Cumhurbaşkanı Erdoğan, 41. İSEDAK Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “1967 sınırları temelinde, Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devleti kurulana kadar mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 41.Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, yapacakları istişarelerin ve alacakları kararların, ülkelere, İslam dünyasına ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Cumartesi gününden itibaren organizasyon dahilinde pek çok panel, oturum ve yan etkinlikler düzenlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik ve mali iş birliğinden ulaştırma ve iletişime, sürdürülebilir turizmden dijital dönüşüme farklı başlıklar altında fikir ile değerlendirmelerin dile getirildiğini hatırlattı.
Bunun için tüm katılımcılara şahsı ve milleti adına canı gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im emeklerinizi hayra tebdil eylesin’ diyorum. Tüm bu çalışmaların, aramızdaki uhuvveti, muhabbeti ve dayanışmayı güçlendirmesini, münasebetlerimize katkı yapmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
“YAKLAŞIK 14 YIL BOYUNCA SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son toplantıdan bu yana Orta Doğu başta olmak üzere tüm dünyada tarihî gelişmelere şahitlik ettiklerini aktararak, şöyle devam etti: “İSEDAK Başkanı sıfatıyla, biliyorsunuz yıllarca bu kürsüden sizlere Suriye halkının çektiği çilelerden bahsettim. Yaklaşık 14 yıl boyunca Suriyeli kardeşlerimiz çok ağır bedeller ödediler. Baas rejiminin ve terör örgütlerinin saldırılarında 1 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz can verdi. 3,6 milyonu Türkiye’ye olmak üzere milyonlarcası başka ülkelere göç etmek, hicret etmek zorunda kaldı. Bu süreçte Suriyeli muhacirlere ensar bilinciyle ev sahipliği yaptık. Kardeşlik ve komşuluk görevimizi en güzel şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Allah’a hamdolsun, sonunda zafere ulaşan Suriyeli mazlumlar oldu. 14 yıl boyunca Suriye’yi kan gölüne çeviren mezalim 8 Aralık Devrimi’yle birlikte nihayet sona erdi ve Suriye, Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın dirayetli liderliğinde yeniden toparlanma sürecine girdi. Burada bir kez daha hürriyetleri için toprağa düşen Suriyeli kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. Rabb’im mekanlarını cennet eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin uzun bir aradan sonra İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nda temsil edilmesinden büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Türkiye olarak ulaştırmadan eğitime, güvenlikten ticarete, sağlıktan, sosyal hizmetlere kadar Suriye halkına destek vermeye devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, tüm kesimleriyle Suriyeli kardeşlerimizin kalıcı refaha kavuşması noktasında, Teşkilatımızın ve İslam dünyasının desteği çok çok önemlidir. Suriye’nin, bölge ekonomileriyle entegrasyonu hem Suriye’ye hem de bölgemize somut katkılar sunacaktır” ifadesini kullandı.
“İSEDAK ÇATISI ALTINDA SURİYE’YE ÖZEL BİR DESTEK PROGRAMI BAŞLATIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, entegrasyonun en kritik ayağını teşkil eden ulaştırma projelerinin hayata geçirilmesi konusuna yoğunlaşmanın, hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum: Suriye’de ekonomik kalkınmanın önünde ciddi engel oluşturan yaptırımlar, bizim de gayretlerimizle hamdolsun peyderpey kalkıyor. Gelinen aşamada artık özel sektörün de yatırımlarını Suriye sahasına yönlendirmesini teşvik ediyoruz. Komşumuz Suriye’nin yeniden ayağa kalkması, bir an önce eski günlerine kavuşması temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda, İSEDAK çatısı altında bugün Suriye’ye özel bir destek programını da başlatıyoruz. Beşerî ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine katkı yapacak bu programla eğitim, uzman değişimi, ihtiyaç analizi ve fizibilite çalışmaları gibi alanlarda Suriye’ye proje destekleri sunacağız. Programın uygulama aşamasına, üye ülkelerimizin inşallah çok kıymetli katkılar yapacağına inanıyorum.”
“TEŞKİLATIMIZIN, KIBRIS TÜRK HALKIYLA DAYANIŞMASINI DAHA DA ARTTIRMASINI ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) gelen kardeşlerin de katıldığını söyledi.
“Kendilerine tüm kalbimle ‘hoş geldiniz’ diyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının, İslam dünyasının ayrılmaz parçası olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle bu kimliklerinden dolayı on yıllardır haksız, hukuksuz ve acımasız bir izolasyona tabi tutuldukları ne yazık ki bir hunharca gelişmedir. Ama buna rağmen Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz baskılara boyun eğmediler. Kendi vatanlarında onurluca yaşama iradesinden vazgeçmediler. Egemen eşitliklerini tartışma konusu yapmadılar” diye konuştu. Bölgede kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs Adası’nın da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller aldıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teşkilatımızın, Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmasını daha da arttırmasını bu bakımdan çok önemli görüyorum. Sizlerden Kıbrıs Türkleri’nin iki devletli çözüm temelinde yürüttükleri hak, özgürlük ve adalet mücadelesine daha fazla omuz vermenizi bekliyoruz. İnşallah ana vatan ve garantör ülke olarak biz de Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız” sözlerini sarf etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası olarak vicdan ve dirayetlerinin, basiret ve metanetlerinin sınandığı çok zorlu bir dönemi tecrübe ettiklerinin altını çizdi.
Bu dönemde birbirlerine daha sıkı kenetlenmeleri, herkesi ilgilendiren sorunların üzerine kararlılıkla ve sağduyuyla gitmeleri gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlığa rehber, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber-i Zişan Efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: ‘Müslümanların diğer Müslümanlarla ilişkisi birbirine kenetlenmiş bina gibidir’. Evet, aramızdaki münasebetleri öyle bir seviyeye ulaştıralım ki bu bina hep sağlam kalsın, sarsıntılardan, saldırılardan, kundaklamalardan hiçbir surette etkilenmesin” ifadesini kullandı.
“GAZZE’DE HÂLÂ ULAŞILAMAYAN ŞEHİT CENAZELERİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu özellikle şunun için söylüyorum kardeşlerim: Biliyorsunuz Gazze geçtiğimiz 2 yıl boyunca son asrın en vahşi, en barbar soykırımlarından birine sahne oldu. Çoğu çocuk ve kadın 70 binden fazla Filistinli, İsrail işgal güçlerinin katliamına uğradı. 170 bin kardeşimiz yaralandı. Dev bir enkaz yığınına dönüşen Gazze’de hâlâ ulaşılamayan şehit cenazeleri var. On milyarlarca doları bulan büyük bir yıkım söz konusu. Enkazlar kaldırılsa bile anne babaları gözlerinin önünde öldürülen masum çocukların yaşadığı travmanın izleri belki de hiçbir zaman silinmeyecek. Uluslararası kuruluşların kayıtsızlığının Gazzelilerin kalbinde açtığı yaralar belki hiçbir zaman tam manasıyla iyileşmeyecek. Bu gaddarlık ve soykırım hiçbir zaman unutulmayacak.”
Türkiye’nin, İsrail’in saldırılarının başladığı ilk günden itibaren, bu soykırıma en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 102 bin tonun üzerindeki insani yardımlarıyla, uluslararası platformlardaki girişimleriyle, hukuk zemininde attıkları adımlarla zalimlerin karşısına dikildiklerini anımsattı.
“GAZZE’DE KALICI ATEŞKESİN TEMİNİ YOLUNDA BÜYÜK ÇABA SARF ETTİK”
Kalıcı ateşkesin temini ve adil bir barışın sağlanması yolunda büyük çaba sarf ettiklerini, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Ligi Gazze Temas Grubu ve uluslararası toplumun vicdan sahibi üyeleriyle birlikte Gazze’deki kardeşlerinin uğradığı bu mezalimi uluslararası toplumun gündeminde tuttuklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çabaların olumlu neticelerini de almaya başladıklarını anlattı.
Türkiye’nin de katkı sağladığı, Mısır’ın ev sahipliğindeki Hamas ile İsrail arasındaki görüşmelerin ateşkesle sonuçlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katar ve Mısır başta olmak üzere, sürece destek veren bölge ülkelerinin tamamına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu örnek dayanışmayı önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir şekilde, kararlılıkla sürdüreceğimize inanıyorum. Aynı şekilde Amerikan Başkanı Sayın Trump’a da ateşkesin tesisinde ortaya koyduğu iradeden ötürü tekrar teşekkür iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamas’ın anlaşmaya riayet noktasında oldukça kararlı olduğu görünüyor. Ancak İsrail’in bu konudaki sicilinin çok kötü olduğunu hepimiz görüyoruz. Çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak, gizlenerek ateşkes anlaşmasından bu yana 200’ün üzerinde masumu katleden, Batı Şeria’da işgal ve saldırılarına ara vermeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Şurası bir gerçek ki yalnızca sivilleri değil, barışa giden yolu da hedef alan bu saldırılar, İsrail-Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulma anlayışının önüne asla geçemeyecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Gelinen noktada Gazze halkına daha fazla insani yardım ulaştırmanın ve akabinde yeniden imar çalışmalarına başlanmasının gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail hükümetinin bunu da engellemek için elinden geleni yaptığını ifade etti.
“BATI ŞERİA’NIN İLHAKINA MÜSAADE EDEMEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatınca hazırlanan yeniden imar planının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini düşündüklerini aktararak, “Bilhassa Teşkilat ve İSEDAK’ın, Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılmasında öncü bir rol oynaması elzemdir. Ne Batı Şeria’nın ilhakına ne Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesine ne de ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine zarar verme teşebbüslerine müsaade edemeyiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz” görüşünü paylaştı.
“SUDAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ, EGEMENLİĞİNİ VE BAĞIMSIZLIĞINI KORUMALIYIZ”
Sudan’da 29 aydır devam eden çatışma ortamından da bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son günlerde El Faşir’de sivil halka yönelik katliamları, göğsünde taş değil kalp taşıyan hiç kimse kabul edemez, buna sessiz kalamayız. Sudan’da akan kanın bir an önce durdurulmasında en büyük sorumluluk hiç şüphesiz İslam alemine düşüyor. Müslümanlar olarak başkalarından medet ummak yerine sorunlarımızı kendimiz çözebilmeliyiz. Sudan’ın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını korumalıyız. Bu zor günlerinde Sudan halkının yanında olmamız, insani yardımlarımız ve kalkınma desteklerimizi sürdürmemiz ehemmiyet arz ediyor. Teşkilata üye tüm ülkelerin, kardeşlik hukukumuz çerçevesinde, Sudan’ın barış, huzur ve güven iklimine kavuşması için elini taşın altına koyacağına tüm kalbimle inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı hızla artan korumacı tedbirlerin etkilerinin uluslararası ticarette daha yoğun hissedilmeye başladığını söyledi.
Küresel salgın öncesindeki 20 yılda yıllık ortalama yüzde 3,7 oranında gerçekleşen küresel büyümenin 2025-2030 döneminde yüzde 3’e ineceğinin tahmin edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu veriler, yalnızca bir ekonomik durgunluğu değil aynı zamanda küresel ekonomi politikalarının da yeni bir denge arayışını işaret ediyor. Risk ve belirsizliklerle dolu bu manzara karşısında ülkelerimizin kendi aralarındaki iş birliğinin ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır” dedi.
“İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATININ DÜNYA TİCARETİNDEKİ PAYI YÜZDE 11 SEVİYESİNDE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatının geçmiş 50 yılına bakıldığında ülkelerin dünya ticaretinden hak ettikleri payı alamadığının su götürmez bir gerçek olduğu değerlendirmesinde bulunarak, “Bugün süreçte teşkilat üyesi ülkelerde ortalama kişi başı gelir 1169 dolardan 4 bin 453 dolara yükselirken aynı yıllarda dünya ortalaması 2 bin 611 dolardan 13 bin doların üzerine çıkmıştır. Dünya ticaretindeki payımız ise yüzde 11 seviyesinde kalarak yerinde saymıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri arasında yüzde 25 olarak belirlediğimiz ticaret hedefinin bir hayli gerisindeyiz. Dünya doğal gaz rezervlerinin yüzde 60’ına, petrol kaynaklarının yüzde 65’ine, küresel nüfusun yüzde 25’ine sahip olan İslam dünyası, uluslararası ticarette arzu ettiğimiz konuma henüz ulaşabilmiş değildir” diye konuştu.
Bu durumu değiştirecek adımlar atmanın elbette mümkün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İSEDAK bünyesinde yürüttüğümüz ortak program ve projeler, bu noktada büyük önem arz ediyor. Aramızdaki ticaretin güçlendirilmesi hedefiyle 2022’de devreye aldığımız Tercihli Ticaret Sistemi’nin üye sayısının artırılması ve kapsamının genişletilmesine yönelik çabalar, aynı şekilde çok kıymetlidir. Bu sistemin yeni nesil ticaret anlaşmalarıyla perçinlenmesine dönük gayretlere tüm üyelerin desteğini bekliyoruz. Tercihli Ticaret Sistemi’ne henüz taraf olmayan ülkeleri aramıza katılmaya, taraf ülkeleri ise ticaret alanındaki iş birliğimizi derinleştirmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
“İSLAMİ FİNANS ÜRÜNLERİNİ YAYGINLAŞTIRMALIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat stratejilerinin geliştirilmesi temasıyla yapılacak olan bu yılki görüş alışverişi oturumunun ticarette yeni iş birliği imkanlarını istişare etme ve somut yol haritaları oluşturma noktasında faydalı olacağına inandığını söyledi.
İhracatı çeşitlendirirken yüksek gelirli ve rekabetçi ekonomiler inşa etmelerinin de şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “KOBİ’lerin finansmana erişimi için İslami finans ürünlerini yaygınlaştırmalı, ihracat kredileri ve sigorta sistemlerini İslami prensiplerle uyumlu hâle getirmeliyiz. İSEDAK KOBİ Programı ile KOBİ’lerimiz arasında güçlü iş birliği ağları oluşturuyoruz. Henüz dahil olmamış ülkeleri bu programa katılmaya ve yürütülen çalışmalardan istifade etmeye çağırıyorum” dedi.
Diğer taraftan üye ülkeler arasındaki ticaretin arttırılmasında helal sertifikalandırma hususunun da büyük bir fırsat arz ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla 2 yıl önce kurulan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu’nun teknik çalışmalarını tamamlamasını ve 2026 yılında ilgili faaliyetlerin başlamasını bilhassa önemli görüyorum. Ticari ilişkilerimizi arttırmanın bir diğer ayağını ise tahkim mekanizması teşkil ediyor. Şahsen önerdiğim İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi’nin, müşterek çalışmalarımıza önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Merkezin daha fazla tanınması ve tahkim davalarında ilk akla gelen mercilerden biri olması için sizlerin desteğine güveniyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu yıl İSEDAK Çalışma Grupları kapsamında İslam ülkelerinin kalkınması bakımından önem taşıyan pek çok konu ele alındı. Bugüne kadar İSEDAK Proje Destek Programları aracılığıyla tam 180 projeye destek verdik. 56 ülkemizin gerek proje sahibi gerekse yararlanıcı sıfatıyla bu faaliyetlerde yer almış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sene İSEDAK Proje Finansmanı kapsamında 23 projeyi daha inşallah hayata geçiriyoruz. İSEDAK Kudüs Programı çerçevesinde uygulamaya koyduğumuz 20 projeye bu yıl 8 projeyi daha ilave ediyoruz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyor, bu projelerde emeği geçen her bir kardeşime gönülden teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 41. İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nın hayırlara vesile olması dilediğinde bulunarak, katılımcılara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Ankara’daki Meyra Palace otelin Konferans Salonunda gerçekleştirilen 10’uncu olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Divan başkanlığını AMATÖR SPOR KULÜPLERİ KONFEDERASYONU GENEL SEKRETERİ Abdullah ALBUNAR’IN yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU Başkanı Mehmet Salim KAYICI yaptığı teşekkür konuşmasında, federasyonun kaynaklarını etkin ve şeffaf kullanıldığını vurgulayarak
Herkes ailesi ile çocuklarıyla gelmiş o kadar mutlu olduk ki demek ki biz en büyük faaliyetimizi yapmışız. Burada bir aile ortamı oluşturmuşuz. Bu bizim için çok önemli.
Uluslararası arenada, olimpiyatlarda bütün branşlar içerisinde birinci branşjz. Bu yüzden Türkiye’nin her yerinde bulunan 81 ilinde bulunan 781 km içerisinde kick boks yapan bütün arkadaşlarımı tebrik ediyoruz. Bu zaferler sadece Salim Kayıcı’nın değil, hepimizin zaferidir. Hiçbir zaman ötekileştirme yapmadın.,
Gerek dünya şampiyonası, gerekse Avrupa şampiyonalarında bir norm, bir kriter oluşturduk ve bu kriter neticesinde birinci olan en fazla sporcu puanı alan sporcu, her zamanki şekilde hiçbir şekilde kesilmeden götürülmüştür. Ve burada bakanlık mensuplarımızın hepsine ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Siyah kuşak sınavlarında, antrenör kurslarında, Türkiye şampiyonası ve turnuvalarında hep beraber olmaya çalıştık olabilir. Öyle bir alt yapı oluşturduk ki ben buraya katılan hekese teşekkür ediyorum.
Bu arada şunu söylemek istiyorum okul sporlarıyla ilgili birçok arkadaşım duymayabilir, bilmeyebilir.
Gelecek yıldan itibaren okul sporlara federasyonu kick boksu olarak kabul etmiştir. İnşallah bizler ilettiği zamanlarda bakanlığımıza yapacağımız çalışmalarla artık okul sporlarında temsil eden birinci olan çocuklarımızı bakanlığımız belirleyecek T
Bir Türk insanı olarak çok zekiyiz, çok çalışkanız, çok becerikliyiz ama asla ve asla masada kaybetme gibi bir şeyimiz olmaz, dünyanın her yerinde masadayız. Avrupa’da veyahut uluslararası Akdeniz federasyonu başkanlığı görevini yürütmekteyiz sadece ben değil. Sadece benim olmam önemli değil.
Bu arada, gerek Avrupa’da gerek dünyada gerek Balkanlarda her yerde tüm kurullarda arkadaşlarımız görev yapmakta.
Biz doğru bildiğimizi yapıyoruz. Gerek düzey gerekse online seminerlerimiz yapılıyor ve bundan sonra da yapılacak en önemli kavramlardan bir tanesi şu biz değişen kurallara aynı anda ve zamanında bütün çalışmalar da yapılıyor. Bu benim için çok büyük bir kazançtır ve sporcularımız, gün geçtikçe kendilerini yetiştirmekle geliştirmekte.
Bunun yanı sıra şunu özellikle söylemek istiyorum. Bütün branşlar. Katılım sağladığımız gibi bütün bu araçlarımızda da madalyamız var ve çocuklarımız en iyi, en iyi şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletimizi en iyi şekilde temsil etmek de ve bayrağımızı dalgalandırmaktadır.
Ben bu çocuklarımızın hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Kıymetli arkadaşlar gerek sporda gerekse Türk silahlı kuvvetlerde gerekse Jandarmada gerekse Emniyette gitmediğimiz yer yok her yerde varız. Bu camianın büyüklüğüdür.
Ben burada bakanlık temsilcilerimizin bize verdiği değer kendilerine teşekkür ediyorum.
Aynı zamanda dünya üniversite şampiyonasında varız. Şu anda bir çalışmamız daha var, üniversite oyunlarına giriyoruz.
Gelişen dünyaya ayak uydurmamızın temeli de şudur: yaşayacaksınız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.