Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’de, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
İspanya Başbakanı Sanchez ile Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı dolayısıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez’e misafirperverliği için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de Ankara’da düzenlenen son zirve toplantısında iki ülke ilişkilerini “Kapsamlı Ortaklık” düzeyine yükselttiklerini hatırlattı. Bugünkü toplantılar ve imzalanan anlaşmalarla münasebetleri yeni alanlara teşmil etme yönünde önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkili ticaret hacminde 20 milyar dolar hedefini yakalamak üzereyiz. Bir sonraki hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde 25 milyar avroya ulaşmak. 740’tan fazla İspanyol şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını, Türkiye’ye duyulan güvenin işareti olarak addediyoruz. Daha fazla İspanyol yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz. Gerek İş Forumu gerekse Dijital Teknoloji Forumu yeni işbirliği imkânlarının ele alınmasına vesile olmuştur. Hükümetler olarak toplantılarda yapılan çalışmaların somut iş birliklerine dönüşmesinin takipçisi olacağız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitemizin üçüncü toplantısını en kısa zamanda Türkiye’de düzenleyeceğiz.”
Görüşmelerde, İspanya ile gelişmiş askeri iş birliğini ve savunma sanayii ilişkilerini detaylı şekilde gözden geçirdiklerini aktan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İspanya, 2015’ten bu yana ülkemizde konuşlu hava savunma sistemleriyle hem müttefik olarak Türkiye’nin hem de NATO’nun kolektif güvenliğine destek veriyor. İspanyol dostlarımıza bu nedenle şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katkının diğer bazı NATO müttefikleri tarafından da örnek alınmasını temenni etti.
“İSPANYA, TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERDİ”
Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini de ele aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katkılarını en iyi idrak eden, üyelik sürecine başından beri en güçlü desteği veren dost ülkelerden olduğunu söyledi.
İspanya’nın bu tutumunun gelecek dönemde güçlenerek sürmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Hükûmet Başkanı ile Avrupa genelinde artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini de görüştük. Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucunda oluşan tablo maalesef endişelerimizi artırdı” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür meydan okumalarla mücadelede Medeniyetler İttifakı’nın önemli bir platform olduğuna işaret ederek, toplantıda, ittifakın 20. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken, ileriye dönük olarak neler yapılabileceğini ele aldıklarını, ittifaka olan desteği teyit ettiklerini kaydetti.
İstişarelerin odağında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Filistin’i tanıma yönünde aldığı karar çok mühimdir. İspanya’nın bu tutumunun henüz Filistin’i tanımamış ülkelere de örnek teşkil etmesi samimi temennimizdir” dedi.
“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE OLAN DESTEĞİMİZİ TEYİT ETTİK”
Dirayetli duruşundan dolayı İspanya Başbakanı Sanchez ile Gazze’ye desteklerini esirgemeyen İspanya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mezalim karşısında küresel vicdanın harekete geçirilmesinde İspanya Başbakanı Sanchez’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz akışının temini önceliğimizdir. Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın uygulanmasını da takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Rusya-Ukrayna savaşının da gündemlerinde yer aldığını aktaran İspanya Başbakanı Erdoğan, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan güçlü desteğimizi teyit ettik. Ukrayna için adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisinin müzakereler yoluyla mümkün olduğuna inandığımızı bir kez daha ifade ettim” dedi.
Ev sahiplikleri dolayısıyla İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere tüm İspanyollara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarelerin ve alınan kararlarını hayırlara vesile olmasını diledi.
İki lider, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce (BMGK) kabul edilen Gazze’de ateşkes tasarısıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil ve kalıcı barışı sağlayacak, akan kanı durduracak hem Gazze dâhil Filistin topraklarına hem de bölgeye huzuru getirecek plan ve kararı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olumlu değerlendireceklerini söyledi.
Önemli olanın bu plan ve kararların, samimi ve barış odaklı şekilde ele alınması, kâğıtlarda kalmaması ve uygulamaya geçirilebilmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin en başından itibaren akan kanın durmasını istediklerini söylediklerini aktardı.
Bunun için görüşülmesi gereken herkesle görüştüklerini ve bu temasların şu anda sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda ülkeler, ezici çoğunlukla acil ve kalıcı ateşkese duyulan ihtiyacı ortaya koydular. Ülkelerin meydanlarında sadece barış isteyenler aylardır seslerini duyurmaya çalıştı” diye konuştu.
BMGK’nin de böylesi bir zemine gelmiş olmasını olumlu bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakat BM’nin, bu süreçte çok büyük yara aldığını söyledi.
“GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİ ATEŞKESİ SAĞLAMAK İÇİN İSRAİL’E GEREKLİ BASKIYI YAPMALIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri bu kararın arkasında durup, hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalıdır. Bu süreç böyle devam etmeyecektir. Temennimiz, İsrail’in artık bu saldırılardan vazgeçmesi ve bölgeye kalıcı barışı getirecek bir zemine gelmesidir. Bizler bütün gelişmeleri yakından izliyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İspanya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğine yönelik soruya şu cevabı verdi: “Savunma sanayinde bir dayanışmanın teklifidir bu. Bu dayanışmada birinci sırada malum TCG Anadolu’yla bir adım attık. Şimdiyse bunun bir yüksek veya bir üst segmentine geçelim istiyoruz. Bunun çalışmalarını da başlattık. Bir üst segment, mevcuttan daha büyüğünü birlikte yapalım istiyoruz. Şu anda Millî Savunma Bakanlığımız, savunma sanayimiz bu çalışmayı yürütüyor. Bunun yanında insansız hava araçlarında yine birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. Bu çalışmalarda dünyada birçok ülke çok çok ileri adımlar attı ve Türkiye de bu konuda daha ileri adımları atmanın gayreti içinde. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız ve şu anda gerek Savunma Başkanlığımız, gerek Savunma Bakanlığımız bu çalışmayı hızla yürütüyor ve bizler de bunun takipçisiyiz. İspanya’yla da bu konuda iş birliğimiz olacak.”
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bir kitabım var, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ bu bir, diğer bir kitabım da ‘Dünya Beşten Büyüktür’ Şu anda maalesef dünyanın kaderi beş ülkenin elinde. Bu beş ülkeden bir tanesi ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda bu beş ülkeden bir tanesi devamlı ne yapıyor, İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail’in yanında yer almak suretiyle de yani orada 40 bin kişi ölmüş, 100 bin kişi ölmüş, 200 bin kişi ölmüş, çocuklar ölmüş, kadınlar ölmüş, gazeteciler ölmüş bunların hiç umurunda değil. Öyleyse, diyelim ki bir Sanchez ne yapıyor? Bayrağı açıyor. Hemen arkasından bakıyorsunuz, iki Batı ülkesi daha buna katılıyor. Bunu bizim yaygınlaştırmamız lazım. Burada tabii yazılı ve görsel medyaya da çok iş düşüyor. Yani 150’ye yakın medya mensubu eğer İsrail tarafından öldürüldüyse, buna ‘devam’ mı edelim? Bunların karşısında durmayacak mıyız? Öyleyse bu adımı hep beraber atmamız gerekiyor. Şu anda yaptığımız da budur. İsrail acımasız bir şekilde bu katliamlarına devam ediyor. İsrail bu katliamlarına devam ederken özellikle de Amerika’nın duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın davalarına” ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: “Türkiye bir hukuk devletidir. Bu hukuk devletinin içerisinde biliyorsunuz kararları yargı verir. Bu verdiğiniz isimlerle ilgili olarak da hukuk devletindeki yargımız kararını vermiş ve bu kararlar çerçevesinde, bu örneğin bir tanesi bu isimlerden yani 100 kişiyi aşkın gencin ölümüne neden olmuş, aynı şekilde birçok terör estirmek suretiyle ülkemizin güneydoğu bölgesinde maalesef ölümlere neden olmuşlar. Şu anda sizlerin bu soruları sorması bizi düşündürüyor? Hele hele bir basın mensubunun kalkıp bu teröristleri böyle savunmuş olması bizi ciddi manada üzmektedir. Başını sallama, ben sallamıyorum. Bak ben dimdik çalışmama devam ediyorum. Her zaman için, bu Osman Kavala olur, Selahattin Demirtaş olur, kim olursa olsun, yasalar ne diyorsa, yasaların dediğini biz yerine getiririz. Hukuk neyi emrediyorsa, hukukun emrettiğini bizler yerine getiririz ve yapılan iş budur. Siz tabii Türkiye’de yaşamıyorsunuz herhalde. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ciddi manada bölgedeki huzurun temini için attığımız adımlardır ve bundan sonra da böyle yürüyecektir.”
İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ: “DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNE DE FİLİSTİN’İ TANIMALARI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”
İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin’de yaşananlarla ilgili bir soru üzerine, Filistin’in tanınmasının bölgede kalıcı barışın sağlanması için tek çözüm yolu olduğunu ifade ederek, Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararı aldıklarını, sonrasında Slovenya’nın da kendilerine katıldığını hatırlatarak, “Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.
İspanya Başbakanı Sanchez, Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahip olduklarını ve iş birliğine devam edeceklerini kaydederek, “(Gazze’de) Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.