TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu katıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması; teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ” Şirketler, yapay zekayı yalnızca maliyet düşürmeye yönelik bir araç olarak değil, insan kapasitesini artıran tamamlayıcı bir araç olarak görmeli. İş gücü eğitim programlarını, iş dönüşümlerini, değişen beceri ihtiyaçlarını destekleyecek ve buna göre uyumlandıracak adımlar atmalı.“
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması; teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş Bilge Dil Modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız. şeklinde konuştu.
Bakan Kacır, Ankara’daki Crown Plaza otelde. iş dünyası, teknoloji ekosistemi ve kamu temsilcilerinin buluştuğu, TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ne katıldı. Zirvede; yapay zekânın sanayi, üretim, ticaret, finans ve hizmet sektörlerinde meydana getirdiği dönüşüm, iş dünyasının somut ihtiyaçları üzerinden ele alındı.
Zirvenin; sanayinin, KOBİ’lerin ve iş dünyasının yapay zekâ teknolojilerinden etkin şekilde yararlanması amacıyla gerçekleştirildiğini ve Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğunda kıymetli kazanımlara vesile olacağını belirten Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: ” Bazı buluşlar vardır ki medeniyetin yönünü, aklın ve üretimin rotasını baştan başa çizmiştir. Elektrik; şehirleri, fabrikaları ve günlük hayatı adeta yeniden kurdu. Bilgisayar ve internet, bilgi dolaşımını hızlandırdı; ekonominin, iletişimin ve toplumsal yaşamın çehresini değiştirdi. Bugün ise yeni bir eşiği hep birlikte yaşıyoruz. Bundan seksen yıl önce “makineler düşünebilir mi?” sorusu, ufuk açıcı bilimsel tartışmaların öznesi olarak görülürken; süper bilgisayarlarla artan veri işleme kapasitesi ve gelişmiş algoritmalar, yapay zekâyı bir gelecek tasavvurundan çıkararak hayatımızın ve ekonominin merkezine yerleştirdi.
Üretim süreçlerinden finansa, sağlık teknolojilerinden ulaştırmaya, kamu yönetiminden savunma sanayiine her alanda köklü bir dönüşümü başlatan yapay zekâ devrimi; günümüzde yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ediyor. Geçtiğimiz yıl dünyada yapay zekâ yatırımlarının 1,5 trilyon dolar seviyesine erişmesi ve üretken yapay zekânın kısa sürede oluşturduğu ekosistem, önümüzdeki dönemde yapay zekânın küresel ekonomide oynayacağı rol hakkında ipucu veriyor. Tüm dünyada firmalar, değer zincirlerinin tüm halkalarına yapay zekâ teknolojilerini entegre ediyor, veri ve teknoloji altyapısını güçlendirecek adımlar atıyor. Kuşkusuz, gelecek ufkunu çizen yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu fırsatlar kadar; getirebilecekleri sorun ve sorumlulukları da dikkate almalıyız. Küresel teknoloji yarışının hız kazandığı günümüzde yapay zekâ alanında öncü ülkeler; kendi teknolojik üstünlüklerini muhafazaya yönelik daha korumacı, seçici ve çıkar odaklı politikalar izliyor. Kritik teknolojilere, hesaplama altyapılarına ve nitelikli veriye erişimin az sayıda ülkede ve şirketlerde yoğunlaşması; dünyanın geri kalanı için derin bir teknolojik bağımlılık riski doğuruyor. Kendi verisini yönetemeyen, kendi yapay zekâ modellerini geliştiremeyen ve kritik dijital altyapılarını inşa edemeyen ülkelerin geleceğin dünyasında dijital parya olmaya mahkûm edilecekleri bir gerçek.
Yapay zekânın güvenli, adil, etik ve sorumlu biçimde kullanımı için küresel bir zemin eksikliği; veri güvenliğinden fikrî mülkiyet haklarına, algoritmik tarafsızlıktan şeffaflığa uzanan pek çok riske kapı aralıyor. Bu riskleri doğru şekilde yönettiğimiz takdirde, yapay zekâyı; üretkenlik, yenilik ve toplumsal refah için stratejik bir kaldıraca dönüştürebiliriz. Yapay zekâyı; güvenilirlik, şeffaflık, hesap verebilirlik, insan odaklılık ve etik sorumluluk ilkeleri temelinde Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizin kalkınma yolculuğunun lokomotifi haline getirme gayretindeyiz. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz pek çok hamleyle, bu vizyonu mümkün kılacak güçlü altyapıyı hep birlikte adım adım inşa ediyoruz.
Yapay zekâ alanındaki bilimsel birikimimizi ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek, kritik teknolojilerde millî yetkinliklerimizi geliştirmek ve akademi ile sanayi arasındaki iş birliğini güçlendirmek üzere TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsünü kurduk. Yapay Zekâ Ekosistem Çağrılarıyla; yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan işletmeleri, teknoloji sağlayıcı şirketleri ve araştırma kurumlarını ortak hedefler doğrultusunda buluşturuyoruz. Yapay zekâ alanında üniversitelerimiz ve şirketlerimiz bünyesindeki bilgi birikiminin ekonomik değere dönüşmesine aracılık eden programın ilk dört çağrısında 62 iş birliği projesini destekledik. Bu vesileyle; yapay zekâ sistemlerini iş süreçlerine entegre etmeyi planlayan firmaları, programın beşinci çağrısına başvurmaya davet ediyorum. 14 Eylül’e kadar açık kalacak çağrımızla; akıllı üretim sistemleri, akıllı tarım, gıda ve hayvancılık, finans teknolojileri, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik, akıllı eğitim teknolojileri başlıklarında yapay zekâ çözümlerine ihtiyaç duyan şirketlerimizin, ülkemizin inovasyon altyapısı birikiminden etkin şekilde faydalanmasını sağlayacağız.
Kurumlarımızın yapay zekâ alanındaki somut ihtiyaçlarına yerli ve özgün çözümler geliştirmek üzere attığımız bir diğer adım da Rekabet Öncesi İş Birliği Programımız kapsamında açtığımız Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Çağrısı. Çağrıyla, Türkçe büyük dil modellerini sektörlerimizin özgün ihtiyaçlarına uyarlayacak 10 stratejik projeyi destekliyoruz.
Yapay zekânın sunduğu potansiyeli ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmek; nitelikli veriyi gelişmiş algoritmalarla işleyebilen yüksek başarımlı bir hesaplama altyapısıyla mümkün. Araştırmacılarımızın, girişimlerimizin ve sanayicilerimizin yapay zekâ modellerini geliştirme, eğitme ve ölçeklendirme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu işlem gücünü sağlamak üzere yüksek başarımlı hesaplama kümemiz ARF’i TÜBİTAK bünyesinde hizmete aldık. Yapay zekâ girişimlerimizin EuroHPC süper bilgisayarlarından yararlanmasını ve dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarı arasında yer alan ve Türkiye olarak bizim de ortak olduğumuz MareNostrum 5’in işlem kapasitesine erişimini sağladık.
Ülkemizi, yüksek teknolojide dünyada hak ettiği konuma taşıyacak büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlara kapsamlı destekler sunduğumuz HIT-30 Programı’yla; yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırıyor, hesaplama kapasitemizi büyütüyor ve girişimlerimizin ihtiyaç duyduğu dijital altyapıyı güçlendiriyoruz. Elbette yapay zekâyı gerçek bir kalkınma kaldıracına dönüştürmek için nitelikli insan kıymeti olmazsa olmaz.
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 110 firmadan sektör profesyonellerinin 204 üniversitede ders verdiği Sektör Kampüste Programı, yeni nesil Ecole 42 Okulları ve Yapay Zekâ ve Teknoloji Akademisi gibi öncü uygulamalarla, gençlerimizi yapay zekâ çağının gerektirdiği beceri ve yetkinliklerle donatıyoruz. Ülkemizi yapay zekâda öncü ülkeler arasına taşımak; ekosistemin tüm aktörlerini ortak hedefler etrafında buluşturan, kamu, üniversite ve özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendiren bütüncül bir vizyonla mümkün.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ülkemizin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ yol haritasını ortaya koyan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nı geçtiğimiz ay kamuoyuyla paylaşmasıyla bu alanda atacağımız adımları dünyaya duyurmuş olduk. “Fark et, İstifade et, Üret, Yönet” olmak üzere 4 temel eksen üzerine inşa ettiğimiz planda, yapay zekâ ekosistemimizi beseleyecek 16 eylem belirledik. Eylem Planımız doğrultusunda önümüzdeki dönemde; 81 ilimizde hayata geçireceğimiz Yapay Zekâ Okuryazarlığı Atölyeleriyle; 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz.
Sağlıktan tarıma, eğitimden elektronik ticarete kadar stratejik alanlardaki en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi’nde erişime açacak; araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin yenilikçi çözümler geliştirmesine imkân sağlayacağız. Yapay zekânın ihtiyaç duyduğu hesaplama kapasitesini büyütecek; enerji verimliliğini ve uluslararası standartları gözeterek veri merkezlerimizin kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Kamu yatırım programlarında yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayırarak teknolojik dönüşümü kamu politikalarımızın ayrılmaz bir unsuru hâline getireceğiz.
Kamu kurumlarımız, yerli ve başarılı yapay zekâ çözümlerine ilk kullanım alanı açarak; firmalarımızın ürünlerini geliştirmelerine, doğrulamalarına ve küresel pazarlara taşımalarına referans sunacak. Enerji ve dijital altyapısı hazır Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleriyle, KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza fikirlerini hızla prototipe dönüştürebilecekleri ortam sağlayacağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçirerek, ülkemizin teknolojik kapasitesini daha ileri taşıyacağız.
Yenilikçi çözümlerin güvenli biçimde geliştirilip test edilebilmesi için en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracak; girişimcilerimize öngörülebilir ve yeniliği destekleyen bir uygulama zemini sunacağız. Kuşkusuz yapay zekâ modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş Bilge Dil Modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız. Yerli ve özgün çözümleri geliştiren, ticarileştiren ve küresel pazarlarda ölçekleyen yapay zekâ ekosistemimizi; nitelikli insan kaynağı, güçlü dijital altyapı, etkin kurumsal koordinasyon ve sürdürülebilir finansmanla bütüncül şekilde büyüteceğiz. Türkiye’nin, yapay zekâ devriminin sunduğu ekonomik değerden ve çok yönlü fırsatlardan en üst düzeyde istifade etmesini hep birlikte sağlayacağız.
Bu vizyonun sahadaki taşıyıcıları; yenilikçi girişimlerimiz ve ekonomimizin omurgasını oluşturan KOBİ’lerimiz olacak. Yapay zekâ girişimlerimizin sermayeye erişimini artırmak için yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolar kamu kaynağı yönlendiriyoruz. KOBİ’lerimize teknolojiye erişimde fırsat eşitliği sağlamak, yüksek maliyetli dijital altyapıların oluşturduğu finansman yükünü hafifletebilmek ve yapay zekâ çözümlerini iş süreçlerine daha hızlı entegre etmelerini desteklemek üzere KOSGEB Yapay Zekâ Kredi Programı’nı uygulamaya aldık. Program kapsamında, teknogirişim rozeti sahibi girişimlerimize yüksek başarımlı hesaplama altyapısı, güvenli veri saklama hizmetleri ve yapay zekâ araçlarına erişim için 5 milyon liraya kadar faizsiz finansman sağlıyoruz. Bu imkânı, ilk 12 ayı geri ödemesiz olmak üzere 24 ay vadeyle sunuyoruz. Bu vesileyle şartları karşılayan tüm girişimlerimizi bu imkânlardan faydalanmaya davet ediyorum.
Türkiye’den doğan yapay zekâ girişimlerini dünya markalarına dönüştürmek için girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Yapay zekâ ekosistemimizi güçlendirmek üzere hayata geçirdiğimiz destekler, Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğumuzda girişimlerimizin tecrübesine, yatırım iradesine ve yenilikçi bakış açısına güvenimizin göstergesidir.”
TOBB Başkanı M. Rıfat Hisarcıklıoğlu da İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ndeki konuşmasında şunları söyledi:” Hızla büyüyen dev şirketlerin ortak özelliğinin, yapay zeka tabanlı, kişiselleştirilmiş tüketici deneyimini merkeze almaları olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Birleşmiş Milletler Teknoloji ve İnovasyon Raporu’na göre, yapay zeka piyasa değerinin 5 sene içinde 4,8 trilyon doları bulması bekleniyor. Piyasa değerinin bu seviyeye ulaşmasıyla yapay zekanın, nesnelerin interneti, blokzincir ve elektrikli araçları da geride bırakarak, piyasa değeri en büyük teknoloji alanı olacağı öngörülüyor.”
Rıfat Hisarcıklıoğlu, şirketlerin rekabetçi kalabilmeleri için tüm ürün ve iş süreçlerini, yapay zeka destekli dijital ortamlara taşımak zorunda olduğunu söyledi. Dijital dönüşümü başarıyla uygulayan işletmelerin, gelirlerini ve küresel pazarlara giriş yeteneklerini artırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, yapay zeka ile oluşan tasarrufun, hem maliyeti düşürdüğünü, hem de çevresel etkileri azalttığını vurguladı.
Hisarcıklıoğlu, konuşmasında sözü Harvard Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya getirerek, şunları söyledi: ” Şirketler, yapay zekayı yalnızca maliyet düşürmeye yönelik bir araç olarak değil, insan kapasitesini artıran tamamlayıcı bir araç olarak görmeli. İş gücü eğitim programlarını, iş dönüşümlerini, değişen beceri ihtiyaçlarını destekleyecek ve buna göre uyumlandıracak adımlar atmalı. Ancak bu şekilde yapay zekadan maksimum fayda elde edilebilir. Peki, biz TOBB olarak neler yapıyoruz? TOBB ve TEPAV üzerinden, KOBİ’lerin dijital olgunluk seviyelerini ölçen araçlar geliştiriyoruz. Avrupa Odalar Birliği başta olmak üzere, uluslararası partnerlerimizle, yapay zeka araçlarının kullanımına yönelik eğitim ve mentörlük programları yürütüyoruz.”
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yapay zeka odaklı, dijital dönüşümü hedefleyen ve Türkiye’ye katma değer sağlayacak her türlü projenin yanında olduklarının altını çizerek, “KOBİ’lerimizin yapay zeka araçlarını operasyonlarına dahil etmesi için rehberlik edeceğiz. Nitelikli insan kaynağımızı yetiştirmek adına eğitim ve gelişim programlarını desteklemeyi sürdüreceğiz.” değerlendirmesini yaptı.
Hisarcıklıoğlu, zirve çerçevesinde, yapay zekanın somut kullanım alanlarını da paylaştıklarına değinenerek konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Anadolu’nun en ücra köşesindeki KOBİ’yi, İstanbul’daki teknoloji tedarikçisiyle aynı masaya oturtuyoruz. Bu modelle yapılan B2B toplantılarında, yapay zeka çözümü olan ile yapay zeka araçlarını kullanacak şirketleri bir araya getiriyoruz. Yeni işbirlikleri kurulmasına vesile oluyoruz. Hedefimiz, bu toplantılarımızı sanayinin güçlü olduğu şehirlerimizde yaymaktır. Anadolu iş dünyasını, yapay zeka ile buluşturacağız. Bu teknolojinin firmalarımızda üretimde ve satışta daha etkin kullanımını sağlayarak, verimliliği ve rekabet gücümüzü artıracağız.”
Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyüksimitci de TOBB Türkiye Yazılım Meclisi himayesinde ve Yapay Zekâ Komitesi katkılarıyla düzenlenen TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi’ne katıldı.
Mehmet Büyüksimitci zirvede yaptığı konuşmada; yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme değil, üretimden ihracata kadar tüm sektörleri dönüştüren stratejik bir güç olduğunu söyledi.
Ankara THE GREENPARK otelde gerçekleştirilen 7’ici olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Masa Tenisi Federasyonu’nun 7’inci OLAĞAN MALİ GENEL KURULU’NA, GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ VELİ OZAN ÇAKIR da katıldı ve bir konuşma yaptı.
Divan başkanlığını GSB Spor Federasyonları Daire Başkanı Erbil YİĞİTBAŞ’ın yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE MASA TENİSİ FEDERASYONU Başkanı KEREM KOÇ yaptığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi:
“Kamplar eskiden otellerde olurdu. Artık farklı otellerde kamp yapmıyoruz. Spor tesislerinde kamplar yapıyoruz Sporcularımız, çok daha kaliteli yemekler yiyorlar. Diğer imkanlar da çok daha güvenli. Bunun için buradan yetkililere teşekkür ediyoruz.
Bizlere fırsatlar sunan Tohum Merkezi’nin imkanlarını kullanmaya çalışıyoruz. Burada da ciddi bir tasarruf sağladığımızı söyleyebiliriz. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Ankara’daki Meyra Palace otelin Konferans Salonunda gerçekleştirilen 10’uncu olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Divan başkanlığını AMATÖR SPOR KULÜPLERİ KONFEDERASYONU GENEL SEKRETERİ Abdullah ALBUNAR’IN yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU Başkanı Mehmet Salim KAYICI yaptığı teşekkür konuşmasında, federasyonun kaynaklarını etkin ve şeffaf kullanıldığını vurgulayarak
Herkes ailesi ile çocuklarıyla gelmiş o kadar mutlu olduk ki demek ki biz en büyük faaliyetimizi yapmışız. Burada bir aile ortamı oluşturmuşuz. Bu bizim için çok önemli.
Uluslararası arenada, olimpiyatlarda bütün branşlar içerisinde birinci branşjz. Bu yüzden Türkiye’nin her yerinde bulunan 81 ilinde bulunan 781 km içerisinde kick boks yapan bütün arkadaşlarımı tebrik ediyoruz. Bu zaferler sadece Salim Kayıcı’nın değil, hepimizin zaferidir. Hiçbir zaman ötekileştirme yapmadın.,
Gerek dünya şampiyonası, gerekse Avrupa şampiyonalarında bir norm, bir kriter oluşturduk ve bu kriter neticesinde birinci olan en fazla sporcu puanı alan sporcu, her zamanki şekilde hiçbir şekilde kesilmeden götürülmüştür. Ve burada bakanlık mensuplarımızın hepsine ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Siyah kuşak sınavlarında, antrenör kurslarında, Türkiye şampiyonası ve turnuvalarında hep beraber olmaya çalıştık olabilir. Öyle bir alt yapı oluşturduk ki ben buraya katılan hekese teşekkür ediyorum.
Bu arada şunu söylemek istiyorum okul sporlarıyla ilgili birçok arkadaşım duymayabilir, bilmeyebilir.
Gelecek yıldan itibaren okul sporlara federasyonu kick boksu olarak kabul etmiştir. İnşallah bizler ilettiği zamanlarda bakanlığımıza yapacağımız çalışmalarla artık okul sporlarında temsil eden birinci olan çocuklarımızı bakanlığımız belirleyecek T
Bir Türk insanı olarak çok zekiyiz, çok çalışkanız, çok becerikliyiz ama asla ve asla masada kaybetme gibi bir şeyimiz olmaz, dünyanın her yerinde masadayız. Avrupa’da veyahut uluslararası Akdeniz federasyonu başkanlığı görevini yürütmekteyiz sadece ben değil. Sadece benim olmam önemli değil.
Bu arada, gerek Avrupa’da gerek dünyada gerek Balkanlarda her yerde tüm kurullarda arkadaşlarımız görev yapmakta.
Biz doğru bildiğimizi yapıyoruz. Gerek düzey gerekse online seminerlerimiz yapılıyor ve bundan sonra da yapılacak en önemli kavramlardan bir tanesi şu biz değişen kurallara aynı anda ve zamanında bütün çalışmalar da yapılıyor. Bu benim için çok büyük bir kazançtır ve sporcularımız, gün geçtikçe kendilerini yetiştirmekle geliştirmekte.
Bunun yanı sıra şunu özellikle söylemek istiyorum. Bütün branşlar. Katılım sağladığımız gibi bütün bu araçlarımızda da madalyamız var ve çocuklarımız en iyi, en iyi şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletimizi en iyi şekilde temsil etmek de ve bayrağımızı dalgalandırmaktadır.
Ben bu çocuklarımızın hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Kıymetli arkadaşlar gerek sporda gerekse Türk silahlı kuvvetlerde gerekse Jandarmada gerekse Emniyette gitmediğimiz yer yok her yerde varız. Bu camianın büyüklüğüdür.
Ben burada bakanlık temsilcilerimizin bize verdiği değer kendilerine teşekkür ediyorum.
Aynı zamanda dünya üniversite şampiyonasında varız. Şu anda bir çalışmamız daha var, üniversite oyunlarına giriyoruz.
Gelişen dünyaya ayak uydurmamızın temeli de şudur: yaşayacaksınız.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.