Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı ile HAVELSAN arasındaki KOVAN Programı İş Birliği Protokolü İmza töreni HAVELSAN’ın konferans salonunda düzenlendi.
İmza töreninde bir konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Vedat Işıkhan, KOVAN Programı ile gençlerin çalışma hayatına hazırlanmasına ve savunma sanayisinin nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine yönelik yeni bir iş birliğini hayata geçirmek üzere bir arada olduklarını belirterek, “Malumunuz, savunma bir ülkenin can damarı ve beka meselesidir. İçerisinde bulunduğumuz bu küresel sistemde, ülke olarak ne kadar büyük veya ne kadar güçlü olursanız olun, gücünüz ancak savunma sistemlerinizin büyüklüğü kadar olacaktır. Bu gerçekten hareketle, savunma sanayimiz, hamdolsun ki Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, gerek kamuda gerekse özel sektörde, ülkemizin ve milletimizin bekası uğruna gecesini gündüzüne katarak büyük bir emek ve fedakarlıkla çalışan kadrolarımızın gayretiyle, bilhassa son yıllarda çok önemli ilerlemeler kat etti.” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî teknolojilerle üretim kapasitesini artırırken, savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma yönünde ciddi bir ivme yakalandığına vurgu yapan Işıkhan, “Bizler de bu gelişimin sürdürülebilmesi için sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştiriyor, gençlerimizi nitelikli istihdam imkânlarıyla buluşturmak için Bakanlık olarak çalışıyoruz. İşgücü piyasasının ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, aktif işgücü programlarımızı işverenlerimizle birlikte şekillendiriyoruz. Bugün başlatacağımız KOVAN Programı kapsamındaki mesleki eğitim kursu da bu yaklaşımımızın savunma sanayiindeki yeni bir örneğidir. HAVELSAN’ın geliştirdiği millî iş yönetim sistemi KOVAN için uzman yetiştireceğimiz bu programla, gençlerimize teknoloji alanında yeni bir meslek ve kariyer imkânı sunmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, istihdamı artırmanın, işsizliği azaltmanın ve vatandaşların çalışma hayatına katılımını güçlendirmenin, ekonomi ve sosyal politikaların temel öncelikleri arasında yer aldığına değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son yıllarda bu alanda yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını işgücü piyasası verilerinde de görebilmekteyiz. Haziran ayında işsizlik oranımız yüzde 7,6 ile Cumhuriyet tarihimizin en düşük seviyesine gerilemiştir. Temmuz ayında ise bu oran yüzde 8.1 olarak gerçekleşmiştir. İşsizlik oranımızın 39 aydır tek haneli seviyelerde seyretmesi, çalışma hayatında uyguladığımız önemli politikaların bir sonucudur. Genel işsizlikte kaydettiğimiz bu gelişmeler, gençlerimizin ve kadınların işgücü piyasasındaki durumuna da yansımaktadır. Genç işsizliği Haziran ayında yüzde 12,8, Temmuz ayında ise yüzde 14,5 olarak gerçekleşmiştir. Kadın işsizliği ise Haziran ayında yüzde 9,8, Temmuz ayında ise yüzde 10,6 olmuştur. Bu oranları uzun dönemli verilerle karşılaştırdığımızda, genç işsizliğinin 2019’da yüzde 25,4 iken 2026 Temmuz ayı itibarıyla yüzde 14,5’e gerilediğini, kadın işsizliğinin ise aynı dönemde yüzde 16,5’ten yüzde 10,6’ya gerilediğini görmekteyiz. Orta Vadeli Programımızda işsizlik tahmini hedeflerinin aşağı yönlü güncellenmesi, önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerimizi de güçlendirmektedir. Bakanlık olarak, inşallah, bu kazanımlarımızı kalıcı hâle getirmek, daha fazla vatandaşımızı çalışma hayatına kazandırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”
Sadece istihdam değil, aynı zamanda nitelikli istihdam hususunun da gelecek hedefleri arasında oldukça hayati bir mesele olarak durduğunu kaydeden Işıkhan, “Bu öneme binaen, gençlerimizin istihdamına yönelik çalışmalarımızı bu yıl daha da kapsamlı bir çerçeveye taşıdık. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 6 Ocak’ta kamuoyuyla paylaştığı Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ Programımızı hayata geçirmiştik. GÜÇ ile gençlerimizin eğitimden çalışma hayatına geçişini kolaylaştırmayı ve ihtiyaç duydukları beceri ve deneyimi kazanmalarını desteklemeyi amaçlıyoruz. Stajdan mesleki eğitime, işgücü piyasasına uyumdan ilk iş deneyimine kadar farklı ihtiyaçlara cevap veren programlarımızı bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Üç yıllık dönemde 3 milyon gencimizin istihdama kazandırılmasını hedefliyoruz. Temmuz 2026 itibarıyla GÜÇ kapsamında 630 bin 618 gencimize ulaştığımızı burada memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu da elbette İŞKUR’umuzun çok önemli bir başarısıdır, kendilerini kutluyorum. Bu sonuçlar, eğitimlerin işgücü piyasasının ihtiyaçlarına göre hazırlanmasının önemini ortaya koymaktadır. Bu farkındalıkla inşallah, kamu kaynaklarımızı etkin biçimde kullanarak vatandaşlarımızın becerilerini geliştiren ve istihdama geçişlerini kolaylaştıran programlarımızı güçlendirmeye devam edeceğiz.” bilgilerini paylaştı.
KALFA Programı’nı da hayata geçirdiklerini hatırlatan Işıkhan, “Bakanlığımız ile Savunma Sanayii Başkanlığımız arasında 2023 yılında imzaladığımız KALFA Programı iş birliği protokolüyle, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün yetiştirilmesine yönelik bir mekanizma oluşturduk. Savunma Sanayii Akademimiz de bu çalışmaların koordinasyonunda önemli görevler üstlendi. KALFA kapsamında gömülü sistemler, radar ve haberleşme sistemleri, siber güvenlik ve benzeri uzmanlık alanlarında mesleki eğitim kursları düzenledik. Programın ilk etabında depremden etkilenen gençlerimize öncelik verdik. Aralık 2023’te 97 gencimizin mezuniyet törenini gerçekleştirdik. Savunma Sanayii Başkanlığımızın oluşturduğu istihdam havuzu aracılığıyla mezunlarımızın ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ ve STM gibi kuruluşlarımızda istihdam edilmelerini sağladık.” şeklinde konuştu.
Bakan Işıkhan, yine aynı iş birliği anlayışıyla HAVELSAN’ın KOVAN sistemi için uzman yetiştirilmesine yönelik yeni bir adım atacaklarını söyleyerek, şöyle devam etti:
“Bu kapsamda, Kurumsal Kaynak Planlama alanında mesleki eğitim kursu düzenleyerek gençlerimizi KOVAN sisteminin kullanımı, kurulumu ve kurumların iş süreçlerine uyarlanması alanlarında yetiştireceğiz. Böylece millî yazılımımızın yaygınlaşmasına katkı sağlarken gençlerimiz için yeni bir uzmanlık ve kariyer alanı da oluşturmuş olacağız. Bir yıl içerisinde inşallah 500 gencimizi KOVAN alanında uzmanlaştırmayı hedefliyoruz. Programa, lisans mezunu gençlerimiz katılabilecektir. Eğitim içeriğini HAVELSAN’ın ihtiyaçları doğrultusunda ve sektörle birlikte hazırladık. Gençlerimiz, KOVAN sistemi üzerinde uygulamalı eğitim alarak kurumların iş süreçlerine yönelik bilgi ve becerilerini geliştirebileceklerdir. Kursiyerlerimize eğitim süresince İŞKUR tarafından günlük 1.079 lira zaruri gider ödemesi yapılacaktır. Ayda 26 gün eğitime katılan bir gencimiz, net asgari ücret düzeyinde, yani 28 bin lira bir ücret alacaktır. Ayrıca kursiyerlerimizin genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primleri de İŞKUR’umuz tarafından yatırılacaktır. Bu kapsamda, 500 gencimizin eğitimi için yaklaşık 45 milyon liralık kaynak ayırıyoruz. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan gençlerimizin savunma sanayii ekosisteminde istihdama geçişleri konusu da İŞKUR, Savunma Sanayii Başkanlığımız ve HAVELSAN tarafından takip edilecektir.”
Bakanlık olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonunda savunma sanayii başta olmak üzere sektörlerin yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamaya yönelik iş birliklerini sürdüreceklerine işaret eden Işıkhan, “İşverenlerimizden gelen talepleri dikkate alarak mesleki eğitim kurslarımızı ve işbaşı eğitim programlarımızı sürekli geliştirmeye, değiştirmeye devam edeceğiz. KOVAN kapsamında edineceğimiz tecrübenin, benzer ihtiyaçlar için hazırlanacak aktif işgücü programlarımıza da katkı sunacağına inanıyorum. Bu vesileyle bu iş birliğimizin hayata geçirilmesinde emeği geçen Savunma Sanayii Başkanımıza, Haluk Hocama, Savunma Sanayii Akademimize, HAVELSAN Genel Müdürümüze, İŞKUR Genel Müdürümüze ve bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Programımıza katılacak gençlerimize başarılar diliyorum. KOVAN mesleki eğitim kursumuzun gençlerimize, savunma sanayimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın yer aldığı törendeki, İşbirliği protokolünde HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar ve İŞKUR Genel Müdürü Samet Güneş’in imzaları bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.