Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, “Yükseköğretim Kurulu ile Ticaret Bakanlığı Arasında İş Birliği Protokolü İmza Töreni”ne katıldı.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer BOLAT, imza töreninde şöyle konuştu: “Ülkemizi ekonomik hedeflerine ulaşmasını ve ihracata dayalı büyüme ve ekonomiye ulaşma noktasında katkı sağlayacak çok önemli bir adamı atmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz burada gerek müracaatta sürdürülebilirliği sağlamaktı ve piyasalarda ürünlerle varlığınızdan tecrübeli ihracat ordusuna yetiştirmek üzere ticaret Bakanlığımız ile YÖK arasında başarılı bir işbirliği girişimi olan ihracat akademimizin kuruluşunu gerçekleştireceğiz bugün bu akademinin inşallah kuruluş imzasını sayın YÖK başkanımızla birlikte atacağız bu vesileyle toplantımızı iştirak ettiğimiz için hepinize çok çok teşekkürler ediyorum
bildiğiniz gibi yakın coğrafyanız son 4.05 senedir çok büyük bir sıkıntılar gerçekleşmiştir jeopolitik gerilimler savaşlar salgın ekonomik durgunluk aşırı yüksek enflasyon kuraklık doğal afetler gibi zorluklar dünya ekonomisi ve dünya ticareti üzerinde maalesef olumsuz derin etkiler oluşturmuştur bu güçlüklere rağmen ve bu biraz önce olumsuz etkilerin en fazla hissedildiği Avrasya coğrafyasının merkezinde olan bir ülke olmamıza rağmen Allah’a şükürler olsun ki 2003 2023 arasında 21 yılda yıllık ortalama %5,4 kaydetmeyi başardık küresel anlamda en yüksek büyüme oranı elde eden ülkeler arasında önde geliyoruz 2023 sonunda da %4 buçukluk büyümeyi başardık ve ithalatı azaltma çabalarımızın da sonucu olarak 2024 yılı çeyreğinde başardığımız %5,7 güçlü büyüme oranının 1.6 yüzde puanı da dış ticaretten olumlu katkı olarak gelmiştir burada çok ihracatçılarımızın hem de ihracatın artmasındaki büyük çabaları ülkemiz için takdire Sayandır ve çok kritik önemli değerli başkanım değerli haziran ihracat ihracatı büyüme stratejisini benimseyen ülkemiz ve üstyapı çalışmalarını da bu eksende yürütmektedir
son 22 yılda saygıdeğer cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve güçlü vizyonuyla hem iç ekonomide hem dış ekonomik gelişmelerde elde ettiğimiz başarılar bu anlayışın ürünü olmuştur Türkiye’miz yatırım üretim istihdam ve ihracatın birbiriyle uyum içinde olduğunu kanıtlayan ülke konumundadır Ymz artık Allah’a şükürler olsun 1 trilyon dolarlık geliri aşan ülkeler arasında yerini almıştır 230 milyar $ olan yıllık milli gelirimiz 2023’te 1.118.000.000.000 $’a yükselmiştir inşallah yıl sonunda da daha rakamlara ulaşacağımızı inancım tam bu başarıyla ihracatın çok büyük önemi ve katkısı olmuştur ulaştığımız bu başarının devamı ve daha da ileri götürülmesi için ifade etmeliyim ki temmuz ayı ihracatımız da geçen yılın aynı ayına göre %13,8 artışla 22.512.000.000 $’a ulaşmıştır bu yıl 2024’ü ilk yedi ayı itibari ile dört ayda tarihin en yüksek aylık rakamlarını ulaştık bir ay aynı rakam geldi iki ayda uzun bayram tatillerinin etkisiyle az biraz geride kaldı ama sonuçta temmuzdan temmuza son bir yılda yıllık ihracatımız mal ihracatında 200 61,5 milyar dolarla tarihin en yüksek rakamına ulaştı hizmetler ihracatımız da 1006,5 milyar dolarla tarihin en yüksek rakamına ulaştı dünya mal ihracatında aldığımız istikrarlı bir artış göstermekte 2002’de dünya ihracatında sadece yüzde 0:50 civarında bir pay alırken mal ihracatında 2022’de ve %1,2’ye 2023’te %1,08’i çıkmayı başardı ihracatında da dünyadaki pay payınız da %0 89’da aynı dönemde %1,29’a yükseldi işte bu rakamlar geleceğe umutla bakmızı sağlıyor bunları bu başarıları halleder ticarette dış ticarette ihracatın artması için mal hizmetlerde aynı zamanda ticaret açığımız kapama noktasında çeşitli stratejiler izlendi.
Bugüne kadar Afrika stratejisi yeniden Asya stratejisi ve ülkeler stratejisi şu anda uyguluyoruz İslam ülkeleri ile ihracatı geliştirme strateji uyguluyoruz 2028 ihracat tanıtım ve pazarlama vizyonumuzu uyguluyoruz biraz önce sunumda görüldüğü gibi 8 milyar ücretsiz olarak bakanlık olarak bunun %60’ı 22 milyar TL’yi ihracatçılarımıza destek için harcıyoruz ve helali hoş olsun diyoruz daha fazla olsa daha fazlada harcamaya devam edeceğiz onlar için burada daha iki hafta önce bu salonda yepyeni bir proje açıklamıştır sorumluluk programı ihracatçılarızı Avrupa birliği ve batıda oluşan yaşıt mutabakat yeşil ekonomiye uyum çalışmalarında kurumsal destek programı ve onları bu dönüşüme hazırlanan yol haritası belirleme programı bunun için de 10 milyon TL’ye kadar işletme başına danışmanlık ve katkısı vereceğiz ama esas hedef burada kurumsallaşma ve yeşil mutabakata uyuma hazır hale gelme arkasından da sanayi Bakanlığımızın ve banka destekleme dönüşme uyup destekleme paketlerinden ihracatçılarımız yararlanabilecekler burada çok önemli pazar seçimi müşterilere ulaşma sözleşme ve teslim sürelerini belirleme lojistik ve Gümrükleme işlemlerini gerçekleştirme ihracatta başarı için doğru kararlar alma noktasında temel güçtür bir başka projemiz kolay ihracat platformu adıyla kip o da işte hedef pazar önerileri potansiyel ithalatçı bilgileri hedef ve sektör ve ülke analizleri gibi bir çok alanda ihracat yapmak isteyenlere tek noktada önemli bilgileri sağlamaktadır onun başka bir projeyle takviye ediyoruz bu güçlendiriyoruz en kolay ihracat platformu kısa adıyla ekip o da inşallah hazırlıklarımız devam ediyor var gücümüzle çalışmalarımız bu konuda devam ediyor ihracat alanında farkındalığını arttırılması ve ihracatçılarımızın Çevrim içi platformlar üzerinden farklı ülkelerdeki tüketicilere daha kolay ulaşmalarını sağlanması burada ticaret ve Sanayi odalarımız bünyesinde 60 il altı ilçede faaliyet gösteren 77 ihracat destek ofisimizde ihracatçılarımıza hizmet vermektedir ihracatçı yetiştirme network programlarımız da genç girişimcilerimizin dış ticarete entegre olmalarını sağlayacak programlarımızdır iki hafta önce açıkladığımız risk Spall sorumluluk yeşil dönüşme uyum destek programımız şu anda bütün ihracatçı birliklerimizle ticaret ve sanal odalarımız ‘da ve STK’larımızı talepleri üzerine eğitim eğitim programları olarak onlarla işbirliği yaparak ihraç asistanlarımızı bilgilendirme çalışmalarımızda başlamıştır
ihracat Akademisi’ne ihracat akademisi ile bütün bu bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerimizi akademik ve kurumsal ve çatı altında toplamayı amaçları böylece ticaret Bakanlığımız ve yükseköğretim kurulu başkanlığımız arasında imza sağlayacağımız protokol ihracatçılarımızın eğitim bilgilendirmelerini yönelik çalışmalarımıza büyük bir ivme kazandıracaktır üniversitelerin ile iş dünyası arasındaki yakın iş birliği modern ekonomik gelişmenin temel taşlarından birisidir buna kısaca UCD diyebiliriz yani üniversite Sanayi işbirliği projesi faydasını silip bizim medeniyetimizin hoş görmediği bir davranıştır elde edilen eğitimin somutlaşıp faydaya dönüşmesi önemlidir gerek eğitim alan alan kişi gerekse bundan istifade edecek taraflar bakımından bu çok önemli
ABD’de biliyoruz ki Silikon Vadisi ile o bölgedeki üniversiteler arasında çok güçlü bir iş birliği Silikon Vadisi’nin gelişmesinde çok önemli bir katkı yapmıştır Türkiye’de de bu iş birliklerinin güzel örnekleri var ilk başlangıçta İTÜ arı Teknokent ODTÜ Teknokent tac Hacettepe PCE‘ten sonra İstanbul’da yıldız Teknokent ve Pendik Kurtköy‘deki İstanbul Teknokent ve başarılı Teknokent projelerimiz Türkiye’mizin ihracat tahliyesinde katma değeri yüksek teknoloji payı yüksek ürünlerin üretilmesini ve ihracatta yönelmesini sağlamıştır biz geçen yıl 3,5 milyar $ yazılım ihracatı yaptık Ekibimiz bunu 2028’e kadar 10 milyar lor çıkarmakta ihracat akademi stratejik bir adımdır inşallah bu akademide ticaret Bakanlığımızın uzmanları sektörün alanında isim yapmış temsilcileri ve iş birliği gerçekleştireceğimiz üniversitelerimizin mümtaz öğretim üyelerinin oluşturacağı güçlü bir kadroyla ihracatın tüm süreçlerine hakim donanımlı ihracatçılar yetiştireceğiz bunu yaparken YÖK’ün koordinasyonuyla üniversitelerimizin sürekli eğitim merkezleri ile iş birliği gerçekleştireceğiz böylece üniversitelerimiz sürekli eğitim merkezlerine de katkı vermiş olacağız böylece dün network ortamı oluşturulacak ve bu eğitimler sırasında seminerlerle ihracatımızın önde gelen firma sahipleri yöneticilerinin de öğrencilerle bir araya geleceği ve tecrübe paylaşımı programlarının yapılacağı çok iyi bir işbirliği ortama da sağlanmış olacaktır burada dış ticaretin tüm süreçleri uygulamalı bir şekilde anlatılacak ve katılımcıların daha sonra staj yapmaları noktasında da kariyer yapmak isteyen profesyonellere imkan sağlanacaktır buradaki müfredat ticaret Bakanlığımız yüksek Öğretim kurulu Başkanlığımız işbirliği yapan üniversitelerimiz ve işbir ihracatla ilgili konularda faaliyet gösteren sektör meslek sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan akademik danışma kurulu tarafından müfredat hazırlanmaktadır ihracat Akademisi’nde kendisini geliştirmek isteyen dış ticaret uzmanlarından öğrencilere firmasını uluslararası pazara taşımak isteyen girişimcilerden dış ticaret alanında kariyer yapmak isteyen tüm profesyonellere varıncaya kadar modüler bir anlayışla geniş bir öğrenci yelpazemiz olacaktır uluslararası pazar pazarları analiz etmekten müşteri bulmaya Lojistik’ten Gümrükleme işlemlerini finansmandan markalaşmamda ihracatın her aşamasına ilişkin bilgi ve tecrübelerle firmalardan güç katacak mezunlar yetiştireceğiz biz buna inşallah ihracat ordusu diyoruz ve 2028’e kadar 2030’a kadar inşallah 200.000 kişilik bir ihracat ordusuna kavuşmayı hedefliyoruz çok değerli misafirler son dönemde ortaya koyduğumuz projelerimiz ile ekonomimizin belkemiği olan ihracatımızı güçlendirmek adına emin adımlarla ilerliyoruz kamu ve özel sektör olarak birlikte aldığımız tüm kararları ortak akın ve yapılan istişareler ellerin sonucu olarak katkı vermesini ve başarılı olması için büyük bir çaba sarf ediyoruz bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken ihracat akademisi projemiz kapsamında yüksek öğretim kurduğumuz onun değerli başkanı Prof. Dr. Erol Özvar hocamız ile imzalayacağımız iş birliğinin hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum bu protokolün hazırlanmasında emeği geçen Bakan yardımcım Volkan AĞAR ve YÖK başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar hocamıza ve ekibine TİM başkanımıza ,ihracatçı birliklerimize ve katkı veren tüm üniversitelerimizi huzurunuzda şükranlarımı sunuyorum hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.