TÜRKONFED ve Garanti BBVA iş birliği ile yürütülen İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi’nin ilk fazının kapanışı Ankara’da düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Türkiye’deki KOBİ’lerin verimlilik oranı, Avrupa’daki KOBİ’ler ile kıyaslandığında beşte bir seviyesinde. Bu döngüyü kırmamız gerekiyor” dedi.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya ise “Dijitalleşen, sürdürülebilirliği iş modeline entegre eden, yenilikçi ve rekabetçi KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek. Bu yolda KOBİ’lerimize verdiğimiz mesaj çok net: Gelin birlikte yapalım.”
KOBİ’lerin sürdürülebilir iş modelleri, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman süreçlerine katkı sağlamak amacıyla 2024 yılında Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ile Garanti BBVA tarafından hayata geçirilen İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi’nin bu dönemki kapanış etkinliği Ankara’da yapıldı.
İç Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (İÇASİFED) ev sahipliğinde OSTİM OSB’de gerçekleştirilen etkinliğe iş dünyası ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Ankara’da kısa adı OSTİM olan ORGANİZE SANAYİ ve TİCARET MERKEZİ konferans Salonundaki toplantının açılışındaki konuşmasında, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, dünya genelinde belirsizliğin norm haline geldiğine dikkat çekerek, “Şu an için barıştan yana kırılgan bir iyimserlik olsa da savaşın enerji ve ekonomideki sarsıcı etkilerine maruz kalmaya devam edeceğiz. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlığa, yükselen korumacı politikalara, Çin’e olan bağımlılığı azaltmak konusunda ortaya konulan çabalara tanık oluyoruz. Tüm bunların yanında yurt içinde enflasyonla ve artan maliyetlerle mücadele devam ediyor. Küresel rekabet ikliminde, adeta var olmak için yeni yollar arıyoruz. Ancak Türkiye’deki KOBİ’lerin verimlilik oranı, Avrupa’daki KOBİ’ler ile kıyaslandığında beşte bir seviyesinde kalıyor. Düşük verimlilik oranları ve düşük katma değerle şekil almış o bildik döngü kırması gerekiyor. Üretimin devamlılığı, katma değer odaklı bir ekonomi ile refahın tesisi için, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve nitelikli insan gücünü asli meselemiz yapmak zorundayız. Bu noktada ikiz dönüşüm, şirketlerin kaderini belirleyecek bir kaldıraç; dahası hayal ettiğimiz rekabetçi, etkin ve söz sahibi Türkiye’ye ulaşmak için aşmamız gereken kritik bir eşiktir” değerlendirmesinde bulundu.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya da şunları söyledi. “İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar buluşmalarımızla son aylarda İzmir, Denizli ve Adana’da yüzlerce KOBİ ile bir araya geldik, bugün de Ankara’dayız. Türkiye’yi dolaştığınızda ülke ekonomisinin gerçek gücünü görüyorsunuz. Üreten, istihdam yaratan, yatırım yapan ve bulunduğu bölgeyi dönüştüren KOBİ’ler bu gücün merkezinde yer alıyor. Garanti BBVA olarak biz de KOBİ’lere yalnızca finansman sunmuyor; eğitimden dijital dönüşüme, sürdürülebilirlikten yeni pazarlara erişime kadar pek çok alanda destek oluyoruz. Biz bankacılığı yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak görüyoruz. Bugün işletmeler bir yandan sürdürülebilirlik diğer yandan dijitalleşme ekseninde tarihi bir dönüşümden geçiyor. Biz de TÜRKONFED iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar’ projemizle sahaya iniyor ve KOBİ’lerin kendi sektörlerine ve ihtiyaçlarına uygun dönüşümleri için yol haritaları oluşturmalarına katkı sunuyoruz. İnanıyoruz ki; dijitalleşen, sürdürülebilirliği iş modeline entegre eden, yenilikçi ve rekabetçi KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek. Bu yolda KOBİ’lerimize verdiğimiz mesaj çok net: Gelin birlikte yapalım.”
İÇASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ekinci ise Ankara ve İç Anadolu Bölgesi’nin üretim gücü, sanayi altyapısı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında kritik bir role sahip olduğunu belirterek, “Savunma sanayinden makine imalatına, yazılımdan teknoloji girişimlerine kadar birçok alanda güçlü bir ekosisteme sahibiz. Şimdi bu gücü, dijital ve yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşımak zorundayız. Bunun yolu ise iş birliğinden geçiyor. Kamu, özel sektör, finans kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmelidir. İÇASİFED olarak bizler de bu anlayışla hareket ediyor; üyelerimizin ve bölgemizdeki işletmelerin dönüşüm süreçlerine katkı sağlayacak projeleri desteklemeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü işletmeler güçlü şehirleri, güçlü şehirler güçlü bir ekonomiyi oluşturur” açıklamasında bulundu.
Toplantı, Açılış konuşmalarının ardından panellerle devam etti.
EY Türkiye Şirket Ortağı & İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin’in ‘Belirsizliği Avantaja Dönüştürmek’ sunumundan sonra ‘İkiz Dönüşüm Vizyon Oturumu’ düzenlendi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü’nün moderatörlüğünde düzenlenen ‘Enerjiden Üretime Sürdürülebilir Dönüşüm ve Finansman Olanakları’ panelinde Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Yöneticisi Emir Kozikoğlu ve ŞA-RA Grup Genel Müdürü Ünver Şahin konuşmacı olarak yer aldı. OSTİM OSB Dijital Dönüşüm Ofisi Yöneticisi Çağlar Öngüner’in tartışmacı moderatörlüğünü üstlendiği ‘Dijital Bankacılık Çözümleriyle Verimli ve Rekabetçi İşletmeler’ paneli ise Garanti BBVA Tüzel Müşteri Çözümleri Grup Müdürü Cüneyt Tırnava ve Balans Makina Genel Müdürü Cennet Tuğba Selbi katılımıyla gerçekleşti. Programın son kısmında da Sürdürülebilirlik Atölye Çalışması gerçekleştirildi.
İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Etkinlikleri; Anadolu’nun farklı bölgelerindeki KOBİ’lerin sürdürülebilir iş modellerine geçiş sürecini hızlandırmayı, yeşil finansman araçlarına erişimini artırmayı ve küresel piyasalardaki rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.
Etkinliklerde, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenler, KOBİ’lerle bir araya gelerek döngüsel ekonomiden yenileyici tarıma uzanan konularda en güncel bilgileri paylaşıyor. Projenin ilk fazının sonunda, KOBİ’ler İçin Sürdürülebilir Dönüşüm Raporu adıyla kapsamlı bir analiz ve politika önerileri içeren bir çalışma yayımlanacak. Bu rapor, kamu ve özel sektör çevrelerinde stratejik bir savunuculuk aracı olarak kullanılacak ve sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli politikaların şekillendirilmesine katkı sağlayacak
Not:TÜRKONFED Çatısı altında 31 federasyon ve ulusal-uluslararası 340 üye dernek üzerinden 100 bini aşkın şirket yer alan TÜRKONFED, üye tabanı ile toplam (enerji dışı) dış ticaretin %83’ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın yaklaşık %55’ini sağlamaktadır. İstanbul, Batı Anadolu, Marmara ve İç Anadolu, Trakya, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz, Orta Anadolu, Kuzey Anadolu, Doğu Karadeniz, İç Anadolu, Güney Ege, Doğu Marmara, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz, Güney Marmara, Çukurova, Kuzey Marmara, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Güneydoğu, Zafer, İpekyolu, Kapadokya, Mevlana, Doğu, Serhat, Dicle ve Fırat Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nun yanı sıra Sektörel Dernekler Federasyonu, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu, Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu, Plastik Sanayicileri Federasyonu ve Serbest Mimarlar Dernekleri Federasyonu da TÜRKONFED’in organizasyon yapısında yer almaktadır. TÜRKONFED, Avrupalı KOBİ’lerin çatı örgütü olan ve 12 milyon firma ve 55 milyon çalışanı temsil eden Avrupa KOBİ Birliği (SMEunited) üyesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.