Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1. Su Şûrası Lansmanı ve 363 tesisin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Suyumuzu korumakla, vatanımızı korumak arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark yoktur. Bunun için üzerimize düşen görevler vardır. Tarımsal sulama sistemlerini yenilememiz ve geliştirmemiz gerekiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 1. Su Şûrası Lansmanı ve 363 tesisin toplu açılış törenine katıldı.
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Su İşleri tarafından yapımı tamamlanan 363 tesis sayesinde 146,5 milyon metreküp su depolanmış, yıllık 12,3 milyon metreküp içme suyu elde edilmiş, günlük 299 bin metreküp su arıtılmış ve 418 bin 500 dekar arazinin sulu tarıma açılmış olacağını kaydetti.
Böylelikle Türk ekonomisine yıllık 427 milyon liraya yakın katkı sağlanacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, baraj, içme suyu, sulama, toplulaştırma, atık su ve taşkın koruma tesislerinin yer aldığı, toplam yatırım tutarı 5 milyar 200 milyon liraya varan eserlerin hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Birinci Su Şûra’sının da tanıtımını gerçekleştirdiklerini belirterek, Türkiye’nin ve dünyanın su konusunda derin tartışmalar içinde olduğu bir dönemde gerçekleştirilecek olan şûrayı, son derece isabetli bulduğunu söyledi.
“SU, İKAMESİ OLMAYAN UNSURLARDAN BİRİDİR”
Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sunacağına inandığı Su Şûra’sının başarılı geçmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, fikirleri, önerileri, görüşleri, tespit ve tenkitleriyle Şûra’yı zenginleştirecek tüm uzmanlara, sektör temsilcilerine, paydaşlara ve vatandaşlara teşekkür etti.
“Su, bütün canlılar gibi insanlık için de vazgeçilmez bir nimettir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Sadece hayatımız için değil, ekonomik kalkınma ve büyüme için de su, ikamesi olmayan unsurlardan biridir. Bu ihtiyacı sürdürülebilir şekilde karşılayabilmek için, mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanmak ve israfı engellemek önem arz ediyor. Nüfusun hızla çoğalması, iklim değişikliği, kuraklık gibi sebeplerle su ihtiyacının giderek arttığını görüyoruz. Su ihtiyacı artarken, insanlığın istifadesinde bulunan su kaynakları günden güne azalıyor. Bu daralma beraberinde kuraklığı, yoksulluğu ve açlığı getiriyor. Yine su kıtlığına bağlı olarak ekolojik denge bozulmakta, biyolojik çeşitlilik kaybolmakta, insanlığın gıda güvenliği tehlikeye girmektedir. Bu vahim tablo ise sosyal çalkantılardan düzensiz göçe, kıtlıktan beynelmilel gerilimlere kadar pek çok soruna sebebiyet veriyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi uluslararası kuruluşların, 2025 yılına kadar su kıtlığı yüzünden 700 milyondan fazla kişinin göç riski altında kalabileceğini ifade ettiğini aktararak, Nil Nehri havzasındaki kimi ülkeler arasında yaşanan sert tartışmaların, su meselesinin stratejik boyutunun işareti olduğunu belirtti.
“Nüfusla birlikte artan gıda ve enerji talebi ile iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri, gelecekte daha büyük risklerin bizi beklediğini gösteriyor” uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu karamsar tablodan Türkiye’nin etkilenmemesinin de mümkün olmadığını dile getirdi.
Türkiye’nin toplumdaki yaygın kanaatin aksine “su zengini” bir ülke olmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilakis, kişi başına kullanılabilir su miktarı dikkate alındığında ‘su stresi çeken’ bir ülkeyiz” dedi. Türkiye’nin sınırlı su kaynaklarını, Irak ve Suriye gibi iki komşularıyla da paylaşmak mecburiyetinde bulunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu ülkelerin su ihtiyaçlarının karşılanması noktasında gereken hassasiyeti bugüne kadar hep sergilediklerini, su meselesini, ikili ilişkilerde tehdit veya pazarlık aracına hiçbir zaman dönüştürmediklerine vurgu yaptı.
“TARIMSAL SULAMA SİSTEMLERİNİ YENİLEMEMİZ VE GELİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suyumuzu korumakla, vatanımızı korumak arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark yoktur. Bunun için üzerimize düşen görevler vardır. Tarımsal sulama sistemlerini yenilememiz ve geliştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
İçme ve sulama suyuyla ilgili altyapılardaki kayıp-kaçak oranlarını mutlaka düşürmek gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bireysel tasarrufu teşvik ederek, mevcut kaynakları daha verimli kullanmak ve su kaynaklarını kirlilikten ve diğer olumsuz etkilerden korumak gerektiğini söyledi.
“Suyun Gücünü Milletle Buluşturmak” hedefiyle, sadece su alanına yapılan yatırımların toplam bedelinin 255 milyar lirayı geçtiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Son 19 yılda çevrecilik adına ruhen ve fiziken çevreyi kirletenlere inat, ülkemize 600’ü baraj olmak üzere 8 bin 697 yeni tesis kazandırdık. Sınıfında dünyanın en büyük hacimli ve en uzun gövdesine sahip olan Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı ile yine dünyanın en yüksek altıncı barajı olan Deriner Barajı’nı vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Tamamlandığında ülkemizin en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı’nda gövde inşaatı bitmek üzeredir. Çine Adnan Menderes Barajı ile Aydın’ın, Mavi Tünel Projesi ile Konya Ovası’nın yüzyıllık hayallerini gerçeğe dönüştürdük. GAP kapsamındaki baraj ve sulama projelerini hızla tamamlamak için özel çalışma yürüttük. Böylece ekonomik sulanabilir arazilerimizin toplamını 67 milyon dekara çıkardık. 2007 yılında yaşanan büyük kuraklıktan sonra 81 vilayetimiz için İçme Suyu Eylem Planları hazırladık. Şehirlerimizin 2040, 2050 ve hatta 2071 yıllarına kadar olan içme ve kullanma suyu ihtiyaçlarını planladık. Boğaz Geçiş Tüneli ile Asya ve Avrupa’yı, 4 metre çapındaki ve 5 bin 551 metre uzunluğundaki dev su tüneli ile birleştirdik. Ülkemiz genelinde 262 adet içme suyu tesisi ile 41 milyon vatandaşımıza yıllık 2 milyar 700 milyon metreküp ilave içme ve kullanma suyu temin ettik. Hidroelektrik santral projelerinde kamu-özel sektör iş birliği sayesinde devletin sırtından 60 milyar dolar tutarında bir yatırım yükünü kaldırdık. Böylece ülkemizin 44 milyar kilovatsaatlik elektrik üretim kapasitesini 108 milyar kilovatsaate çıkardık. İklim değişikliği ve nüfus artışı sebebiyle önemi giderek artan depolama yapılarına alternatif olarak 26 adet yeraltı barajı inşa ettik. 2023 yılına kadar tamamlanan yeraltı barajı sayısını 150’ye yükselteceğiz.”
“SULAMADA YÜZDE 46 OLAN RANDIMANI, 2024 YILINDA YÜZDE 55’E YÜKSELTMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojik ilerlemelere bağlı olarak su arıtma ve tarımsal sulama imkânlarının da geliştiğine işaret ederek, su arıtma teknolojilerine büyük yatırım yaptıklarını, hâlihazırda günlük 315 bin metreküp suyu arıtarak, tarımsal sulamada yeniden kullanılabilecek şekilde hizmete sunduklarını kaydetti.
Sanayi sektöründe de suyun verimli kullanımı için gereken tedbirleri aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sulamada hâlen yüzde 46 olan randımanı, yaptığımız yatırımlar ve aldığımız tedbirlerle, 2024 yılında yüzde 55’e yükseltmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde tüm bu alanlara yatırım yapmayı sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflere hızla ulaşmak ve su yönetimindeki yetki çatışmalarını önlemek amacıyla Meclis’te bir Su Kanunu hazırlandığına işaret ederek, şûra zemininde yapılacak çalışmaların, bu kanunun şekillenmesine katkı sağlayacağına olan inancını dile getirdi.
Koronavirüs salgının tüm dünyada dengeleri altüst ettiği bir dönemden geçildiğinin de altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Şimdiye kadar 2 milyon 800 bin insanın hayatına mal olan salgın, küresel ekonominin parametrelerini de kökten değiştirmiştir. Bu süreçte güçlü sağlık altyapısı yanında, tarıma ve suya bağlı gıda güvenliğinin stratejik önemi de görülmüştür. Tıpkı sağlık gibi tarımın da ihmale gelmez bir alan olduğu gerçeği kendini bir kez daha dayatmıştır. Hamdolsun 2020, son 19 yılda sağlıkla birlikte tarıma yaptığımız yatırımların da meyvesini topladığımız bir sene oldu. Geride bıraktığımız dönemde salgın ve meteorolojik kuraklığa rağmen tarımsal üretimde Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdık. Tarım sektörümüz, sağladığımız destekler ve yeni projelerle, büyümeye ve güçlenmeye devam etti.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl tarım sektörünün yüzde 4,8 gibi önemli bir büyüme oranına ulaştığını aktararak, “Tarımsal hasılamız ise bir önceki yıla göre yüzde 20 artarak 334 milyar liraya yükseldi. Tarımsal hasılada Avrupa’daki liderliğimiz devam ediyor. Geçtiğimiz yıl tarım ve gıda ürünleri ihracatımız, bir önceki yıla göre yüzde 5 artarak yaklaşık 21 milyar dolara ulaştı” dedi. Türkiye’nin tarım ve gıda ürünlerinde net ihracatçı bir ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine geçtiğimiz yıl tarım ve gıda ürünleri dış ticaret fazlamız, yüzde 9 artışla 5,5 milyar dolara yükseldi. Toplam bitkisel üretim miktarımız da önceki yıla göre 9 milyon ton artışla 126 milyon tona çıktı” bilgisini verdi.
“YERLİ VE MİLLÎ ÜRETİM ANLAYIŞIYLA, TARIMDA BÜYÜMEYE VE YETERLİLİĞİMİZİ GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Meyve ürünlerinin tamamına yakınında Türkiye’nin kendine yeter, çoğu üründe de ihracatçı konumda bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın şartlarına rağmen canlarını dişlerine takarak, tarlasını eken, biçen, üreten tüm çiftçilere teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl üreticilere toplam 24 milyar lira tarımsal destek sağlayacaklarının altını çizerek, “İnşallah çalışmalarımızı artırarak, yerli ve millî üretim anlayışıyla, tarımda büyümeye ve yeterliliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Birinci Su Şûrası’nda alınacak kararlar, bu mücadelemizde bize katkı sunacak, inşallah önümüzü açacaktır. Şûra’nın hedefleri doğrultusunda elde edilen kazanımlar, su yönetimi ile ilgili hususlarda gelecek nesillere ışık tutacaktır” diye konuştu.
Resmî açılışı yapılacak Devlet Su İşlerine ait 363 tesisin tekrar hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kalkınması için çalışan tüm emekçilerimize, çiftçilerimize mühendisinden işçisine kadar hepsine bir kez daha teşekkür ediyor, Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Ömrümüz, ömrünüz su gibi aziz olsun diyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde Ortak Savunma Anlaşması imzaladı.
Üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması; her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.