Kırgızistan Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanlığı dolayısıyla kısa adı AVİM olan Avrasya İncelemeleri Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi.
Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan KAZAKBAEV, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Avrasya İncelemeleri Merkezi Başkanı Sayın Alev Kılıç,
Saygıdeğer Büyükelçiler ve Diplomatik Misyon Temsilcileri,
Kıymetli Konuklar,
Avrasya İncelemeleri Merkezi’nin desteğiyle düzenlenen bu konferansta sizleri aramızda görmekten büyük onur duyuyorum.
Bugünkü konferansımız, Kırgız Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanlığı’nın ön sonuçlarına ithafen geçekleştirilmektedir. Etkinliğimize teşrif ederek bizleri onurlandırdığınız için teşekkür ediyor; hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Öncelikle bugünkü etkinliğin yüksek düzeyde organizasyonu için AVİM Başkanı Sayın Alev KILIÇ’a ve Merkezin tüm ekibine teşekkürlerimi sunmak isterim.
Hepimizin mutabık olduğu üzere, bugün Türk Devletleri Teşkilatı tam anlamıyla siyasi ve uluslararası bir örgüt haline gelmiştir.
Gelin hep birlikte TDT’nin (Türk Devletleri Teşkilatı) kuruluş tarihini hatırlayalım.
Herkesin bildiği üzere, SSCB’nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) kurulmasından 1991 yılına kadar Türkiye, dünyadaki tek bağımsız ve uluslararası alanda tanınan Türkçe konuşan devletti.
1990’lı yıllardan itibaren, bağımsız Türk devletlerini bir araya getirecek uluslararası bir siyasi örgüt kurulması hakkında yoğun görüşmeler yapılmaktaydı. Daha önce, 30 Ekim 1992 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın girişimiyle Ankara’da ilk Türkçe Konuşan Devletler Zirvesi düzenlenmiş; Zirveye Turgut Özal, Abulfaz Elçibey, İslam Karimov, Nursultan Nazarbaev, Saparmurat Niyazov ve Askar Akaev katılmıştır. Zirvede katılımcılar, siyasi ve ekonomik birlikteliğin tesis edileceğini ilan etmişlerdir.
Tam teşekküllü bir siyasi örgüt kurma yönündeki aktif çalışmalar, 2000’li yılların ortalarında Kırgızistan, Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan’ın katılımıyla başlamış ve 3 Ekim 2009 tarihinde, tüm Türk dünyasının iş birliği için bir platform oluşturma amacıyla, Türkçe Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi’nin kurulmasına dair Nahçıvan Anlaşması imzalanmıştır.
Türk Konseyi, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın girişimiyle kurulmuştur.
Türk Konseyi, 12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlenen 8. Türk Konseyi Liderleri Zirvesi’nde resmen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) olarak adlandırılmıştır.
Böylece, Teşkilat; bağımsız Türk ülkeleri tarafından, ortak tarih, dil, kültür, din ve halklarımızın dayanışması temelinde kurulmuştur. Türk devletleri arasındaki iş birliği, tarihî ve jeopolitik gerçekliklerin zorunlu kıldığı önemli bir gerekliliktir. Ülkelerimizin her biri farklı ekonomik kaynaklara ve güçlü yönlere sahip olmakla birlikte, hepsini ortak kökler, kültür, din, ortak tarih ve en önemlisi; ortak aydın, parlak bir gelecek birleştirmektedir.
Günümüz itibarıyla, TDT üyesi ülkelerin toplam yüzölçümü 4,25 milyon kilometrekare, toplam nüfusu ise 178 milyondur.
TDT üyesi ülkeler arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 50 milyar ABD dolarının üzerinde olup, TDT ülkelerinin toplam GSYH’si 1,9 trilyon dolardır.
Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde ayrıca Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi, Uluslararası Türk Akademisi, Türk Yatırım Fonu ve Türk Kültürü ve Mirası Vakfı gibi yapılar da faaliyet göstermektedir. Bu kurumlar, kültürel ilişkilerin yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi, siyasi diyalogun artırılması, Türk dünyası araştırmalarının ve geliştirmelerinin desteklenmesi, üye ülkelerin kültürel mirasının korunması ve muhafaza edilmesi ile yatırım çekilmesi gibi konularla ilgilenmektedir.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmaları, Türk dünyası temsilcileri arasında kültürel-eğitsel, sosyal-politik ve ekonomik bağların güçlendirilmesi temelinde etkili bir entegrasyon geliştirmeye yöneliktir. Bu süreçte, Türkçe konuşan ülkelerin halklarının dünya görüşünün temelini oluşturan ortak bir değerler bütünü şekillenmektedir.
Türk devletleri, geçen yıllar içinde uzun bir yol kat etmiş, pek çok önyargı ve engeli aşmıştır. Bir doğu atasözü der ki: “İyi komşular bir araya geldiğinde, çöller bile çiçek açar.” Kırgızistan’da ise şöyle söylenir: “Refahın başı — birliktir,” ve biz biliyoruz ki güç, birliktedir. Türk dünyası ülkeleri, karşılıklı anlayış ve destek temelinde kardeşlik bağlarını güçlendirmek için aktif olarak çalışmakta ve bugün, Teşkilat bölgesel ve uluslararası iş birliği için etkili bir platforma dönüşmüş, dahası dünya jeopolitiğinin merkezinde yükselen bir güç hâline gelmiştir.
Son 15 yıl içinde TDT, Türk dünyasında ulaşım ve bağlantının geliştirilmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Orta Koridor gibi girişimler, bölgesel ticarette adeta bir devrim yaratarak ticareti daha etkili ve sürdürülebilir hâle getirmiştir. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu gibi kilit projeler, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan kesintisiz bir ticaret ağı oluşturma, ekonomik entegrasyonu ilerletme ve küresel varlığımızı güçlendirme konusundaki ortak çabalarımızın çarpıcı örneklerini teşkil etmektedir.
Avrasya bağlantısını artırma çerçevesinde, Orta Koridor’un güney güzergâhının bir parçası olan Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu projesi, bölgesel entegrasyonun temel taşı hâline gelmiştir. İşletmeye alındığında, bu demiryolu Çin’in sanayi merkezi ile gelişmekte olan pazarlar arasında doğrudan bir bağlantı sağlayacaktır.
Ön değerlendirmeler, bu yeni güzergâhın Uzak Doğu, Orta Doğu ve Güney Avrupa arasındaki mesafeyi yaklaşık 900 kilometre kısaltacağını, teslimat süresini 7-8 gün azaltacağını ve yılda 12-15 milyon ton yük taşımayı kolaylaştıracağını göstermektedir.
Ayrıca, TDT, üye ülkeler arasında etkili ve kesintisiz taşımacılığı sağlamak amacıyla taşımacılık prosedürlerinin dijitalleştirilmesi alanında önemli adımlar atmıştır. Öne çıkan girişimler arasında, gümrük işlemlerini basitleştiren “Dijital TIR” projesi ve 2022 yılında Kazakistan ile Özbekistan arasında, Kırgızistan’ın da katılımıyla oluşturulan Yeşil Koridor yer almaktadır. Türkiye ve Özbekistan, karayolu taşımacılığı süreçlerinin dijitalleştirilmesi sayesinde idari maliyetleri azaltan ve sınır geçişlerini iyileştiren e-İzin projesinin uygulanmasında öncülük etmiştir.
Ayrıca, tüm bölgede taşımacılığı kolaylaştıracak dijital gönderi senetleri sistemi e-CMR’in uygulanması çalışmaları devam etmektedir. Bu projeler, taşımacılık sektörünün modernizasyonunu ve üye ülkeler arasındaki ticaretin daha kesintisiz hâle gelmesini hedeflemektedir.
Ekonomik iş birliği, gündemin merkezinde yer almaya devam etmektedir. Bu bağlamda, 2023 yılında kurulan Türk Yatırım Fonu önemli bir aşama olmuştur; fon, bölgedeki iç ticaret ve yatırımları teşvik eden projelerin finansmanına yönelik ortak bir platform sunmaktadır.
Ayrıca, hizmetler ve yatırımlar alanında Serbest Ticaret Anlaşması ile dijital ekonomi alanında Ortaklık Anlaşması’na yönelik devam eden müzakereler, engellerin ortadan kaldırılmasını, iş dünyası için yeni yolların açılmasını ve bölge genelinde büyüme ile yenilikçiliğin teşvik edilmesini hedeflemektedir.
Bu stratejik projelerle Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkeler, Türk dünyasını küresel ticaret yollarında kritik bir bağlantı noktası olarak konumlandırmakta ve daha bağlantılı ve rekabetçi bir bölge oluşturmaktadır.
Ayrıca, Ortak Türk Alfabesi projesinin hayata geçirilmesi yönünde de aktif çalışmalar yürütülmektedir. Bu girişim ilk olarak 1991 yılında önerilmişti ve Eylül 2024’te özel bir komisyon, tüm Türk dillerinin özgün özelliklerini yansıtan 34 harften oluşan Ortak Alfabe taslağını onayladı. Ortak Türk Alfabesi’nin geliştirilmesi, Türk ülkeleri arasında eğitim ve kültür alanlarında daha sıkı iş birliğine yönelik önemli bir adım olmuştur.
Halihazırda TDT üye ülkeleri arasındaki iş birliği, pratik ve dinamik bir zeminde, aynı zamanda sektörel temelde yürütülmektedir: ekonomi, kolluk kuvvetleri, sağlık, savunma, çevre koruma, şehircilik, adalet gibi alanlarda Bakanlar düzeyinde zirveler düzenlenmektedir.
Bildiğiniz üzere, 2024 yılının Kasım ayında Bişkek’te düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi’nin ardından TDT Dönem Başkanlığı, Kazakistan Cumhuriyeti’nden Kırgız Cumhuriyeti’ne geçmiştir. Bişkek TDT Zirvesi’nin sonuçları hakkında sizleri bilgilendirmek isterim.
TDT 11. Devlet Başkanları Zirvesi, 6 Kasım 2024’te Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un başkanlığında Bişkek’te gerçekleştirilmiştir. Zirveye TDT üye ve gözlemci devletlerinin liderleri katılmıştır.
Bişkek Zirvesi’nin konusu doğrultusunda, devlet başkanları ekonomi, çevre, dijital teknolojiler ve güvenlik alanlarında iş birliğini güçlendirme kararlılıklarını ifade etmişlerdir. Alınan başlıca kararlardan bazıları şunlardır:
“Türk Yeşil Vizyonu: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Birlik” başlıklı stratejik belge kabul edilmiştir. Bu belge, ortak hedef ve stratejilerin belirlenmesine yönelik stratejik bir temel oluşturarak, çevresel açıdan güvenli bir geleceğe katkı sunmayı ve Türk dünyasında yeşil gündemin şekillendirilmesini amaçlamaktadır. Söz konusu belge, Kırgızistan’ın Teşkilattaki Dönem Başkanlığı çerçevesinde başarıyla uygulanmaktadır.
Belgede, iklim değişikliğinin TDT coğrafyasında yol açtığı çevresel sorunların çözümüne yönelik üye devletlerin ortak çabalarını sürdürmeleri çağrısında bulunulmuştur. Ayrıca, TDT üye ülkelerinin çevre koruma konularında çabalarını koordine ederek, mevcut çevre sorunlarının çözümüne yönelik bölgesel bir strateji geliştirebilecekleri vurgulanmaktadır.
Ayrıca, ticaret yollarının optimize edilmesi ve bölgesel entegrasyonun güçlendirilmesi amacıyla Orta Koridor ve Trans-Hazar Transit Gümrük Portalı gibi projelerin hayata geçirilmesi yoluyla dijital ve ulaşım bağlantılarının iyileştirilmesi gereğine dikkat çeken Bişkek Bildirisi kabul edilmiştir.
Uluslararası alanda ise, Türk Devletleri Teşkilatı, Gazze ve Lübnan’daki insani yardım faaliyetleri dahil olmak üzere önemli küresel meselelerde ortak bir tutum sergilemiş, ayrıca bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasını desteklemiştir. Bildirisinde, TDT, BM ve AB gibi uluslararası kuruluşlarla daha aktif iş birliği yapılması çağrısında bulunmuştur.
Bişkek Bildirisi, ayrıca Macaristan’ın Türk Yatırım Fonu’na katılımını memnuniyetle karşılamış ve bu adımın Türk devletleri arasındaki finansal dayanışmayı güçlendirdiğini vurgulamıştır.
Türk Kızılay Ağı’nın kurulması ve bölgedeki Kızılay ve Kızılhaç dernekleri arasındaki iş birliği, sınır ötesi insani yardım çabaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir.
Gıda güvenliğinin sağlanması, su kaynaklarının yönetimi, yeşil enerjinin geliştirilmesi, ayrıca Türk Tarım Sigorta Sistemi’nin oluşturulması ve ortak turizm projeleri gibi girişimler, Teşkilat’ın sürdürülebilir kalkınmaya olan bağlılığını teyit etmektedir.
Ayrıca, dijital dayanıklılığın güçlendirilmesinde önemli bir unsur olarak görülen “Dijital İpek Yolu” projesinin, ekonomik rekabetçiliğin ve entegrasyonun artırılmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
Bildiri, üye devletler arasında çalışma hayatı, sağlık, sosyal koruma, tarım ve çevrenin korunması alanlarındaki iş birliğini de pekiştirmektedir. Bu çerçevede, kapsayıcı istihdam, dijital sağlık sistemleri, sürdürülebilir su yönetimi yöntemleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarına özel vurgu yapılmaktadır.
2025 yılında Bişkek’in Türk Dünyasının Dijital Başkenti ilan edilmesi: Bişkek, bu yıl dijitalleşme alanında uluslararası toplantıların ve etkinliklerin düzenlendiği bir dijital merkez haline gelmiş, bu da Türk Dünyasının dijital dönüşüme olan bağlılığını daha da pekiştirmiştir.
Türk Dünyası Tüzüğü’nün kabulü: Bu belge, Türk devletlerinin ortak değerlerini ve hedeflerini yansıtmaktadır. Kardeşlik bağlarına öncelik verilmesi, dayanışma ruhu, Türk coğrafyasının birliği ve diğer temel ilkeler tüzükte yer almaktadır.
TDT bayrağının ve TDT Daimi Temsilcileri Yönetmeliği’nin onaylanması: TDT bayrağının kabulü, bölgesel iş birliğinde yeni bir dönemin başlangıcını simgelemekte olup, daimi temsilciler kurumunun kurulması ise teşkilatın çok taraflı girişimleri kapsamında diplomatik desteğin güçlendirilmesi ve etkileşimin iyileştirilmesini amaçlamaktadır.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Türk birliğinin güçlendirilmesine olan bağlılığı nedeniyle “Türk Dünyası Ali (Yüce) Nişanı” ile ödüllendirilmiştir.
Ayrıca, temel belgeler arasında şunlar bulunmaktadır:
Dijital ticaret ve elektronik etkileşimi desteklemek amacıyla Dijital Ekonomi Ortaklığı Anlaşması,
Doğal afetlere koordineli müdahale için Sivil Koruma Mekanizması Anlaşması,
Uzay teknolojileri alanında ortak girişimleri desteklemek amacıyla Uzay Faaliyetleri Mutabakat Zaptı.
Zirvede imzalanan stratejik anlaşmalar, bölgenin ekonomik ve teknolojik yapısını dönüştürme imkânı sağlamaktadır.
Kırgız Cumhuriyeti’nin 2025 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki dönem başkanlığı, “Türk Dünyasının Güçlendirilmesi: Ekonomik Entegrasyon, Sürdürülebilir Kalkınma, Dijital Gelecek ve Herkes İçin Güvenlik” sloganı altında gerçekleştirilmektedir.
Kırgız Cumhuriyeti, TDT Dönem Başkanlığı çerçevesinde faaliyetlerini, “2040 Türk Dünyası Vizyonu” ve Teşkilatın diğer stratejik belgeleri doğrultusunda yürütmektedir.
Kırgızistan, ekonomik ortaklığın geliştirilmesi, sürdürülebilir kalkınma, dijital entegrasyonun sağlanması ve ortak güvenliğin güçlendirilmesi için tüm çabayı göstermektedir.
Kırgızistan’ın Dönem Başkanlığı, aşağıdaki geniş konu yelpazesinde çok taraflı siyasi diyalog için temsilci bir platform olarak TDT’nin rolünü güçlendiren iş birliği fırsatlarının etkin şekilde kullanılmasına odaklanmaktadır:
– Ortak uluslararası girişimlerin desteklenmesi,
– TDT üye ülkelerinin stratejik ekonomik sektörlerinde projelerin geliştirilmesi (yakıt ve enerji kompleksi, madencilik sektörü, dijitalleşme, ulaşım ve lojistik),
– Güvenlik alanı; bilgi, ideolojik, enerji, gıda ve çevresel güvenlik dâhil olmak üzere.
Kırgız tarafı, dönem başkanlığı kapsamında yalnızca Kırgızistan’da değil, TDT’ye üye diğer ülkelerde de pek çok etkinlik, ilgili bakanlıklar ve kurumlar arasında toplantılar, yuvarlak masa görüşmeleri, festivaller ve sergiler düzenlemiştir.”