Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Büyükelçileri, Misyon şefleri ve Ticari Ataşeleriyle bir çalışma kahvaltısı gerçekleştirildi.
Türkiye ile AB arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Ticaret Bakanlığı’nca 27 AB üyesi ülkenin büyükelçileri, misyon şefleri ve ticari ataşeleriyle istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, özellikle “Made in EU” (Avrupa Malı) girişimi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ticaret ortaklıkları süreçleri ele alındı.
Türkiye’nin, AB’nin yerli üretimi teşvik eden “Made in EU” planına dahil edilmesinin ticari ilişkiler açısından önemi vurgulandı.
Ticaret Bakanlığı yetkilileri, 27 ülke temsilcisiyle teknik ve stratejik işbirliği konularını ele aldı.
Toplantıda, Türkiye-AB ticari ortaklığının daha kapsayıcı hale getirilmesi ve korumacı politikalardan ziyade işbirliğine dayalı bir yapı hedeflendiği ifade edildi.
Ticaret Bakanı Ömer BOLAT; toplantıdan sonra basına yaptığı açıklamada şunları söyledi:”
Güzel 13 Nisan Pazartesi sabahı Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara’daki büyükelçileriyle bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Bu bizim zaman zaman onlarla danışma ve istişareler için yaptığımız bir mekanizma, daha önce de birkaç defa gerçekleştirmiştik. Geçen hafta bizim Portekiz’e ve Brüksel’e Belçika’ya Avrupa Birliği topluluğuna.
Belçika’ya, yetkililere yaptığımız ziyaretlerin ardından ve Avrupa Birliği’ndeki son zamanlardaki gelişmelerden sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak belirlediğimiz pozisyonumuz ve görüşlerimizle ilgili Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyükelçilerini bilgilendirdik ve bu çerçevede öncelikle Türkiye Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerini, bugün geldiği boyutları itibariyle memnuniyetimizi ifade ettik. 233 milyar dolarlık bir ihracat, ithalat toplam hacmine AB ile sahibiz. Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda. İthalatta, Avrupa Birliği açısından da Türkiye dünyadaki beşinci büyük ticaret ortağı ve üçüncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda bunları vurguladık.
Türkiye’de, bugün 286 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırımlar için de Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ve birlik dışındaki Avrupa ülkelerinin 3’te 2’ye yakın bir payı var, Bu çok önemli. 1 milyon 200 bin, toplamda istihdam sağlanıyor ve Türkiye’nin ihracatına da yaklaşık 270 milyar dolarlık katkı yapıyorlar. Türkiye ile AB arasında, özellikle imalat sanayi sektörlerinde ve otomotiv sektöründeki tedarik zincirinin ne kadar önemli ve sıkı olduğunu kendilerine hatırlattık.
Bu noktada, Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz haftalarda kabul ettiği AB komisyonu tarafından kabul edilmiş olan sanayi hızlandırma yasasını Türkiye’nin de gümrük birliği, bizim dışişleri bakanlığımızın, Cumhurbaşkanı yardımcımızın, hep birlikte özel sektör kuruluşlarımızın ve Türkiye’deki Avrupalı yatırımcıların hep birlikte yaptığımız yoğun temaslarda diplomasi trafiği, ticaret diplomasisi etkili sonucu almakta. Bu arada, bazı birkaç belirsizlik maddesiyle alakalı, Avrupa Birliği konseyinde Avrupa Birliği Parlamentosu’nda bu kanun taslağı; başta çelik ve diğer sektörlerdeki yeni gelişmeler ile ilgili görüşlerimizi ortaya koyduk. Avrupa Birliği’nin gerek dijital ekonomi gerekse ve biz de zorunluluğunu kaldırılması ve daha da şimdilik kaydıyla hafifletilmesi konusundaki beklentilerimizi söyledim. Bu konuda ki resmi görüşümüzü kendilerine aktarmış olduk. Geçen 15 Temmuz’da Avrupa Birliği Komisyonu’nun başlattığı Caatsa adı verilen her başvuruda daha uzun süreli ve çok girişli vize uygulaması, elçilik ve konsolosluklardaki bekleme, randevu bekleme müracaatının sonuçlanması bekleme sürelerini oldukça azalttı.b
TIR şoförleri, nakliyeciler açısından da ekstra kolaylaştırıcı tedbirler istedik. Bu çerçevede faydalı bir görüş oldu. İkili bazda üye ülkeler komisyonu konseyi nezdinde ki yoğun çalışmalarımız tüm bakanlıklarımız nezdinde de devam edecek.
Biz de ekonomik görüşmelerimiz müzakere eden bakanlık olarak bu noktada tüm ilgili kamu ve özel sektör kuruluşlarımızla yakın diyalog içindeyiz. Koordinasyon içindeyiz, içeride dışarıda da ülkelerdeki muhatap bakanlarla, brüksel’de Avrupa Birliği komisyonu üyeleriyle yoğun bir şekilde konsültasyonlar ve istişarelere devam ediyoruz. Aslında bayağı olumlu mesafelerde aldık.
Son üç yılda yüksek düzeyde ticaret diyaloğu başladı. Yüksek düzeyli ekonomi diyaloğu başladı, yüksek düzeyli çevre diyaloğu başladı. Yeşil ekonomiye uyum ve sınırda karbon düzenleme mekanizması yürürlüğe girdi.
Emisyon ticaret sistemi Türkiye’ye de yakında kurulmuş olacak. Bu çabalarımızla, Türkiye’nin ekonomik büyümesinde lokomotif görevi gören ihracatlarımızın, sanayilerimizin tarım ve hizmetler pazarlarını genişleterek önünü açacakları meydana getirmek için tüm hükümet olarak sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.”