Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yerleşkesi konferans salonunda düzenlenen törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı ve bir konuşma yaptı.
2026 Yılı “Türk Diline Hizmet Ödülleri” Kazananlar şöyle:
Akademik çalışmalarıyla Türkçenin gelişimine sağladığı katkılardan dolayı Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Gülsün Leyla Uzun,
Balkanlar’da Türk dili mirasının yaşatılmasına yönelik çalışmasıyla Bulgaristan Şumnu Üniversitesinden Doç. Dr. Menent Shukrieva,
Türk dünyasının sesini uluslararası alanda duyurma başarısından dolayı.Türkmeneli Televizyonu ve
Türkoloji ve dil araştırmaları alanındaki köklü çalışmalarıyla Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi.
Bakan Ersoy, “Dil, bir milletin hafızasıdır, kimliğidir; varlık ve istiklal sebebidir. Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil binlerce yıllık tarihimizin, medeniyetimizin ve ortak değerlerimizin taşıyıcısıdır.” dedi.
Türkçenin millî hafızadaki yerine işaret eden Bakan Ersoy, ortak Türk alfabesi konusunda sağlanan mutabakatın ortak dil ve ortak gelecek ideali açısından taşıdığı önemin altını çizdi. Bakan Ersoy, sosyal medya ve dijital dünyanın oluşturduğu yeni dil alışkanlıkları karşısında Türkçenin doğru ve özenli kullanılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu da kaydetti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri ERSOY konuşmasında, Türkçenin milletin tarihini, kültürünü ve ortak hafızasını taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu vurguladı. Dile sahip çıkmanın, milletin tarihine ve medeniyet birikimine sahip çıkmak anlamına geldiğini hatırlatan Bakan Ersoy dilin kaybedilmesiyle millî hafızanın, hafızanın kaybedilmesiyle de istiklal ve istikbalin tehlikeye gireceğini belirtti.
Türkçenin uluslararası çapta bilim, kültür ve sanat alanlarındaki gücünün artırılması gerektiğini ifade eden Bakan ERSOY, Türk dünyasında ortak dil bilincinin güçlendirilmesinin önemini de vurgu yaptı. Türk Diline Hizmet Ödüllerinin, Türkçeye emek veren kişi ve kurumlara millet adına sunulan bir hürmet ve vefa göstergesi olduğunu lbelirten Bakan Ersoy, ödül sahiplerini tebrik ederek Türkçeye yaptıkları katkılar dolayısıyla kendilerine teşekkür etti.
Yüksek Kurum Başkanı Prof. Dr. Derya ÖRS de konuşmasında, “94 yıl önce bugün, 26 Eylül 1932’de toplanan Birinci Türk Dil Kurultayı, milletimizin kendi kaynaklarına dönme, kendi kimliğini inşa etme ve dilini muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma kararlılığının bir beyanıdır.” şeklinde konuştu.
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT ise “Türkçe, Kâşgar’dan Bosna’ya, Kerkük’ten Bakü’ye, Ankara’dan Girne’ye geniş bir coğrafyada yankılanan devasa bir senfonidir. Bu senfoninin tek bir notası bile zayıflarsa ruhumuz eksilir. 94. Dil Bayramı vesilesiyle bir kez daha ilan ediyoruz ki; Türk Dil Kurumu, bu senfoninin kıyamete kadar aynı gürlükte ve durulukta çalınması için nöbetinin başındadır.” değerlendirmesinde bulundu.
2026 Yılı “Türk Diline Hizmet Ödülleri töreni ödüllerin sahiplerine takdimi ve hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.