından olan muhalefet açığını bir türlü kapatamadıklarını ifade etti.
Son seçim sonuçlarının Türkiye’deki muhalefet açığının kapanması için de bir fırsat teşkil ettiğine inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye artık her hayırlı işe karşı çıkan, mahkeme kapılarında nöbet tutan, ‘istemezükçü’ bir muhalefet anlayışını hak etmiyor. Milletimiz iktidara gelebilmek uğruna terör örgütleriyle iş tutacak kadar muvazeneyi yitirmiş bir muhalefet pratiği görmek istemiyor. Evlatlarımız, umut vermek yerine sürekli yalan söyleyen, felaket tellallığı yapan, ülkeyi kötüleyen bir muhalefet söylemine maruz kalmak istemiyor. Parti içi çekişmelerden, baba-oğul arasında yaşanan taht kavgalarından bağımsız olarak, Türkiye’nin yeni bir muhalefet anlayışına ihtiyacı var. Türkiye Yüzyılı’nda inşallah bunun da gerçekleşmesini temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyada Türkiye’nin bayrağını dalgalandıran ihracatçılara teşekkür ederek, TİM’in 30. Olağan Genel Kurulu’nun başarılı geçmesini, hayırlı uğurlu olmasını dileyerek, ödül alan kişileri ve firmaları tebrik etti.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Cumhuriyet’in 100. yılını temsilen üzerinde 100 yıldız bulunan, 27 ihracatçı sektörünü temsilen 27 farklı eserin sanatçı Kenan Işık tarafından resmedildiği “TİM 30. Yılı Özel İhracatın Yüzyılı Tablosu” takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mal ihracatı şampiyonu olan Ford Otomotiv Sanayi AŞ, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ, SOCAR Türkiye Petrol Ticaret AŞ, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ, Kibar Dış Ticaret AŞ, Vestel Ticaret AŞ, Arçelik AŞ, TGS Dış Ticaret AŞ, Tofaş Türk Otomobil Fabrikası AŞ ve Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları AŞ ile Türkiye’nin hizmet ihracatı şampiyonu olan Türk Hava Yolları’nın yöneticilerine ödüllerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanı Bolat, TİM Başkanı Gültepe ve ihracat şampiyonlarıyla günün anısına fotoğraf çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Rabb’imize hamdolsun” dedi.
“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”
TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.
“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”
Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.
Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.
Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.
Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”
“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Kısa adı TASKK olan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 20’inci Olağan Genel Kurulu Ankara’daki Hilton Garden Inn otelde gerçekleştirildi.
20’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Başkanlığına Şener AYDIN seçildi.
Divan Başkanlığını Mehmet BAYKAN’ın yaptığı iki adaylı 20’inci Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Olağan Genel Kurulu’nda Şener AYDIN başkanlığa seçilirken oy kullanan 783 delegeden 481 oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.