Ankara!nın Çankaya ilçesinde yer alan Aşağı Ayrancı ANDREY KARLOV caddesindeki Rusya Büyükelçliği’nde Rusya Günü dolayısıyla bir resepsiyon düzenlendi.
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Vasilyeviç Verşinin’in ev sahipliği yaptığı resepsiyonda Türkiye’yi Dışişleri Bakan yardımcısı Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Milletvekili Hulusi Akar da Rusya Günü respsiyonunda hazır bulundu.
Resepsiyona, Büyükelçiler, Büyükelçilik görevlileri, Askeri Ateşeler ile seçkin bir davetli topluluğu katıldı.
Respsiyon, Türk ve Rus milli marşlarının seslendirilmesiyle başladı.
Türk ve Rus milli marşlarının seslendirilmesinin ardından konuşmalara geçildi. Resepsiyondaki ilk konuşmayı Rusya’nın Türkiye Büyükelçisi Sergey Verşinin yaptı.
Sergey Vasilyeviç VERŞİNİN konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin sayın temsilcileri, Türkiye Dışişleri Bakanlığının sayın mensupları, sayın diplomatik misyon şefleri, kıymetli yurttaşlar, saygıdeğer konuklar ve dostlar!
Memleketimizin bu mühim resmî merasimi, Rusya Günü münasebetiyle tertiplediğimiz resepsiyonumuzda sizleri içtenlikle selamlıyorum. Sizlere bugün burada Rusya Federasyonu’nun Türkiye Cumhuriyeti nezdindeki Büyükelçisi olarak ilk kez hitap ediyor olmaktan hususi bir kıvanç duyuyorum. Türk makamlarına, diplomatik misyonlardaki meslektaşlarımıza, sivil ve resmî kuruluşların temsilcilerine; Türkiye’ye gelişimin ilk günleri itibariyle hissettiğim samimiyetleri, karşılıklı etkileşime hazır ve açık duruşları sebebiyle içtenlikle şükranlarımı sunmak isterim.
Rusya Günü, devlet teşkilatçılığımızın asırları aşan tarihinin, nesillerden nesillere aktarılagelen ananemizin, zengin kültürel mirasımızın ve de memleketimizin istikbaline karşı sorumluluklarımızın sembolü olan bir bayramdır. Rusya Günü, Vatan’a karşı hürmet, Vatan’ın terakkisi ve refahı için sarfedilen azim ve çaba temelinde ve müşterek değerler etrafında milyonlarca Rusya vatandaşını birleştirmektedir.
Bugün Rusya; ekonomik, ilmî, teknolojik ve insanî potansiyelini kuvvetlendirerek ileriye doğru kararlılıkla yürümektedir. Zorlu uluslararası şeraite rağmen memleketimiz, büyük ölçekli projelerini gerçekleştirmeye, alt ve üst yapılarını iyileştirmeye, sanayisini, bilimsel üretimini ve eğitim sistemini kuvvetlendirmeye devam etmekte, daima ileri doğru hareketini sürdürmektedir.
Egemen devletlerin eşitliği, uluslararası hukuka saygı ve karşılıklı çıkarların gözetilmesi prensiplerine dayanan daha adil ve istikrarlı bir dünya düzeninin inşası için Rusya’nın duruşu, aynıyla bâkidir.
Türkiye Cumhuriyeti ile münasebetlerimiz bizim için hususi bir öneme sahiptir. Rusya ve Türkiye, karşılıklı etkileşimlerin zengin bir tarihiyle birbirlerine bağlı olan önemli partnerler olmalarının yanı sıra yoğun ekonomik bağlara sahip ve oldukça canlı insanî temasların da yaşandığı birer komşudurlar.
Enerji ve ticaretten turizme, kültüre, eğitime ve karşılıklı olarak nitelikli insan kaynağı teminine dek varan hemen tüm mühim başlıklar; bugün, Rusya ve Türkiye arasındaki işbirliğinin kapsamı içerisinde yer almaktadır. İkili ilişkilerin ve uluslararası gündemin meselelerini ivedilikle çözüme kavuşturmayı mümkün kılan düzenli siyasi diyaloğumuz sürdürülmektedir. Bu hususta, ülkelerimizin liderleri Vladimir Vladimiroviç Putin ve Recep Tayyip Erdoğan arasındaki düzenli iletişim benzersiz bir rol üstlenmektedir.
Henüz Türkiye’de kısa bir süredir bulunmama rağmen, ilişkilerimizin ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğuna; karşılıklı saygı ve güvenin, her iki tarafa da fayda sağlayan çözüm arayışlarında gösterilen çabanın ve pragmatizmin ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi için ne denli sağlam bir temel teşkil ettiğine sarih bir şekilde kâni olmuş bulunmaktayım. Rusya-Türkiye işbirliğinin daha da kuvvetlendirilmesini, üstlendiğimiz misyonun en önemli vazifelerinden biri olarak görmekteyim.
Memleketlerimiz arasındaki bağların geliştirilmesi hususunda ellerinden gelen gayreti gösteren tüm Türk partnerlerimize ve elbette ki Türkiye’de yaşayan yurttaşlarımıza şükranlarımı ifade etmek isterim. Sizlerin çabaları, Rusya ve Türkiye halklarının birbirlerini daha iyi anlamalarına, Rus dili ve kültürünün korunmasına, insanî işbirliklerinin gelişmesine vesile olmaktadır.
Kıymetli dostlar!
Rusya ve Türkiye, zengin bir tarihe, kuvvetli geleneklere, bölgesel ve küresel meselelerde önemli rollere sahip devletlerdir. Şundan eminim ki bugünlere dek biriken işbirliği tecrübesi ve ortaklıklarımızın geliştirilmesine yönelik her iki tarafın da gösterdiği çaba, dün ve bugün olduğu gibi istikbalde de halklarımızın çıkarlarına, bölgemizde ve de gezegenimizde barışın ve istikrarın tesisine hizmet etmeye devam edecektir!
Bugün burada bizlerle bulunan herkese; sağlık, saadet, afiyet ve nice muvaffakiyetler diliyorum.
Rusya Günümüz kutlu olsun!
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Vasilyeviç Verşinin’in konuşmasının ardından kürsüye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya geldi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Türkiye ile Rusya’nın bulundukları coğrafyanın istikrarı ve geleceği açısından özel bir öneme sahip iki ülke olduğunun altını çizdi. Türkiye ve Rusya’nın köklü tarihi geçmişlere, güçlü devlet geleneklerine ve yüksek değerde diplomatik birikimlere sahip olduğuna dikkat çeken Kulaklıkaya şu değerlendirmede bulundu: “Yüzyıllara dayanan ilişkilerimiz zamanın ve şartların ötesinde karşılıklı saygı ve ortak çıkar anlayışı temelinde gelişmeye devam etmektedir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin liderliğindeki iki ülke ilişkilerinin gelişimini sürdürdüğünün de altını çizen Dışiişleri Bakan yardımcısı Kulaklıkaya, “Cumhurbaşkanlarımızın liderliğinde önümüzdeki dönemde Türk-Rus ilişkilerindeki bu olumlu ivmenin daha da güçlenmesi için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.” şeklinde konuştu.
Bakan yardımcısı Kulaklıkaya, Türkiye ile Rusya arasındaki dostluk ve iş birliğinin daha da geliştirilmesine yönelik çabalarda Rus tarafıyla yakın temas halinde olmaya devam edeceklerini belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel istikrar ve refaha katkı sunmayı sürdüreceğine işaret ederek konuşmasını sonlandırdı.
Konuşmalardan sonra Rus Kızılordu Korosunun verdiği konser davetlilerin büyük beğenisini topladı.. Rus müziğinin sevilen eserlerini seslendiren Kızılordu koro şarkıcıları, Türk müziğinden eserleri de konukların beğenisine sundu.
Kızılordu Korosu, en seviilen Türk marşlarından birisi olan İzmir Marşı’nı da büyük bir çoşkuyla seslendirdi. Konuklar marşın seslendirilmesinden sonra koroyu eşi benzeri görülmemiş bir alkış yağmuruna tuttular.
Bu arada resepsiyonda, konuklara Rus ve Türk mutfağından hazırlanmış tadı uzun süre damaklarda kalacak yemekler ikram edildi.
RSFSR Devlet Egemenliği Bildirgesi’nin Kabulü Günü
2002’den önce Rusya’nın ulusal bayramıdır. 1992 yılından bu yana her yıl 12 Haziran’da kutlanmaktadır; Bu gün, 12 Haziran 1990’da Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nin (RSFSR) Devlet Egemenliği Bildirgesi’nin kabulünü anmaktadır. Halk Temsilcileri Birinci Kongresi tarafından bu Bildirgenin kabul edilmesi,
Rusya, Sovyet devletinde anayasal reformun başlangıcını işaret etmiş ve 1991’de tam bağımsızlıkla sonuçlanmıştır.
Rusya Federasyonu Başkanlığı makamının oluşturulması ve yeni siyasi gerçekliği yansıtacak yeni Rus Anayasası’nın kabul edilmesiyle birlikte, Rusya Federasyonu’nun ulusal bayrağı, marşı ve amblemi, Rus devletinin sağlamlaşmasında önemli dönüm noktaları oldu. Ülkenin yeni adı olan Rusya Federasyonu, 25 Aralık 1991’de kabul edildi. 1992’de Rusya Yüksek Sovyeti, 12 Haziran’ı ulusal bayram ilan etti. 2 Haziran 1994 tarihli başkanlık kararnamesiyle bu tarih tekrar Rusya’nın ulusal bayramı ilan edildi.16 Haziran 1998 tarihli bir sonraki başkanlık kararnamesiyle bayram resmi olarak “RUSYA GÜNÜ” olarak adlandırıldı. 2002 yılında yeni İş Kanunu bu unvanı resmen onayladı.