Ankara Etnografya Müzesi’nde, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek 77’inci Uluslararası Uzay Kongresi ile Uluslararası Bakanlar ve Parlamento Üyeleri Toplantısı resepsiyonu gerçekleştirildi.
Resepsiyona, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü ve Uluslararası Astronotik Federasyonu İcra Direktörü Dr. Christian Feichtinger katıldı.
Milletvekilleri ve Büyükelçiler ile Misyon şefleri ve Elçilik görevlileri de respsiyonda hazır bulundu.
Antalya’da düzenlenecek 77’inci Uluslararası Uzay Kongresi ile Uluslararası Bakanlar ve Parlamento Üyeleri Toplantısı öncesinde düzenlenen resepsiyon üst düzey paydaş bilgilendirme ve tanıtım niteliği taşıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tanıtım toplanatısındaki konuşmasında, “IAC 2026’nın yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları birbirine bağlamasını, yeni endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve uzayın geleceğini şekillendirecek gençlere ilham vermesini istiyoruz. Ulusal uzay ajanslarını, üniversiteleri, araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026’ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya’da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi.
Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından her yıl düzenlenen ve bu yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ev sahipliğinde, SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek IAC 2026’nın uluslararası katılımını güçlendirmek amacıyla diplomatik bir adım atıldı.
Bakan Kacır, Ankara Etnografya Müzesi’nde düzenlenen IAC 2026 Tanıtım Resepsiyonu’nda, kongre öncesinde büyükelçilerle bir araya gelerek Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Resepsiyonda konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin küresel uzay ekosisteminde giderek güçlenen konumuna, IAC 2026’nın uluslararası iş birliği açısından sunduğu fırsatlara ve Antalya’da düzenlenecek kongrenin stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
Tarih boyunca medeniyetimizdeki her büyük sıçrama merakla başlamıştır. İnsanlığı okyanusların ötesine taşıyan ve bilimin sınırlarını genişleten keşif ruhu, bakışlarımızı gökyüzüne ve nihayetinde gezegenimizin ötesine çevirmemizi sağlamıştır. Nesiller boyu alimler, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini ve insanlığın evrendeki yerini anlamaya çalışmışlardır. Anadolu, bu bitmek bilmeyen bilgi arayışında seçkin bir yere sahip olmuştur. Anadolu topraklarından çıkan öncü isimler, astronomiye kalıcı katkılarda bulunmuşlardır. Bugün Türkiye, uzay bilimleri ve teknolojileri konusundaki cesur vizyonuyla bu mirası geleceğe taşımaktadır. Bu hırsın temelinde, küresel uzay ekosistemindeki köklü değişim ve Türkiye’nin kalkınma vizyonunun merkezine geleceğin teknolojilerinde liderliği yerleştiren “Millî Teknoloji Hamlesi” yatmaktadır.
2000’li yılların başına kadar uzay faaliyetleri, yörüngeye erişimin fahiş derecede pahalı olması nedeniyle büyük ölçüde az sayıda ülkeyle sınırlı kalmıştı. O zamandan beri, azalan fırlatma maliyetleri ve hızlı teknolojik ilerlemeler; bu alanı yeni ülkelere, şirketlere ve araştırmacılara açtı. Uzay teknolojileri artık modern yaşamın dokusuna işlemiş durumdadır. Başlangıçta uzay için geliştirilen teknolojiler; sağlık, imalat, haberleşme ve daha birçok sektörde inovasyonu tetiklemekte, dünyadaki yaşam kalitesini artırmaktadır.
Küresel uzay ekonomisinin halihazırda 600 milyar doları aşması ve 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara yaklaşmasının öngörülmesiyle, uzaya yapılan yatırım artık sadece bir keşif yatırımı değildir. Bu inovasyona, rekabet gücüne ve insanlığın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu değişimin bilincinde olan Türkiye, burada hem bir fırsat hem de bir sorumluluk görmektedir. Bilimsel ve teknolojik kabiliyetlerimizi güçlendirmek, yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve uzayın barışçıl ve sürdürülebilir kullanımına aktif olarak katkıda bulunmak.
Geçtiğimiz 20 yıl boyunca, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, uzay bilimi ve teknolojilerinde önemli adımlar attık. Önemli ilerleme kaydettiğimiz temel alanlardan biri uydu teknolojileri. Tasarım ve mühendislikten test ve üretime kadar tüm değer zincirinde ileri düzey yetkinlikler tesis ettik. Yer gözlemi yolculuğumuz BİLSAT ile başladı; RASAT, GÖKTÜRK-2 ve İMECE ile devam etti. Her görevle birlikte ulusal mühendislik kapasitemizi genişlettik; uydu tasarımı, entegrasyonu ve operasyonu konusundaki uzmanlığımızı derinleştirdik. Türkiye’de tasarlanan ve inşa edilen ilk haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A, bu kabiliyetleri yeni bir seviyeye taşıdı. Bu başarılar Türkiye’nin uzay yolculuğunda önemli kilometre taşlarını temsil etse de vizyonumuz uydu teknolojilerinin çok daha ötesine uzanmaktadır.
Amacımız, uzayda sürdürülebilir bir varlık göstermek, ulusal hak ve menfaatlerimizi korumak ve uzayın barışçıl kullanımını tüm insanlığın yararına ilerletmektir. Bu; kamu kurumları, araştırma kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör arasında etkin bir koordinasyon gerektirmektedir. Bu nedenle Türkiye, büyüyen uzay ekosistemimize stratejik koordinasyon sağlamak amacıyla 2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı’nı kurmuştur. Elbette büyüyen bir uzay ekosistemi, potansiyeline ancak net bir vizyon ve ortak ulusal önceliklerle rehberlik edildiğinde ulaşabilir. Türkiye’nin uzaydaki uzun vadeli yolculuğu için on stratejik hedef belirleyen Millî Uzay Programı’nı 2021 yılında ilan ettik.
Millî Uzay Programı şimdiden somut sonuçlar vermektedir. “Türk Astronot ve Bilim Misyonu” kapsamında ilk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda başarıyla 13 bilimsel deney gerçekleştirdi. İkinci astronotumuz Tuva Cihangir Atasever, daha sonra bir yörünge altı araştırma uçuşu sırasında 7 deney yürüttü. Bu görevler milletimizin hayal gücünü harekete geçirdi ve milyonlarca gencimize ilham verdi. Türkiye’yi, insanlı uzay keşifleri için kritik teknolojiler tedarik eden ülkeler arasında konumlandırmayı hedefliyoruz. Büyüklüğü veya kapasitesi ne olursa olsun, hiçbir ülke uzayın potansiyelini tek başına, izole çabalarla tam olarak gerçekleştiremez. Günümüzün bilimsel ve teknolojik zorluklarının karmaşıklığı; ortaklık, güven ve uzayın barışçıl kullanımına yönelik ortak bir kararlılık gerektirmektedir. Daha da önemlisi, bilimsel bilgi paylaşıldıkça güçlenir ve inovasyon uluslararası iş birliği sayesinde daha hızlı ilerler. Bu nedenle uzay, ulusları her zaman bir araya getirmiştir. Türkiye, uluslararası ortaklığı uzay vizyonunun temel direklerinden biri olarak görmektedir.
Uluslararası Uzay Federasyonu’nun yıllık amiral gemisi etkinliği olan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), uzay camiasının tüm paydaşlarını bir araya getiren küresel platformlar arasında benzersiz bir yere sahiptir. Yetmiş yılı aşkın bir süredir hükümetler, uzay ajansları, uluslararası kuruluşlar, sanayi, akademi ve girişimciler için önde gelen küresel forum olma özelliğini sürdürmektedir. Burası bilginin paylaşıldığı, ortaklıkların kurulduğu ve uzay faaliyetlerinin geleceğinin şekillendiği yerdir. IAC 2026’ya ev sahipliği yapmak, Türkiye’nin küresel uzay ekosistemine daha aktif katkıda bulunma vizyonuyla tam bir uyum içerisindedir. Bu tarihi buluşma aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası arenada güvenilir bir “birleştirici güç” olarak büyüyen rolünü de yansıtmaktadır.
Bu yıl, Avrupa Atlantik güvenliği açısından kritik bir dönemde müttefik liderleri bir araya getirerek NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptık. COP31, Türkiye’yi iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma konusundaki küresel diyaloğun kalbine yerleştirecektir.
İnanıyoruz ki IAC 2026, uluslararası diyaloğu güçlendirmek, bilimsel ve endüstriyel iş birliğini genişletmek ve dünyanın dört bir yanından paydaşları bir araya getirmek için eşsiz bir fırsat sunacaktır. Jeopolitik parçalanmanın arttığı bir dönemde böyle bir platforma duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazla. Bölünmeler derinleşirken uzay, farklı önceliklere sahip ülkelerin hala yan yana çalışabildiği, bilgi paylaşabildiği ve ortak zemin oluşturabildiği nadir alanlardan biri olmaya devam ediyor.
Etkinlik hazırlıkları başarıyla ilerliyor. Uluslararası ilginin olağanüstü düzeyi, IAC 2026 etrafında oluşan güçlü ivmeyi yansıtıyor. Bu yılki Bildiri Özeti Çağrısı, 108 ülkeden 8 bin 330’dan fazla başvuru aldı; bu, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek rakam oldu. Buna ek olarak IAC 2026, bugüne kadar kaydedilen en yüksek “Erken Kayıt” (Early Bird) sayısına ulaştı. 100’den fazla ülkeden 10 bin den fazla katılımcıyı ağırlamayı bekliyoruz. Hafta boyunca Antalya; yeni iş birliklerini ve kalıcı ortaklıkları teşvik edecek teknik oturumlara, üst düzey diyaloglara, sergilere ve iş toplantılarına ev sahipliği yapacak. Katılımcılar; yer gözlemi, iklim izleme ve afet yönetiminden uydu haberleşmesine, yapay zekâdan ticari uzay faaliyetlerine, uzay keşfinden uluslararası yönetişime kadar geniş bir yelpazedeki konuları keşfedecekler. Kongrenin kilit özelliklerinden biri de “IAF Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı” olacaktır. Bu üst düzey toplantı, küresel uzay yönetişiminin geleceğini şekillendirmek, sürdürülebilir kalkınmayı ilerletmek ve uluslararası iş birliğini güçlendirmek üzere dünyanın dört bir yanından politika yapıcıları bir araya getirecek.
Uzayın geleceği, bilimsel keşifleri ortak faydaya ve teknolojik ilerlemeyi kalıcı ortaklıklara dönüştürme yeteneğimizle tanımlanacaktır. Türkiye; büyüyen kabiliyetleri, dinamik ekosistemi ve barışçıl, sürdürülebilir ve kapsayıcı uluslararası iş birliğine olan sarsılmaz bağlılığıyla bu sorumluluktan payına düşeni üstlenmeye hazırdır. Bu vizyonu sürdürme yeteneğimiz, nihayetinde onu geleceğe taşıyacak nesillere bağlıdır. Türkiye genelinde, özellikle gençlerimiz arasında uzay bilimlerine ve teknolojilerine olan ilgi hızla artmaktadır. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, bilimsel yaygınlaştırma girişimleri ve gökyüzü gözlem etkinlikleriyle birlikte, bilimi halka yakınlaştırmaya ve yeni nesillere ufkun ötesine bakmaları için ilham vermeye devam etmektedir. Bu artan ilgiyi, Türkiye’nin bilimsel, teknolojik ve girişimcilik kapasitesini genişletmek için somut adımlarla destekliyoruz. Türkiye’nin deneyimi; uzun vadeli vizyon, insan kaynağına yatırım ve uluslararası iş birliği bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğini göstermektedir. IAC 2026, kendi deneyimlerimizi paylaşmamıza, başkalarının başarılarından öğrenmemize ve ortak ilerleme için yeni fırsatlar yaratmamıza olanak sağlayacaktır.
IAC 2026’nın yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları birbirine bağlamasını, yeni endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve uzayın geleceğini şekillendirecek gençlere ilham vermesini istiyoruz. Uzayda faaliyet gösteren devletler ile bu alanda yeni gelişmeye başlayan ülkeleri ortak hedefler etrafında birbirine yaklaştırmasını arzuluyoruz. İşte bu ruhla, ulusal uzay ajanslarını, üniversiteleri, araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026’ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya’da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü ise kongrenin hedeflerinin Türk dış politikasının temel ilkeleriyle tam uyum içinde olduğunu dile getirirken, IAF İcra Direktörü Christian Feichtinger ise Türkiye’nin küresel uzay vizyonundaki liderliğine dikkat çekerek tüm büyükelçileri IAC 2026 kapsamında Antalya’da düzenlenecek kongreye davet etti.
Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç, zirvenin kalıcı bilimsel ve teknolojik iş birliklerine zemin hazırlayacağını belirtti. IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök ise yaptığı sunumda, 108 ülkeden 8 bin 330 bildiri başvurusu alındığını ve bu sayıyla kongre tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlatarak, küresel uzay ekosistemine yön verecek buluşmanın Antalya’da gerçekleştirileceğini vurguladı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay da resepsiyondaki konuşmasında, uzay teknolojilerindeki gelişmelerin iletişim, ulaşım ve afet yönetimi gibi alanlardaki artan önemini dile getirerek, yasama organları olan parlamentoların uzay teknolojilerinin geliştirilmesindeki kritik rolünün altını çizdi.
Oktay, konuşmasında Uzay teknolojilerinde önemli gelişmeler kaydeden ve uluslararası iş birliklerinde güvenilir bir ortak olan Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek faaliyetlerin önemine dikkat çekti.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, yeryüzündeki çatışmaların uzaya taşınmaması gerektiğini belirterek, IAC 2026’yı uzay yönetişimi ve diplomasisi açısından kritik bir platform olarak gördüklerini de ifade etti.
Resepsiyonda, Türkiye’nin uzay alanındaki vizyonu, Millî Teknoloji Hamlesi doğrultusunda kaydedilen gelişmeler ve IAC 2026’nın küresel uzay diplomasisine sunacağı katkılar uluslararası temsilcilere aktarıldı. Etkinlikte, ülkelerin uzay ajansları, sanayi kuruluşları, akademisyenleri ve genç araştırmacılarının IAC 2026 Antalya Kongresi’ne en üst düzeyde ve geniş katılım sağlamasının önemi vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde Ortak Savunma Anlaşması imzaladı.
Üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması; her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.