Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığındaki törende Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal BOZAY bir konuşma yaptı.
Mehmet Kemal BOZAY, konuşmasında şunları söyledi: “Bu yıl on ikincisi düzenlenen Avrupa Birliği Başkanlığı Genç Çevirmenler Yarışmasında başarılı olan genç çevirmenlerin Sertifika Töreni için bugün burada sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
AB Başkanlığı olarak, üniversitelerin ve mesleğe hazırlanan genç çevirmenlerin Türkiye’nin AB’ye katılım sürecine ve bu süreçte çevirinin önemine yönelik farkındalıklarını artırmak ve bu alanda nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla 2010 yılından bu yana “Genç Çevirmenler Yarışması”nı düzenliyoruz.
Üniversitelerin ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği yarışmaya şimdiye kadar bin 248 öğrenci katılmıştır.
Yarışmada dereceye giren siz pırıl pırıl genç çevirmenlerimizin, AB ile üyelik müzakerelerimizin önemli bir parçasını oluşturan AB müktesebatının Türkçeye çevrilmesi çalışmalarında önemli roller üstleneceğine eminim.
Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin temel dokümanı olan Müzakere Çerçeve Belgesi’nde de belirtildiği üzere, AB’ye katılım sürecinde AB müktesebatına uyum sağlamanın yanında, söz konusu müktesebatın Türkçeye çevirisinin tamamlanması ve üyelikle birlikte AB kurumlarında ihtiyaç duyulacak yeterli sayıda uzman çevirmenin yetiştirilmesi, aday ülke olarak yükümlülüklerimiz arasında.
AB müktesebatının Türkçeye çevirisi, üye olduğumuzda Türkçenin AB’nin resmi dillerinden biri olması bakımından da önem taşıyor.
Burada biraz AB ile ilişkilerimizden bahsetmek istiyorum.
Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri uzun bir geçmişe dayanan, çok boyutlu ve ortak coğrafyamızın güvenliği, istikrarı ve refahı açısından da önem taşıyan ilişkilerdir.
Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlarken, aynı zamanda AB ile olan ortaklık ilişkimizin hukuki temelini oluşturan Ankara Anlaşması’nın 60. yılını da geride bıraktık.
Ankara Anlaşması’ndan bu yana, önemli kilometre taşı olarak nitelendirebileceğimiz bazı dönemlerde Türkiye-AB ilişkileri hızlı bir seyir izlese de, genel olarak çeşitli sınamaların ve krizlerin gölgesinde ilerlemiştir.
Gerek AB’nin mevcut iç dinamikleri gerek Türkiye’deki gelişmeler gerekse bölgesel ve küresel sınamalar ilişkilerimizi her dönem derinden etkilemiştir.
Son dönemde küresel siyasetin temel gündemini teşkil eden iklim değişikliği ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi sınamalar Türkiye-AB ilişkilerinin ilerletilmesi açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.
Özellikle Ukrayna’daki savaşın, enerji, savunma ve güvenlik konuları başta olmak üzere gıda güvenliği, kritik hammadde ve değerli metal ve minerallerin tedariki, göç yönetimi gibi alanlarda yol açtığı tehditler karşısında ülkemizin oynayabileceği stratejik rol ortadadır.
Türkiye-AB ilişkilerini her alanda geliştirmek, her iki tarafın da menfaatine olup içinde bulunduğumuz dönemde, eskiye nazaran daha büyük bir önem ve aciliyet arz etmektedir.
Dünya değişiyor, dönüşüyor, geride kalmamamız gerekiyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de Türkiye’nin değişimi yakalayabilmesi için AB reformlarını kararlılıkla hayata geçirmesi gerekiyor.
Biz kendi açımızdan siyasi gelişmelerden bağımsız olarak AB üyelik hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu çerçevede, AB mevzuatına uyum çalışmalarımız her alanda devam ediyor. AB müktesebatı çevirisi bu sürecin önemli bir unsuru.
248 bin sayfayı aşan ve sürekli değişen AB müktesebatının Türkçeye çevirisi, dinamik bir hedef olup koordinasyon içerisinde ve belirli bir standart çerçevesinde yapılmalıdır.
Başkanlığımız bünyesinde yer alan AB Hukuku ve Çeviri Daire Başkanlığının önemli görevlerinden birini bu alandaki çalışmalar oluşturmaktadır.
Daire Başkanlığımız, hâlihazırda AB müktesebatının ve gerek duyulduğunda uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan Türk mevzuatının çeviri çalışmalarını koordine etmektedir.
AB Başkanlığımız çeviride dil ve şekil birliğini inşa etmek amacıyla üç dilde “AB Mevzuatı Çeviri Rehberi” (İngilizce, Almanca, Fransızca) hazırlayarak bu alanda çalışanların istifadelerine sunmuştur.
Bu Rehber ile AB mevzuatının Türkçeye çevrilmesi çalışmalarına ve çevirilerin dilbilimsel ve hukuki revizyonunun yapılmasına yönelik uyulması gereken başlıca kurallar belirlenmiştir.
Bu kadar büyük ölçekli bir çeviri çalışmasında terim birliği oldukça önemlidir.
Çevirilerde terim birliğinin/tutarlılığının sağlanmasına yönelik çalışmalar 2001 yılında başlamıştır. Hazırlanan iki sözlüğü, 2013 yılında TermAB (Avrupa Birliği Başkanlığı Terminoloji Veritabanı) izlemiştir.
İnternet ve e-devlet üzerinden erişime açık olan TermAB’de Nisan 2024 itibarıyla yaklaşık 30 bin terim yer almaktadır.
Genç çevirmenlerimize burada hatırlatmak isterim ki, AB müktesebatının doğru çevrilebilmesi için sadece iyi bir yabancı dil bilgisi yeterli değildir. Farklı disiplinleri kapsayan AB mevzuatı çevirisi, sizlerin değişik konularda uzmanlaşmanızı, bir başka ifadeyle teknik bilgiye de sahip olmanızı gerektirmektedir. Ayrıca, AB kurumlarında çalışmak isteyen bir çevirmenin AB resmi dillerinden en az ikisini bilmesi gerekmektedir.
Küreselleşen dünyada, dil engelini ortadan kaldırarak farklı ulusların birbirlerini anlamalarını sağlayan çevirmenlerimiz özellikle uluslararası siyaset, ticaret, ekonomi ve teknoloji alanlarında iletişimin vazgeçilmez aktörleri haline gelmiştir.
Bilgi alışverişinin hiç olmadığı kadar hızlandığı, iletişimde zaman kavramının neredeyse kaybolduğu teknoloji çağında çevirmenler, bilgiyi artık farklı platformlarda farklı araçlarla, daha geniş kitlelere aynı anda ve hızlı bir şekilde aktarmaya başlamıştır. Gelişen teknolojilere paralel olarak çevirmenlik mesleği de değişim göstermektedir.
Dolayısıyla çevirmenin, bu dijital çağın gerekliliklerini takip etmesi, bunlara uyum sağlaması ve bu alandaki haklarının ve sorumluluklarının farkında olması gerekmektedir.
Nitelikli çevirmenlere sadece AB’de değil, ülkemizin yer aldığı, Avrupa Konseyi, OECD, Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü ve benzeri uluslararası kuruluşlarda da her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.
Başka bir deyişle, Türkiye’nin uluslararası arenada artan rolüyle birlikte ihtiyaç duyduğumuz çeviri hizmetlerinin kapsamı da değişti ve genişledi. Kaliteli ve güvenilir çevirinin önemi daha da artmıştır.
İşte bu çerçevede, siz gençlerimize ve üniversitelerimize önemli görevler düşmekte. Ülkemizi halen yurtdışında temsil eden ve gelecekte de temsil edecek olan siz değerli gençlerimiz, hemen her alanda olduğu gibi, uluslararası ilişkilerimizde de çok önemli roller üstleniyorsunuz.
Ülkemiz, sahip olduğu genç nüfusun yanı sıra, iyi eğitim almış, bir veya daha fazla yabancı dili konuşabilen, belirli alanlarda uzmanlaşmış ve donanımlı iş gücü ile geleceğin dünyasında hemen her platformda çok daha güçlü bir yere sahip olacak. Avrupa’da ve dünyada sesimiz daha güçlü ve daha etkili bir biçimde duyulacaktır.
Bu yarışma vesilesiyle üniversitelerimizle tesis ettiğimiz ortak çalışma anlayışının önümüzdeki dönemde de güçlenerek sürmesinin, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine de önemli katkı sağlayacağına inanıyorum.
Genç Çevirmenler Yarışmasına göstermiş oldukları ilgi ve ülkemizin geleceği olan gençlerimizin yetiştirilmesindeki çabalarından dolayı değerli akademisyenlerimize, onların şahsında üniversitelerimize ve başarılı gençlerimizin ailelerine de teşekkürlerimi sunuyorum.”
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal BOZAY’ın konuşmasının akabinde 2023 Genç Çevirmenler Yarışmasında dereceye giren öğrencilere sertifikaları verildi.