Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, kısa adı AFAD olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndaki basın brifinginde Deprem bölgelerinde hayranlık uyandıran bir arama kurtarma çalışmasının yürütüldüğünü ve sonuç alındığını, Hatay’da Defne Apartmanının enkazından 278’inci saatte çıkarılan 45 yaşındaki Hakan Yasinoğlu’nun kurtarılmasına da atıfta bulunarak “Arzu ederiz ki bu ümit ve umut devam etsin ve bununla ilgili de biz, ne gerekiyorsa sonuna kadar yapmaya hazırız. Sonuna kadar da çabamızı devam ettiriyoruz.” dedi.
Fuat Oktay, arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına 35 bin 250 personelin katıldığını hatırlatarak dezenformasyon amacıyla art niyetli yapılan açıklamalara inanılmaması gerektiğini vurguladı.
Fuat Oktay, arama kurtarma çalışmalarında K9 köpeklerinin, ısıya ve sese duyarlı teknolojik imkanların kullanıldığını enkazlarda arama kurtarma faaliyetinin 200’ün altına indiğini de belirterek şöyle konuştu; “11 ilimizde 200’ün altında, şu andaki enkaz çalışmaları devam eden illerimiz. Hatay en fazla olanı, yine Maraş ikinci sırada, Diyarbakır’da tek bir binamızda devam ediyor, sona yaklaşılmak üzere orada da. Adıyaman’da 4 ve Antep’te bir binamız olmak üzere. Artık arama kurtarma faaliyetlerinde son ana kadar her türlü katkıyı, her türlü çabayı sarf etmekte kararlıyız.”
Fuat Oktay, daha sonra konuşmasında, arama kurtarmadan beslenmeye, barınmadan hasar tespit çalışmalarına ve sağlığa kadar tüm alanlarda 264 bin 389 personelin farklı birimlerde çalışmalarına devam ettiğini ve her bir bakanlığın sahada olduğunun altını çizerek 12 binin üzerinde iş makinesinin de kullanılmakta olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı yardımcısı Oktay, Tahliye merkezleri ve hava yolları aracılığıyla 374 bin 313 kişinin deprem bölgesinden tahliye edildiğine vurgu yaparak refakatsiz çocuklar konusunda şunları söyledi; “Refakatsiz çocuklarla uzaktan yakından alakası olmayan isimlerin, sadece marka görünümlü posterlerle veya birkaç kişinin bir araya gelip yaptığı gösterilerle, refakatsiz çocuklara devletin kayıtsız kaldığı şeklindeki bir dedikoduya asla müsaade etmemiz mümkün değildir. Çocuklar bizim başımızın tacıdır, çocuklarımız sadece bugünümüz değil geleceğimizdir. Onlar için ne yapsak azdır ve asla bir tanesini bile mağdur etmeyiz ve kimseye de muhtaç etmeyiz. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığımız her bir çocuğun takipçisidir. Sağlık Bakanlığımız aynı şekilde, orada her bir refakatsiz çocuğumuz hemen kontrol altına alınmakta, kayıt altına alınmakta. Şu anda da refakatsiz çocuklarımızın sayısı 1589’dur. Bu 1589 çocuğumuzun ailelerine teslim edileni 953’tür. Bu güzel haber, bir de hastanede takip ettiğimiz 556 çocuğumuz var. O da Sağlık Bakanlığımıza emanet ama Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız da aynı şekilde takibini yapıyor. Yine Sevgi Evleri gibi çocuk birimlerimiz var, 80’i orada. Diğer tarafta kimlik belirlemeye çok ciddi şekilde önem veriyoruz. 1342’sinin kimliğini belirlemiş durumdayız. Geriye kalan 247’sinin de kimliklerini belirlemeye çalışıyoruz.”
Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay, refakatsiz çocuklara sahip çıkmak isteyen aileler konusundaki denetim ve araştırmaların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sıkı şekilde yapıldığına işaret ederek “Afet dışarısında sinyal veren GSM numaraları sayısı yaklaşık 2 milyon civarında” Oktay, depremden etkilenen illerde 597 bin 594 binadaki 2 milyon 576 bin 917 dairenin hasar tespiti çalışmalarının tamamlandığını, 75 bin 717 binadaki 306 bin 568 dairenin yıkıldığını veya acil yıkılacak-ağır hasarlı durumda olduğunu belirtti.
Az hasarlı ve hasarsız 1 milyon 900 bin civarında daire bulunduğunu ifade eden Fuat Oktay, vatandaşların bu dairelere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının değerlendirmeleri sonrasında dönebileceğini bildirdi.
Fuat Oktay, kendi imkanlarıyla deprem bölgesinden ayrılanların çok yoğun olduğunu bildiklerini dile getirerek şunları kaydetti; “Normal zamanlarda afet bölgesi içerisinde sinyal verip de sonradan afet dışarısında sinyal veren GSM numaraları sayısı yaklaşık 2 milyon civarında. Dolayısıyla bizim çalışmalarımız, bu afetzedelerin gittiği illerde ve ilçelerde de yoğunlaşmış durumda. Buralarda da geçici barınma imkanı sağlamaya çalışıyoruz.”
Cumhurbaşkanı yardımcısı Oktay, Beslenme konusunda da başta Kızılay olmak üzere tüm ilgili kurumların çalışmalarını sürdüğünü belirtti ve tüm bu faaliyetlerin AFAD koordinasyonunda yürütüldüğünü ifade etti.
Çadır ve konteynerlerin kurulmasının da afet bölgesi içinde yürüyen önemli çalışmalardan birisi olduğunu hatırlatan Fuat Oktay; “172 bin 780 çadır kurulmuş durumda. Küçük çadır kentler veya belirli yerlerde daha büyük çadır kentler olarak. Şu anda 200 binin üzerinde de yine planlaması yapılmış, bölgeye sevk edilecek çadırlar var. 5 bin 831 konteyner kurulmuş durumda. Burada da yine yaklaşık 75 bin ile ilgili altyapı çalışmaları tamamlanmak üzeredir.” şeklinde konuştu.
Çadır ve konteyner üretiminin gerek yurt içi gerekse uluslararası firmalardan yoğun olarak devam ettiğini ve satın alma anlaşmalarının yapıldığını aktaran Fuat Oktay, bağışların devam ettiğini, Dışişleri Bakanlığının bu konuda önemli bir yükü üstlendiğine vurgu yaptı.
Katar’dan gelen 10 bin konteynerin de deprem bölgesine göderilmeue başlandığını kaydeden Fuat Oktay, şöyle konuştu; “Bu çalışmalarımız devam ediyor. Zaten buralarda her türlü hizmet veriliyor beslenme ve barınmayla birlikte. Bir de salgın hastalıkla ilgili konu sürekli gündemimizde olan bir husus. Onu gündemimizden çıkarmak istemiyoruz. Sağlık Bakanlığımız bu konuda çok ciddi çalışmaları yürütüyor. Gerek aşılama çalışmaları, kampanyaları gerekse doğrudan müdahil olmayla alakalı kendi çalışmalarını yürütüyor. Bugün de zaten hastalarımızın kendilerine gitmesinden ziyade artık çadır kentlerin kurulduğu yerlerde Sağlık Bakanlığımızın bu çadır kentler veya konteyner kentlere ulaşmasıyla ilgili bir karar aldık. Orada da sağlık merkezleri oluşturulacak. Daha küçük olan yerlerde yine mobil sağlık hizmetleri olarak da ulaşılmaya devam edilecek.”
Fuat Oktay, ayni bağış çalışmalarının da devam ettiğini ve orada bir sorun görmediklerini söyleyerek “Bir sorunu olan varsa da AFAD veya mülki idareler aracılığıyla bize, buraya da doğrudan ulaşabilirlerse, biz de doğrudan müdahil oluruz.” dedi.
Oktay, Depremzedelere destek çalışmalarını da dile getirerek 10 bin lira hane başı destek ödemesinin, hasarsız yapıların dışındaki, az hasarlı, orta hasarlı, yıkılan, acil yıkılacak olan veya ağır hasarlı binalarda kalan ailelere ödeneceğini kaydetti.
Ödemelerin AFAD tarafından yapıldığına vurgu yapan Fuat OKTAY, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı hasar tespit çalışmaları sonuçlarına göre, o veriler üzerine bu ödemeler yapılmaktadır. Yani resmi, teknik çalışmalar üzerine oluşturulan veriler. Şu ana kadar vatandaşlarımıza 6 milyar 802 milyon 680 bin lira ödeme gerçekleştirilmiştir.” şeklinde konuştu.
Oktay, hane başı destek ödemelerinin Ziraat bankasında hesabı bulunanlara doğrudan, bankada hesabı bulunmayanlar için Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına ödemenin yapıldığını, Ziraat Bankası şubesine gidilerek kimlik kartıyla da bu ödemenin alınabileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat OKTAY, bina sakinlerinin binanın durumunun e-Devlet ve “www.csb.gov.tr” internet adresinden öğrenilebileceğini, hasarlı olması durumunda 10 bin liranın yatırılacağını dile getirdi.
Oktay, başka bir uygulama bilgisini de paylaşarak “Binası hasar görenlere 10 bin lira yattıktan sonra bir SMS gönderdik. Doğrudan o SMS’lerden de çekebilirsiniz.” İfadesini kullandı.
Fuat OKTAY, Kira ve taşınma yardımı konusuna sözü getirerek bununla ilgili talebi olan afetzedelerin e-Devlet üzerinden başvuru yapabileceklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat OKTAY, “ Ben ev sahibiydim evimi kaybettim, taşınacağım” veya “ kiracıyım evimi kaybettim ve taşınacağım” dediğinizde bununla ilgili e-devlet üzerinden başvurabilirsiniz. Yani herhangi bir yere fiziken gitmek durumunda değilsiniz.” dedi.
Fuat Oktay, nüfus cüzdanı veya nüfus kimlik kartını kaybeden vatandaşların e-Devlet üzerinden başvurdukları takdirde geçici kimlik kartlarını alabileceklerini de vurguladı.
Fuat OKTAY, Gerek afet bölgesinde gerekse diğer bölgelerde ayni ve nakdi yardım çalışmalarının devam ettiğini belirterek bununla ilgili “Türkiye Tek Yürek” kampanyası düzenlendiğini dile getirerek “Bir taraftan bağışlar kabul ediliyor. Diğer taraftan da ihtiyacı olanlara, gerek afet bölgesinde gerekse afet bölgesi dışarısında afetzedeleri barındıran il veya ilçelerimizdeki afetzedelere yardımlarımız devam ediyor.” şeklinde konuştu.
“Türkiye Tek Yürek” kampanyasına katılan tüm kurumlara, vatandaşlara teşekkür eden Oktay, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı; “Bir olduk, beraber olduk, dayanışma içinde olduk. Ülke içinde öyleydik ama bütün dünya ölçeğinde böyle olduk. Bu da Türkiye’nin zor zamanlardaki gücünü gösteriyor. Zor zamanlarında birlik ve beraberliğini, dayanışmasını nasıl güçlendirdiğini gösteriyor. İnşallah bu çalışmaları bir an önce sonuçlandırıp normalleşerek, afetzedelerimizi normalleştirerek bunun da hep beraber üstesinden geleceğimize inanıyorum. Biz burada bakanlarımızla, bakanlık temsilcilerimizle sahada her bir bakanımızla ve mülki idaremizle, çalışan tüm arkadaşlarımızla, kurumlarımızla, gönüllülerimizle, sivil toplum örgütlerimizle tek bir ekip ve tek bir yürek olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde olan milletimize yürekten teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.