Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Altıntaş’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşmacı olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç yer aldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen “Bağımlılığa Dur De: Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele” panelinde bir konuşma yaptı.
Cevdet Yılmaz, panelin, bireyin huzurunu, aile yapısını ve gençlerin geleceğini tehdit eden yasa dışı bahis ve kumarla mücadeleye önemli katkılar sunacağına inandığını söyledi.
Dijitalleşmenin, hayatın pek çok alanında önemli imkanlar sağlarken, suç ve bağımlılık biçimlerini de dönüştürdüğüne işaret eden Yılmaz, çevrim içi platformların yaygınlaşması, mobil erişimin kolaylaşması ve yeni ödeme araçlarının çeşitlenmesiyle yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinin daha hızlı, daha geniş kitlelere ulaşabilen ve sınır aşan bir yapıya kavuştuğuna dikkati çekti.
Kolay kazanç vaadinin, özellikle gençleri oyun ve eğlence görüntüsü altında işleyen büyük bir sömürü mekanizmasının hedefi haline getirdiğini söyleyen Yılmaz, “Bir kişinin hesabında başlayan kayıp, aile içindeki güveni, çalışma hayatını, sosyal ilişkileri ve geleceğe dair umutları aşındıran ağır sonuçlara dönüşebiliyor.” diye konuştu.
Yasa dışı bahis ve kumar ağlarının, kayıt dışı finansal yapılar ve organize suç örgütleriyle kesişerek kamu düzenini ve ekonomik güvenliği de tehdit ettiğini anlatan Yılmaz, “Karşımızdaki çok boyutlu tehdit, güvenlik, hukuk, finans, sağlık, eğitim, sosyal politika ve iletişim alanlarında koordineli hareket etmeyi gerektiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bağımlılıkla mücadeleyi, insanı koruyan, aileyi güçlendiren ve suç ekonomisinin kaynaklarını kurutan kapsamlı bir anlayışla yürütüyoruz” diyen Yılmaz, bu doğrultuda 2025’te yürürlüğe giren Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nın sanal ortamda tespit ve erişim engellemeden finansal tedbirlere, kolluk ve adli kapasitenin güçlendirilmesinden toplumsal farkındalığa ve uluslararası işbirliğine kadar uzanan bütüncül bir mücadelenin zeminini oluşturduğunu söyledi.
Eylem Planının hazırlıklarında sekreterya görevini özellikle Mali Suçları Araştırma Kurulu’na verdiklerini anlatan Yılmaz, “Finansı takip ettiğiniz zaman, finansın üzerinden bu hadiseleri izlediğiniz zaman engellemek de daha kolay hale geliyor.” ifadesini kullandı. Yılmaz, MASAK’ı yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik etti.
MASAK’ın 2 ayda bir gelişmeleri takip ettiğini, 4 ayda bir de kendisinin başkanlığındaki İzleme Kurulunda bir araya gelerek tüm kurumların yaptığı çalışmaları izlediklerini bildiren Yılmaz, “Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmalarla teknik tespit ve erişim engelleme kapasitemiz geliştirilmiş, finansal denetim yoğunlaştırılmış, kiralık hesaplara ve yasa dışı ödeme altyapılarına yönelik ciddi tedbirler alınmıştır.” bilgisini paylaştı.
Siber Güvenlik Başkanlığının çalışmalarıyla kurumlar arası veri paylaşımını güçlendirerek yapay zekayla tespit imkanlarını daha etkili kullanmak için çalışmaların başlatıldığını açıklayan Yılmaz, “Birkaç kurumumuz tarafından bu çalışmalar yürütülüyordu. Bunları bir havuzda toplayıp bütün kurumların etkin kullanabileceği bir yapay zeka altyapısı da oluşturuyoruz. Bu da mücadelemize daha farklı bir etkinlik katacak.” şeklinde konuştu.
Cevdet Yılmaz, değişen suç yöntemlerini hızla belirleyen ve risklere büyümeden proaktif biçimde müdahale yeteneğini daha ileri seviyeye taşıdıklarını aktardı.
Bu mücadelede arz ve talep olmak üzere iki boyut olduğunu anlatan Yılmaz, zehir tacirleri ve kumar baronları ile çok güçlü mücadele içinde olan İçişleri ve Adalet bakanlıklarına teşekkür etti.
“Arz tarafıyla bu zehir tacirleriyle, kumar baronlarıyla mücadele güzel ama yetmez” ifadesini kullanan Yılmaz, sadece arzla uğraşmakla bu işin içinden çıkılamayacağını, işin talep tarafına da mutlaka bakılması gerektiğini belirtti.
Suç ağlarını, internet sitelerini ve finansal altyapıları hedef alan çalışmaları bu mecralara yönelimi önleyecek sosyal politikalarla desteklediklerini aktaran Yılmaz, “Bağımlılığın ortaya çıkmadan önlenmesi, risklerin erken aşamada belirlenmesi, gençlerimizin ve ailelerin dijital mecralardaki yönlendirmelere karşı bilinçlendirilmesi bu alandaki mücadelemizin temelini oluşturuyor.” vurgusunu yaptı.
Bu amaçla toplumsal farkındalık ve eğitimin, Eylem Planının temel öncelikli alanlarından biri olarak belirlendiğini kaydeden Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca hazırlanan “Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Aile Rehberi”nin, ailelerin risk işaretlerini tanımasına ve doğru destek mekanizmalarına ulaşmasına katkı sağladığını dile getirdi.
Yılmaz, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Yeşilay işbirliğindeki saha araştırmalarıyla sorunun nedenleri ve toplumsal etkilerinin incelendiğini, elde edilen bulgular doğrultusunda farkındalık çalışmalarının yapıldığını anlattı.
Bu konudaki akademik çalışmalara da değinen Yılmaz, “Akademik dünyamızın ekonomiden sağlığa, teknolojiden bağımlılıkla mücadeleye, nüfus politikalarından başka alanlara varıncaya kadar temel meselelerde çok daha fazla katkısını beklediğimizi ifade etmek isterim.” cümlesini kullandı.
Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” konusunda çalışmalar yapılmasına yönelik Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının çağrısının önemli olduğunu vurguladı.
Kapatılan internet siteleri, engellenen finansal işlemler ve gerçekleştirilen operasyonların, mücadeleyi iyi bir noktaya getirdiğinin altını çizen Yılmaz, bu konudaki kalıcı başarının insanımızı bu tuzağa düşmesini engelleme ve bağımlılık yaşayan vatandaşları yeniden hayata tutunmalarını sağlamakla mümkün olduğunu söyledi.
Konuşmasında sözü, özgürlük kavramı adı altında gençlerimizi bağımlılığa sürükleyen bir kültürel atmosfere getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şöyle konuştu. “Bununla da mücadele etmemiz gerekiyor. Aslında bağımlılık özgürlük demek değil, tam aksine kölelik demek. Özgürlüğünden, iradesinden insanın vazgeçmesi demek. Tanımı gereği böyle. Ama sanki bu bir özgürlükmüş gibi, bunları yapmak özgürlüğün bir parçasıymış gibi topluma sunulduğunu görüyoruz. Gerçek özgürlük insanın iradesini hiçbir şeye teslim etmemesi, iradesiyle hareket edebilme kabiliyetini korumasıdır. Dolayısıyla bu anlamda bağımlılığın özgürlüğe karşıt olduğunu, özgürlüğümüzü elimizden aldığını her fırsatta vurgulamakta fayda var.”
Bahis ve kumarın dijital mecralarda giderek normalleşmesi veya normalleştirilmesinin, bağımlılığı besleyen en tehlikeli unsurlardan biri olduğunun altını çizen Yılmaz, kolay kazanç vaadi ile sunulan reklamlar, oyun görüntüsü altındaki zararlı içerikler ve sosyal medya paylaşımlarının, gençlerin risk algısını zayıflattığına dikkat çekti.
Üretim kültürünün ve emeğin değerinin çok güçlü bir şekilde vurgulanması gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Gerçek kahramanlar üretenlerdir, alın teri dökenlerdir. Özellikle medyada, sosyal medyada farklı kahramanlar oluşturulduğunu görüyoruz. Gençlere, yeni nesillere anlatmamız gereken şey bu: Kolay kazanç değerli değil, alın teriyle elde edilen, emekle elde edilen kazanç değerlidir.” sözünü dile getirdi.
Kumar oynayanların değil, kumarı oynatanların her zaman kazandığına dikkati çeken Yılmaz, “O tezgahı kuranlar kazanır. Diğerleri de o tezgahta heba olup giderler.” değerlendirmesinde bulundu.
Cevdet Yılmaz, üretimin, emeğin, alın terinin değerini yeni nesillere, eğitim ve iletişim sistemi içinde mutlaka aktarılması gerektiğinin altını çizdi.
Bahis ve kumarı özendiren içerik ve yayınların önlenmesi, dijital platformlarda sorumlu yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi, toplumu bilinçlendirici, doğru mesajlar verilmesinin bu mücadelenin en öncelikli unsurları arasında yer aldığını belirten Yılmaz, medya kuruluşlarından yayıncılara, dijital platformlardan spor camiasına kadar tüm paydaşların üstleneceği sorumlulukların, bahis ve kumarın toplumda normalleşmesinin önüne geçeceğinin önemini vurguladı.
Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmaların, toplumsal farkındalığın güçlendirilmesine, doğru mesajların geniş kitlelere ulaştırılmasına ve mücadelede ortak etkili ve kararlı bir iletişim dilinin oluşmasına büyük katkılar sağladığına da atıfta bulundu.
Desteklerinden dolayı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın şahsında tüm ekibine ve İletişim Başkanlığına teşekkürlerini bildiren Yılmaz, “Bugünkü panel de yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığına karşı yürüttüğümüz mücadelenin iletişim boyutunu inanıyorum ki daha da güçlendirecektir.” dedi.
Koruyucu ve önleyici politikaları öncelik verirken, hukuki altyapıyı da değişen suç yöntemlerine uygun bir şekilde geliştirdiklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz, konuşmasında daha sonra şunları söyledi: “Yasa dışı ödeme altyapılarına müdahale imkanlarının artırılması, riskli hesaplara yönelik yeni tedbirlerin uygulanması ve finansal veri paylaşımının güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarımız devam ediyor. Suçların örgüt faaliyeti kapsamında veya çocuklar kullanılarak işlenmesi durumunda daha ağır yaptırımların uygulanması, hapis cezaları ile adli ve idari para cezalarının arttırılmasına yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. İnsanımızı bağımlılık tuzağına düşüren, gençlerimizi suç ağlarının içine çekmeye çalışan ve ailelerimizin geleceğini tehdit eden yapılara karşı hukuk devletinin tüm imkanlarını kararlılıkla seferber ediyoruz. Merkezi ve yerel düzeyde topyekün mücadelemizden hiçbir taviz vermeden çocuklarımızı ve gençlerimizi korumayı, ailelerimizin huzur ve güvenliğini sağlamayı sürdüreceğiz.”
Yasa dışı bahis ve kumar ağlarının sınır ötesi yapılarının, bu mücadelede uluslararası işbirliğinin de güçlendirilmesi gerektirdiğini ön plana çıkardığına dikkat çeken Yılmaz, “Teknik altyapısı, ödeme kanalları ve hizmet sağlayıcıları farklı ülkelerdeki bu yapılarla mücadele için kaynak ülkelerle görüşüyor, bilgi paylaşımı ve işbirliği uygulamalarını güçlendirerek ortak mücadele kapasitemizi artırıyoruz. Bu kapsamda yasa dışı yayın yapan 517 internet sitesiyle bunlara oyun ve içerik sağlayan 109 tedarikçi platformun kaynak ülkeleri belirlenerek diplomatik girişimler yapılmış ve 53 ülkeden geri dönüş alınmıştır.” dedi.
Dışişleri Bakanlığının proaktif çalışmaları ve etkili koordinasyonuyla bazı ülkelerde erişim engelleme, kapatma uyarısı ve operatörlere yönelik doğrudan tedbirler uygulanması gibi somut kazanımlar sağlandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz, “Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve Avrupa Konseyi Macolin Sözleşmesi kapsamındaki girişimlerimizle bu mücadelenin uluslararası işbirliği gündemine taşınmasına Türkiye olarak öncülük ediyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gelecek dönemde de tüm dünyanın bu mücadelede ortak hareket etmesi, dayanışması için Türkiye’nin öncü bir ülke olarak mücadelesini uluslararası alanda sürdüreceğini söyledi.
Gelecek dönemde kaynak ülkeler nezdindeki diplomatik girişimleri artıracaklarını ve sınır aşan ağların teknik ve finansal altyapılarına karşı ortaklaşa çalışmaları güçlendireceklerine işaret eden Yılmaz, “Mücadelemizin, devletin kararlılığı, bireyin güçlü iradesi, ailenin koruyucu gücü, eğitim kurumlarımızın rehberliği, akademi dünyasının bilgi ve birikimi, medyanın sorumluluğu ve sivil toplumun saha tecrübesiyle başarıya ulaşacağına yürekten inanıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Merkezi idare ve yerel yönetimin yanı sıra sivil toplumun bu mücadelede olması gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Resmi kuruluşlardaki rehabilitasyon başarı oranıyla, sivil toplumun devreye girmesiyle oluşan başarı oranları arasındaki fark, sivil toplumun ne kadar etkili olduğunu bize gösteriyor. Mutlaka burada kamu-sivil toplum işbirliğini güçlendirmemiz lazım.” diye konuştu.
Suç ağlarının kaynaklarını kurutan, bağımlılık riskini azaltarak vatandaşları hayata kazandıran politikaları kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Yılmaz, panel kapsamında yapılacak değerlendirmelerin devam eden çalışmalara önemli katkılar sunacağına, ivme katacağına inandığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a, konuşmasının hemen ardından İletişim Başkanı Burhanettin DURAN tarafından Hucurat Suresi 6’ıncı ayetinin yazılı olduğu bir hat çalışması takdimi yapıldı.
“Sosyal Medya Tuzakları ve Haklarımız” temasıyla düzenlenen Geleneksel Tüketici Ödülleri resim yarışmasında Türkiye birinciliğini Bursa’nın Yıldırım ilçesi Selçuk Hatun ÖO’dan SÜLEYMAN TORUNOĞLU kazandı.
Türkiye genelinde ilk 5’e giren öğrencilere ödülleri Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından takdim edildi.
Resim yarışmasına resmi ve özel okullardan yaklaşık 1.600 eser yarışmada yer aldı.
“Dijitalleşen Dünyada Bilinçli Tüketim: Sosyal Medya Tuzakları ve Haklarımız” temaıyla düzenlenen Geleneksel Tüketici Ödülleri resim yarışmasında Türkiye birinciliğini Bursa’nın Yıldırım ilçesinden SÜLEYMAN TORUNOĞLU kazandı.
Bu arada, Geleneksel Tüketici Ödülleri töreni çerçevesinde tüketici bilinçli tüketiciler ile tüketici memnuniyetini ilke edinen firmalara da ödülleri takdim edildi.
TOBB İKİZ KULELER konferans salonunda düzenlenen 29’uncu Geleneksel Tüketici Ödül törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat da katıldı ve bir konuşma yaptı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Bizim buradaki en önemli düsturumuz; bilinçli tüketici, güçlü ekonominin teminatıdır. Sağlıklı bir ekonominin de temeli bilinçli tüketim ve bilinçli tüketicilerden geçmektedir” şeklinde konuştu.
Ticaret Bakanlığı’nın, tüketici bilincini geliştirmek ve tüketicilerin yasal haklarını kullanmasını özendirerek farkındalık oluşturmak amacıyla bu yıl 29’uncusunu düzenlediği ‘Geleneksel Tüketici Ödülleri Töreni, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde düzenlendi..
Bilinçli tüketicilerin yanı sıra tüketici memnuniyetini ilke edinen örnek uygulamalarıyla öne çıkan firmalar, bu alanda bilimsel çalışma yapan akademisyenler ve medya temsilcilerinin ödüllendirildiği törende açılış konuşmasını Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber yaptı.
Ardından konuşan Bakan Bolat, her alanda tüketiciyi korumaya çalıştıklarını söyledi. Bakan Bolat, yapay zeka çağında olduklarını hatırlatarak, “Birçok şey gelişiyor. Dijital çağın çok yaygınlaşması ve çok girift hale gelmesi maalesef kötü niyetlilerin haksız ve aldatıcı hileli uygulamaları açısından da mümbit bir alan oluşturuyor. İşte bu nedenle Ticaret Bakanlığı’nın önemli bir kanadı da tüketicinin korunmasıdır. Bunun içinde aldatıcı ve hileli reklamlara karşı, sosyal medya uygulamalarına karşı korunma var. Abonelik sözleşmeleri açısından korunma var. Bakarak, fiziken dokunarak almadığı e-ticaret yoluyla elde ettiği ürünler açısından korunması var. Diğer satın aldığı hizmetler açısından var. Devre mülk, tatil, eğitim, sağlık alanı, her alanda tüketici haklarının korunması önemli. Biz bunu getirdiğimiz düzenlemelerle ve yaptığımız denetimlerle denetleyici fonksiyonumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu noktada vatandaşlarımızdan, tüketici kuruluşlarından, medya kuruluşlarımızdan, medyadaki çalışan kardeşlerimizden önemli destekler alıyoruz” diye konuştu.
Bakan Bolat, özellikle tüketici hakem heyetlerinin bu noktada önemli olduğunu söyleyerek, “Satıcıyla tüketici-alıcı arasındaki uyuşmazlıkların çoğunluğunu onların ara buluculuk çalışmalarıyla dostane bir şekilde sağlamış oluyoruz. Bu nedenle bizim buradaki en önemli düsturumuz; bilinçli tüketici, güçlü ekonominin teminatıdır. Sağlıklı bir ekonominin de temeli bilinçli tüketim ve bilinçli tüketicilerden geçmektedir. Bugün Türkiye ekonomisi 1,7 trilyon dolarlık milli geliri ve 18 bin 300 dolarlık kişi başına milli gelire ulaştı ise üreticinin, yatırımcının, satıcının, ticaret erbabının yaptıkları icraatlar kadar tüketicinin de gücü, yönlendirmesi ve bilinçli tüketiminin bunda çok büyük faydası vardır” diye konuştu.
Bakan Bolat, Reklam Kurulu’nun bağımsız olduğuna vurgu yaparak, “Televizyon, radyo, yazılı basın ve internet reklamlarını titizlikle denetlemektedir. Bunun yanında sosyal medya reklamları noktasındaki ticarette de ciddi bir şekilde denetim görevlerimizi yapıyoruz. Burada aldatan, istismar eden, haksız rekabet oluşturan, kamu düzenini bozan reklam ve tanıtımlara karşı etkili kararlar alınıyor. Sadece bu yıl 33 bin kadar reklam dosyası karara bağlandı Reklam Kurulu tarafından. Ve bunlarla alakalı 230 milyon liranın üzerinde cezalar kesildi ve reklama erişim sınırlaması getirildi. Buradaki sloganımız da aldatıcı ve yanıltıcı reklamla etkin bir mücadele yapmak zorundayız. ‘Güvenilir reklam, haklı yapıcı rekabet, sağlıklı işleyen adil piyasa’. Aynı zamanda güvensiz ürüne karşı sıfır tolerans uygulamamız ve hedefimiz bulunmaktadır. Alınan ürünlerde kullanılan malzemelerdeki aldatmalar, istismarlar, tüketicinin sağlığını, güvenliğini tehlikeye atacak malzemelerden yapılması ki bunlar en çok oyuncak, ayakkabı, tekstil, kırtasiye, çocuk, bakım, kullanım, kozmetik, deterjan gibi ve birçok ürünlerde güvenli bir piyasaya arz açısından denetimlerimizin hedefi güvensiz ürüne karşı sıfır toleranstır” dedi.
Bakan Bolat, tüketicilerin bilinçli tüketimi ve uyarıları ile yaptıkları denetimler sayesinde 2011 yılında yüzde 32 olan ürünlerdeki güvensizlik oranının bugün yüzde 1’e gerilediğini, bunun büyük bir başarı olduğunu kaydetti.
Bolat, güvensiz, sağlıksız ürün, tüketiciyi aldatmaya yönelik uygulamalara karşı son 3,5 yılda 8,8 milyar TL bir ceza uygulaması olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “1 milyon 150 bin dosya karara bağlanmış. Tüketici Hakem Heyetlerimiz 1995’ten bu yana tam 19 milyon başvuruyu yargıya gitmeden, yargıyı meşgul etmeden dostane ara buluculukla çözdü. Hem üretici ve satıcı, hem de tüketici arasında uyuşmazlığı hızlı bir şekilde hallettiler. Tüketici Hakem Heyetlerimize, raportörlerine çok çok teşekkürler ediyorum. Sadece bu yıl 13,8 milyar TL bir Tüketici Hakem Heyetlerinin dostane bir şekilde çözdüğü uyuşmazlık tutarı. Geçen yılın tamamında da 12,4 milyardı. Geçen yıl 850 bin, bu yılın 9 ayında da 690 bin uyuşmazlık dosyasını çözümlemiş dostane bir şekilde”
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasının ardından, ‘Bilimsel çalışma’, ‘Yazılı basın’, ‘Radyo-televizyon programı’, ‘Bilinçli tüketici’, ‘Tüketici özel’ ve ‘Tüketici memnuniyetini ilke edinen firma’ kategorilerinde ödüller verildi.
Ödül töreninin hemen ardından verilen resepsiyondaki lezzetli yiyeceklerle çocuklar enerjilerini tazelediler. Çocuklar daha sonra ödül töreninin yapıldığı büyük salona geçerek her zaman büyük bir ciddiyetin hakim olduğu salonda oyun oynayarak çocukluklarının da tadını çıkardılar.,
Ankara THE GREENPARK otelde gerçekleştirilen 7’ici olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Masa Tenisi Federasyonu’nun 7’inci OLAĞAN MALİ GENEL KURULU’NA, GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ VELİ OZAN ÇAKIR da katıldı ve bir konuşma yaptı.
Divan başkanlığını GSB Spor Federasyonları Daire Başkanı Erbil YİĞİTBAŞ’ın yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE MASA TENİSİ FEDERASYONU Başkanı KEREM KOÇ yaptığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi:
“Kamplar eskiden otellerde olurdu. Artık farklı otellerde kamp yapmıyoruz. Spor tesislerinde kamplar yapıyoruz Sporcularımız, çok daha kaliteli yemekler yiyorlar. Diğer imkanlar da çok daha güvenli. Bunun için buradan yetkililere teşekkür ediyoruz.
Bizlere fırsatlar sunan Tohum Merkezi’nin imkanlarını kullanmaya çalışıyoruz. Burada da ciddi bir tasarruf sağladığımızı söyleyebiliriz. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.