Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesindeki Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü (TÜGET) ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) ortaklaşa düzenlediği “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıpta Tarım–Sağlık–Sanayi Entegrasyonu: Tıbbi Bitkiler, Arı Ürünleri ve Doğal Kaynaklı Sağlık Ürünleri Çalıştayı” Ankara’da gerçekleştirildi.
Çalıştay, Kısa adı TAGEM olan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ndeki konferans salonunda yapıldı.
Çalıştaya Sağlık Bakan yardımcıcı Prof. Dr. Şuayıp Birinci katıldı.
Çalıştayda, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Dr. M. Altuğ ATALAY, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan ve Geleneksel ve Tamamlayıcı İş Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler KAZANCI da hazır bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Yüzyılı vizyonu ve Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda düzenlenen çalıştayda Türkiye’nin zengin biyolojik kaynaklarının bilimsel bilgi, teknoloji ve üretim kapasitesiyle bütünleştirilerek yüksek katma değerli sağlık ürünlerine dönüştürülmesine yönelik stratejik bir istişare platformu oluşturuldu.
Kamu kurumları, üniversiteler, araştırma merkezleri, sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda; tıbbi bitkiler, arı ürünleri ve doğal kaynaklı sağlık ürünleri alanlarında Ar-Ge, üretim, standardizasyon, yatırım ve ticarileşme süreçleri bütüncül bir yaklaşımla ele alındı.
Çalıştay kapsamında yürütülen oturum ve değerlendirmelerde, tarım–sağlık–sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesine, yerli ve millî üretim kapasitesinin geliştirilmesine ve Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünün artırılmasına yönelik önerilerin ortaya konulması hedeflendi.
Sağlık Bakan yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Birinci çalıştaydaki konuşmasında, tıbbi bitkilerin insan ömrünü uzatmadaki rolünü anlatarak Türkiye’de ve öteki ülkelerdeki hastalıklara yakalanma süreci ve yaşıyla ilgili kıyaslamalar yaptı.
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü M. Altuğ ATALAY da konuşmasında şunları söyledi: “
Ben Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürüyüm.
Yani Ankara’nın en gözde bulvarlarından bir tanesi. Büyük bir tabelası vardır. Fakat uygulayıcı bir kurum olmadığımız için genelde ne yaptığımız az bilinir. Tarımsal araştırmalar ve politikalar Genel Müdürlüğü aslında Tarım Bakanlığı’nın bir üniversitesi gibi çalışan 35 farklı ilde 49 araştırma enstitüsü bulunan, 49 araştırma enstitüsü derken işte gökteki uydudan veriler alarak yerdeki bitkilerin suya olan ihtiyacını belirleyip işte yoğurttaki mayaları, mikroorganizmaları, alıp bunları nasıl kullanabiliriz veya ata tohumunun yanında yüzlerce ticari tür, hibrit türü ıslah edip dünyada Türkiye’nin tarımsal alanda önemli yerde bulunmasını sağlayan kurumlardan bir tanesidir.
Bugün burada bir araya gelmemizin nedeni, yalnızca bir çalıştay düzenlemek değil Türkiye’nin sahip olduğu eşsiz doğal mirastan insanlığın sağlığına yeni kapılar aralamak için ortak bir vizyon geliştirmektir.
İçinde bulunduğumuz yüzyılda insanlık kronik hastalıklar, antimikrobiyel, direnç ve çevre kirliliği olduğu ağır yük altında yeni sağlık çözümlerini aramaktadır. Bu arayışla kadim bilginin doğal şifalı gücü çok önemli olduğunu hep birlikte görüyoruz.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyanın nüfusunun yaklaşık %82’sinin birincil sağlık bakımının geleneksel büyük ölçüde tıbbi bitkilere dayandığını bize ifade ediyor. 2022 yılında küresel bitkisel tıp pazarı 148 milyar dolar eriştiğini yine bize ifade etmişler. Covid-19 salgınından sonra bu ilginin çok daha hızlı bir şekilde de ivme aldığı da yine kayıtlarla ortaya konulmuştur. Geleneksel Çin tıbbı tek başına yıllık 29 milyar dolarlık bir pazara sahiptir. Hintli gelenekseldir, Afrika ve Latin Amerika bitkisel sistemlerin küresel ölçekte ekonomik değerler oluşturuyor. Ekonominin yanına Ekonomiyi bir tarafa bırakırsak, Çinli bilim insanı sıtma tedavisinde çığır açan artemisin maddesini keşfetmesinden dolayı 2015 yılında nobel fizyoloji ve tıp ödülünü kazanmıştır.
Bu Keşif, geleneksel Çin tıbbi kaynakları model bilimsel yöntemlerle incelenmesiyle dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını kurtardı. Kayıtlarda olarak bulunuyor. Peki Türkiye’de duruyor bu sorunu yanıtı bugün bu salonda da bulunmamızın aslında temel gerekçesi değerli katılımcılar.
Türkiye coğrafyası, konum itibariyle Akdeniz, İran, Irak coğrafya olarak böyle geçiyor ve Avrupa-Sibirya bitki coğrafyasının kesiştiği dünyanın sayılı merkezlerinden biridir. 12 binin üzerinde bitki türüne ev sahipliği yapıyoruz. Bu türlerin %35’i yani yüzde birinden fazlası sadece Türkiye’de yetişiyor.. Yani Türkiye, endemik; Avrupa’nın en zengin florasına sahibiz.
Acı çiğdem. bir geofit, cinsinin dünya otoritesi olan İsveç’in geofiti. Bunu bizim arkadaşlarımızdan Yalova Araştırma Enstitümüzden aldım. Kevin Peer, Mersin Dumlupınarı yaylasında bulunan bu türü bulabilmek için 21 yıl harcamış. Türkiye’nin her tarafını dolaşmış aramış ancak bulamamış. Ama bu tür, bizim Yalova’daki enstitümüzün geofisyen bankamızda hazır araştırmacılara açık bekliyor. Bu bitkinin ismi ne? Koşisinin ana maddesi bütün dünyadan araştırmacılar gelip arıyor. Ama biz gen pazarında hazır bekliyoruz. Bunun yanında yaklaşık 9 milyon kovan arımız var. Dünyada en önemli bal üreticilerinden bir tanesiyiz. Kafkas ırkı, Anadolu arısı, Muğla arısı; özellikle Çam balı çiçekten elde ediliyor. Pek çok açıdan tedavide veya insan sağlığı açısından kullanılabiliyor. Propolis balı var, nöron ürünleri, süt ve barın zehri, dünyada Çin’den sonra 2 sıradayız, karlara kemir, beyaz peynir gibi geleneksel fermen özgün organizmalarla suçlarla, Anadolu’da bulunuyor.
Dünyada hazır eşik az görülen biyolojik hazineler yine Bursa’daki, gıda ve yer araştırma enstrüsü depolarında yer mantarlarıyla 80’de muhafaza ediyoruz. Yine masa bir şekilde sule edilmiş şekilde tüm bu kaynaklar, insanlığın Bu çalıştayın tepenin esasta bilimsel çalışma dayanıyor. Geleneksel bilgeliğin kıymetinde biliyoruz ama çağdaş araştırmalarla sınamadan sert bir stadyum.
Sabit salon yönetimi hem bir sağlıkla muhtemelen sizler kabul etmiyorsunuz. Muhakkak çağdaş ifadeler bunları sıralama sınavla gerekiyor, tarihin işte pek çok Mesela annesinin temeli yeni ajax’a elde ediliyor. Sizlerle bahsedeceğim.
Biraz önce pek çok işte aspirinden biraz önce bahsettik. Bunların hepsi çok hani her zaman edimse. Bunlar bitkisel ürünlerden elde edilmiş çok farklı çeşitleri tekrar sahibiz.
Yine propolis bahsetmişiz, ama dolayısıyla biz bu imkanları lütfen ederseniz, eğer Euai, çeşite bit girin yağı var. En son yerdeki arkadaşlarımıza göre gönderiyorlar. Bunların hepsini alıyoruz ama nerede kullanırız?
Etken maddelerle biliyoruz. Ama nerede kullanırız bilemiyoruz. Size hangi etken madde lazım, ne amacıyla lazım onları bize söyleyin. Biz onları size göre ıslah edelim. Biraz önce konuşurken yine içeride şöyle bir cümle kullandım. İşte kenevir, ülkemizde izne tabi üretiliyor. Islah etmiş miyiz? Evet. İki tane kenevir çeşidi ıslah edilmiş ve tescil edilmiş. Fakat bu kenevirler daha çok tekstilde kullanılacak şekilde. Eğer sağlıkta kullanılacak ise ona göre ıslah yapalım.
Teşekkür ediyoruz ama. Ben özellikle bu çalışla ilgili Sağlık bakanlığından da sayın bakan yardımcımızın da katılımına gider. Bütün değerli katılımcılara çok teşekkür ediyoruz.
Elif hocamız bu çalıştayı tetikleyen özellikle arı ürünlerini, çocuk sağlığına son derece önemli olduğunu ifade etmesinden kaynaklanan bir çalıştaydır. Ama pek çok alanda iş birliği yapabileceğimize inanıyoruz. Ben sizleri burada ağırlamaktan sizlerle iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duydum. İnşallah bu bir başlangıç olacak.
Bunun ardından pek çok çalıştayı yine ülkemiz için, vatandaşlarımız için, insanlık için hep beraber ortaya koyacağız. SEB başkanımız ile bir protokol imzalayacağız. Bu da bu çalışmanın aslında yazılı bir belgesi olacak ve ona dayanarak birçok başarılı işi birlikte bececeğimize inanıyoruz. Geldiğiniz için, teşrifleriniz için, katkılarınız için tekrar şükranlarımı sunuyorum.
Konuşmalardan sonra toplu fotoğraf çekimi yapıldı.
Çalıştay, konuşmacıların kendi alanlarındaki uzmanlık konularındsn sunumlar ve panellerle sona erdi.