CULTURATI adıyla da bilinen Ufuk Avrupa Projesi Tanıtım toplantısı Ankara Bilkent otelde düzenlendi.
Bilkent Üniversitesi’nin koordinatörlüğündeki projeye Ankara Valiliği Resmi ortak olarak destek veriyor.
RAHMİ KOÇ MÜZELERİ’nin de yer aldığı proje, Avrupa Birliği’nce de destekleniyor.
Ufuk Avrupa Programı, CULTURATI olarak da bilinen projeye 3 nokta 1 milyon avro hibe desteği sağlandı.
Bilkent Üniversitesi “Ufuk Avrupa Projesi Ulusal Tanıtımı” Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde uluslararası katılımla gerçekleştirildi.
100’ün üzerinde davetlinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kürşat Aydoğan, Ankara Vali Yardımcısı Turan Yılmaz, ve TÜBİTAK Başkani Prof. Dr. Hasan MANDAL da hazır bulundu.
Etkinlikte, Finlandiya Büyükelçisi EkselanslarıAri Mäki ve İtalya Kültür Ateşesi Maria Luisa Scolari de davetliler arasındaydı.
Dünya’nın en büyük sivil Ar-Ge ve Yenilik Programı olan UFUK AVRUPA Programı kapsamında, Avrupa Komisyonu tarafından desteklenmeye hak kazanan kısa adı CULTURATI olan proje, Bilkent Üniversitesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nün Koordinatörlüğü’nde gerçekleştirildi.
Bütçesi 3 nokta 1 milyon Avro olan projede, Türkiye Koordinatörlüğü’nde, Almanya, Finlandiya, İspanya, İtalya ve İngiltere’den teknoloji firmaları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve UNESCO Dünya Miras Listesi’nden 14 ortak yer alıyor.
Bilkent Otelde yapılan toplantının Açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Kürşat AYDOĞAN yaptı.
Kürşat AYDOĞAN, konuşmasına projenin Horizon Europe kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen CULTURATI projesi için bilgi paylaşım ulusal etkinliği olduğunu belirterek başladı.
Bilkent’teki meslektaşlarının koordineli çalışmasından gurur duyduğunu dile getiren Rektör AYDOĞAN şunları söyledi; “Bu, bildiğim kadarıyla ilk çok ortaklı proje. Bir Türk ortak tarafından koordine edilen, Yaratıcılık ve Kapsayıcı Toplumlar kümesi Ufuk Avrupa, bu projenin arkasındaki temel fikir, COVID salgınının dayattığı koşullar; Sokağa çıkma yasağı, sokağa çıkma yasağı ve sosyal mesafe. Salgının bizler için çok kıymetli canlara mal olduğu doğrudur, büyük bir ekonomik kayıp ve çok büyük bir toplumsal travma. Bununla birlikte, olanlar için çeşitli çözümler de getirdi. Olumsuz koşullar, bunu kendi alanımdaki ilk elden deneyimlerimden biliyorum. İş, Eğitim. ve Dersler iptal edildiğinde, herkes eve gönderildiğinde, teknolojiyi kullanarak çözümler bulmak zorunda kaldık. Uzaktan eğitim teknolojisinin çoğu vardı. Ama eğitimciler olarak çoğumuz pandemiden önce bundan tam anlamıyla faydalanamadık. Turizm, kültür ve yaratıcı endüstriler, COVID’den en çok etkilenen sektörler oldu. Kültürel mirasımız bir anda erişilemez hale geldi. Açıkçası, alternatifler sunma girişimleri oldu. Sanal müze turları, sanal sergiler yaptık. Bazıları oldukça başarılıydı. Yine de çoğunlukla tatmin edici bir sonuç sağlamaktan uzaktılar.
Rektör Kürşat AYDOĞAN, bir pandemi tarafından dayatılan sosyal mesafenin yanı sıra, kitle turizminin değerli yerleri ve tarihi eserleri korurken insanların daha fazla etkileşim kurması için yeni yollar açması gerektiğini kaydederek teknolojinin, sunabileceği çok şey olduğunu, teknoloji geliştirenlerin en iyi teknolojik çözümlerin, kullanıcıların ihtiyaçlarını bildiklerinde bulunduğunun bilincinde olduklarına vurgu yaptı.
Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kürşat AYDOĞAN, çok disiplinli ve çok kültürlü bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunun altını çizerek konuşmasını şu şekilde sonlandırdı; “CULTURATI Projesi, sosyal bir soruna teknik bir çözüm aramak için çok disiplinli, çok kültürlü bir işbirliğinin çok iyi bir örneğidir. Bu projenin geliştirilmesinde ve desteklenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eder, araştırmacılara başarılar dilerim.”
Ankara Vali Yardımcısı Turan Yılmaz da konuşmasında kültür endüstrisinin digital araçlarla herkes tarafından erişilebilir ve kullanıcı dostu platformlar üretirken, yenilikçi teknolojilerin de gelişmesine öncülük ettiğini vurguladı.
CULTURATI projesi’nin teknolojik ve sosyal bir AR-GE çerçevesinde kültür ve turizm sektörüne güçlü bir katma değer vadettiğinin ve kültürel mirasın korunarak daha geniş kitleler tarafından sahiplenilmesi için CULTURATI projesi gibi üstün nitelikli uygulamalara ihtiyaç olduğunun altını çizen Vali yardımcısı Turan Yılmaz, projenin özgünlüğünün gezilen görülen ve araştırılan mekanlar içinde özel kişiselleştirilmiş temaların oluşturulması ile öne çıktığını ifade etti.
Türkiye’deki pilot bölgelerden biri olarak seçilen Ankara’nın, binlerce yıllık tarihini yansıtan Anadolu Medeniyetleri müzesi başta olmak üzere, bir çok müzeyi, tarihi yapıyı ve kültürel mekanları barındıran bölgenin tanıtımı için önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, Bilkent Üniversitesi koordinatörülüğünde nitelikli akademisyen ve paydaşlarla, 36 ayda özgün bir uygulamanın sunulacağı bu projede Ankara Valiliğinin her zaman Bilkent Üniversitesinin yanında olacağını ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.
CULTURATI ve daha fazla sinerji için birlikte yaratmaya dayalı (ortak Çalışma temelli) iş birliği…
Ankara Vali Yardımcısı Turan YILMAZ ‘ın konuşmasından sonra kürsüye kısa adı TÜBİTAK olan Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Hasan MANDAL geldi.
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan MANDAL da “Kültürel Miras ve Sanat Ulusal Etkinliği için Özelleştirilmiş Oyunlar ve Rotalar” temasıyla bir sunum yaptı.
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, 9 alt başlıktaki sunumunda “Daha sürdürülebilir ve akıllı bir gelecek elde etmek için birlikte yaratılan bir geleceğe ihtiyacımız var.” dedi.
Profesör Dr. Hasan MANDAL, Türkiye’nin Dünya’da özellikle en az gelişmiş ülkelere ve diğer ülkelere bir “teknoloji bankası” olma rolü ile tarım ve turizm başta olmak üzere kalkınmada yardımcı ve öncü olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Hasan Mandal, bu anlamda, öncü projelerin insanlığın kalkınmasına desteğindeki rolüne dikkat çekti.
Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye’nin ve Dünya’nın önümüzdeki kısa ve uzun vadede öngörülemez ve çeşitli risklerin bilincinde olduğunu ve bunların stratejik kalkınma planlarını da etkilediğini vurguladı.
Burada iki en önemli faktörün geniş kapsamlı zorunlu göç olgusu ve sosyal uyumluluğun erozyonu ve getirdiği toplumsal kutuplaşma olduğunun altını çizen MANDAL, bu bağlamda, projenin, sosyal ve doğal riskleri bertaraf etmek üzere, Türkiye ve diğer ülke toplumlarının iletişim ve işbirliğine olanak vereceğini vurguladı.
Prof. Dr. Mandal konuşmasında, CULTURATI projesinin en büyük vizyonunun kültürel değerlerin ve yaratıcı endüstrilerin potansiyellerini yaymak için kullanacağı iteratif , işbirlikçi mobil ve diğer öncü teknolojik platformlar olduğunu, projenin özellikle pandemide zarar gören kültürel ve yaratıcı endüstrilerin desteklenerek sürdürülebilir bir kültürel ekosistem kurulmasını sağlayacağını da belirtti.
Açılış konuşmaları ardından, Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi ve proje koordinatörü Dr. Eda Gürel, Ufuk Avrupa Küresel Sorunlar ve Endüstriyel Rekabet bileşeni altında yer alan projeyi tanıttı.
Projenin amacının, kapsayıcı bir kültür ve sanat ekosistemi tasarlamak ve geliştirmek olduğunu belirten Eda GÜREL, projeyle, sanatçıların, kurumların ve bireylerin, kültür ve sanat konularında içerik oluşturmaları ve deneyimlemelerini sağlayan küresel bir platform kurulacağını bildirdi.
Eda GÜREL, Nesnelerin İnterneti (IoT), bulut ve mobil teknolojileri, sensörler ve Yapay Zeka kullanacak sistem, ziyaretçi ve kapasite yönetimiyle, toplumda kültür ve sanat değerlerini korumayı ve yaymayı hedeflediğini de söyledi.
Eda GÜREL, projenin kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliğini sağlayacak olan sistem, kişiselleştirilmiş gezi yolları ve oyunlarla, ziyaretçi deneyimini zenginleştirmeyi amaçladığını da dike getirdi.
Proje koordinatörü Dr. Eda GÜREL , Mekanlarda ziyaretçi sayılarını optimize etmeyi amaçlayan projenin, sosyal mesafe kurallarını da dikkate alarak kapasite planlaması yapacağını, gelecekte karşılaşılabilecek pandemiler için de çözüm sunacağını sözlerine ekledi.