Ankara Etnografya Müzesi’nde, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek 77’inci Uluslararası Uzay Kongresi ile Uluslararası Bakanlar ve Parlamento Üyeleri Toplantısı resepsiyonu gerçekleştirildi.
Resepsiyona, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü ve Uluslararası Astronotik Federasyonu İcra Direktörü Dr. Christian Feichtinger katıldı.
Milletvekilleri ve Büyükelçiler ile Misyon şefleri ve Elçilik görevlileri de respsiyonda hazır bulundu.
Antalya’da düzenlenecek 77’inci Uluslararası Uzay Kongresi ile Uluslararası Bakanlar ve Parlamento Üyeleri Toplantısı öncesinde düzenlenen resepsiyon üst düzey paydaş bilgilendirme ve tanıtım niteliği taşıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tanıtım toplanatısındaki konuşmasında, “IAC 2026’nın yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları birbirine bağlamasını, yeni endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve uzayın geleceğini şekillendirecek gençlere ilham vermesini istiyoruz. Ulusal uzay ajanslarını, üniversiteleri, araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026’ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya’da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi.
Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından her yıl düzenlenen ve bu yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ev sahipliğinde, SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek IAC 2026’nın uluslararası katılımını güçlendirmek amacıyla diplomatik bir adım atıldı.
Bakan Kacır, Ankara Etnografya Müzesi’nde düzenlenen IAC 2026 Tanıtım Resepsiyonu’nda, kongre öncesinde büyükelçilerle bir araya gelerek Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Resepsiyonda konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin küresel uzay ekosisteminde giderek güçlenen konumuna, IAC 2026’nın uluslararası iş birliği açısından sunduğu fırsatlara ve Antalya’da düzenlenecek kongrenin stratejik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
Tarih boyunca medeniyetimizdeki her büyük sıçrama merakla başlamıştır. İnsanlığı okyanusların ötesine taşıyan ve bilimin sınırlarını genişleten keşif ruhu, bakışlarımızı gökyüzüne ve nihayetinde gezegenimizin ötesine çevirmemizi sağlamıştır. Nesiller boyu alimler, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini ve insanlığın evrendeki yerini anlamaya çalışmışlardır. Anadolu, bu bitmek bilmeyen bilgi arayışında seçkin bir yere sahip olmuştur. Anadolu topraklarından çıkan öncü isimler, astronomiye kalıcı katkılarda bulunmuşlardır. Bugün Türkiye, uzay bilimleri ve teknolojileri konusundaki cesur vizyonuyla bu mirası geleceğe taşımaktadır. Bu hırsın temelinde, küresel uzay ekosistemindeki köklü değişim ve Türkiye’nin kalkınma vizyonunun merkezine geleceğin teknolojilerinde liderliği yerleştiren “Millî Teknoloji Hamlesi” yatmaktadır.
2000’li yılların başına kadar uzay faaliyetleri, yörüngeye erişimin fahiş derecede pahalı olması nedeniyle büyük ölçüde az sayıda ülkeyle sınırlı kalmıştı. O zamandan beri, azalan fırlatma maliyetleri ve hızlı teknolojik ilerlemeler; bu alanı yeni ülkelere, şirketlere ve araştırmacılara açtı. Uzay teknolojileri artık modern yaşamın dokusuna işlemiş durumdadır. Başlangıçta uzay için geliştirilen teknolojiler; sağlık, imalat, haberleşme ve daha birçok sektörde inovasyonu tetiklemekte, dünyadaki yaşam kalitesini artırmaktadır.
Küresel uzay ekonomisinin halihazırda 600 milyar doları aşması ve 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara yaklaşmasının öngörülmesiyle, uzaya yapılan yatırım artık sadece bir keşif yatırımı değildir. Bu inovasyona, rekabet gücüne ve insanlığın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu değişimin bilincinde olan Türkiye, burada hem bir fırsat hem de bir sorumluluk görmektedir. Bilimsel ve teknolojik kabiliyetlerimizi güçlendirmek, yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve uzayın barışçıl ve sürdürülebilir kullanımına aktif olarak katkıda bulunmak.
Geçtiğimiz 20 yıl boyunca, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, uzay bilimi ve teknolojilerinde önemli adımlar attık. Önemli ilerleme kaydettiğimiz temel alanlardan biri uydu teknolojileri. Tasarım ve mühendislikten test ve üretime kadar tüm değer zincirinde ileri düzey yetkinlikler tesis ettik. Yer gözlemi yolculuğumuz BİLSAT ile başladı; RASAT, GÖKTÜRK-2 ve İMECE ile devam etti. Her görevle birlikte ulusal mühendislik kapasitemizi genişlettik; uydu tasarımı, entegrasyonu ve operasyonu konusundaki uzmanlığımızı derinleştirdik. Türkiye’de tasarlanan ve inşa edilen ilk haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A, bu kabiliyetleri yeni bir seviyeye taşıdı. Bu başarılar Türkiye’nin uzay yolculuğunda önemli kilometre taşlarını temsil etse de vizyonumuz uydu teknolojilerinin çok daha ötesine uzanmaktadır.
Amacımız, uzayda sürdürülebilir bir varlık göstermek, ulusal hak ve menfaatlerimizi korumak ve uzayın barışçıl kullanımını tüm insanlığın yararına ilerletmektir. Bu; kamu kurumları, araştırma kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör arasında etkin bir koordinasyon gerektirmektedir. Bu nedenle Türkiye, büyüyen uzay ekosistemimize stratejik koordinasyon sağlamak amacıyla 2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı’nı kurmuştur. Elbette büyüyen bir uzay ekosistemi, potansiyeline ancak net bir vizyon ve ortak ulusal önceliklerle rehberlik edildiğinde ulaşabilir. Türkiye’nin uzaydaki uzun vadeli yolculuğu için on stratejik hedef belirleyen Millî Uzay Programı’nı 2021 yılında ilan ettik.
Millî Uzay Programı şimdiden somut sonuçlar vermektedir. “Türk Astronot ve Bilim Misyonu” kapsamında ilk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda başarıyla 13 bilimsel deney gerçekleştirdi. İkinci astronotumuz Tuva Cihangir Atasever, daha sonra bir yörünge altı araştırma uçuşu sırasında 7 deney yürüttü. Bu görevler milletimizin hayal gücünü harekete geçirdi ve milyonlarca gencimize ilham verdi. Türkiye’yi, insanlı uzay keşifleri için kritik teknolojiler tedarik eden ülkeler arasında konumlandırmayı hedefliyoruz. Büyüklüğü veya kapasitesi ne olursa olsun, hiçbir ülke uzayın potansiyelini tek başına, izole çabalarla tam olarak gerçekleştiremez. Günümüzün bilimsel ve teknolojik zorluklarının karmaşıklığı; ortaklık, güven ve uzayın barışçıl kullanımına yönelik ortak bir kararlılık gerektirmektedir. Daha da önemlisi, bilimsel bilgi paylaşıldıkça güçlenir ve inovasyon uluslararası iş birliği sayesinde daha hızlı ilerler. Bu nedenle uzay, ulusları her zaman bir araya getirmiştir. Türkiye, uluslararası ortaklığı uzay vizyonunun temel direklerinden biri olarak görmektedir.
Uluslararası Uzay Federasyonu’nun yıllık amiral gemisi etkinliği olan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), uzay camiasının tüm paydaşlarını bir araya getiren küresel platformlar arasında benzersiz bir yere sahiptir. Yetmiş yılı aşkın bir süredir hükümetler, uzay ajansları, uluslararası kuruluşlar, sanayi, akademi ve girişimciler için önde gelen küresel forum olma özelliğini sürdürmektedir. Burası bilginin paylaşıldığı, ortaklıkların kurulduğu ve uzay faaliyetlerinin geleceğinin şekillendiği yerdir. IAC 2026’ya ev sahipliği yapmak, Türkiye’nin küresel uzay ekosistemine daha aktif katkıda bulunma vizyonuyla tam bir uyum içerisindedir. Bu tarihi buluşma aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası arenada güvenilir bir “birleştirici güç” olarak büyüyen rolünü de yansıtmaktadır.
Bu yıl, Avrupa Atlantik güvenliği açısından kritik bir dönemde müttefik liderleri bir araya getirerek NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptık. COP31, Türkiye’yi iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma konusundaki küresel diyaloğun kalbine yerleştirecektir.
İnanıyoruz ki IAC 2026, uluslararası diyaloğu güçlendirmek, bilimsel ve endüstriyel iş birliğini genişletmek ve dünyanın dört bir yanından paydaşları bir araya getirmek için eşsiz bir fırsat sunacaktır. Jeopolitik parçalanmanın arttığı bir dönemde böyle bir platforma duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazla. Bölünmeler derinleşirken uzay, farklı önceliklere sahip ülkelerin hala yan yana çalışabildiği, bilgi paylaşabildiği ve ortak zemin oluşturabildiği nadir alanlardan biri olmaya devam ediyor.
Etkinlik hazırlıkları başarıyla ilerliyor. Uluslararası ilginin olağanüstü düzeyi, IAC 2026 etrafında oluşan güçlü ivmeyi yansıtıyor. Bu yılki Bildiri Özeti Çağrısı, 108 ülkeden 8 bin 330’dan fazla başvuru aldı; bu, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek rakam oldu. Buna ek olarak IAC 2026, bugüne kadar kaydedilen en yüksek “Erken Kayıt” (Early Bird) sayısına ulaştı. 100’den fazla ülkeden 10 bin den fazla katılımcıyı ağırlamayı bekliyoruz. Hafta boyunca Antalya; yeni iş birliklerini ve kalıcı ortaklıkları teşvik edecek teknik oturumlara, üst düzey diyaloglara, sergilere ve iş toplantılarına ev sahipliği yapacak. Katılımcılar; yer gözlemi, iklim izleme ve afet yönetiminden uydu haberleşmesine, yapay zekâdan ticari uzay faaliyetlerine, uzay keşfinden uluslararası yönetişime kadar geniş bir yelpazedeki konuları keşfedecekler. Kongrenin kilit özelliklerinden biri de “IAF Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı” olacaktır. Bu üst düzey toplantı, küresel uzay yönetişiminin geleceğini şekillendirmek, sürdürülebilir kalkınmayı ilerletmek ve uluslararası iş birliğini güçlendirmek üzere dünyanın dört bir yanından politika yapıcıları bir araya getirecek.
Uzayın geleceği, bilimsel keşifleri ortak faydaya ve teknolojik ilerlemeyi kalıcı ortaklıklara dönüştürme yeteneğimizle tanımlanacaktır. Türkiye; büyüyen kabiliyetleri, dinamik ekosistemi ve barışçıl, sürdürülebilir ve kapsayıcı uluslararası iş birliğine olan sarsılmaz bağlılığıyla bu sorumluluktan payına düşeni üstlenmeye hazırdır. Bu vizyonu sürdürme yeteneğimiz, nihayetinde onu geleceğe taşıyacak nesillere bağlıdır. Türkiye genelinde, özellikle gençlerimiz arasında uzay bilimlerine ve teknolojilerine olan ilgi hızla artmaktadır. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, bilimsel yaygınlaştırma girişimleri ve gökyüzü gözlem etkinlikleriyle birlikte, bilimi halka yakınlaştırmaya ve yeni nesillere ufkun ötesine bakmaları için ilham vermeye devam etmektedir. Bu artan ilgiyi, Türkiye’nin bilimsel, teknolojik ve girişimcilik kapasitesini genişletmek için somut adımlarla destekliyoruz. Türkiye’nin deneyimi; uzun vadeli vizyon, insan kaynağına yatırım ve uluslararası iş birliği bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğini göstermektedir. IAC 2026, kendi deneyimlerimizi paylaşmamıza, başkalarının başarılarından öğrenmemize ve ortak ilerleme için yeni fırsatlar yaratmamıza olanak sağlayacaktır.
IAC 2026’nın yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları birbirine bağlamasını, yeni endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve uzayın geleceğini şekillendirecek gençlere ilham vermesini istiyoruz. Uzayda faaliyet gösteren devletler ile bu alanda yeni gelişmeye başlayan ülkeleri ortak hedefler etrafında birbirine yaklaştırmasını arzuluyoruz. İşte bu ruhla, ulusal uzay ajanslarını, üniversiteleri, araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026’ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya’da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü ise kongrenin hedeflerinin Türk dış politikasının temel ilkeleriyle tam uyum içinde olduğunu dile getirirken, IAF İcra Direktörü Christian Feichtinger ise Türkiye’nin küresel uzay vizyonundaki liderliğine dikkat çekerek tüm büyükelçileri IAC 2026 kapsamında Antalya’da düzenlenecek kongreye davet etti.
Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç, zirvenin kalıcı bilimsel ve teknolojik iş birliklerine zemin hazırlayacağını belirtti. IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök ise yaptığı sunumda, 108 ülkeden 8 bin 330 bildiri başvurusu alındığını ve bu sayıyla kongre tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlatarak, küresel uzay ekosistemine yön verecek buluşmanın Antalya’da gerçekleştirileceğini vurguladı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay da resepsiyondaki konuşmasında, uzay teknolojilerindeki gelişmelerin iletişim, ulaşım ve afet yönetimi gibi alanlardaki artan önemini dile getirerek, yasama organları olan parlamentoların uzay teknolojilerinin geliştirilmesindeki kritik rolünün altını çizdi.
Oktay, konuşmasında Uzay teknolojilerinde önemli gelişmeler kaydeden ve uluslararası iş birliklerinde güvenilir bir ortak olan Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek faaliyetlerin önemine dikkat çekti.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, yeryüzündeki çatışmaların uzaya taşınmaması gerektiğini belirterek, IAC 2026’yı uzay yönetişimi ve diplomasisi açısından kritik bir platform olarak gördüklerini de ifade etti.
Resepsiyonda, Türkiye’nin uzay alanındaki vizyonu, Millî Teknoloji Hamlesi doğrultusunda kaydedilen gelişmeler ve IAC 2026’nın küresel uzay diplomasisine sunacağı katkılar uluslararası temsilcilere aktarıldı. Etkinlikte, ülkelerin uzay ajansları, sanayi kuruluşları, akademisyenleri ve genç araştırmacılarının IAC 2026 Antalya Kongresi’ne en üst düzeyde ve geniş katılım sağlamasının önemi vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.