Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ekimde ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 artarak 22 milyar 900 milyon dolara ulaştığını belirterek, “Böylece tarihin en yüksek ekim ayı değerine ulaştık.” dedi.
Bolat, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu’nda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ile düzenlediği basın toplantısında, ekim ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.
Tüm zorluklara rağmen temmuz ayında ihracatta başlayan aylık yükselişin, ağustos ve eylül aylarında devam ettiğini ve ekim ayında da yükselişin sürdüğünü bildiren Bolat, “Ekim ayında ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 artarak 22 milyar 900 milyon dolara ulaşmıştır. Böylece tarihin en yüksek ekim ayı değerine ulaştık. Temmuzda en yüksek temmuz ayı, ağustosta en yüksek ağustos ayı, eylülde en yüksek eylül ayı ve ekimde en yüksek ekim ayı ihracat rakamlarına ulaştık.” diye konuştu.
Bolat, bu yılın ocak-ekim döneminde 210 milyar 100 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığını anlatarak, “Geçen yılın 10 ayına göre az da olsa yüzde 0,3’lük artışa tekabül etmektedir. Ekim ayı itibarıyla son 12 aylık ihracat ise yüzde 0,7 artışla 254,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Böylece, 2022 yıl sonundaki 254,2 milyar dolarlık rekor rakamın üzerine çıkmış bulunmaktayız.” ifadesini kullandı.
“Dış ticaret açığında gerileme oldu”
Kasım ayı ihracatının da iyi başladığına işaret eden Bolat, “İlk 4 gün itibariyle olumlu, iyi artış sürecinde olduğumuzu paylaşmak isteriz.” dedi.
Bolat, ithalatın da ekimde yıllık bazda yüzde 1,3 artarak 29,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, şunları kaydetti:
“İthalatımızda da temmuz ayında zirve yaptıktan sonra ağustos ayında başlayan gerileme eylül ayında iyice belirginleşti. Ekim ayında da az bir artışla, 30 milyar doların altındaki rakamla ithalatı kapadık. Dış ticaret açığımız ekim ayında bir önceki yıla göre yüzde 15 gerilemiş oldu ve 6,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu da sevindirici çünkü 6,7 milyar dolarlık dış ticaret açığı demek, cari işlemler dengemiz de ekim ayında ya dengede olacak ya çok az miktarda açık ya da az miktarda fazla görebiliriz.”
Ekim ayında ihracatın ithalatı karşılama oranının 4,4 puan artarak yüzde 77,3 olduğunu belirten Bolat, “İhracatta temmuzda 20,1 milyar dolar, ağustosta 21,6 milyar dolar, eylülde 22,5 milyar dolar, ekim ayında da 22,9 milyar dolarlık bir yükseliş trendi devam ediyor. İnşallah kasımda da aralıkta da artan, rekor rakamları görmeyi temenni ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracatçıya bu yılın 10 ayında toplam 8 milyar lira destek ödemesi yaptıklarını belirterek, “Dünya Ticaret Örgütü anlaşma ve şartlarına uygun olarak hazırlanan bu destek modülleri, önümüzdeki yıl artarak devam edecek.” dedi.
Bolat, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu’nda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ile düzenlediği basın toplantısında, ekim ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.
İhracat hedeflerinin çok önem taşıdığını vurgulayan Bolat, Orta Vadeli Program’da (OVP) yıl sonu ihracat hedefinin 255 milyar dolar, 2024’te 267 milyar dolar, 2026’da 302,2 milyar dolar olarak tahmin edildiğini bildirdi.
Bolat, Türkiye’nin 115 bin ihracatçısıyla 12 bin 600 kalem üründe 200’den fazla ülkeye ihracat yapma başarısı gösterdiğine dikkati çekerek, “İhracatımızın yüzde 60’ından fazlasını gelişmiş, zengin pazarlara, ülkelere yapıyoruz. Bu da Türk ürünlerinin kalitesini, fiyat rekabetçiliğini ve tüketiciler açısından beğenildiğini ortaya koymaktadır. Ticaret Bakanlığı olarak 2023 yılının 10 ayında ihracatçıya toplam 8 milyar lira destek ödemeleri verdik. Dünya Ticaret Örgütü anlaşma ve şartlarına uygun olarak hazırlanan bu destek modülleri, önümüzdeki yıl artarak devam edecek. 2024 yılında da ihracatçıların dünya pazarlarına ulaşmaları noktasında kendilerini destekleyeceğiz.” diye konuştu.
Bolat, yarın 150 civarında ihracatçıyla Kuveyt’e gideceklerini, Ticaret Forumu’na katılarak, hükümet düzeyinde görüşmeler yapacaklarını ifade etti.
“Türkiye Yüzyılı hedeflerini tutturmak için çalışmaya devam edeceğiz”
Hizmet ihracatının iyi gittiğine işaret eden Bolat, “Bu yıl 100 milyar dolar seviyesini aşacağız. 12. Kalkınma Planı’nda 2028 hedefimiz de 200 milyar dolar olarak belirlendi. Dünya hizmet ihracatından yüzde 2 pay almayı hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bolat, Bakanlık olarak “Türkiye Yüzyılı” vizyonu kapsamında belirledikleri hedeflere değinerek, şunları kaydetti:
“Hedefimiz, katma değeri yüksek ihracat artışını başarmak, ithalattaki harcamalarımızı azaltabilmek ve çokça ithalat yaptığımız ürünlerin yerli üretimini, yatırımını teşvik ederek yerlileştirebilmek ve cari işlemler dengesinde sürdürülebilir bir iyileşmeyi sağlamak, gümrüklerimizde şeffaf, etkin, aktif, hızlı ama kaçak eşya ya da zararlı maddelerle mücadelede de etkin bir çalışma yürütmek. Ticaretin artırılmasını sağlarken tüketicilerin, vatandaşlarımızın haksız piyasa işlemlerinden ve fahiş fiyat uygulamalarından korunması için de üreticilerin haklarını koruduğumuz kadar tüketicilerin de haklarını korumak ve ticaret ortamını istikrarlı hale getirmektir. Ticareti, ekonomisi, sürekli yenilenen, gelişen altyapısı ve teknolojik yatırımlarıyla küresel bir cazibe merkezi haline gelen ve bütün dünyanın yatırım ve ticaret noktasında, Cumhurbaşkanı’mızın önderliğinde benimsenen ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerini tutturmak için hep birlikte azim ve kararlıkla çalışmaya devam edeceğiz.”
“Motorlu kara taşıtları ihracatı 10 ayda yüzde 17,8 arttı”
Bu yılın ocak-ekim döneminde ihracatın 210,1 milyar dolar, ithalatın da 304 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Bolat, “Önemli fasıllara bakacak olursak, motorlu kara taşıtları ihracatımızda muhteşem bir performans var, ocak-ekim döneminde yüzde 17,8 artışla 25,1 milyar dolara ulaştı. Kazan ve makine ihracatı yüzde 14,1 artışla 21 milyar dolara çıktı. Elektrikli makine ve cihaz ihracatı ise yüzde 15,5 artarak 12,6 milyar dolara ulaştı. Burada sevindirici olan husus, katma değerli ihracatımızdaki artıştır. Geçen yıl orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam ihracattaki payı yüzde 37 iken oran bu yılın 10 ayında yüzde 40,3’e yükseldi. Dünyayla rekabet edebilmek için yüksek katma değerli, teknolojiye dayalı üretim ve ihracatı başarmaya mecburuz. Önümüzdeki dönemde inşallah bu yöndeki çalışmalarımız artarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Bolat, AB’nin 27 ülkesine ihracatın 10 ayda yüzde 1 artarak 86,7 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, “Avrupa’nın ithalatının yüzde 13,6 daraldığı bir yılda biz yüzde 1 de olsa AB’ye ihracatı artırmayı başardık. AB’nin toplam ihracatımızdaki payı da yüzde 41,2 oldu. En fazla ihracat yaptığımız ilk 5 ülke ise sırasıyla Almanya, ABD, İtalya, Irak ve İngiltere olmuştur.” dedi.
“Altın ithalatında gerileme var”
Enerji ithalatının 2022 yılında 98 milyar dolara çıktığını anımsatan Bolat, şöyle devam etti:
“Bu yıl enerji ithalatımız 10 ayda 57,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Aylık ortalama 5,2 milyar dolar enerji faturamız var ve bu çerçevede inşallah 70 milyar doları aşmadan enerji ithalatını tamamlamak istiyoruz. Bu yılın 8 ayında çok güçlü altın ithalatı vardı. Ağustos ayında Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığımızın aldığı tedbirlerle son 2 ayda altın ithalatının artış hızında önemli bir yavaşlama var. Altın ithalatı, ekim ayında da yıllık yüzde 36’lık gerilemeyle yaklaşık 2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ocak-ekim döneminde altın ithalatına 26,5 milyar dolar döviz harcandı. Bu, geçen yılın aynı döneminde 15 milyar 150 milyon dolardı. Yani değer itibarıyla yüzde 75’lik altın ithalatı artışı oldu.”
Bolat, dış alımda öne çıkan kalemlerden biri olan otomotiv ithalatında da geçen yılın 10 aylık dönemine kıyasla yüzde 150 artış yaşandığına dikkati çekerek, “Burada da hükümetimiz ve Bakanlığımızın aldığı tedbirler sonucunda artış hızında yavaşlama var ağustos, eylül ve ekim döneminde. 10 ayda 26,2 milyar dolar otomotiv ve yedek parça, aksam ithalatı gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre 12,5 milyar dolar artış var.” ifadelerini kullandı.
“Türk lirasıyla ithalat arttı”
Türk lirasıyla ithalattaki artışın sevindirici bir husus olduğunu vurgulayan Bolat, ocak-ekim döneminde Türk lirasıyla ithalatta yüzde 141 artış olduğunu söyledi. Bolat, bu dönemde 479 milyar liralık ithalatın Türk lirasıyla yapıldığını aktararak, “Bu artış, şüphesiz cari işlemler açığımızın finansmanı açısından olumlu bir gelişmedir.” dedi.
Bolat, AB’den ithalatın ise 10 ayda dengeli şekilde 87,8 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, bu dönemde ithalattaki ilk 5 ülkenin sırasıyla Çin, Rusya, Almanya, İsviçre ve ABD olduğunu bildirdi.
Küresel ekonomideki gelişmelere de değinen Bolat, salgın, Rusya-Ukrayna Savaşı, küresel enflasyon gibi faktörler altında dünya ekonomisinin yavaş ve dengesiz toparlanma sürecinde olduğunu söyledi. Bu yıl üretim ve ticarette belirgin bir durgunluk yaşandığına dikkati çeken Bolat, Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı olan AB ekonomisinde yaşanan sıkıntıları anlattı.
Türkiye ekonomisinin bu olumsuz gelişmeler yanında 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinden de etkilendiğini anımsatan Bolat, Bakanlığının yaptığı etki analizine göre şubat-ekim dönemindeki 8 ayda 6 milyar dolarlık ihracat kaybı olduğunu sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.