Hollanda’nın Milli Günü olarak kabul edilen “Kral Günü” ve Kral Willem Alexander’in krallığının on üçüncü yıl dönümü, Ankara’da da kutlandı.
Hollanda Ankara Büyükelçiliği’nce Hollanda milli günü dolayısıyla Büyükelçilik rezidansında “Kral Günü” resepsiyonu düzenlendi.
Büyükelçilik rezidansında düzenlenen resepsiyona, Türkiye’yi temsilen Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı.
Dışişleri Bakan yardımcısı Mehmet Kemal BOZAY, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş da resepsiyonda hazır bulundu.
Kral Günü resepsiyonunda, Büyükelçiler, Askeri Ataşeler, Büyükelçilik çalışanları ve seçkin bir davetli toplululuğu da yer aldı.
Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands ile eşi Carmen van TOORENBURG Büyükelçilik rezidansındaki resepsiyona ev sahipliği yaptı.
Kral Günü Resepsiyonu, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu’nun İstiklal Marşı ve Hollanda milli marşını seslendirmesiyle başladı.
İlk konuşmayı yapan Hollanda Büyükelçis Joep Wijnands, konuşmasının başında ülkesinin Kral Günü’nü kutladı ve konuklara katılımlarından dolayı teşekkür etti.
Büyükelçi WİJNANDS, Hollanda ile Türkiye’nin güçlü ortaklığının uzun bir geçmişe dayandığının altını çizerek, Hollanda’nın Türkiye’deki en büyük doğrudan yabancı yatırımcı olduğuna işaret etti.
Holanda ve Türkiye’nin, hızla değişen dünyada, barış ve güvenlik sorumluluğunu paylaşan NATO müttefikleri olduğuna vurgu yapan Joep Wijnands, ” Avrupa işbirliği çerçevesinde Hollaanda ile Türkiye’nin birbiriine her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu düşündüklerini belirterek güvenlik, refah ve hukukun üstünlüğüne dayalı ortak bir geleceğe güçlü şekilde inandıklarını kaydetti.
Hollanda Büyükelçisi Joep Wijnands, Kasım ayında Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliğine ait yeni binanın açılışını yapacaklarını söyleyerek, bu binanın ülkesinin “en sürdürülebilir” büyükelçiliği olacağına dikkat çekti.
Bu yaz, Hollanda’nın Pekin Büyükelçisi olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde yeni bir göreve başlayacağını dile getiren Büyükelçi Wijnands, Türkiye’den ayrılmasının kendisi için zor olacağını ve Ankara’yı her zaman evi gibi gördüğünü kaydetti.
Hollanda Büyükelçisi Joep WIJNANDS’ın ardından kürsüye gelen Ticaret Bakanı Ömer BOLAT, konuşmasına Türkiye’nin Hollanda ile ikili ticaret hacminin 2025’te 13 virgül 3 milyar dolara yükseldiğini dile getirerek başladı.
Bakan Bolat, Türkiye ile Hollanda arasındaki 500 yılı aşkın köklü dostluklarına dikkat çekerek, küresel ticaret ve finansın gelişimine de yön verdiği değerlendirmesinde bulundu.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, iki ülke arasında sağlam temeller üzerinde yükselen diplomatik ilişkilerin ekonomi, ticaret, kültür ve savunma gibi stratejik alanlara genişleyerek çok boyutlu bir ortaklığa dönüştüğüne de işaret etti.
Türkiye ve Hollanda’nın, Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Konseyi gibi yapılarda yan yana duran iki müttefik olduğunu belirten Bolat, ortak öncelikler doğrultusunda bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlamaya devam ettiklerini, bu sağlam bağların, ekonomik ve ticari işbirliğini çok daha ileri seviyelere taşıyacağına dikkat çekti.
Bolat, bölgesel istikrarsızlıklar ve ekonomik şoklar gibi küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını ve gücünü sürdürdüğünü ve büyümeye devam ettiğini kaydederek şöyle konuştu: “Avrupa Birliği (AB) ise bu büyüme sürecinde her zaman temel ortağımız olmuştur. Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline gelmiş, AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye ise AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı olmuştur.”
Bölgedeki jeopolitik gelişmeler, artan korumacılık eğilimleri ve enerji krizlerinin güçlü ekonomik ilişkiler kurmayı her zamankinden daha kıymetli hale getirdiğine işaret eden Bakan Bolat, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye olarak, başta Hollanda olmak üzere AB’deki kilit ortaklarıyla ekonomik işbirliklerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hollanda ile ilişkilerimizi hem ikili hem de AB çatısı altında daha da geliştirmeyi önemsiyoruz. Hollanda bugün, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır. Hollanda ile ikili ticaret hacmimiz 2015’te 6,4 milyar dolar seviyesinden 2025’te 13,3 milyar dolara yükselmiştir. Hedefimiz, 2026 yılı sonunda 15 milyar dolar seviyesine ulaşmaktır. Ülkelerimiz arasında haftalık 145 frekans havayolu taşımacılığı güçlü bağlantısallığımızı adeta tescil etmektedir. Bunu turizm verilerimizde de görmekteyiz. 2025 itibarıyla ülkemizde 1,3 milyon Hollandalı’yı misafir ettik.”
Bakan Bolat, Hollanda ile karşılıklı gelişen yatırım ilişkilerinin, küresel ölçekte büyüyen ortaklığın önemli bir dinamiği olduğuna işaret ederek, “Hollanda bugün, Türkiye’deki 32 milyar dolarlık yatırım portföyü ile ekonomik ortaklarımız arasında birinci ülke konumundadır.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de faaliyet gösteren 3 binden fazla Hollanda şirketinin Avrupr Birliği değerler halkasında güçlü ve güvenilir rolü ayrıca pekiştirdiğini kaydetti.
Bakan Bolat, Türk yatırımlarının 2025 yılı itibarıyla Hollanda’da yaklaşık 25 milyar dolara ulaştığını, bunun Türkiye’nin yurt dışındaki toplam yatırımlarının yüzde 40’ına tekabül ettiğini söyledi.
Bolat, dünya çapında prestij projelere imza atan Türk yurt dışı müteahhitlerinin Hollanda’da bugüne kadar 4,6 milyar dolar değerinde müteahhitlik projesini başarıyla tamamladığını ifade etti.
Türkiye’nin bu yıl kasım ayında ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın, Türk ve Hollandalı paydaşlar ve iş insanları için yenilikçi işbirliklerine zemin oluşturacağına inandıklarını belirten Bolat, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Türkiye, Hollanda ve Avrupa için savunma sanayisi alanında gelecek vaat eden müstesna bir potansiyele sahiptir. Türkiye’nin savunma ve sanayi entegrasyonundaki vizyoner rolü, bölgesel güvenliğin ve istikrarın teminatı olarak stratejik bir değer taşımaktadır. Türkiye, bu yılın temmuz ayında NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaparak küresel savunma mimarisindeki kilit konumunu bir kez daha tescil edecektir. Dünya Ticaret Örgütü Bakanlar Konferansı marjında muhatabım Sayın Bakan Sjoerd Sjoerdsma ile de görüşme fırsatı buldum. Temmuz ayı başında, bu kez Hollanda’da JETCO’nun 6. Dönem Toplantısı’nı gerçekleştirme konusunda mutabık kaldık. Toplantı vesilesi ile iş çevrelerimizi bir araya getireceğiz ve gelecekteki işbirliklerimiz için kapsamlı bir yol haritası oluşturacağız
Hollanda Kral Günü dolayısıyla Ankara’da verilen resepsiyondaki konuşmaların hemen ardından davetlilere Türk ve Hollanda mutfağından lezzetli yiyeceklerin ikramı yapıldı.
Davetliler, bir yandan kendilerine ikram edilen yiyeceklerin tadını çıkarırken bir yandan da sohbet ettiler.
Davetliler, daha sonra Türk ve Dünya müziğinin sevilen eserleri eşliğinde pistte dans ederek geceyi sonlandırdılar.
NOTE: Kraliçe Günü” olarak kutlanan günün adı, Kral Willem Alexander’in tahta geçmesiyle 13 sene önce “Kral Günü” olarak değiştirildi.
Hollanda’nın milli bayramları arasında yer alan kutlamalar, Kraliçe Wilhelmina’nın doğum günü olan 31 Ağustos 1885 yılında başlamıştı.
Hollanda’nın Kral Günü” ve Kral Willem Alexander’in krallığının on üçüncü yıl dönümü, bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Kral Willem Alexander’in doğum günü dolayısıyla geleneksel olarak 27 Nisan’da kutlamalar düzenleniyor
NOTE: Willem-Alexander (Willem-Alexander Claus George Ferdinand van Oranje-Nassau van Amsberg; d. 27 Nisan 1967), Hollanda kralı, 2013 yılında annesinin tahttan feragat etmesini takiben tahta çıktı.
Willem-Alexander, Utrecht’te Prenses Beatrix ve diplomat Claus von Amsberg’in en büyük çocuğu olarak doğdu. Annesinin 30 Nisan 1980’de kraliçe olarak tahta çıkması üzerine veliaht olarak Oranj Prensi oldu ve 30 Nisan 2013’te annesinin tahtan feragat etmesini takiben tahta geçti. İlkokul ve ortaokulu devlet okullarında tamamladı. Daha sonra Hollanda Kraliyet Donanması’nda görev aldı. Leiden Üniversitesi’nde tarih okudu. 2002 yılında Máxima Zorreguieta Cerruti ile evlendi ve üç kızı oldu: Oranj Prensesi Catharina-Amalia (DT:2003 Prenses Alexia (DT:2005 ) ve Prenses Ariane (DT:2007). Willem-Alexander’ın hobileri spor ve uluslararası su yönetimidir. Krallık tacını giyene kadar, Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyeliği, (1998-2013), Hollanda Altyapı ve Çevre Bakanlığı’nda Su Danışma Komitesi Başkanlığı (2004-2013) ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği Su ve Sanitasyon Danışma Kurulu Başkanlığı, (2006-2013) görevlerinde bulundu. Tahta çıkınca 55 yaşındaki İspanya Kralı VI. Felipe’den sonra Avrupa’daki ikinci en genç kral unvanına sahip oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.