Cumhurbaşkanı Erdoğan, Baykar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı teslimat töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin son 19 yılda yazdığı başarı hikâyesinin en ön safında, hiç şüphesiz, savunma sanayimiz var. Bilhassa insansız hava araçları teknolojisinde ulaştığımız seviye, savunma sanayindeki kabiliyetlerimizin tüm dünya tarafından kabul edilen başarısının ifadesidir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Baykar Taarruzi İnsansız Hava Aracı Akıncı teslimat ve kurs bitirme törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Bugün burada, Türkiye’nin mühendislik kabiliyetlerinin yeni sembolü, bağımsızlığımızın gökyüzündeki yeni temsilcisi Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı’nın teslimatı vesilesiyle bir aradayız” dedi.
Ağustos ayının tarihimizde zaferler ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü 950. Sene-i devriyesini kutladığımız Malazgirt Zaferi’nden, yarın 99. yıl dönümüne kavuşacağımız İstiklal Harbimizin zirvesi olan 30 Ağustos Zaferi’ne kadar pek çok dönüm noktasını bu ay içerisinde yaşadık. Bugünkü programımızla tarihimizdeki bu zaferler halkasına bir yenisini daha eklemiş oluyoruz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 19 yılda yazdığı başarı hikâyesinin en ön safında, hiç şüphesiz, savunma sanayiinin bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa insansız hava araçları teknolojisinde ulaştığımız seviye, savunma sanayindeki kabiliyetlerimizin tüm dünya tarafından kabul edilen başarısının ifadesidir. Çok değil bundan 10 yıl önce, bize bu araçları parasıyla bile satmayan, bakımlarını yaptırmak istediğimizde ‘bugün git yarın gel’ diyenler vardı. Aynı çevreler bugün, sahada oyunu değiştiren Türk İHA’larını ve onların açtığı çığırı konuşuyor” dedi.
Bu başarının gerisinde, Nuri Demirağ, Nuri Killigil ve Vecihi Hürkuş gibi vatanseverlerin akim kalmış mücadelelerini yeniden ayağa kaldıran Türk mühendisleri, teknisyenleri ve teknikerlerinin bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Bu başarının arkasında, ‘yapamayız, beceremeyiz’ diyen mandacı kafalara inat ‘en iyisini, en ilerisini biz yaparız’ diyen inanmış yürekler var. Bu adanmışlığın meyvesini bugün; sınıfında dünyanın en gelişmiş İHA’larından biri olan Akıncı’yı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine katarak alıyoruz. Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur.”
Başarının mimarları olan Bayraktar ailesini, Baykar’ın fedakâr mühendislerini, teknikerlerini, çalışanlarını ve Akıncı’nın tasarım, geliştirme, üretim safhalarında emeği geçen herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden, Akıncı’nın bölgesinde ve dünyada huzurun, güvenin, barışın ve adaletin tesisi için samimi gayret gösteren Türkiye’nin gücüne güç katmasını niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayindeki hassasiyetinin, gözünü kan bürümesinden değil, dünyanın son bir asırdaki serencamından kaynaklandığını dile getirerek, “Son yüzyılda iki büyük savaş yaşayan dünyamız, istikrar ve düzene kavuşmak şöyle dursun daha çetin sınamalarla karşı karşıya kaldı. Dünyanın çeşitli yerlerindeki çatışmalar, kargaşalar ve sosyal düzensizlikler giderek derinleşiyor. Göç, salgın, özellikle salgın hastalık, açlık, kıtlık gibi felaketler, dünya nüfusunun en önemli gündem maddesi olmayı sürdürüyor” diye konuştu.
“VİCDANLAR NASIL SUSKUN KALABİLİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kuruluşların sadece 3-5 ülkenin çıkarlarına hizmet eden çarpık yapılarıyla büyük sorunlara çözüm bulmakta aciz kaldığını söyledi.
Batı’nın son bir kaç yüz yılda bilim, fen ve teknolojide elde ettiği üstünlüğü fırsat bilerek, hak, hukuk, adalet, insan onuru gibi evrensel kavramları kendi refah düzenini korumak için suistimal ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi soruyorum sizlere, Afganistan’da anneler, çocuklarını dikenli tellerin ardındaki yabancı askerlere teslim etmek zorunda kalıyorsa, vicdanlar buna nasıl suskun kalabilir? Filistin’de uçurtma uçurması gereken çocukların bomba seslerinden korkan kardeşlerini teskin etmek için çırpındıkları bir dünyada başlar nasıl huzurla yastığa değebilir? Suriye’nin yerle bir olan şehirlerinde anne, babalar enkaz yığınlarında evlatlarının cansız bedenlerini ararken, dünyanın geri kalanı kendi evlatlarının geleceğine nasıl güvenle bakabilir? Umut yolculuğuna çıkan mültecilerin bedenleri, Akdeniz’in, okyanusların karanlık sularında kaybolurken insanlık buna nasıl bigane kalabilir? Dünyanın dört bir yanında benzer zulümler, farklı sebep ve şekillerle yaşanıyorsa, hangimiz sırtımızı mazlumlara ve mağdurlara dönerek yaşamaya devam edebiliriz? Tüm bu acı tablolar, insan onuruna yaraşır bir hayatı sadece kendilerine reva görenlerin eseridir. Elbette bu sorunlar çözümsüz değildir. Tarihinin hiçbir döneminde adı soykırımla, sömürgeyle, katliamla, işgalle anılmamış, umudu, vicdanı, huzuru temsil eden bir medeniyet tasavvurunu yeniden inşa ederek, karanlık tabloyu tersine çevirebiliriz ama önce buna niyetlenmek gerekiyor. En acısı da karşımızda öyle bir niyetin olmamasıdır.”
“PRENSİBİMİZ, GELİŞTİRDİĞİMİZ HER TEKNOLOJİYİ, İNSANLIĞIN TAMAMININ FAYDASINA SUNMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada olup bitenlere bakıldığında kimi ülkelerin teknolojideki üstünlüklerini, yeni kaynaklar ele geçirmek, sınırları değiştirmek için kullandıklarının görüldüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlbuki teknoloji, huzuru getirmek, savaşları bitirmek, soykırımları engellemek, refahı sağlamak için kullanıldığında tüm insanlığa hizmet edecektir. Türkiye olarak prensibimiz, geliştirdiğimiz her teknolojiyi ülkemizle birlikte insanlığın tamamının faydasına sunmak, hayrına kullanmaktır. Savunma sanayiinde de aynı bakış açısıyla, aynı hissiyatla hareket ediyoruz. Bugün Suriye, Libya, Azerbaycan’da önüne geçtiğimiz insanlık dramları işte bu anlayışın bir sonucudur. Türk askerinin adım attığı her toprakta, Türk bayraklı İHA ve SİHA’ların havalandığı her sema, işte bu sebeple huzur buluyor. Güney Asya’dan Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Balkanlara kadar gittikleri coğrafyaların insanlarıyla, göz hizasında konuşmaya bile özellikle tenezzül etmeyenler, elbette bu durumdan memnun değildir. Hayatları boyunca hep karşısındakinden bir şeyler çalmanın, hep kendine çalışmanın derdinde olanlar, elbette bu tabloyu iyi karşılamıyor. İşte bu sebeple, bölgemizdeki ateş çemberinin içine Türkiye’yi de alacak şekilde genişletmeye çalışıyorlar. Çeşitli zamanlarda PKK’yı, FETÖ’yü, DEAŞ’ı, YPG’yi öne sürüyorlar. Ülkemizi türlü badirelerinin içine çekmek gayretinin gerisinde, hep bu strateji var. Terör örgütlerinin işe yaramadığı durumlarda, gizli, açık ambargolarla, ekonomik tuzaklarla, diplomatik sinsiliklerle netice almaya yöneldiler. Allah’ın yardımı ve milletimizin birliğine, beraberliğine ve kardeşliğine sahip çıkması sayesinde hem sahada hem masada tüm bu oyunların üstesinden geldik.”
“TÜRKİYE’NİN GEÇTİĞİMİZ 19 YILDA ELDE ETTİĞİ NETİCE, 84 MİLYON İNSANIMIZIN TAMAMININ ORTAK BAŞARISIDIR”
Türkiye’nin geçen 19 yılda elde ettiği neticenin, 84 milyon insanımızın ortak başarısı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu başarıda, dünyanın dört bir yanında yüreği bizim için çarpan yüz milyonlarca kardeşimizin de büyük payı vardır. Dünyada örneklerini daha sıkça görmeye başladığımız, geçmişte milletçe de acı şekilde yaşadığımız acı tecrübeler bize, Türkiye’nin her alanda mutlaka gücünü artırması gerektiğine işaret ediyor. Bosna-Hersek’te, Karadağ’da bunu gördük” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bu milletin ne olduğunu, olanların da hissettiğini ve bu şekilde Türkiye’ye bir yaklaşım gösterdiklerini belirterek, “Eğer ülke, millet ve devlet olarak yeterince güçlü olmazsak, bin yıllık vatanımız bu coğrafyadan, bizi adeta bıçakla kazır gibi kısa sürede tasfiye edeceklerinden şüpheniz olmasın. Değerli kardeşlerim, bizim başka vatanımız yok. Bizim gidecek başka bir yerimiz de yok. Onun için ülkemize, vatanımıza, devletimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Üstelik bizim sorumluluklarımız sadece 780 bin kilometrekare ile de sınırlı değil. Eğer bölgemizde, dünyada istikrar, huzur ve düzen sağlanacaksa bunun Türkiyesiz gerçekleştirilmesi düşünülemez” ifadelerini kullandı.
Her alanda bağımsızlığın sağlanmasının dosta güven, hasma korku vermenin en başta gelen şartının savunma sanayinde güçlü olmaktan geçtiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz yüzde 20’lerde yerli oranına sahip savunma sanayisini bu kadar kısa sürede yüzde 80 yerliliğe yaklaştırmak, Cumhuriyet tarihinin en büyük başarılarından biridir. Kamu, özel sektör vasıtasıyla edindiği kabiliyetlerle temelini ecdadımızın attığı savunma sanayisinde Türkiye’yi artık oyun kurucu ülkeler arasına sokmuştur” dedi.
“TÜRKİYE İNSANSIZ ARAÇ TEKNOLOJİLERİNDE KENDİNİ İSPATLAMIŞ BİR ÜLKEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, karada muharebe tankı Altay, taktik araçları Kirpi, Kobra ve Ejder Yalçın, seyyar yüzücü hücum köprüsü Samur ile var olduklarını, denizde millî gemi MİLGEM, amfibi hücum gemileri ve denizaltılar ile bayrak gösterdiklerini dile getirdi.
Havada ise temel eğitim uçağı Hürkuş, taarruz helikopteri Atak, hava füzesi Bozdoğan, insansız hava araçları Anka ve Bayraktar’la semaları doldurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Daha saymakla bitiremeyeceğimiz nice modern sistemlerle ülkemizin gücü tüm dünyaya kabul ettirilmiştir. Millî teknoloji hamlesi vizyonumuzla ülkemizi kritik teknolojilerin satıldığı bir pazar olmaktan çıkartarak bu ürünlerin tasarlandığı, geliştirildiği, üretildiği bir merkez yapmayı hedefliyoruz. Bu hedefe her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Türkiye pek çok savunma sanayi ürünü yanında özellikle insansız araç teknolojilerinde kendini ispatlamış bir ülkedir. Öyle ki bugün tüm dünya insansız hava araçlarımız vasıtasıyla Suriye’de, Libya’da ve Azerbaycan’da uyguladığımız yeni muharebe doktrinini konuşuyor. Ülkemizin sınırlarında kurulmak istenen terör koridorunu nasıl bertaraf ettiği, Akdeniz’deki tek taraflı planlara nasıl ‘Dur’ dediği, Karabağ’daki işgali nasıl sona erdirdiği enine boyuna tartışılıyor. Binlerce tır silah ve mühimmat yardımı yapılan terör örgütlerinin en gelişmiş hava savunma sistemleriyle donatılan rejimlerin Türk SİHA’ları karşısında nasıl çaresiz duruma düştükleri araştırılıyor. Her gün bir uluslararası medya kuruluşunda Türkiye’nin İHA teknolojisindeki başarılarını anlatan haberler, makaleler, röportajlar çıkıyor. Tabii bu ilginin sebebi ülkemizin İHA teknolojilerinde ulaştığı noktadan duyulan sevinç değildir. Bu yakın alakanın asıl sebebi, karşımızdakilerin sahada aldığımız neticenin sebeplerini anlamaya çalışmalarıdır.”
“BÖLGEMİZDE HERHANGİ BİR TASARRUFTA BULUNMAK İSTEYEN ÖNCE TÜRKİYE’YE BAKACAK”
Şimdi de Akıncı ile birlikte dünyanın çok daha farklı müzakerelerin içine gireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her şekilde olursa olsun artık şu gerçeği herkes görüyor, biliyor. Bölgemizde herhangi bir tasarrufta bulunmak isteyen önce Türkiye’ye bakacak. Bölgemizde bir taşı bile yerinden oynatmak isteyen önce Türkiye’nin rızasını arayacak. Bölgemizde operasyona niyetlenen, önce Türkiye’nin barış ve istikrar esaslı yaklaşımını değerlendirecek. Buna rağmen bir adım atmak istiyorsa da iki kere değil 200 kere, 2 bin kere düşünecek sonra hareket edecek. Bizim için bu tablo bir böbürlenme, bir kibirlenme, bir küçümseme sebebi değil. Bu konunun bizim için tek anlamı istiklalimizi ve istikbalimizi korumanın, hakkı ve adaleti savunmanın, mazlumu ve mağduru kollamanın bir aracı olmasıdır. Medeniyetimiz ve tarihimiz bize gücü böyle okumamızı, böyle kullanmamızı, böyle davranmamızı emrediyor. Şair öyle diyor, ‘Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir, öğretmişiz.’ Biz de bu yolda ülkemize ve insanlığa ne kadar çok hizmet edebilirsek onu gerçekleştirme gayreti içindeyiz.”
Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırma ve gençlere 2053, 2071 vizyonlarını miras bırakma konusunda saiklerinin aynı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki gençlerin böyle bir eseri inşa etmenin cehdi ve mutluluğu içerisinde olduğunu, o gençlerle iftihar ettiğini dile getirdi.
Türkiye’nin insansız hava aracı teknolojisindeki başarılarında Türkiye’nin ilk SİHA’sı olan Bayraktar TB2 öncü ve sürükleyici rolünün büyük olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî İstihbarat Teşkilatı, Emniyet, Jandarma ve Orman Genel Müdürlüğü’nün de aktif olarak kullandığı TB2’lerin toplam uçuş süresi 350 bin saati aşarak rekorlar kırmış durumdadır. Millî bir hava aracıyla elde edilen bu rekor, Türk havacılığının ve savunma sanayimizin gelecekte elde edeceği başarıların da habercisidir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi şirketlerinin ürettiği tüm SİHA’ların dünyada yoğun rağbet gördüğünü belirterek, TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA’ için Tunus’la ihracat anlaşması imzalandığını, Bayraktar TB2’leri, Ukrayna, Katar ve Azerbaycan’a ihraç ettiklerini hatırlattı. Yeni anlaşmaların da yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya’nın da içinde bulunduğu 10’dan fazla ülkeyle de ihracat anlaşması imzalandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vakti geldiğinde bunların da teslimatı gerçekleşecek. Millî SİHA’larımız için daha pek çok ülke sırada bekliyor. Elbette bunlar her parayı basanın alabileceği ürünler değildir. Millî teknolojilerimizin, müttefik ülkelerin güvenliğine katkı sunmasını önemli görmekle birlikte kararlarımızı kendi stratejik önceliklerimize göre veriyoruz. Bundan sonra da aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Şimdi de askeri ve diplomatik gücümüzü çok daha ilerilere taşıyacak nice övgüye muhatap olacak göklerin yeni hâkimi Akıncı’yı güvenlik güçlerimizin kullanımına sunuyoruz. Baykar’ın 2005’te 6 kiloluk mini İHA ile başlayan yolculuğu, bugün elektronik aksamından, mekaniğine, yazılımına kadar tüm kritik sistemleri yerli ve milléî olarak tasarlanan 6 tonluk Akıncı’ya ulaştık.”
SİHA’LARIN DENİZ AŞIRI GÖREVLERDE DE KULLANILMASI HEDEFİ
Gelişmiş yapay zekâ sistemleri ve seyir füzesi atabilme yeteneğiyle savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bazı görevleri de Akıncı’nın icra edebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu teknolojiyle İHA liginde ilk 3 ülke arasına girmiş olmamız yeter mi? Yetmez. Şimdi hedefimiz kendi inşa ettiğimiz kısa pistli uçak gemilerimize inip kalkabilen SİHA’lar geliştirebilmektir. İnşallah bunu da başararak SİHA’larımızı deniz aşırı görevlerde de kullanabilecek bir yetkinliğe sahip olacağız” ifadelerini kullandı.
Tüm bunların yanında, Millî Muharip Uçak ve insansız savaş uçağı projelerini de titizlikle sürdürmeye devam ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi insansız savaş uçağı teknolojisinde öncü ülke yapmakta kararlı olduklarını dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu: “Bunu başardığımızda bize verilmeyen 5. nesil savaş uçaklarının da bir adım ötesine geçmiş olacağız. Şu anda karşımda duran ekip gibi on binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca kendisine ve ülkesine inanan, araştıran, geliştiren, üreten gençlere sahip oldukça, bu hedefler yalnızca bir adım ötemizdedir. Büyük ve güçlü Türkiye’yi sizler gibi büyük hayaller kuran, hayallerini hedefe dönüştüren azimle, cesaretle, gayretle çalışarak başaran gençlerle birlikte bunu inşa edeceğiz. Diyorlar ya Z kuşağı. İşte burada Z kuşağı. Sağda solda aramaya gerek yok. Bizim de görevimiz bu ülke için kurduğumuz her hayalde geliştirdiğiniz her projede, yanınızda olmaktır, biz yanınızdayız. Biz sizinle beraberiz, hiç merak etmeyin, sizi asla yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Unutmayın ki, en büyük işler henüz gerçekleşmemiş olanlardır. Ne diyoruz? Oku, düşün, uygula neticelendir. Sizlere güveniyorum. Tayyip Erdoğan olarak bu can bu bedende olduğu müddetçe daima yanınızda olacağımı, yoldaşınız olacağımı, kardeşiniz, arkadaşınız olacağımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”
“ÜLKEMİZİN SAVUNMA SANAYİ ÜSSÜ OLMASI YOLUNDA TÜM KURUMLARIMIZLA BERABER ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılar için bireysel gayretlerin ötesinde takım oyununun ve kolektif oyunun gerektiğine dikkati çekti.
Üzerinde yerli ve millî mühimmatlar olmasaydı Akıncı’yı belki uçurabileceklerini ama asıl vazifesini yerine getirebilmesini sağlayamayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu mühimmatların hiçbirini satın alamayacaktık. Almaya çalıştığın zaman ‘Bugün git, yarın gel’ diyeceklerdi. İşte bu yüzden kamu, üniversite ve özel sektörün iş birliğinde ülkemizin savunma sanayi üssü olması yolunda tüm kurumlarımızla beraber çalışıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK SAGE ile havadan havaya füze sistemleri olan Gökdoğan ve Bozdoğan’a, 100 kilometreye kadar menzili olan hassas güdüm kitlerini, 250 kilometreye kadar menzile sahip ilk seyir füzesi SOM’u geliştirdiklerini kaydetti.
Roketsan ve Aselsan ile Hisar, Atmaca, Cirit, Korkut gibi birçok kritik yerli ürünü kullanıma sunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeniden yapılandırdığımız Makine ve Kimya Endüstrisi silah, mühimmat, patlayıcı ve ekipman üretiminde hızla kendini geliştiriyor. Makine Kimya Endüstrisi son Savunma Sanayi Fuarı’nda görücüye çıkardığı elektrikli fırtına obüsünden deniz topuna kadar bir dizi yeni ürünü de kullanıcılara sunmuştur. Özel sektörümüzün ülkemizi bu alanda yurt dışına bağımlılıktan tamamen kurtaracak yeni nesil patlayıcıların üretiminden dolumuna, kovanından tapasına kadar tüm unsurlarını üretecek yatırımları var. İnşallah bu üretimi yapacak bir fabrika yakında Gerede’de faaliyete geçiyor. Kendi tasarlayıp ürettiğimiz lazer dedektörler SİHA’larımızdan, helikopterlerimizden, uçaklarımızdan atılan güdümlü füzelerimizde kullanılıyor. Yine İHA’larımız için Kalecik’te kurduğumuz test ve değerlendirme merkeziyle bu sektördeki millî üretim yetkinliklerimizi bir üst seviyeye çıkaracağız. Bütün bu yatırımlar sayesinde savunma sanayimiz giderek büyümeye devam ediyor. Ama artık savunma sanayi projeleri başta olmak üzere geleceğin teknolojilerinde vites yükseltme zamanıdır.”
Bugün dünyayı geleceğe taşıyan bilgisayar, küresel konumlama sistemi ve internet gibi tüm önemli teknolojilerin savunma sanayi menşeili olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda geliştirilen teknolojilerin, çok daha büyük bir ekosistemi besleme, harekete geçirme potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi.
“125 MEZUNUMUZ AKINCI’NIN KRİTİK GÖREVLERİNDE YER ALACAK”
Savunma sanayisinde elde ettikleri bu tecrübeyi teknolojinin tüm sivil alanlarına taşıyacaklarını ve çok daha büyük başarılara imza atacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yazılımda ülkemiz parmakla gösterilen bir ülke olacak. Yapay zekâ, insansız ve otonom teknolojilerde istikamet belirleyen bir ülke olacağız” dedi.
Bugün İHA liginde Türkiye’ye basamak yükselten Akıncı TİHA’yı güvenlik güçlerinin envanterine kazandırmanın yanında Akıncı’yı kullanacak personeli de aldıkları kurslardan mezun ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İHA pilotu, faydalı yük operatörü, mekanik motor teknisyeni, elektronik ve silah teknisyenlerinden oluşan 125 mezunumuz, Akıncı’nın kritik görevlerinde yer alacaklar. Bu önemli yükü omuzlayacak her bir kardeşime şimdiden başarılı görevler diliyorum. Sınırlarımız içinde ve sınır ötesinde görev yapan güvenlik güçlerimiz ile ülke güvenliğimiz için savunma sanayi projelerinde çalışan tüm fedakar kardeşlerime de buradan seslenmek istiyorum. Unutmayın, sizin geçirdiğiniz her uykusuz gece milletimizin huzur içinde geçirdiği gece demektir. Önünüzdeki genç arkadaş Selçuk, hafta sonları İstanbul’a geldiğimde kendisini arardım ve aldığım cevap, ‘Akıncı için fabrikada çalışıyorum.’ Gece saat 24.00-01.00 fabrikada çalışıyor. Durmak yok, yola devam diyor. Abi kardeş, ailece fabrikada bu çalışmalarını sürdürdüler. Sonunda şu eserlere hamdolsun kavuştuk. Rabb’im sizlere güç versin, kuvvet versin, hep muvaffak etsin.”
Akıncı TİHA’nın geliştirilmesinde emeği olan herkesi, Bayraktar ailesini, Baykar ekibini, bakanlıkları, Savunma Sanayi Başkanlığını, Millî İstihbarat Teşkilatını ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akıncı’nın milyonlarca saat başarıyla uçmasını, nice kritik görevde ismi gibi öncü olup bizi gururlandıracak neticeler almasını Rabb’imden niyaz ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören alanına gelmeden önce pistte hazır bekletilen iki Akıncı TİHA’yı imzaladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından kursu dereceyle bitirenlere hediye ve sertifikalarını verdi. Demir ve Haluk Bayraktar konuşma sonrası ilk Akıncı teslimatını yaptıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hava aracının 1/10 ölçekli maketini sundu.
Selçuk Bayraktar ise Erdoğan’ın mesajının hava araçlarının yazılımlarına yüklenmiş bir örneğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayraktar Akıncı TİHA’nın taksi, kalkış ve alçak uçuşunu izledikten sonra hava araçlarının kontrol merkezine girerek incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılar vasıtasıyla, Kırklareli’nde yaşayan bütün vatandaşları yürekten selamladığını söyledi.
Kırklareli’nin güzel insanlarına kendisini hasretle bağırlarına bastıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan muhabbeti ve dayanışmayı daim eylemesi temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere katılımcılarla beraber olduklarını ifade ederek “Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle heyecanımızı bugün burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize, Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Bu önemli yatırımın milletin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumları, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine her bir emek sahibini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğuyla ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı, elektrikli, sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı Kırklareli’ne ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek, hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda görecekleri yeni bir dönem başlayacağını dile getirerek “En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“PROJEMİZ TRAKYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE ÇOK CİDDİ KATKILARDA BULUNACAK”
Bunun ulaşımın hızlanması, lojistiğin güçlenmesi ve seyahat süresinin azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, neticede üretimin, ihracatın ve istihdamın artacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olan Kapıkule’deki demir yolu kapasitesini artırdıklarını, gar sahasında yol sayısını 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunu ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkardıklarını belirtti.
Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy’de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu.
Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı’nın öneminin yalnızca Trakya bölgesiyle sınırlandırılamayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hat Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik Kalkınma Koridoru’nun Türkiye’den geçecek 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır. Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor, ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı-Kapıkule hattı, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığı bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Kırklareli’mize ve tüm bölgemize böylesi stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabb’im bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattıkları alanların başında ulaştırma yatırımlarının bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye çıkardık. Yüzde 243’lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye yükseldi. Buradaki artışımız yüzde 236 oldu. Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk.”
Sıfırdan başlayarak ülkeye 2 bin 251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun yüzde 51’i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2 bin 604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4 bin 858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların da çok net gördüğüne inandığı derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak istediğini belirterek, gündemlerinin ne olduğunun, neyle meşgul olduklarının, ne için çalıştıklarının, hedeflerinin ve hayallerinin katılımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.
Kendi gündemlerinde vatandaşa hizmet etmek ve ülkeye eser kazandırmak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta Şanlıurfa’daydık. Urfa’da 2 bin yatak kapasiteli şehir hastenemizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu’da Türkiye’nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun’da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ YENİ YÜZYILA HAZIRLAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ KOŞTURUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Kırklareli’nde olduklarını, durmadan, dinlenmeden 7 gün 24 saat aşkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz icraat üretiyoruz, icraat. Hizmet üretiyoruz, hizmet, laf değil. Taş üstüne taş koyuyoruz. Biz Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
Dikkat edildiğinde onların gündemlerinde hiçbir somut proje olmadığını, yalanın ise onlarda bol olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerilerinin olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.”
“SİZ ÖNCE SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİNİZ BELEDİYELERİN HESABINI VERECEKSİNİZ”
Bunun adının siyaset, muhalefet etmek ve kamu adına hesap sormak olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. ‘Ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kendilerine siyasi etik dersi vermeye kalkmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının suç işleyenin, suçu sabit olanların yakasına yapıştığını vurgulayarak, “Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“AKIL VE BASİRETLE BU HASSAS SÜRECİ YÖNETECEĞİZ”
Kirli yöntemler, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarına karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”
Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik etti.
Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da bir konuşma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tablo hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, duanın ardından açılış kurdelesini kesti.
Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi gerçekleştirerek Babaeski’den Lüleburgaz’a yolculuk yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Rabb’imize hamdolsun” dedi.
“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”
TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.
“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”
Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.
Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.
Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.
Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”
“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.