Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar, Türkiye Madencilik Derneği’nin Dünya Madenciler Günü dolayısıyla gerçekleştirdiği Sorumlu Madencilik Zirvesi’ne katıldı.
Bakan Bayraktar, zirvede yaptığı konuşmasında“ Endüstriyel ham madde rezervlerinin yüzde iki nokta ikisi, metalik mineral rezervlerinin binde dördü, kömür rezervlerinin yüzde 1’i, jeotermal potansiyelin binde 8’i Türkiye’de. Bor, soda külü, alçı taşı ve kromda dünyada ilk 5’te yer alıyoruz.” dedi.
Bayraktar, konuşmasında şunları söyledi:
“Madencilik ve sektörümüzün çok kıymetli temsilcileri hanımefendiler, beyefendiler, kıymetli basın mensupları bugün madencilik sektörü açısından çok özel bir günde sizlerle bir aradayız. Bir taraftan Türk madenciliğinin temellerini atan adeta cumhuriyetimizle aynı yaşta bir yandan iki kardeş grubumuz, MTA ve ETİMADEN’in doksanıncı kuruluş yıl dönümünü diğer yandan da Türkiye madenciler derneği tarafından düzenlenen sorumlu madencilik zirvesi kapsamında dünya madenciler gününü kutluyoruz. Sözlerimin başında böylesine anlamlı bir toplantıda sizlerle bir arada olmaktan büyük büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum.
Değerli misafirler madencilik ekonomilerin, sanayileşmenin ve teknolojik gelişmelerin temel yapı taşlarında bir tanesi. insanlık tarihi boyunca çıkarılan ve işlenen madenler bulundukları bölgenin ekonomik büyümesine, sosyal refahın artmasına, nüfusun but yükselmesine ve istihdama büyük katkı sağlamıştır. Ülkemizde maden zenginliği ve maden çeşitliliği açısından oldukça büyük bir potansiyele sahip dünyadaki 90 çeşit madenin yetmişi ülkemizde bulunmakta.
Maden çeşitliliğinde, dünyada yedinci sıradayız. Endüstriyel ham madde zerrelerinin yüzde 2 nokta ikisi metalik mineral rezervlerinin binde 4’ü kömür rezervlerinin yüzde biri jeotermal potansiyelin binde 8’i ülkemizde bulunmaktadır. Bor soda külü, alçı taşı ve kromda dünyada ilk beşte yer alıyoruz.
2024 yılı itibariyle sektörümüz 363 milyar liralık ekonomik büyüklüğe ve yaklaşık yüzde birlik, gayrisafi yurt içi hasılatına ve 150 bine yakın doğrudan istihdama ulaştı. Geçtiğimiz yıl 6 milyar dolar maden ihracatı gerçekleştirdik. Bu yıl 11 aydır ulaştığımız 5,1 milyar dolar seviyesinin yıl sonunda 6 milyar doların üzerine çıkacağına yürekten inanıyorum.
Madencilikte, 2002 yılında gayrisafi yurt içi hasılada yüzde elli altılarda olan pay İlk etapta bugünlerde yüzde bire ama hedef olarak ülkemiz için inşallah yüzde beşlere çıkaracağız. Bunu gerçekleştirirken malumunuz bir mottomuz var. Önce insan sonra çevre sonra katma değerli madencilik diyoruz.
Maden güvenliğinden asla taviz vermeden çevreye rağmen değil, çevreye uyum içerisinde, ham madde olarak değil, katma değerli hale getirerek ara ürün ve 3 ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Madencilikte arama faaliyetlerinden üretime kadar her aşamada güncel teknik teknolojileri ve inovatif yenilikçi çözümleri kullanıyoruz. Madencilerimizin sağlığı evlerine ailelerine, sevenlerine sağ salim kavuşmaları bizim en önemli önceliğimiz.
Bu nedenle sıkı ve etkin bir şekilde yürüttüğümüz madenlerdeki denetim faaliyetlerimizi artırıyoruz. 2024 yılında aylık ortalama ve 774 denetim yaparken 2025 yılında bu sayı 806’ya yükseldi. Elbette nicelik kadar denetimin niteliği de büyük önem taşır. Radar, sonar, drone, elektronik takip ve dijital uyarı sistemi sistemleriyle daha etkin denetimler gerçekleştiriyoruz. Bu yoğunlaşan denetimler sayesinde bu yıl 1323 firma idari para cezası uygulandı. Onunla birlikte 2 bin 43 faaliyet durdurma tedbiri aldık.
İnsan sağlığı ve güvenliği yanı sıra faaliyeti tamamlanan maden sahalarının rehabilitasyonuna büyük önem veriliyor. Bugüne kadar rehabilite edilen 13 bin hektarlık sahada 23 noktaya 7 milyon ağaç dikilmesini hep birlikte sağladık..
Madencilik faaliyetiyle birlikte rehabilitasyon yükümlülüğü artık eş zamanlı yürütülüyor. Kıymetli dostlar bugün doksanıncı kuruluş yıl dönümünü kutladığımız köklü çınarlarımız var. Eti Maden savunma sanayiinden nükleer teknolojilere, çelik endüstrisinden tarıma kadar kritik sektörlere yönelik bor ve türevlerini üretiyor. İhraç şampiyonumuz bor madeninde geçtiğimiz yıl 2 buçuk milyon ton satışla 1 milyar 322 milyon dolarlık gelir elde ederek tüm zamanların rekorunu kırıyor.
Yeraltı madenleri zenginliğimizi, katma değerli ürünlere dönüştürmek amacıyla karbür ve ferro bor üretim tesislerini hayata geçirdik.. Ayrıca Eskişehir, 40 kadara kadar kurulan blog tesisle lityum karbon suretinde ilk ürünümüzde elde etmiş olduk. Kumkapı’da, yıllık 600 ton kapasiteli ve endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımıza devam ediyor.
Nadir toprak elementleri son dönemde dünyada olduğu gibi bizde de oldukça gündem olan bir konu. Her ne kadar bazıları bu meseleden yeni haber olsa da MTA genel müdürlüğümüz Eskişehir Beylikova’daki NADİR toprak elementleri sahasında arama faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Yaklaşık 125 bin sondaj gerçekleşti ve bunun sonucunda 694 milyon ton ile dünyadaki tek sahada en büyük Nadir Toprak Elementi kaynağı tespit edildi.
Üretime dönük olarak bor tesisini 2023 yılında devreye aldım. İkinci safha olan endüstriyel tesisin kurulması çalışmalarına da büyük bir hız hızla büyük bir gayretle devam ediyoruz. Hedefimiz 2026 yılında endüstriyel tesisin temelini atmak 2 yıl içerisinde de bu tesisi üretime geçirmek saflaştırma oranı yüzde 92-90 üçten daha yukarılara taşıyacak teknolojiyi daha hızlı bir şekilde elde edebilmek için farklı ülkelerle ve şirketlerle böyle görüşmelerimiz müzakerelerimiz devam ediyor.
Ancak bir kez daha ifade etmek isterim. Nadir Toprak elementlerimizi en doğru şekilde ve milli menfaatlerimizi en uygun şekilde ülkemizin ekonomisine katmayı hedefliyoruz.
Kıymetli misafirler nasıl enerjide tam tam bağımsızlık hedefimiz varsa madenlerde de dışa bağımlılığı bitirmek istiyoruz. Bunu ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu anlayışla başlattığımız milli maden mücadelesinde kritik ve stratejik madenler önemli bir yer tutuyor.
Savunma sanayimiz, yerli otomobilimiz ve bor teknolojilerinin ve bir enerji ekipman üretiminin merkezinde kritik ve stratejik madenler yer alıyor. Bu yıl içerisinde Türkiye kritik ve stratejik madenler raporu malumunuz yayınladık ve kamuoyumuzla paylaştık. Böylece ülkemiz için kritik ve stratejik önemi olan toplam 37 maden türünü belirledik.
Bu madenleri artık özel bir statüde değerlendiriyoruz. Bu alanda arz güvenliği, stok ve özgün planlamaları ile teşvik mekanizmaları içerecek bir yol haritası hazırlayacaksınız.
Kritik madenler strateji belgesini de bir kısa bir süre içerisinde de kamuoyumuza paylaşacağız. Değerli dostlar, geçtiğimiz yıl dünya madenciler günü vesilesiyle buluştuğumuzda hatırlayacaksınız. Madencilikle, yatırımcılarımızın karşılaştığı sorunların en önemli gündem maddelerimizden bir tanesi olurdu ve bu konuda gerekli adımlar atacağımızı ifade etmiştik.
Nitekim bu çerçeveden Gazi meclisimiz, yoğun bir yasama süreci sonunda reform niteliğindeki yeni düzenlemeleri hayata geçirdi. Maden ve enerji alanlarında izin süreçlerini kısaltan sade ve bürokrasiyi azaltarak yatırımların önünü açan 7554 sayılı yasayı oyladı. Yasamız, sayın cumhurbaşkanımızın da onayıyla nihai olarak yürürlüğe girmiş oldu.
Böylece daha planlı ve çevreyle uyumlu yeni bir madencilik altyapısına geçilmiş oldu.
O dönem inşallah artık sona erdi. Yeni düzenlemeye madem ruhsatı verilmeden önce izinler ilgili kurumlar tarafından yatırımcı adına anacak yatırımcı ben bu işe giriyorum dediğinde neyle karşılaştığını bilecek verilen izinler ruhsal süresi boyunca korunacak. Bu da inşallah daha çok yatırım, daha çok üretim ve daha çok ihracat anlamına gelecek.
İkinci olarak arama teminatı getirerek rezerve dayalı nitelikli arma dönemi başlatıyoruz. Arama faaliyetlerinin ciddi ya da yatırım modern yöntemler bilimsel verileriyle yapılması zorunlu hale gelecek. Üçüncü olarak, biraz önce bahsettiğim şekilde Türkiye’nin stratejik vademlerini yasal güvence altına almak Bu mademler için acele kamulaştırma yetkisi kullanılacak kanunla sayın cumhurbaşkanımıza ulusal maden sigorlarını belirleme yetkisi de verilmiş olur.
Türkiye artık sadece maden çıkaran değil, madenimizi stratejik değerine göre yöneten bir ülke haline gelecek. Adeta madencilikte ezberleri bozan bu düzenlemeyle maden bulunmayan 82 bin saha sistemimizden çıkarıldı.
Bu düzenlemeyle birlikte arama adedi 90 binden 8 bine düştü. Böylece sadece gerçek potansiyeli olan sahalar kalmış oldu.
Bu kanun ile enerji arz güvenliği için de çok çok önemli bir adım atıldı.. Özellikle Muğla’daki termik santralleri yerli kömürle besleyecek düzenlemeler yapıldı. Bu bölgede bulunan zeytin ağaçlarının bilimsel esaslarla taşınmasını güvence altına alındı..
Ben inanıyorum ki bu kapsamlı düzenlemelerle madencilikte adeta yeni bir dönemin kapılarını araladık ve yepyeni bir aşamaya geçindik. Şimdi hedefimiz yeni düzenlemelerle madencilik sektörümüze sermaye katkısı yapacak gerek risk sermayesi gerekse uluslararası sermaye ülkemize çekecek ve yeni düzenlemeleri yapmak.
İstanbul’daki İstanbul finans merkezinde maden borsamızı devreye almak istiyoruz. EPİAŞ, bu konuda sermaye piyasası kurulna gerekli başvurusunu yaptı. Bu konuda gerekli izinleri vermesini bekliyoruz.
Bir başka konu daha var. O da altın ithalatı. Türkiye çok önemli bir altın ithalatçısı.
Cari açığı düşürme noktasında bu altın ithalatını mutlak surette azalmamız gerekiyor. Onun için yurt içi ve yurt dışında altın üretimini artırmalıyız. Elbette tekrar söylüyorum. İş sağlığı ve güvenliğinden asla taviz vermeden çevreyi önceleyerek bu yatırımları gerçekleştireceğiz. Şu anda 30-30 40 tonları bulan yıllık üretimi mutlak sürede 100 tonlara çıkarmamız ve yerin altındaki bu değeri ekonomimize kazandırmamız gerekiyor. Altın üretimi noktasında sadece ülkemizde değil, Asya’dan Afrika’ya geniş bir coğrafyada çalışmalar yürütüyoruz.
Afrika’da Nijer’deki altın sahasında faaliyetlerimizin ilk başını tamamladık. Ülkemiz dışında altın üretim ve ilk olarak inşallah ticaretle başlayacağız. Ben her şekilde Özbekistan’da da altın başta olmak üzere farklı maden türlerine yönelik arama faaliyetlerinizi sürdürüyoruz.
Bu ülkelere ek olarak Pakistan, Azerbaycan, Fas,Fildişi ve Suriye’de madencilik haftalarında faaliyetlerimizi somut projelere dönüştürme çalışmalarımıza büyük bir hızla devam eden.siz değerli yatırımcılarımıza, sektörümüzün değerli temsilcilerine şunu söylemek istiyorum. Yurt dışında geliştireceğimiz projelerde Devlet olarak Devlet şirketlerinin de yanınızda olacağız.
Ortaklıklar yoluyla farklı ülkelerde birlikte çalışabilir. Birlikte değer üretebiliriz. Ancak sizlere düşen çok çok önemli bir görev var.
O da sorumlu madencilik anlayışı ile arama ve üretim faaliyetlerinizi sürdürmek, vatandaşlarımızı, gençlerimizi, madenlerle, faal faaliyetlerimizde bilgilendirmeyi ihmal etmemek gerekiyor. Her şeyi devletten bekleyen bir anlayışla değil, bizimle koordineli bir şekilde üniversitelerimiz ve STK’larımızda ülkemizde bir maden seferberliği için emek verin, kafa yorun.Lütfen mesai harcayın.
Ben bu duygu ve düşüncelerle madenlerimize selametle giren geçmiş olsun diye çıkan tüm madenci kardeşlerimin, tüm emekçi kardeşlerinin dünya madenciler gününü tekrar tebrik ediyor. Helal rızık peşinde koşarken hayatını kaybeden maden şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. .
ETi MADEN’İN de MTA’nın doksanıncı kuruluş yıl dönümlerini tekrar tebrik ediyorum. Her 2 kuruluşumuzda görev yapan tüm mesai arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Bu zirvenin. Sorumlu Madencilik Zirvesi’nin ülkemize madencilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.