Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen gemi teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor. Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda 23 yılda çok ciddi mesafe aldık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile birlikte İstanbul Tersanesi Komutanlığında “Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, savunma sanayi ve gemicilik sektörünün temsilcilerini ve misafirleri selamladı.
Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile Romanya heyetini Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu, dünyanın göz bebeği olarak nitelendirdiği İstanbul’da denizcilik, mühendislik ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizle, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. CAm. Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgâhtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.
“DÜNYAMIZ SOĞUK SAVAŞ’TAN BU YANA EN KÖKLÜ DEĞİŞİMLERDEN BİRİNİ YAŞIYOR”
Her iki platformun iki ülkeye, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgenin huzuruna büyük katkılar yapacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim ‘Zor oyunu bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılaşılan her krizin ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bir kez daha hatırlattığını kaydederek, şöyle devam etti: “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. ‘Büyük ve güçlü Türkiye’ vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayisinde ‘tam bağımsız Türkiye’ hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık.”
“AYNI ANDA EN FAZLA SAVAŞ GEMİSİ YAPABİLEN ÜLKELERDEN BİRİYİZ”
Türkiye’nin savunma ihracatında dünyanın 11’inci büyük ülkesi konumunda olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihî bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz. Askerî gemi inşa sanayimiz 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140’ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya, muhriplerden denizaltılara, millî uçak gemimiz MUGEM’e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı millî imkân ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hâlihazırda 15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ettiğini söyledi.
“Millî uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarının araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürdüklerini, yürüttükleri projelerin toplam bedelinin 25 milyar avro seviyesine ulaştığını bildirdi.
“GEMİLERİMİZ MUADİLLERİNDEN DAHA ÜSTÜN NİTELİKLERDE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan Türk donanmasının, artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuştuğunu, bunun ülke açısından gurur verici olduğunu ifade etti.
Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinlediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, MUGEM Projesi’yle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseldiklerini söyledi.
Tüm bu platformların kritik alt sistemlerinin, radarlarının, sonarlarının, savaş yönetim sistemlerinin ve yazılımlarının Türk mühendisleri tarafından hayata geçirildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gemilerimiz, muadillerinden daha üstün niteliklerde millî mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayisinde sahip olduğumuz imkân ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz” dedi.
“CAM. ROMAN KORVETİ, KARADENİZ VE BÖLGEMİZİN GÜVENLİĞİNİ BİRLİKTE İNŞA ETME İRADESİNİN EN SOMUT GÖSTERGESİDİR”
Romanya’nın kendileri için özel öneminin olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler, tarihî zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz, münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören, işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş hâlidir. CAm. Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir.”
Karadeniz’in güvenliğinin, aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli bulduklarını dile getirdi ve gelecek dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni etti.
“TÜRKİYE, TARİHİNDE İLK KEZ BİR NATO VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ ÜLKEYE SAVAŞ GEMİSİ İHRAÇ ETMİŞTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün teslim ettikleri ve envantere kattıkları gemilerde kullanılan savaş yönetim sisteminin, arama ve atış kontrol radarlarının, sonar sistemlerinin ve yakın savunma silahlarının tamamen yerli ve millî şirketlere ait olduğunu belirterek, “ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız, bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekât hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır” diye konuştu.
Kahraman deniz kuvvetlerinin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı da bugün hizmete aldıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açık Deniz Karakol Gemisi Projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform, istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin gayesi, bölgemizde gerilim üretmek değil barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz, kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz, aksine karşılıklı saygıya dayalı, güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerine zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net, biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi millî kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş hâlidir.”
Millî Savunma Bakanlığını, Savunma Sanayii Başkanlığını, Deniz Kuvvetleri Komutanlığını, İstanbul Tersanesi Komutanlığını, ASFAT’ı ve projede görev alan tüm firmaları, mühendisleri, teknisyenleri ve işçileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CAm. Roman korvetinin Romanya’ya hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TCG Koçhisar’ın da “mavi vatan”da şanlı bayrağı gururla dalgalandıracağına yürekten inandığını ifade ederek, “Rabb’im denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Romanya Cumhurbaşkanı Dan, tören alanına birlikte gelerek tören kıtasını selamladı. İstiklal Marşı ve Romanya Ulusal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Romanya Cumhurbaşkanı Dan da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından günün anısına fotoğraf çektirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Romanya Cumhurbaşkanı Dan, gemi komutanlarına bayrak, flandra ve gemilerin hizmete giriş belgelerini takdim etti.
Ardından gemi komutanları, ant içerek personeli gemiye sevk etti. Bayrak ve komutan flandrası gemilere toka edildi. Deniz Harp Okulu öğrencileri tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Romanya Cumhurbaşkanı Dan’a hediye takdim edildi.
Kısa adı BTA olan, Bulgaristan Telgraf Ajansı Ankara’da Bulgaristan’ın Balneoloji ve Kaplıca destinasyonlarına atıfta bulunan “LİK” dergisinin Türkçe özel sayısını tanıttı.
Bulgaristan Telgraf Ajansı, Bulgaristan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bulgaristan’ın Ankara Büyükelçiliği ve BUBSPA tarafından ortak düzenlenen tanıtım etkinliğinde, “Lik” dergisinin Türkçe hazırlanan “Sudan Gelen Sağlık – BG SPA” özel sayısı tanıtıldı.
Bulgaristan Haber Ajansı (BTA), 128’inci kuruluş yıl dönümü çerçevesinde hazırladığı “BG SPA: Su Yoluyla Sağlık” adlı kataloğun Türkçe basımının tanıtım seromonisi Başkent Ankara’da gerçekleştirdi. Tanıtım töreni, BTA Ankara Basın Bürosu’nda basın ve turizm sektörü temsilcilerinin katılımıyla yapıldı.
Kısa adı BTA olan, Bulgaristan Telgraf Ajansı Türkiye’nin Başkenti Ankara’da Bulgaristan’ın Balneoloji ve Kaplıca destinasyonlarına atıfta bulunan “LİK” dergisinin Türkçe özel sayısını tanıttı.
Ankara Atatürk Bulvarındaki BTA’nın Haber Bürosu’ndaki tanıtım törenine Bulgaristan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Mariela Modeva, Bulgaristan’ın Ankara Büyükelçisi Angel ÇOLAKOV, BTA Genel Müdürü Kiril VALÇEV, Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru ve Ajansın Genel Müdür Yardımcısı-Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, Bulgaristan Balneoloji ve SPA Turizm Birliği Temsilcisi Georgi Bogdanov ve Bulgaristan Radyosundan Krasimir Martinov katıldı.
BG SPA-Su Yoluyla Sağlık adlı dergi, Bulgarca, İngilizce ve Rumence dillerinde yayım hayatında. Dergi, Bulgaristan’daki 128 sertifikalı SPA, sağlıklı yaşam ve tıbbi SPA merkezi hakkında okuyucuyu bilgilendiriyor. Sembolik128 sayısıyla, bu yıl Şubat ayında kutlanan BTA’nın 128’nci yıldönümüne atıfta bulunuldu..
Ankara’da Atatürk Bulvarı’ndaki BTA Basın bürosunda tanıtılan derginin içeriği Bulgaristan’ın yaz mevsimine yönelik fotoğraflar ve makalelerle okuyucuya ve turistlere zengin bir kaynak oluşturacak. Bulgaristan Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin Bulgaristan Büyükelçiliği ve Bulgar Balneoloji ve SPA Turizmi Birliği de bu tanıtıma destek verdi.
Bu arada, dergi tanıtımı dolayısıyla Bulgaristan okullarında okuyan ilk ve orta öğretim öğrencilerinin eserlerinden oluşan bir resim sergisi açıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Polonya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, daha sonra baş başa ve heyetler arası görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
TÜRKONFED ve Garanti BBVA iş birliği ile yürütülen İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi’nin ilk fazının kapanışı Ankara’da düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Türkiye’deki KOBİ’lerin verimlilik oranı, Avrupa’daki KOBİ’ler ile kıyaslandığında beşte bir seviyesinde. Bu döngüyü kırmamız gerekiyor” dedi.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya ise “Dijitalleşen, sürdürülebilirliği iş modeline entegre eden, yenilikçi ve rekabetçi KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek. Bu yolda KOBİ’lerimize verdiğimiz mesaj çok net: Gelin birlikte yapalım.”
KOBİ’lerin sürdürülebilir iş modelleri, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman süreçlerine katkı sağlamak amacıyla 2024 yılında Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ile Garanti BBVA tarafından hayata geçirilen İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi’nin bu dönemki kapanış etkinliği Ankara’da yapıldı.
İç Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (İÇASİFED) ev sahipliğinde OSTİM OSB’de gerçekleştirilen etkinliğe iş dünyası ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Ankara’da kısa adı OSTİM olan ORGANİZE SANAYİ ve TİCARET MERKEZİ konferans Salonundaki toplantının açılışındaki konuşmasında, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, dünya genelinde belirsizliğin norm haline geldiğine dikkat çekerek, “Şu an için barıştan yana kırılgan bir iyimserlik olsa da savaşın enerji ve ekonomideki sarsıcı etkilerine maruz kalmaya devam edeceğiz. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlığa, yükselen korumacı politikalara, Çin’e olan bağımlılığı azaltmak konusunda ortaya konulan çabalara tanık oluyoruz. Tüm bunların yanında yurt içinde enflasyonla ve artan maliyetlerle mücadele devam ediyor. Küresel rekabet ikliminde, adeta var olmak için yeni yollar arıyoruz. Ancak Türkiye’deki KOBİ’lerin verimlilik oranı, Avrupa’daki KOBİ’ler ile kıyaslandığında beşte bir seviyesinde kalıyor. Düşük verimlilik oranları ve düşük katma değerle şekil almış o bildik döngü kırması gerekiyor. Üretimin devamlılığı, katma değer odaklı bir ekonomi ile refahın tesisi için, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve nitelikli insan gücünü asli meselemiz yapmak zorundayız. Bu noktada ikiz dönüşüm, şirketlerin kaderini belirleyecek bir kaldıraç; dahası hayal ettiğimiz rekabetçi, etkin ve söz sahibi Türkiye’ye ulaşmak için aşmamız gereken kritik bir eşiktir” değerlendirmesinde bulundu.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya da şunları söyledi. “İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar buluşmalarımızla son aylarda İzmir, Denizli ve Adana’da yüzlerce KOBİ ile bir araya geldik, bugün de Ankara’dayız. Türkiye’yi dolaştığınızda ülke ekonomisinin gerçek gücünü görüyorsunuz. Üreten, istihdam yaratan, yatırım yapan ve bulunduğu bölgeyi dönüştüren KOBİ’ler bu gücün merkezinde yer alıyor. Garanti BBVA olarak biz de KOBİ’lere yalnızca finansman sunmuyor; eğitimden dijital dönüşüme, sürdürülebilirlikten yeni pazarlara erişime kadar pek çok alanda destek oluyoruz. Biz bankacılığı yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak görüyoruz. Bugün işletmeler bir yandan sürdürülebilirlik diğer yandan dijitalleşme ekseninde tarihi bir dönüşümden geçiyor. Biz de TÜRKONFED iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar’ projemizle sahaya iniyor ve KOBİ’lerin kendi sektörlerine ve ihtiyaçlarına uygun dönüşümleri için yol haritaları oluşturmalarına katkı sunuyoruz. İnanıyoruz ki; dijitalleşen, sürdürülebilirliği iş modeline entegre eden, yenilikçi ve rekabetçi KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek. Bu yolda KOBİ’lerimize verdiğimiz mesaj çok net: Gelin birlikte yapalım.”
İÇASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ekinci ise Ankara ve İç Anadolu Bölgesi’nin üretim gücü, sanayi altyapısı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında kritik bir role sahip olduğunu belirterek, “Savunma sanayinden makine imalatına, yazılımdan teknoloji girişimlerine kadar birçok alanda güçlü bir ekosisteme sahibiz. Şimdi bu gücü, dijital ve yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşımak zorundayız. Bunun yolu ise iş birliğinden geçiyor. Kamu, özel sektör, finans kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmelidir. İÇASİFED olarak bizler de bu anlayışla hareket ediyor; üyelerimizin ve bölgemizdeki işletmelerin dönüşüm süreçlerine katkı sağlayacak projeleri desteklemeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü işletmeler güçlü şehirleri, güçlü şehirler güçlü bir ekonomiyi oluşturur” açıklamasında bulundu.
Toplantı, Açılış konuşmalarının ardından panellerle devam etti.
EY Türkiye Şirket Ortağı & İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin’in ‘Belirsizliği Avantaja Dönüştürmek’ sunumundan sonra ‘İkiz Dönüşüm Vizyon Oturumu’ düzenlendi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü’nün moderatörlüğünde düzenlenen ‘Enerjiden Üretime Sürdürülebilir Dönüşüm ve Finansman Olanakları’ panelinde Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Yöneticisi Emir Kozikoğlu ve ŞA-RA Grup Genel Müdürü Ünver Şahin konuşmacı olarak yer aldı. OSTİM OSB Dijital Dönüşüm Ofisi Yöneticisi Çağlar Öngüner’in tartışmacı moderatörlüğünü üstlendiği ‘Dijital Bankacılık Çözümleriyle Verimli ve Rekabetçi İşletmeler’ paneli ise Garanti BBVA Tüzel Müşteri Çözümleri Grup Müdürü Cüneyt Tırnava ve Balans Makina Genel Müdürü Cennet Tuğba Selbi katılımıyla gerçekleşti. Programın son kısmında da Sürdürülebilirlik Atölye Çalışması gerçekleştirildi.
İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Etkinlikleri; Anadolu’nun farklı bölgelerindeki KOBİ’lerin sürdürülebilir iş modellerine geçiş sürecini hızlandırmayı, yeşil finansman araçlarına erişimini artırmayı ve küresel piyasalardaki rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.
Etkinliklerde, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenler, KOBİ’lerle bir araya gelerek döngüsel ekonomiden yenileyici tarıma uzanan konularda en güncel bilgileri paylaşıyor. Projenin ilk fazının sonunda, KOBİ’ler İçin Sürdürülebilir Dönüşüm Raporu adıyla kapsamlı bir analiz ve politika önerileri içeren bir çalışma yayımlanacak. Bu rapor, kamu ve özel sektör çevrelerinde stratejik bir savunuculuk aracı olarak kullanılacak ve sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli politikaların şekillendirilmesine katkı sağlayacak
Not:TÜRKONFED Çatısı altında 31 federasyon ve ulusal-uluslararası 340 üye dernek üzerinden 100 bini aşkın şirket yer alan TÜRKONFED, üye tabanı ile toplam (enerji dışı) dış ticaretin %83’ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın yaklaşık %55’ini sağlamaktadır. İstanbul, Batı Anadolu, Marmara ve İç Anadolu, Trakya, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz, Orta Anadolu, Kuzey Anadolu, Doğu Karadeniz, İç Anadolu, Güney Ege, Doğu Marmara, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz, Güney Marmara, Çukurova, Kuzey Marmara, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Güneydoğu, Zafer, İpekyolu, Kapadokya, Mevlana, Doğu, Serhat, Dicle ve Fırat Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nun yanı sıra Sektörel Dernekler Federasyonu, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu, Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu, Plastik Sanayicileri Federasyonu ve Serbest Mimarlar Dernekleri Federasyonu da TÜRKONFED’in organizasyon yapısında yer almaktadır. TÜRKONFED, Avrupalı KOBİ’lerin çatı örgütü olan ve 12 milyon firma ve 55 milyon çalışanı temsil eden Avrupa KOBİ Birliği (SMEunited) üyesidir.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.