COP31 BAŞKANLIĞI DİPLOMATİK MİSYONLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI’na Büyükelçiler, Büyükelçiliik görevlileri ve uluslararası kuruluşların yöneticileri katıldı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum toplantıdaki konuşmasında Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve Başkanlığı sürecine ilişkin katılımcılara bilgi verdi.
Bakan Kurum, “COP31 masasında, biz sessiz yığınların ve kırılgan coğrafyaların en gür sesi olacağız.Biz, tarihe ‘Uygulama COP’u olarak geçmeye geliyoruz. Bütün diplomatik kapasitemizi, birikimimizi, uygulamadaki engelleri yırtıp atmak için kullanacağız” dedi. Anadolu’nun geleneksel ‘imece’ kültürüne vurgu yapan Bakan Kurum, “Bizler Antalya’da, dünyanın en büyük imecesini kuracağız, ‘küresel imeceyi’ tarihin altın sayfalarına yazacağız.Antalya’dan dünyayı temelinden sarsacak, tarihi baştan yazacak güçlü bir eylem planı çıkaracağız. Diyalogla başlayacağız. Uzlaşıyla büyüyeceğiz. Aksiyonla hayat vereceğiz” dedi.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 103 ülkeden Büyükelçi, Büyükelçilik görevlileri ve 18 uluslararası kuruluşun yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 200’den fazla diplomatik misyon temsilcisi ile Ankara’da bir araya geldi.
Bilkent oteldeki toplantıda, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, AK Parti Ankara Milletvekilleri Lütfiye Selva Çam ve Zeynep Yıldız ile bakan yardımcıları da yer aldı.
Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı, Diplomatik Misyonlar için Bilgilendirme toplantısındaki konuşmasında, sözlerine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne Limanı’ndan Mersin’e hareket eden yolcu gemisinin alabora olması sonucu yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduklarını vurgulayarak başladı ve kazada, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diledi.
Bakan Kurum, Nepal’de yaşanan sel felaketine işaret ederek, “Nepal’de yaşanan yıkıcı sel felaketi hepimizi derinden sarstı. Hayatını kaybeden tüm canların acısını yüreğimizde yaşıyoruz. Dostlarımızın acılarını tüm kalbimizle Türkiye olarak paylaşıyoruz. Çok acı bir tecrübe. İşte bu acı tecrübeler, bugün hepimize çok sarsıcı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor; doğanın dengesi bozulduğunda, haritalara gururla çizdiğimiz o sınırların hiçbir anlamı kalmıyor. Sel suları vize sormuyor. Kasırgalar kontrolümüzden geçmiyor. İklimin öfkesi hiçbir diplomatik kuralı tanımıyor. Şayet bir kriz sınırları aşıyorsa, biz de sınırları aşan bir irade göstermek zorundayız. Tam da bu nedenle diyorum ki; iklim adaleti, bu zorlu yolculukta bizim yegane pusulamız olmaya devam edecektir. Bu küresel fırtınada hiçbir sorumluluğu, hiçbir suçu olmayan Afrika ülkelerinin, Küçük Ada Devletleri’nin en ağır bedeli ödemesine asla göz yumamayız, yummayacağız. COP31 masasında, biz sessiz yığınların ve kırılgan coğrafyaların en gür sesi olacağız. İşte bu derin aciliyet ve adalet hissiyle, bugün Ankara’da bir aradayız” şeklinde konuştu.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı KURUM, Türkiye’nin aksiyon hedefiyle Antalya’da COP31’e başkanlık edeceğini belirterek ” Biz buraya gelecek nesillere, henüz doğmamış torunlarımıza bırakacağımız dünyanın geleceğine dokunmak için geldik. Antalya’ya uzanan bu zorlu gelecek yolculuğunu, 3 sarsılmaz sütun üzerine inşa ettik. ‘Diyalog’ dedik, ‘Uzlaşı’ dedik, işin sonunda ‘diyalogla, uzlaşıyla oluşturduğumuz kararları aksiyonla neticelendirelim’ dedik. Önce birbirimizi gerçekten, yargılamadan dinleyeceğiz. Kapalı kapılar ardında diplomatik manevralar yapmayı bir kenara bırakıp, masada açık yüreklilikle konuşacağız. Sonra ortak zeminimizi büyüteceğiz. Unutmayacağız ki, farklılıklarımız bizim zayıflığımız olamaz; farklılıklarımız bizim en büyük zenginliğimizdir. En sonunda da o kağıt üzerindeki süslü cümleleri eyleme, icraata, fabrikaya, insan hayatına, tarlaya kazandırmış olacağız. Dünyanın masa başında sürekli yeni hedefler üretmeye ihtiyacı yok. Dünyanın yegane ihtiyacı, o hedefleri tarlada, sanayide ve şehirde eyleme dönüştürecek sarsılmaz bir iradedir. Biz, tarihe ‘Uygulama COP’u olarak geçmeye geliyoruz. Bütün diplomatik kapasitemizi, birikimimizi, uygulamadaki engelleri yırtıp atmak için kullanacağı” dedi..
Konuşmasında daha sonra sözü 2015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması’nı getiren Bakan Kurum, “O gün kağıda dökülen imzaları, Antalya’da gözle görülür somut devrimlere dönüştürmek, insanlığa verdiğimiz umudu hayata geçirmek, boynumuzun borcudur” dedi. Diplomatik misyon temsilcilerine binlerce yıl önce Anadolu’dan başlayan günümüze kadar devam eden ‘imece’ kültürünü anlatan Bakan Kurum, bu kültürün COP31’e taşıyacaklarını söyledi. Bakan Kurum, “Bizler Antalya’da, dünyanın en büyük imecesini kuracağız, ‘küresel imeceyi’ tarihin altın sayfalarına yazacağız. Bu muazzam dayanışmayı, Avustralya ile omuz omuza sürdürüyoruz. Avustralyalı dostlarımızla aynı hedefe kilitlenmiş iki güçlü ülke, tek bir takım olarak çalışıyoruz” dedi.
Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak 2035 yılına kadar 6 büyük hedef koyduklarını hatırlatarak ” 2035 yılına kadar 6 büyük küresel atılımı hayata geçireceğiz. Birincisi elektrifikasyonda yaşanacak. Elektrifikasyonun küresel payını yüzde 35’e çıkaracağız. İkinci devrim temizlikte olacak. Dünyayı koca bir çöplüğe dönüşmekten kurtarıp, küresel atık artışını yarı yarıya düşüreceğiz. Üçüncü devrim şehirlerimizde hayat bulacak. Binalardaki enerji tüketimini yüzde 25 azaltmayı hedefliyoruz. Dördüncü devrim sanayiyi değiştirecek. Sanayide döngüsel malzeme kullanım oranını yüzde 15 seviyesine taşıyarak, doğadan aldığımızı doğaya geri vereceğiz. Beşinci devrim eğitimle gelecek. İklim okuryazarlığını, dünyanın en ücra köşesindeki çocuğun zihnine nakşedeceğiz. Altıncı ve en büyük devrim birleştirme gücümüz olacak. İklim Uygulama Köprüsü’nü kuracağız. İhtiyacı olan ülkeyle çözümü sunan finansmanı, bu köprünün tam ortasında el sıkıştıracağız. ifadelerini kullandı.
Küresel iklim hedeflerine ulaşmak için devletlerin yanı sıra özel sektörün de sorumluluk alması gerektiğinin altını çizen Çevre Şehirciliik ve İkliim Değişikliği Bakanı Murat KURUM, “El sıkışmayı gerçeğe dönüştürecek olan küresel sermayeye ve özel sektöre de açıkça seslenmek istiyorum. Trilyonlarca dolarlık gücü elinde tutan bankalar, yatırımcılar ve dev şirketler artık ellerini taşın altına koymak durumundadır. Bu tarihi kriz sadece devletlerin kısıtlı bütçeleriyle aşılamaz. Özel sektörü, yeşil dönüşümün tam merkezine, omuz omuza bir mücadeleye çağırıyorum. Ev sahibi olarak bu çağrıyı yapıyoruz ve bizzat kendi adımlarımızla sürece liderlik ediyoruz. Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz, bu masaya sadece ev sahibi sıfatıyla oturmuyoruz. Bu masaya 2053 Net Sıfır Vizyonumuzla, yenilenebilir enerjide attığımız dev adımlarla geliyoruz. Masaya lafla, sözle, vaatle gelmiyoruz; eylemle ve cesaretle geliyoruz. Başarımızın ölçütü ortadadır. Başarı, sonuç bildirgelerine yazılan kelime kalabalığı olamaz. Başarı, kameralar önünde açıkladığımız içi boş inisiyatifler olamaz. Başarının yegane ölçütü, sahada yarattığımız gerçek dönüşümdür. Tarladaki çiftçinin rahat nefes alması, çocuklarımızın zehirsiz bir gökyüzüne bakabilmesidir.” şeklinde konuştu.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı KURUM, COP31 takvimi çerçevesinde Türkiye’nin hayata geçirdiği projeleri ve yapılacak organizasyonları anlattı: Bu büyük buluşmaya, oturduğumuz yerden hazırlanamayız. Sahaya iniyoruz. Bütün ülkeleri, buradaki kıymetli büyükelçilerimiz vasıtasıyla tüm ülkeleri sahaya inmeye davet ediyoruz. İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde parayı doğru hedeflerle buluşturacağız. Bu hafta hem Hazine ve Maliye Bakanımız, hem Enerji Bakanımız, hem ilgili arkadaşlarımızla birlikte finans kuruluşlarıyla bir araya geleceğiz. İklim Uygulama Köprüsünü konuşacağız. Az gelişmiş, finansa ihtiyacı olan ülkelere o finansa erişimi kolaylaştıracak mekanizmaları hep birlikte tartışacağız. Sayın Emine Erdoğan’la birlikte önümüzdeki hafta Fethiye Körfezi’ni temizleyecek, Türkiye’nin en kapsamlı dip çamuru temizliğini başlatacak, ardından Karadeniz’in incisi Trabzon’da okyanusların çığlığına kulak vereceğiz. Bakü, New York, Londra ve Fiji’de olacağız. Tüm bu duraklarda da omuz omuza çalışıyoruz. Özellikle Fiji’deki Pre-COP Zirvesi’nde, en kırılgan Pasifik ülkelerinin sesini tüm dünyaya gür bir şekilde duyurmak istiyoruz. Kasım ayında Akdeniz’in kalbinde, Antalya’da zirveye ulaşacağız” dedi.
Zirvenin gerçekleşeceği Antalya’nın da tarihi ve kültürel önemine dikkat çeken Bakan Kurum, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Antalya, tarihte sıradan bir durak noktası olmamıştır. Binlerce yıl boyunca medeniyetleri, kültürleri ve ticaret yollarını buluşturan kadim bir barış limanıdır. Bugün de insanlığın ortak geleceği için en güvenli çözüm limanı olacaktır. Dünya Liderler Zirvesi ile tarihe yepyeni bir yön vereceğiz. Gençleri, şehirleri, iş dünyasını, çiftçileri ve bilimi aynı masada toplayıp, gerçek çözümleri sahici bir zeminde inşa edeceğiz. Antalya’daki bu tarihi inşa sürecinde, siz değerli büyükelçilerden talebim son derece nettir. Ülkelerinizin umutlarını da korkularını da aynı masaya getirmenizi istiyorum. Antalya, sorunları tekrar tekrar konuşmanın yeri olmasın, çözümün adresi olsun. Antalya’dan raflarda tozlanacak bir kağıt parçası beklemeyin. Antalya’dan dünyayı temelinden sarsacak, tarihi baştan yazacak güçlü bir eylem planı çıkaracağız. Her birinizin bu büyük kurtuluş hikayesinin başrolünde olmasını istiyorum. Diyalogla başlayacağız. Uzlaşıyla büyüyeceğiz. Aksiyonla hayat vereceğiz. Bu zorlu yolda bizimle yürüdüğünüz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gelin, ortak geleceğimizi el ele, omuz omuza yeniden yazalım.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay da COP31 Başkanlığı’nın, ‘diyalog’, ‘uzlaşı’ ve ‘aksiyon’ hedeflerine işaret ederek iklim krizine karşı ortak mücadeleye dikkat çekti. Türkiye’nin bu konulardaki çabasını hatırlatan Oktay, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2053 Sıfır Emisyon Hedefi ile ilgili Türkiye’ye çok net bir tavır koymuştur. Gelişen teknolojisiyle, gelişen sanayisiyle birlikte ‘Sıfır Emisyona’ hizmet edecek şekilde tüm planlarını, programlarını buna göre belirlemiştir. Ama burada sadece Türkiye’nin veya sadece tek bir ülkenin herhangi bir çalışma yapması tabii ki yeterli değil. Özellikle diyalogla başlamak üzere, eylemle de sonuçlanmak üzere her birimize düşen çok ciddi işler var. Asıl arzumuz her birinizden kendi ülkelerinizde aktif olarak katılımın teşvik edilmesi noktasında desteklerinizi bekliyoruz” değerlendirmasinde bulundu.
Konuşmaların ardından COP31 BAŞKANLIĞI DİPLOMATİK MİSYONLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI’nda COP31 Baş Operasyon Yöneticisi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp bir sunum yaptı.