Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Dünyamızın karşı karşıya kaldığı değişimler, Türk Konseyi gibi iş birliği yapılarının önemini daha da artırıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi’ne Vahdettin Köşkünden canlı bağlantıyla katıldı.
Türk Konseyi üyesi ülkelerin devlet başkanlarına hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Meclisimiz Türk Konseyi’nin Gayriresmî Türkistan Zirvesi’nde çevrimiçi de olsa sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığı içindeyim” dedi.
“EGEMENLİĞİMİZİ İLGİLENDİREN MESELELERDE KARDEŞLİK HUKUKUNA UYGUN ŞEKİLDE DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ”
“Gönlümüzden geçen, siz değerli kardeşlerimi kadim Türkistan şehrimizde yüz yüze görebilmekti” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs nedeniyle hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diledi.
Türk dünyasının Nevruz’unu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortak kültürel mirasımız olan, barış, sevgi ve hoşgörünün sembolü bu bayramın tüm insanlığa mutluluk, sağlık ve huzur getirmesini diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıl önce kurulan Türk Konseyi’nin, birlik ve dayanışma mefkûrelerinin en müşahhas hâli olduğuna işaret ederek, “İnşallah, Türkmen kardeşlerimizin önce gözlemci üye, bilahare daimi tarafsızlık statüsüne halel getirmeyecek şekilde, tam üye olarak aramıza katılmasıyla Konseyimiz daha da güçlenecektir. Türkiye olarak Konsey çatısı altında bu yönde yapılacak çalışmalara her türlü desteği vereceğiz” diye konuştu.
Bugün, Türk-İslam düşüncesinin meşalesini yakan Hoca Ahmet Yesevi’nin yaşadığı ve medfun olduğu Türkistan’ın, Türk Dünyasının “manevi başkentlerinden biri” ilan edilmesinin de bahtiyarlığını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hepimiz için ahlak ve irfan timsali Pir-i Türkistan, Hoca Ahmet Yesevi, İslam aşkını kendinden sonraki taliplere aktarmış, ihlas kültürünü Türkistan’dan geniş coğrafyalara yaymıştır. Yetiştirdiği Alperenleri Asya’dan Avrupa’ya kadar göndererek insanlara adalet, tevazu, birlik ve dirlik düşüncesini telkin etmiştir. Kalplere ve zihinlere ektiği tohumlar, Anadolu’da Yunus Emre’yle, Mevlana’yla, Hacı Bektaş-ı Veli’yle, Şeyh Edebali’yle yeşermiş; Sarı Saltuk’la, Demirci Baba’yla, Gül Baba’yla Avrupa’ya kadar uzanmıştır. Bin yıl sonra hâlâ bize yol gösteren Yesevi’nin adını taşıyan, 32 ülkeden 15 binden fazla öğrencinin öğrenim gördüğü Hoca Ahmed Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi hepimiz için iftihar kaynağıdır. Rabbim o büyük gönül sultanını rahmetiyle kuşatsın, bizleri de Hoca Ahmet Yesevi’nin manevi rehberliğinden ayırmasın diyorum.”
“Dünyamızın karşı karşıya kaldığı değişimler, Türk Konseyi gibi işbirliği yapılarının önemini daha da artırıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nisan ayında, gerçekleştiren olağanüstü zirve ve akabinde ilgili bakanların toplantılarında alınan kararlarla, ticaret hacminde salgının etkisini asgaride tutmayı başardıklarını bildirdi.
Konsey bünyesinde oluşturulan Sağlık Bilim Kurulu’nun, bu süreçte altı kez toplandığını, bilim adamlarının Aşı Çalıştayı’nda bir araya geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bağımsızlığımızı, toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi ilgilendiren meselelerde de kardeşlik hukukuna uygun şekilde dayanışma içindeyiz” değerlendirmesinde bulundu.
“44 GÜN SÜREN DESTANSI BİR MÜCADELE SONRASINDA DAĞLIK KARABAĞ ANA VATANLA TEKRAR KUCAKLAŞMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i, Dağlık Karabağ’daki zaferlerinden dolayı bir kez daha tebrik ederek şu ifadeleri kullandı: “44 gün süren destansı bir mücadele sonrasında 30 yıllık işgal son bulmuş, Dağlık Karabağ ana vatanla tekrar kucaklaşmıştır. Kolay değil, her şeyden önce Dağlık Karabağ bölgesinde 67 camiden 63 yıkılmış, bunun yanında kiliseler de tarumar edilmiştir. Bütün bunlarla birlikte 1918 yılında Azerbaycanlı kardeşlerimizin uğradıkları katliamın anıldığı gündür. Hiçbir zaman bizler Hocalı katliamını bir kenara koyamayız. Kısa zaman önce yıl dönümünü tekrar andık. Katledilen on binlerce kardeşimizi rahmetle yâd ediyorum. Karabağ’daki Türk mirasının korunması ve ihyası için tüm imkânlarımızla Azerbaycan’ın yanında olmaya devam etmemiz hep birlikte önem taşımaktadır. Azerbaycan’ın bu bölgeyi ayağa kaldırmak suretiyle bütün muhacir kardeşlerimin topraklarına dönmesini önemsiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, temennisinin Ramazan Bayramı’ndan sonra işgalden kurtarılan Şuşa’yı ziyaret etmek olduğunu bildirerek “Şuşa’yı ziyaret etmek suretiyle Şuşa’da yeni bir bayram yaşayalım” dedi.
“GÜÇ BİRLİĞİ YAPARAK KIBRIS TÜRKLERİNİ HAK ETTİĞİ KONUMA GETİRECEĞİMİZE İNANIYORUM”
Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türkleriyle dayanışma sergilemenin de kardeşliğin bir gereği olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır maruz kaldıkları haksızlıklar ve ambargoların kaldırılması için Kıbrıs Türklerine gereken yardımı esirgemeyeceğinize de inancım tamdır. Kıbrıs Türk halkının Türk Konseyi’nin kültür, eğitim, bilim ve spor gibi faaliyetlerine katılımı, tecridin etkilerinin hafifletilmesine yardımcı olacaktır. Güç birliği yaparak Kıbrıs Türklerini de hak ettiği konuma getireceğimize inanıyorum” açıklamasında bulundu.
Türk Dünyası içinde kombine ulaştırma ve taşımacılık imkânlarını geliştirmenin de büyük önem arz ettiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor üzerinden Avrupa’ya kesintisiz ve engelsiz bağlantıyı temin etmenin Türk Konseyi üyesi ülkelerin stratejik değerini ve refahını artıracağını söyledi.
Konsey bünyesinde bu alanda yürütülen çalışmalara ivme kazandırmak gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması’nı sonuçlandırmak için müzakereleri hızlandırmakta fayda gördüğünü vurguladı.
“12 YILLIK SÜREÇ İÇİNDE KURUMSALLAŞMASINI TAMAMLAYAN TÜRK KONSEYİ’NİN ULUSLARARASI İTİBARI DA YÜKSEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıllık süreç içinde kurumsallaşmasını tamamlayan Türk Konseyi’nin uluslararası itibarının da yüksek olduğunu belirterek Konseyi artık “Uluslararası Örgüt” olarak adlandırmanın vaktinin geldiğini, bu konudaki kararı Türkiye’deki zirvede almayı ümit ettiğini söyledi.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın cömert ev sahipliğinde Budapeşte’de açılan Avrupa Temsilcilik Ofisi’nin, Türk Konseyi’nin bayrağının Avrupa’da dalgalanmasını sağlayarak, görünürlüğünü artırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Başka ülkeler de Konseyimizle iş birliği yapmak ve Konseyimize gözlemci olmak isteğini dile getiriyor. Bu bakımdan, üçüncü ülkelerle iş birliği formatlarına dair kategorileri ve kriterleri belirlemek maksadıyla yapılan çalışmanın bir an evvel tamamlanması gerekiyor. Konseyimizin uzun vadeli hedeflerini ve vizyonunu ortaya koymak amacıyla Sekretaryanın hazırladığı ‘Vizyon ve Strateji Belgeleri’nin taslaklarını inceliyoruz. Uluslararası topluma karşı mesaj teşkil edecek bu belgelerin gerçekçi, özlü ve kolay anlaşılır somut hedefleri içerecek şekilde kaleme alınmasını bekliyoruz. Vizyon belgesine ilişkin çalışmanın, tüm üyelerin desteğini alarak tamamlanması mümkün olduğu takdirde, ev sahipliğimizde yapılacak zirvede kabul edilmesinden memnuniyet duyacağız. Sekretaryanın bu süreci, üye ülkelerin kurumlarıyla yakın eşgüdüm ve istişare içinde yürütmesi önemlidir. Türk Akademisi ile Türk Kültür ve Miras Vakfı’nın zorunlu katkı protokollerini onayladık. Uzun süredir gönüllü katkılarla çalışan bu iki örgüte ait protokollerin bir an önce yürürlüğe girmesinde de fayda görüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Konseyi’nin verimlilik ve etkinliğinin artırılması, gerekiyorsa Sekretaryanın yeni kadrolarla güçlendirilmesi ve çalışma usullerinin gözden geçirilerek üye ülkelerle eşgüdümün yoğunlaştırılmasının yararlı olacağının altını çizdi.
Sekretaryaya, artan itibarına yakışacak ve Özbekistan’ın katılımıyla büyüyen ailenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, prestijli bir tarihî bina tahsis ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da tahsis edilen bu yeni binanın Türk Konseyi’ne hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Eylül 2018 tarihinde Çolpan Ata’daki 6. Türk Konseyi Zirvesi’nde, 4. Dünya Göçebe Oyunlarının Türkiye’de düzenlenmesine karar verildiğini anımsatarak, salgın nedeniyle oyunların, 2022 yılında, yine Türkiye’de gerçekleştirilmek üzere ertelenmesinde yarar gördüklerini belirtti.
Konsey üyesi ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarını Haziran ayında düzenleyecek Antalya Diplomasi Forumu’na davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Forumumuz, küresel ve bölgesel meseleler hakkında samimi ve kapsamlı görüş teatisi yapılmasına katkı sunacaktır. Hepinizin katılımından büyük memnuniyet duyacağım. Konseyimizin 8’inci Olağan Zirvesi’ni de salgın şartlarının elverdiği ölçüde inşallah 12 Kasım 2021’de İstanbul’da düzenlemeyi ümit ediyoruz. Bu düşüncelerle Türkistan Zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Türk Dünyası’ndaki tüm kardeşlerimize mutluluk, refah ve esenlik temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde Ortak Savunma Anlaşması imzaladı.
Üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması; her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.