Nesiller Arası Sanayiciler Derneği, ilk kurumsal ziyaretini “baba ocağı” olarak nitelendirdikleri Anadolu OSB’ye gerçekleştirdi.
Ziyarettte, sanayide kuşaklar arası devamlılık, tecrübe aktarımı, kurumsal hafıza ve üretim kültürünün geleceğe taşınmasının önemi vurgulandı.
Nesiller Arası Sanayiciler Derneği (NASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sıla Karaca ve beraberindeki heyet, Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti.
Ziyarette, NASAD heyetini; Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve OSİAD Başkanı Esat Hisarcıklılar, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Kurt ve NASAD Kurucu Üye Tunca Güçlü ile Denetim Kurulu Üyesi Ali Efe Kılıç karşıladı.
Gerçekleştirilen görüşmede; Türkiye sanayisinin sürdürülebilirliği, sanayi kuruluşlarının nesilden nesile devamlılığı, birinci neslin sahip olduğu üretim tecrübesinin yeni kuşaklara aktarılması, sivil toplum bilinci ve yeni nesil sanayicilerin sorumlulukları ele alındı.
NASAD heyetini Anadolu OSB’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, sanayicilerin yalnızca üretimde değil, toplumsal sorumluluk alanında da aktif yurttaşlık bilinciyle hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
NASAD üyelerini bu sorumluluğu üstlendikleri için kutlayan Tuncay, organize sanayi bölgelerinin ve sanayi işletmelerinin sürdürülebilirliğinde nesiller arası devamlılığın hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Tuncay şunları söyledi:
“Sanayide yalnızca sermayenin değil; bilgi birikiminin, tecrübenin, üretim kültürünün ve mücadele hafızasının da nesilden nesile aktarılması gerekiyor. Bölgelerde bizzat yaşayan, üreten, istihdam sağlayan insanların bu bilinçle hareket etmesi, ülkemizin sermayesinin ve sanayi birikiminin kaybolmasının önündeki en büyük güvencelerden biridir.”
Sanayicinin yıllar içerisinde edindiği deneyimin en az yatırım kadar değerli olduğuna işaret eden Tuncay,“Bilgi birikimlerimiz sizin sayenizde ziyan olmasın.”mesajını verdi.
Yeni kurulan yapıların üye sayısının ötesinde ortaya koyacağı nitelikli çalışmalarla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tuncay, “Önemli olan kalabalık olmak ve sayısal güç değil, aynı hedefe inanan nitelikli bir güç oluşturabilmektir.”
Tuncay, NASAD’ın sanayide nesiller arasında kuracağı bağın yalnızca aile şirketleri açısından değil, Türkiye’nin üretim ekosisteminin geleceği açısından da önemli olduğunu vurguladı.
Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve OSİAD Başkanı Esat Hisarcıklılar da kuşakları aynı hedef etrafında bir araya getiren sivil toplum yapılarının sanayi dünyası için önemli bir “can suyu” niteliğinde olduğunu söyledi.
Sanayinin geleceğinin yalnızca yeni yatırımlarla değil, mevcut bilgi ve tecrübenin doğru biçimde aktarılmasıyla mümkün olacağını belirten Hisarcıklılar,
“NASAD gibi yapılar, geçmişin tecrübesi ile geleceğin vizyonu arasında çok kıymetli bir köprü kuruyor.”değerlendirmesinde bulundu.
Hisarcıklılar, OSİAD ve Anadolu OSB olarak NASAD’ın yanında olmaya ve çalışmalarına destek vermeye devam edeceklerini ifade etti.
Anadolu OSB Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Kurt ise sivil toplum kuruluşlarında görev almanın bireysel ve toplumsal sorumluluğun önemli bir parçası olduğuna dikkat çekti. Kurt, “Hangi mesleği yaparsanız yapın, mutlaka bir sivil toplum kuruluşunda görev alın. Çünkü yaşadığımız topluma karşı sorumluluğumuz yalnızca yaptığımız işle sınırlı değil.”ifadelerini kullanarak NASAD yönetimine başarı dileklerini iletti.
NASAD Yönetim Kurulu Başkanı Sıla Karaca konuşmasında derneğin ilk kurumsal ziyaretini Anadolu OSB’ye gerçekleştirmesinin kendileri açısından özel bir anlam taşıdığını belirtti.
Anadolu OSB’yi “baba ocağı” olarak gördüklerini ifade eden Karaca, Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay ile OSİAD Başkanı Esat Hisarcıklılar’ın bugüne kadar kendilerine açtıkları yolun ve verdikleri desteğin NASAD’ın kuruluş sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
NASAD’ın yalnızca yeni bir dernek kurma düşüncesiyle değil, sanayide gerçek bir ihtiyaca cevap verme hedefiyle yola çıktığını belirten Karaca şöyle konuştu:
“Biz de sizler gibi hayallerimizle yola çıktık. Birinci neslin tecrübesiyle yeni neslin enerjisini, teknolojisini ve vizyonunu aynı masada buluşturmak istiyoruz. Sanayinin geçmişini bilmeden geleceğinin kurulamayacağına inanıyoruz.”
Karaca, NASAD’ın kuruluş felsefesinin sanayi işletmelerindeki kuşak değişimini yalnızca bir yönetim devri olarak görmediğini ifade ederek, “Bizim için nesilden nesile geçiş; yalnızca bir koltuğun, fabrikanın ya da şirket hissesinin devri değildir. Bir kültürün, emeğin, tecrübenin, itibarın ve üretme azminin geleceğe taşınmasıdır.”dedi.
Derneğin en temel amaçlarından birinin farklı kuşaklardan sanayiciler arasında sürdürülebilir bir iletişim ve dayanışma ağı oluşturmak olduğunu ifade eden Karaca, NASAD’ın yolculuğunu şu sözlerle özetledi:
Karaca, “Bu sözün hakkını vermek istiyoruz. Köklerimizi unutmadan geleceği konuşacağız. Kurucu neslin yıllarca biriktirdiği tecrübeyi yeni neslin dinamizmiyle buluşturacağız. Bugün kapınızı ilk kez çalıyoruz ama bundan sonra çok sık çalacağız. Bizlere bugüne kadar açtığınız yollar, verdiğiniz cesaret ve bundan sonraki destekleriniz için teşekkür ediyoruz.”ifadelerini kullandı.
Ziyarette, sanayi işletmelerinin kuşaktan kuşağa güçlü biçimde aktarılmasının; üretim kapasitesinin, istihdamın, girişimcilik kültürünün ve yerli sermayenin korunması açısından taşıdığı önemin altı çizildi.
NASAD’ın bundan sonraki süreçte; birinci, ikinci ve üçüncü nesil sanayicileri aynı çatı altında buluşturmayı, kurumsal hafızayı korumayı, tecrübe aktarımını güçlendirmeyi ve yeni nesil sanayicilerin geleceğin üretim dünyasına hazırlanmasına katkı sağlamayı hedeflediği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.