İller Bankası’nca Crown Plaza otelde gerçekleştirilen COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zirvesi’nde konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Deprem bölgesindeki inşa çalışmalarımızın her aşamasında çevremizi koruyarak adım attık. Yaptığımız 500 bine yakın evin tamamı iklim dirençlidir, Sıfır Atık uyumludur, enerji verimlidir” dedi. Türkiye’nin Asrın İnşa Seferberliği ve sosyal konut başarısıyla COP31’in ‘Dirençli Şehirler’ başlığına örnek olduğunu belirten Bakan Kurum, “COP31 sürecinde tüm bu başlıkları ölçülebilir hedeflerle somut uygulamalara dönüştürecek adımı atacağız. COP31 Başkanlığı olarak dünyaya hedef sunmakla kalmayacağız. Uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceğiz” diye konuştu. Bakan Kurum, çok sayıda belediye başkanının katıldığı toplantıda başkanlara çağrıda bulunarak, “Biliyoruz ki merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarılamayacak hiçbir şey yoktur. Bizler her zaman belediye başkanlarımızın yanındayız, milletimizin yanındayız. Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz” dedi.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İLBANK tarafından Ankara’da düzenlenen COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zirvesi’ne katıldı. Bakan Kurum, çok sayıda belediye başkanı ile Asya Kalkınma Bankası yöneticileri, uluslararası finans kuruluşları ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının temsilcilerine hitap etti.
Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde tarihi bir sorumluluk üstlendiğini belirten Bakan Kurum, “Afrika’nın finansmana erişim sorununu, Pasifik ada devletlerinin varoluşsal kaygılarını, Asya’nın hızla büyüyen şehirlerini, Avrupa’nın iklim uyum ihtiyacını yine aynı sorumluluk duygusuyla ele alıyoruz. Çünkü atmosferin pasaportu yok. Kuraklık sınır kapısında durmuyor. Sel, ülke seçip ayırmıyor. Bu anlayışla Antalya’da verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir ‘Uygulama COP’u gerçekleştirmek için çok çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Katılımcılara COP31 Eylem Gündemi’nin 10 maddesinden bahseden Bakan Kurum, “Hedefimiz çok açık ve net: her şart, her zorluk altında çalışan çözümleri büyüteceğiz, taahhüdü projeye, projeyi yatırıma, yatırımı insana ulaştıracağız. Antalya’da, dünyanın birbirine ne anlatacağını konuşmakla yetinmeyeceğiz; dünyanın birlikte ne yapacağını da bir insanlık borcu olarak ortaya koyacağız” dedi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrası tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği’ni dirençli şehirlere örnek gösteren Bakan Kurum, afetin ardından 11 ilde 455 bin konutun tamamlanarak depremzedelere teslim edildiğini hatırlattı. Bakan Kurum, “Bu inşa çalışmalarımızın her aşamasında çevremizi koruyarak adım attık. ‘Enkaz atıkları ne olacak dediler’, enkaz atıkları dönüşümü için devasa geri dönüşüm tesisleri kurduk, atıklarımızı dönüştürdük, dönüştürmeye devam ediyoruz. Yaptığımız 500 bine yakın evin tamamı iklim dirençlidir, Sıfır Atık uyumludur, enerji verimlidir. İnanın kolay değildi. Kapsamlı bir koordinasyon, büyük bir azim ve kararlılıkla çok şükür buralara geldik. Bunu yalnızca bir inşa başarısı olarak da görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaraları sarma, güveni yeniden kurma ve umudu ayağa kaldırma iradesi olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Bakan Kurum, Türkiye’nin Asrın İnşa Seferberliği ve sosyal konut başarısıyla COP31’in ‘Dirençli Şehirler’ başlığına örnek olduğunu anlattı: Dirençli şehirleri COP31’de ana başlıklarımızdan biri haline getirdik. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmalarını geliştirmeliyiz. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Yeşil bina sertifikasyonunu güçlendirmeliyiz. Biz, depremden etkilenen 11 ilimizde tam da bu anlayışla hareket ettik. Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini, yeni bir yol haritasına dönüştürdük ve deprem sonrası tasarladığımız sıfır enerjili bina konseptiyle enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttık. COP31 sürecinde tüm bu başlıkları ölçülebilir hedeflerle somut uygulamalara dönüştürecek adımı atacağız. COP31 Başkanlığı olarak dünyaya hedef sunmakla kalmayacağız. Uygulanmış örnekler, ölçülmüş sonuçlar ve ölçeklendirilebilir bir model de önereceğiz.
Konuşmasında kaynak verimliliği konusuna da dikkat çeken Bakan Kurum, “Kaynak verimliliği; çevre politikasıyla beraber ekonomi, kalkınma, milli kaynak ve nesiller arası adalet meselesidir. Bu düşünce Türk milletine son derece tanıdık. Bizim kültürümüzde bunun çok sade bir karşılığı var; nimeti israf etmemek. Bunun en somut çıktısı da Sıfır Atık’tır. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde Türkiye, Sıfır Atık düşüncesini devlet politikasıyla, milletin katılımıyla, yerel uygulamayla ve diplomasiyle buluşturarak küresel bir çevre hareketine dönüştürdü” şeklinde konuştu.
Bakan Kurum, 1 Temmuz’da Türkiye genelinde kullanımı yaygınlaşan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin son verilerini paylaştı. Depozito İade Sistemi’yle yepyeni bir evreye geçtiklerini kaydeden Bakan Kurum, “Bugüne kadar dönüştürdüğümüz ambalaj sayısı 100 milyonu geçti. Türkiye bu projeyi sahiplendi. İnşallah milletimizin çok sevdiği DOA’yı daha da büyütecek, yaygınlaştıracak, etki alanını şehrin her noktasına taşıyacağız” dedi.
Bakan Kurum, Bakanlık olarak yerel yönetimlerin her zaman yanında olduklarını belirterek, “Türkiye’nin belediyeleri sudan ulaşıma, atıktan enerjiye, afet yönetiminden sosyal hizmetlere kadar çok farklı alanlarda sınanmış, büyük bir uygulama kapasitesine sahiptir. Ve biliyoruz ki merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarılmayacak hiçbir şey yok. Bizler her zaman belediye başkanlarımızın yanındayız. Şu anda, Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarımızla birlikte yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk finansman paketleri üzerinde çalışıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda sonuç alacak, belediyelerimizin su kayıp kaçaklarının azaltılması, atık suların arıtılması ve yeniden kullanılması, yenilenebilir enerji yatırımları, ulaşım ve atık bertarafı çalışmaları için gereken her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda belediyelere ve uluslararası finans kuruluşlarına çağrıda bulunan Bakan Kurum, şunları söyledi: Sizlerden de kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz. Çünkü bir belediye başkanının verdiği doğru altyapı kararı onlarca yıl yaşayabilir. Bugün dönüştürdüğünüz bir mahalle, yıllar sonra yüzlerce ailenin hayatını değiştirebilir. Bugünün belediye başkanı, henüz doğmamış çocukların suyundan da sorumludur. Bu anlayışla hepinizin çalışmasını rica ediyorum. Ve uluslararası finans dünyasının değerli temsilcileri, sizlerden de beklentimiz: Gelin birlikte proje hazırlayalım. Birlikte risk alalım. Birlikte uygulayalım. Birlikte sonuçlarını ölçelim. Başarıyı da hep birlikte büyütelim. Sizlerle ulusal iklim hedeflerini yatırım yapılabilir projelere dönüştürmek ve finansmanı daha hızlı sahaya ulaştırmak istiyoruz. Bugün birlikte vereceğimiz doğru kararların nimetinden, isimlerimizi hiçbir zaman bilmeyecek çocuklar faydalanacak. Gerçek sürdürülebilirlik de budur: Hiç tanımayacağımız insanların geleceğine bugünden emek vermek.
İklim Dirençli Şehirler Zirvesi’nde konuşan İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan da finansmana erişim noktasında yapılması gerekenleri özetleyerek, “İLBANK olarak oluşturduğumuz Sürdürülebilir Kentsel Dirençli Finansman Faaliyeti (SURF), COP31 hedefleri doğrultusunda, uygulama yoluyla dönüşüm ilkesi temelinde finansman, proje hazırlama ve uygulama kapasitesine yönelik bütünleşik bir yaklaşım önermektedir. SURF’u ülkemizde edindiğimiz deneyimin yanı sıra, ulusal ve uluslararası tüm paydaşlarımızın katkılarıyla geliştirerek, Türkiye’den doğan, farklı ülkeler ve şehirler için de değer üretebilecek küresel bir faaliyet haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Su ve Kentsel Gelişim Sektörü Grubu Genel Müdür Yardımcısı Norio Saito ise COP31 sürecinde Asya Kalkınma Bankası gibi çok taraflı kalkınma bankalarının da belediyelere her türlü desteği sağlayacaklarını belirtti.
Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Altay, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı olarak başkanlık ekibimiz ve üyelerimizle birlikte COP31 kapsamında gerçekleştireceğimiz paneller ve üst düzey etkinliklerle, Yerel Yönetimler Kurulu’nun COP süreçlerinin kalıcı bir parçası haline gelmesini desteklemeyi hedefliyoruz. Yerel yönetimlerin küresel iklim politikalarının şekillendirilmesine katkı sunan kurumsal ve sürekli aktörler olarak yer alması en büyük hedefimiz. UCLG olarak yerel ihtiyaç ve deneyimlerin bu sürece yansıtılmasına ve ülkemizde geliştirilen iyi uygulamaların küresel ölçekte paylaşılmasına katkı sunmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından zirve, Bakan Kurum’a hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimleri ile sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Ankara’daki Meyra Palace otelin Konferans Salonunda gerçekleştirilen 10’uncu olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Divan başkanlığını AMATÖR SPOR KULÜPLERİ KONFEDERASYONU GENEL SEKRETERİ Abdullah ALBUNAR’IN yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU Başkanı Mehmet Salim KAYICI yaptığı teşekkür konuşmasında, federasyonun kaynaklarını etkin ve şeffaf kullanıldığını vurgulayarak
Herkes ailesi ile çocuklarıyla gelmiş o kadar mutlu olduk ki demek ki biz en büyük faaliyetimizi yapmışız. Burada bir aile ortamı oluşturmuşuz. Bu bizim için çok önemli.
Uluslararası arenada, olimpiyatlarda bütün branşlar içerisinde birinci branşjz. Bu yüzden Türkiye’nin her yerinde bulunan 81 ilinde bulunan 781 km içerisinde kick boks yapan bütün arkadaşlarımı tebrik ediyoruz. Bu zaferler sadece Salim Kayıcı’nın değil, hepimizin zaferidir. Hiçbir zaman ötekileştirme yapmadın.,
Gerek dünya şampiyonası, gerekse Avrupa şampiyonalarında bir norm, bir kriter oluşturduk ve bu kriter neticesinde birinci olan en fazla sporcu puanı alan sporcu, her zamanki şekilde hiçbir şekilde kesilmeden götürülmüştür. Ve burada bakanlık mensuplarımızın hepsine ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Siyah kuşak sınavlarında, antrenör kurslarında, Türkiye şampiyonası ve turnuvalarında hep beraber olmaya çalıştık olabilir. Öyle bir alt yapı oluşturduk ki ben buraya katılan hekese teşekkür ediyorum.
Bu arada şunu söylemek istiyorum okul sporlarıyla ilgili birçok arkadaşım duymayabilir, bilmeyebilir.
Gelecek yıldan itibaren okul sporlara federasyonu kick boksu olarak kabul etmiştir. İnşallah bizler ilettiği zamanlarda bakanlığımıza yapacağımız çalışmalarla artık okul sporlarında temsil eden birinci olan çocuklarımızı bakanlığımız belirleyecek T
Bir Türk insanı olarak çok zekiyiz, çok çalışkanız, çok becerikliyiz ama asla ve asla masada kaybetme gibi bir şeyimiz olmaz, dünyanın her yerinde masadayız. Avrupa’da veyahut uluslararası Akdeniz federasyonu başkanlığı görevini yürütmekteyiz sadece ben değil. Sadece benim olmam önemli değil.
Bu arada, gerek Avrupa’da gerek dünyada gerek Balkanlarda her yerde tüm kurullarda arkadaşlarımız görev yapmakta.
Biz doğru bildiğimizi yapıyoruz. Gerek düzey gerekse online seminerlerimiz yapılıyor ve bundan sonra da yapılacak en önemli kavramlardan bir tanesi şu biz değişen kurallara aynı anda ve zamanında bütün çalışmalar da yapılıyor. Bu benim için çok büyük bir kazançtır ve sporcularımız, gün geçtikçe kendilerini yetiştirmekle geliştirmekte.
Bunun yanı sıra şunu özellikle söylemek istiyorum. Bütün branşlar. Katılım sağladığımız gibi bütün bu araçlarımızda da madalyamız var ve çocuklarımız en iyi, en iyi şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletimizi en iyi şekilde temsil etmek de ve bayrağımızı dalgalandırmaktadır.
Ben bu çocuklarımızın hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Kıymetli arkadaşlar gerek sporda gerekse Türk silahlı kuvvetlerde gerekse Jandarmada gerekse Emniyette gitmediğimiz yer yok her yerde varız. Bu camianın büyüklüğüdür.
Ben burada bakanlık temsilcilerimizin bize verdiği değer kendilerine teşekkür ediyorum.
Aynı zamanda dünya üniversite şampiyonasında varız. Şu anda bir çalışmamız daha var, üniversite oyunlarına giriyoruz.
Gelişen dünyaya ayak uydurmamızın temeli de şudur: yaşayacaksınız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.