Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi, 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz, tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda düzenlenen anma programına katılarak bir konuşma yaptı.
Vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anma toplantısına katılanlara şükranlarını sundu. “Bugün, aziz milletimin şahlanıp ırmaklar misali taştığı gündür, diri olup, iri olup, bir olup istiklali için coştuğu gündür, denizlerden engin ferasetiyle ve dağlardan yüce asaletiyle yediden yetmişe her bir ferdiyle çıkıp meydanlara koştuğu gündür” mısralarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün, milletin zaferinin, aziz milletin FETÖ’cü darbecilere karşı çıplak elleriyle yazdığı direniş destanının 8. yılı olduğunu belirtti.
“85 MİLYON HEPİMİZ TEK YUMRUĞUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz kıyamının 8’inci seneyi devriyesinde tüm Türkiye’nin birbirine kenetlenmiş durumda olduğunu ifade ederek, “Tıpkı 8 yıl önce olduğu gibi bugün de omuz omuzayız, biriz beraberiz, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 85 milyon hepimiz tek yumruğuz” dedi.
Bu aziz milletin bir ferdi ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, bu muhteşem kardeşlik tablosundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu muazzam birlik ve beraberlik için, dosta güven, düşmana korku veren bu dik duruş için herkese teşekkür etti.
Kur’an’ı Kerim’de “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz, zira onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz” denildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Manevi bakımdan böyle şerefli bir makama ulaşmak, şehadetle müşerref olmak dünyada her kula nasip olmaz. 15 Temmuz gecesi, darbeye direnen vatandaşlarımızdan 252 şehidimiz bu müjdeye mazhar oldu ve şehitlikle şereflendi. Şehitlerimizin yanı sıra 2 bin 740 insanımız da o gece yaralanarak gazi oldu. Rabbim, Peygamberlikten sonra en yüce mertebe olduğu bildirilen kahramanların hepsinden razı olsun diyorum. Aynı şekilde, her biri birer fedakârlık ve cesaret timsali olan gazilerimize de Mevla’dan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler diliyorum. Yine bu vesileyle, o gece televizyondan yaptığımız çağrıya icabet ederken sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, uçakların, helikopterlerin karşısına korkusuzca dikilen, kurşunlara karşı göğüslerini siper eden, ellerinde bayraklarıyla bir istiklal şöleni yazan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”
“FETÖ’CÜ HAİNLERE DESTEK VERENLERİ UTANÇLA HATIRLIYORUZ”
Hainlerin başarısız, millî iradenin muzaffer olması için tüm kalpleriyle dua eden yurt dışındaki vatandaşlara ve gönül coğrafyasındaki milyonlarca Türkiye sevdalılarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında canlarını ortaya koyan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın şerefli mensuplarına hassaten teşekkürlerimi iletiyorum” ifadesini kullandı.
O gece adeta abideleşen kurumlardan birinin de TBMM olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, o gece halkın Meclisi olduğunu, millî iradenin temsilcisi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Milletvekillerimiz, savaş uçaklarının sonik patlamaları ve tepelerine yağan bombalara aldıramadan, korkusuzca görevlerini yerine getirmişlerdir. 104 yıl önce yedi düvele direnerek galip gelen Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin kuklalarına ‘dur’ demiştir. O gece ikinci kez gazilikle şereflenen Meclisimizin, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm değerli mensuplarına tekrar teşekkür ediyorum. Şüphesiz her toplumda kahramanlar gibi unutmayın korkaklar da bulunur. Her millette, vatanını canından çok sevenler gibi, ruhlarını bir dolara satacak kadar ucuzlaşanlar da olabilir. 15 Temmuz’da ülkemiz içinde ve dışında, sayıları çok sınırlı da olsa maalesef darbe girişiminin başarıya ulaşmasını isteyenler de vardı. Tanklara selam duranları, darbecilere alkış tutanları, sala okuyan din görevlilerimize saldıranları ve FETÖ’cü hainlere destek verenleri bugün bir kez daha utançla hatırlıyoruz.”
“BU İHANET ŞEBEKESİ 80 YIL SONRA BİLE NEFRETLE ANILACAK”
Allah’tan, böylesine karanlık bir geceyi bir daha millete yaşatmamasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun bilinmesinde fayda görüyorum, yurt dışındaki şarlatandan emir alarak pis ellerini vatanımıza uzatan FETÖ’cü alçaklar, döktükleri kanla tarihimize kara bir leke olarak geçtiler. Modern dönem haşhaşilerini ne biz affedeceğiz ne de 252 evladını bir gecede kara toprağa veren milletimiz affedecektir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Ülkemize, milletimize ve millî iradenin temsilcisi olan hükûmetimize kast eden bu ihanet şebekesi, değil 8 yıl, 80 yıl sonra bile nefretle anılacak. Bugün altını çizerek tekrar vurguluyorum, zalime merhamet, mazluma zulümdür. Sadece şu an bulunduğumuz bölgede 29 insanımızı şehit edenlere, henüz 15-16 yaşındaki gencecik evlatlarımızı acımasızca bizden koparanlara, devletin namusuna emanet ettiği silahları millete doğrultup masumları katledenlere, Gölbaşı’nda, Ankara Emniyeti’nde, Genelkurmay’da nice aslan parçasının kanını dökenlere merhamet edersek, Allah korusun, şehitlerimizin ruhlarını muazzep ederiz, kahraman gazilerimize mahcup oluruz. Üzerinden 8 sene geçmesine rağmen acımız da öfkemiz de tazedir. FETÖ ile ve vesayetle mücadele azmimiz ilk günkü kadar diridir, güçlüdür, ayaktadır. Allah’ın izniyle bu kararlılığımızdan hiçbir surette taviz vermeyeceğiz.”
Millî irade ve demokrasi düşmanlarıyla mücadeleyi çok kararlı biçimde sürdürürken, hukuk ve adaleti mutlaka gözeteceklerini, mağduriyetlerin önüne geçeceklerini ve masumla mücrimleri ayırmaya azami itina göstereceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cü alçakların kurduğu sinsi tuzaklara düşmeden, vatandaşla devlet arasında yeni kırgınlıklar oluşturmadan, son darbeci de yargıya hesap verene kadar inşallah bu süreci hassasiyetle yürüteceğiz. Mevla ülkemizi ve milletimizi korusun, bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum” dedi.
“15 TEMMUZ GECESİ TOPYEKÛN TÜRKİYE’MİZ HEDEF ALINDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi sadece bir işgal girişiminin püskürtülmediğini, aynı zamanda istiklal ve istikbale de sahip çıkıldığını belirtti.
O gece FETÖ’cü hainlerin sadece kendisini ve ailesini hedef almadığını, sadece AK Parti ve hükûmetin hedef alınmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece sadece devletimizin güvenlik birimleri, TRT, TÜRKSAT, basın yayın kuruluşlarımız hedef alınmadı. 15 Temmuz gecesi topyekûn Türkiye’miz hedef alındı, bekamız hedef alındı, bizi asırlardır ayakta tutan kardeşliğimiz hedef alındı, 1071’den bu yana gelen millet ve devlet varlığı çökertilmek istendi” diye konuştu.
Hedefin kendisi ve ailesiyle birlikte 85 milyonun bütün fertleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşeron olarak kullanılan FETÖ’cüler eliyle Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmenin ve milletin iradesine zincir vurulmasının amaçlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün “suret-i haktan” gösterilerek 40 yıl boyunca bunun için beslendiğini, büyütüldüğünü, himaye edildiğini, yurt dışında önünün açıldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “15 Temmuz sonrası ortaya koyduğumuz klasörler dolusu delile rağmen darbecileri ve elebaşlarını bunun için ısrarla desteklemeyi sürdürdüler. Çatışma, zülüm ve kıtlıktan kaçan mazlumlara bir lokma ekmeği dahi çok görürken, FETÖ’cü hainleri bunun için bağırlarına bastılar. Türkiye’de darbeye karışmış, insanımızın kanını dökmüş, millete kurşun sıkmış teröristler, bize sürekli demokrasi dersi veren Batı başkentlerinde, işte bunun için ellerini kollarını sallayarak serbestçe gezebiliyor. İşte bunun için bizler de Cumhur İttifakı ile birlikte önemli adımı attık ve gerekli tedbirlerimizi oluşturduk. Darbecilere kol kanat germeyi bize hukuk ve adalet diyerek yutturmaya çalışıyorlar. Oysa ellerinde masum kanı olan FETÖ’cülere gösterilen müsamahanın ne hukukla ne demokrasiyle ilgisi vardır.”
FETÖ’ye arka çıkılmasının tek sebebinin 15 Temmuz gecesi kullanılan bu piyonun, Türkiye’ye karşı projelerinde yeniden önlerine sürmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun da çok net bilinmesini isterim. 1960’tan beri ülkemizde yapılan darbelerin arkasında kimin eli varsa aynı ‘üst akıl’ 15 Temmuz ihanetinde de tüm unsurlarıyla devredeydi. 15 Temmuz’un işaret fişeği esasında bizim ‘one minute’ çıkışımızdan hemen sonra atıldı. Şahsımızın ve hükûmetimizin Filistin davasına sağladığı güçlü destek, küresel siyonist lobiyi ve onların içimizdeki etki ajanlarını rahatsız etmişti” değerlendirmesini yaptı.
“15 TEMMUZ, MİLLETİMİZİN KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUŞUNUN DA HİKÂYESİDİR
Türkiye dış siyasette bağımsız hareket etmeye başladıkça bu odakların tedirginliğinin ayyuka çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce 7 Şubat MİT krizi, ardından Gezi olaylarıyla iktidarlarının alaşağı edilmeye kalkıldığını, akabinde 17/25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimiyle hükûmete hamle yapıldığını anlattı.
“Yine bu arada farklı yöntemlerle rahatsızlıklarını ifşa ettiler. Bunların hiçbirinde muvaffak olamayınca, 15 Temmuz’da son kozlarını oynadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle sırt sırta vererek bu sinsi planları yırtıp attıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerimizin şu gerçeği özellikle görmesini istiyorum. Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir. Tüm bunlarla birlikte 15 Temmuz, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimizin hakiki dostlarının ortaya çıktığı bir turnusol işlevi görmüştür. Gençler, lütfen bunları hafızanıza adeta nakşedin. Bakın, o gece iş başa düşünce ellerinde bayraklarıyla sokaklara koşanların yanı sıra ikbal peşinde koşanları da gördük. O gece çıplak elleriyle tanklara meydan okuyanlarla birlikte tankların arasından sıvışıp kaçanları da gördük. O gece hangi siyasi partiden olursa olsun tek yürek, tek bilek olanlarla birlikte milletimizin ezeli kardeşliğini dinamitlemeye çalışanları da gördük. O gece sabaha kadar milletimizin zaferi için dua edenlerle beraber darbecilerin galip gelmesini dört gözle bekleyenleri de gördük.”
“YENİ TÜRKİYE, 15 TEMMUZ RUHUNUN ÜZERİNDE YÜKSELECEK”
15 Temmuz’da hem ülkenin nasıl bir badire atlattığını unutmamanın hem de milletin darbecilere ve arkasındaki güçlere karşı verdiği mücadeleyi unutturmamanın şehitlere karşı vefa borcunun bir gereği olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla 15 Temmuz etkinliklerinin ana temasını “milletin zaferi” olarak belirlediklerini ifade etti.
Farklı programlarla “milletin zaferini” manasına uygun şekilde idrak etmeye çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabah İstanbul Şehitler Köprüsü’nün girişinde ilk programlarını yaptıklarını, tüm illerde bu programların sürdüğünü söyledi.
Geleceğin teminatı gençlerin 15 Temmuz’u anlamalarını, içselleştirmelerini, o gece asil milletin yazdığı eşsiz destanla gurur duymalarını arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri rahatsız olsa da biz şuna yürekten inanıyoruz. ‘Çanakkale ruhu’ nasıl bir asır boyunca milletimize rehberlik etmişse ‘15 Temmuz ruhu’ da inşallah Türkiye Yüzyılı’nın inşasına öncülük edecektir. Cumhur İttifakı olarak bunu ayakta tutacağız ve sürdüreceğiz. Şehitlerimiz, ‘kutup yıldızlarımız’ olarak bizlere yol gösterecek. Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her 10 yılda bir demokrasinin askıya alınmadığı, millî iradenin sürekli varlık yokluk tehdidiyle yaşamadığı, milletin egemenliğine kastetmeye kimsenin cüret edemediği, dış politikası bağımsız, ekonomisi güçlü, itibarı yüksek, küresel düzeyde çekim merkezi hâline gelmiş bir Türkiye’yi inşa edeceklerini bildirdi.
Geçmişteki tecrübelerden ders ve ibret alarak istikbalin şekillendirileceğini, bunun için 15 Temmuz ruhuna sahip çıkmanın çok önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız bizim nazarımızda Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek. Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine karşısında dimdik dururuz. Milletin sandıkta tecelli eden iradesine, Allah’ın izniyle gölge düşürmeyiz, leke sürdürmeyiz, kimsenin el uzatmasına müsaade etmeyiz. FETÖ’cülerin kendilerini gizlemek için arkasına saklandığı millî manevi değerlerimizin örselenmesine de izin vermeyiz. Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin bir daha asla 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz vari saldırılarla karşı karşıya kalmaması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz.”
“HER KİM 15 TEMMUZ’A LAF SÖYLÜYORSA HEDEFİ MİLLETTİR, DEMOKRASİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gerçekler apaçık ortadayken birilerinin “15 Temmuz kıyamına” çamur atma çabalarını ibret ve üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.
Birilerinin uyduruk bahanelerle, milletin heyecanını, gururunu ve zaferini paylaşmaktan imtina ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “‘Kontrollü darbe’ iftirası atarak başaramadıklarını, 15 Temmuz arifesinde Meclis’imizin ‘gazi kimliğine’ saldırarak yapmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama adı, sanı, unvanı ne olursa olsun her kim 15 Temmuz’a laf söylüyorsa hedefi millettir, demokrasidir, milletin sarsılmaz iradesidir. Her kim milletin zaferini küçümsüyorsa ‘tiyatro’ diyerek bühtan ediyorsa, asıl amacı FETÖ’cü efendilerine diyet borcunu ödemektir. Bunlar, 15 Temmuz gecesi milletten yedikleri tokadın acısını bir türlü unutmayan zavallılardır. Biz bunlara prim vermedik, vermeyeceğiz.”
Milletin engin ferasetiyle bu söylemlerin arkasındaki sinsi niyeti gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar, FETÖ’ye ve FETÖ’yü de kullanan ‘üst akla’ yaranmak için her şeyi yaptılar, her türlü iftirayı attılar. Ancak ne yaptılarsa tam 8 yıldır emellerine ulaşamadılar, inşallah hiçbir zaman da ulaşamayacaklar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gecenin asıl kahramanı olan milletin, iradesine sahip çıktığı gibi tarihe altın harflerle yazılan zaferine de sahip çıkacağını belirterek, şunları kaydetti: “O gece hemen yanı başımızda şehit düşenlerin fedakarlıklarını önemsiz göstermeye kimsenin gücü yetmez. İnşallah biz de 15 Temmuz’un unutturulmasına da birilerinin istismar aracı hâline gelmesine de müsaade etmeyeceğiz. Her 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde 85 milyon el ele, yürek yüreğe, gönül gönüle vererek hem kahraman şehitlerimizi yad edeceğiz hem de bu önemli günü hakkıyla idrak edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Bu gece buraya gelerek 15 Temmuz ruhunu yücelttiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 15 Temmuz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kahraman gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.”
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler için saygı duruşunda bulunulan programda, İstiklal Marşı okundu.
Programda, mehter takımı, Uğur Işılak, Alper Kış, Ceyhun Çelikten, Mustafa Yıldızdoğan ve Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin konser verdi. “Çırpınırdın Karadeniz”i seslendiren Azerin, şarkısını bozkurt işareti yaparak sonlandırdı.
15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin okunduğu programda, vatandaşlar “Burada” diye karşılık verdi.
Kur’an-ı Kerim okunan programda, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.
“Milletin gözünden, şehitlerin dilinden, devletimizin ağzından 15 Temmuz” anlatımının yapıldığı programda, Şair Dursun Ali Erzincanlı şiir, Abdülkadir Şehitoğlu ise sala okudu.
Programda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kur’an-ı Kerim hediye etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve eski Başbakan Binali Yıldırım’ı kabul etti.
Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, eski TBMM başkanları, AK Parti genel başkanvekilleri ve yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, yüksek yargı organı başkanları ve üyeleri, milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz gazisi Turgut Aslan ile 15 Temmuz kahramanı şehit Ömer Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ve oğlu Doğan Ertuğrul Halisdemir de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.