Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur.
Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmışiş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımızve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımı ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisidir.
Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan, tarihte birçok medeniyete beşiklik yapmış eşsiz bir şehir… Tüm ziyaretçileri kendisine aşık eden biyografisi ile, bir kere gelindi mi tarihi eserlerini, coğrafyasını, kültürünü ve eşsiz doğal güzelliklerini insana hiçbir karşılık beklemeden sunan, ülkemizin ekonomi, sanayi, turizm ve medeniyetler şehri İstanbul…
“İyi ki Varsın” yazı dizimizde, sanayi, hukuk, bilişim, eğitim alanlarından tutun da birçok alanda çok kıymetli değerlere yer verdik. Bu yazı dizimizde; iletişimden, haberleşmeye, bilişimden yenilenebilir enerjiye, enerji piyasasından savunma sanayi teknolojilerine kadar çok sayıda sektörel anlamda hizmet veren Mimar Sinan Üniversitesi arkeoloji ve sanat tarihi branş dalının ardından, Beykoz Üniversitesi klinik psikoloji yüksek lisans sahibi uzmanlaşmış profesyonel bir deneyim Ümran Coşkun’ a yer verdim.
1976 yılında yukarıda bahse konu medeniyetlerin beşiği İstanbul’da dünyaya geldi. Aile’sinde üç kardeşin en küçüğü. Ardahan kökenli bir ailenin çocuğu olarak, bir yandan doğunun güçlü dayanışma kültürüyle büyürken diğer yandan İstanbul’un çok sesli ve çok renkli yapısının içinde yetişti. Mahallelerin farklı kültürlerden, farklı yaşam tarzlarından bireyler arasında yetişme ekininde, insanları anlamaya olan merakı ile ilk tohumları o yıllarda atıldı. Henüz çocuk yaşlarda insanların aynı olaya neden farklı anlamlar yüklediğini, neden farklı hissettiğini ve birbirleriyle nasıl ilişki kurduğunu gözlemlemeyi başaran oldu.
İlk adımı attığında önünde hem heyecan hem de belirsizlik vardı. Ancak zorluklara karşı dirayet göstermesi gerektiği konusundaki inancını hep korudu.
Üniversite eğitimini Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nde tamamladı. İnsan hikâyelerine olan alakası henüz o yıllarda geçmiş uygarlıklar ve kültürler üzerinden şekillendi. Ancak mezuniyetin ardından yolu kurumsal hayata çıktı ve mesleki kariyerinde Turkcell’de tanışma imkanı sağladı.
Yaklaşık yedi yıl boyunca Turkcell’de farklı görevlerde hizmet verdi.. Çağrı merkezinde başlayan bu yolculuk bana insanı dinlemeyi, ihtiyaçları anlamayı ve iletişimin gücünü öğretti. Sonrasında Bankacılık Sektöründe Finansbank A.Ş. ile iş yaşamına devam etme kararı aldı. Bu görevinde de yaklaşık yedi yıl boyunca çalıştı. Finansbank tecrübesi kendisi adına önemli bir dönüm noktası oldu. Eğitim ve gelişim alanında görev alarak eğitimlerin hazırlanmasından planlanmasına, organizasyonundan uygulanmasına kadar sürecin her aşamasında yer aldı.
Zaman içerisinde ufkunda belirlenen tezin doğruluğunun araştırma ve detay yönünde İnsan Değişimi alanında olması gerekliliği olduğu fikrini savunduğu için;
İnsan neden değişime direniyordu? Neden bazı insanlar aynı koşullarda gelişirken bazıları zorlanıyordu? Öğrenmenin psikolojik ve biyolojik temelleri nelerdi? İşte bu sorular kendisini psikolojiyle tanıştırdı.
Kurumsal hayatın içinde çalışırken yeniden öğrenci oldum. Beykoz Üniversitesi’nde Psikoloji lisans eğitimini tamamladı. Ardından İstanbul Aydın Üniversitesi’nde Genel Psikoloji yüksek lisansımı yaptı. Daha sonra yine Beykoz Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisansına devam ederek insanı anlamaya yönelik akademik yolculuğumu derinleştirdi.
Psikoloji eğitimiyle birlikte yalnızca bireyi değil; ekipleri, kurumları, liderleri ve çalışma hayatını da farklı bir gözle görmeye başladı. Çünkü iş hayatındaki birçok sorunun aslında süreçlerden değil, insan ilişkilerinden kaynaklandığını fark ettim. İletişim eksiklikleri, duyguların ifade edilememesi, çatışmalar, aidiyet sorunları, tükenmişlik, stres ve belirsizlikler… Bunların hepsi insan hikâyesinin parçalarıydı.
Bu farkındalık nedeni ile eğitim ve danışmanlık alanında kendi yolunu çizmeye yöneltti..Önce bir eğitim firmasıyla çalıştı, ardından kendi şirketimi kurdum. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kurumlarla buluşuyor; iletişim, liderlik, duygusal dayanıklılık, psikolojik esneklik, psikolojik sağlamlık, stres yönetimi, duygusal okuryazarlık, tükenmişlik, satış psikolojisi ve kurumsal iletişim alanlarında eğitimler veriyor.
Yıllar boyunca binlerce insanla aynı salonda buluştu. Farklı şehirlerde, farklı sektörlerde, farklı unvanlarda çalışan insanlarla tanıştı. Ama gördü ki hepsinin ortak bir ihtiyacının var olduğunu gördü.” Anlaşılmak”- “Kendimizi ifade edebilmek”. Bir yere ait hissedebilmek. Görüldüğümüzü ve duyulduğumuzu bilmek.
Bu nedenle yazmaya başladı.
2026 yılında yayımlanan “Plazaların Dili Olsa da Konuşsa” adlı kitabı, aslında kurumsal hayatın içinden insan hikâyelerini anlatıyor. Çünkü zaman zaman iş unvanlarımızın, hedeflerimizin, performans göstergelerimizin ve yetişmemiz gereken işlerin arasında kendimizi unutabiliyoruz. Oysa her çalışanın, her yöneticinin, her ekibin arkasında bir insan var.
Kitapta iletişimin ne olduğunu, insanı anlamanın ne anlama geldiğini, birlikte çalışmanın, birlikte üretmenin ve birbirimize tutunmanın önemini anlatıyorum. Çünkü bana göre başarı sadece sonuçlardan değil; o sonuçlara giderken kurduğumuz ilişkilerden doğuyor.
Hayatının en değerli rollerinden biri ise annelik. Bugün 20 yaşında bir kızı var. Bana her gün öğrenmenin, değişmenin ve büyümenin yaşla değil merakla ilgili olduğunu hatırlatıyor.
Bugün geriye dönüp baktığımda hayatımı tek bir cümleyle özetleyebiliyorum diyen Psikolog Ümran Coşkun
“Benim hikâyem, insanı anlamaya çalışmanın hikâyesi.”
Çocukluğumun çok kültürlü mahallesinden kurumsal dünyanın koridorlarına, eğitim salonlarından psikoloji sınıflarına, danışanlardan kitap sayfalarına uzanan bu yolculukta hâlâ aynı sorunun peşindeyim:
“İnsan nedir ve birbirimizi biraz daha iyi anlamak mümkün müdür?”
Tüm çalışmalarımın, eğitimlerimin ve yazdıklarımın merkezinde de bu arayış yer alıyor.
Bugün faaliyet gösterdiğim alanda topluma sunduğum temel değerler arasında “güven, inanç ve ticari ahlak” var.
“Yaptığım iş, sadece ticari bir faaliyet değil; aynı zamanda sanat icrası anlamına geliyor.” Tezini yürütmesi “Kadınların iş dünyasında daha görünür, daha kararlı ve daha özgüvenli şekilde yer almasının çok kıymetli olduğuna inanıyorum.” Felsefesi ile işlerimi yürütüyorum.
Benim yaptığım işte farklı kılan şeyin her insanı anlamaya çalışma çabası olduğunu düşünüyorum. Çünkü işimi sadece büyütmeye değil, aynı zamanda istikrar içerisinde oluşturmaya odaklanıyorum. Benim için güven, disiplin, samimiyet ve sürdürülebilirlik her zaman çok önemli oldu. Benim için başarı, insanın kendi değerleriyle uyum içinde kalabilmesidir. Üretmek, gelişmek ve kendi merkezini koruyabilmek bu yüzden, hayat anlayışımın en önemli parçaları arasında yer alıyor. Yaşayarak gördüğüm şey şudur : Bir kadın kendi gücünü fark ettiğinde, yalnızca kendi hayatını değil, çevresini de dönüştürmeye başlar. Bu insanlara güç veriyor. Diyor.
Gelenekselliği ve çağdaşlığı aynı hamurda yoğurarak “Başarı Onu O Başarmayı Seviyor” algısını üzerinde taşımanın yükümlülüklerini biliyor.
2026 yılı itibariyle üreten ,yaşatan ve topluma değer katarak görevini ifa eden Kadın Girişimcimiz diye bahsettiğimiz Ümran Coşkun,
“Antik Yunan filozofu Sokrates’in de dediği üzere “Nezaketle dinlemek, akıllıca konuşmak, dikkatlice düşünmek ve tarafsızca karar vermek” gibi meziyetlerin tamamını üzerinde bulundurması nedeni ve kendisinin de iyi bir Anne olmasının yanı sıra, ülkesine olan sevdası, bitip tükenmek bilmeyen çalışma azmi adına, tarım ve kuyumculuk sektör hizmetlerinin, ülkemizde en üst seviyeye çıkarılması için kendi uzmanlık alanında fedakarca çalışmaları adına, Branşlarında değerli katkılarından, başarılı çalışmalarından dolayı kendilerine,
Kısa adı BTA olan, Bulgaristan Telgraf Ajansı Ankara’da Bulgaristan’ın Balneoloji ve Kaplıca destinasyonlarına atıfta bulunan “LİK” dergisinin Türkçe özel sayısını tanıttı.
Bulgaristan Telgraf Ajansı, Bulgaristan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bulgaristan’ın Ankara Büyükelçiliği ve BUBSPA tarafından ortak düzenlenen tanıtım etkinliğinde, “Lik” dergisinin Türkçe hazırlanan “Sudan Gelen Sağlık – BG SPA” özel sayısı tanıtıldı.
Bulgaristan Haber Ajansı (BTA), 128’inci kuruluş yıl dönümü çerçevesinde hazırladığı “BG SPA: Su Yoluyla Sağlık” adlı kataloğun Türkçe basımının tanıtım seromonisi Başkent Ankara’da gerçekleştirdi. Tanıtım töreni, BTA Ankara Basın Bürosu’nda basın ve turizm sektörü temsilcilerinin katılımıyla yapıldı.
Kısa adı BTA olan, Bulgaristan Telgraf Ajansı Türkiye’nin Başkenti Ankara’da Bulgaristan’ın Balneoloji ve Kaplıca destinasyonlarına atıfta bulunan “LİK” dergisinin Türkçe özel sayısını tanıttı.
Ankara Atatürk Bulvarındaki BTA’nın Haber Bürosu’ndaki tanıtım törenine Bulgaristan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Mariela Modeva, Bulgaristan’ın Ankara Büyükelçisi Angel ÇOLAKOV, BTA Genel Müdürü Kiril VALÇEV, Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru ve Ajansın Genel Müdür Yardımcısı-Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, Bulgaristan Balneoloji ve SPA Turizm Birliği Temsilcisi Georgi Bogdanov ve Bulgaristan Radyosundan Krasimir Martinov katıldı.
BG SPA-Su Yoluyla Sağlık adlı dergi, Bulgarca, İngilizce ve Rumence dillerinde yayım hayatında. Dergi, Bulgaristan’daki 128 sertifikalı SPA, sağlıklı yaşam ve tıbbi SPA merkezi hakkında okuyucuyu bilgilendiriyor. Sembolik128 sayısıyla, bu yıl Şubat ayında kutlanan BTA’nın 128’nci yıldönümüne atıfta bulunuldu..
Ankara’da Atatürk Bulvarı’ndaki BTA Basın bürosunda tanıtılan derginin içeriği Bulgaristan’ın yaz mevsimine yönelik fotoğraflar ve makalelerle okuyucuya ve turistlere zengin bir kaynak oluşturacak. Bulgaristan Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin Bulgaristan Büyükelçiliği ve Bulgar Balneoloji ve SPA Turizmi Birliği de bu tanıtıma destek verdi.
Bu arada, dergi tanıtımı dolayısıyla Bulgaristan okullarında okuyan ilk ve orta öğretim öğrencilerinin eserlerinden oluşan bir resim sergisi açıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Polonya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, daha sonra baş başa ve heyetler arası görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
TÜRKONFED ve Garanti BBVA iş birliği ile yürütülen İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi’nin ilk fazının kapanışı Ankara’da düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Türkiye’deki KOBİ’lerin verimlilik oranı, Avrupa’daki KOBİ’ler ile kıyaslandığında beşte bir seviyesinde. Bu döngüyü kırmamız gerekiyor” dedi.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya ise “Dijitalleşen, sürdürülebilirliği iş modeline entegre eden, yenilikçi ve rekabetçi KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek. Bu yolda KOBİ’lerimize verdiğimiz mesaj çok net: Gelin birlikte yapalım.”
KOBİ’lerin sürdürülebilir iş modelleri, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman süreçlerine katkı sağlamak amacıyla 2024 yılında Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ile Garanti BBVA tarafından hayata geçirilen İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi’nin bu dönemki kapanış etkinliği Ankara’da yapıldı.
İç Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (İÇASİFED) ev sahipliğinde OSTİM OSB’de gerçekleştirilen etkinliğe iş dünyası ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Ankara’da kısa adı OSTİM olan ORGANİZE SANAYİ ve TİCARET MERKEZİ konferans Salonundaki toplantının açılışındaki konuşmasında, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, dünya genelinde belirsizliğin norm haline geldiğine dikkat çekerek, “Şu an için barıştan yana kırılgan bir iyimserlik olsa da savaşın enerji ve ekonomideki sarsıcı etkilerine maruz kalmaya devam edeceğiz. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlığa, yükselen korumacı politikalara, Çin’e olan bağımlılığı azaltmak konusunda ortaya konulan çabalara tanık oluyoruz. Tüm bunların yanında yurt içinde enflasyonla ve artan maliyetlerle mücadele devam ediyor. Küresel rekabet ikliminde, adeta var olmak için yeni yollar arıyoruz. Ancak Türkiye’deki KOBİ’lerin verimlilik oranı, Avrupa’daki KOBİ’ler ile kıyaslandığında beşte bir seviyesinde kalıyor. Düşük verimlilik oranları ve düşük katma değerle şekil almış o bildik döngü kırması gerekiyor. Üretimin devamlılığı, katma değer odaklı bir ekonomi ile refahın tesisi için, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve nitelikli insan gücünü asli meselemiz yapmak zorundayız. Bu noktada ikiz dönüşüm, şirketlerin kaderini belirleyecek bir kaldıraç; dahası hayal ettiğimiz rekabetçi, etkin ve söz sahibi Türkiye’ye ulaşmak için aşmamız gereken kritik bir eşiktir” değerlendirmesinde bulundu.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya da şunları söyledi. “İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar buluşmalarımızla son aylarda İzmir, Denizli ve Adana’da yüzlerce KOBİ ile bir araya geldik, bugün de Ankara’dayız. Türkiye’yi dolaştığınızda ülke ekonomisinin gerçek gücünü görüyorsunuz. Üreten, istihdam yaratan, yatırım yapan ve bulunduğu bölgeyi dönüştüren KOBİ’ler bu gücün merkezinde yer alıyor. Garanti BBVA olarak biz de KOBİ’lere yalnızca finansman sunmuyor; eğitimden dijital dönüşüme, sürdürülebilirlikten yeni pazarlara erişime kadar pek çok alanda destek oluyoruz. Biz bankacılığı yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak görüyoruz. Bugün işletmeler bir yandan sürdürülebilirlik diğer yandan dijitalleşme ekseninde tarihi bir dönüşümden geçiyor. Biz de TÜRKONFED iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar’ projemizle sahaya iniyor ve KOBİ’lerin kendi sektörlerine ve ihtiyaçlarına uygun dönüşümleri için yol haritaları oluşturmalarına katkı sunuyoruz. İnanıyoruz ki; dijitalleşen, sürdürülebilirliği iş modeline entegre eden, yenilikçi ve rekabetçi KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek. Bu yolda KOBİ’lerimize verdiğimiz mesaj çok net: Gelin birlikte yapalım.”
İÇASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ekinci ise Ankara ve İç Anadolu Bölgesi’nin üretim gücü, sanayi altyapısı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında kritik bir role sahip olduğunu belirterek, “Savunma sanayinden makine imalatına, yazılımdan teknoloji girişimlerine kadar birçok alanda güçlü bir ekosisteme sahibiz. Şimdi bu gücü, dijital ve yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşımak zorundayız. Bunun yolu ise iş birliğinden geçiyor. Kamu, özel sektör, finans kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmelidir. İÇASİFED olarak bizler de bu anlayışla hareket ediyor; üyelerimizin ve bölgemizdeki işletmelerin dönüşüm süreçlerine katkı sağlayacak projeleri desteklemeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü işletmeler güçlü şehirleri, güçlü şehirler güçlü bir ekonomiyi oluşturur” açıklamasında bulundu.
Toplantı, Açılış konuşmalarının ardından panellerle devam etti.
EY Türkiye Şirket Ortağı & İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin’in ‘Belirsizliği Avantaja Dönüştürmek’ sunumundan sonra ‘İkiz Dönüşüm Vizyon Oturumu’ düzenlendi.
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü’nün moderatörlüğünde düzenlenen ‘Enerjiden Üretime Sürdürülebilir Dönüşüm ve Finansman Olanakları’ panelinde Garanti BBVA Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Yöneticisi Emir Kozikoğlu ve ŞA-RA Grup Genel Müdürü Ünver Şahin konuşmacı olarak yer aldı. OSTİM OSB Dijital Dönüşüm Ofisi Yöneticisi Çağlar Öngüner’in tartışmacı moderatörlüğünü üstlendiği ‘Dijital Bankacılık Çözümleriyle Verimli ve Rekabetçi İşletmeler’ paneli ise Garanti BBVA Tüzel Müşteri Çözümleri Grup Müdürü Cüneyt Tırnava ve Balans Makina Genel Müdürü Cennet Tuğba Selbi katılımıyla gerçekleşti. Programın son kısmında da Sürdürülebilirlik Atölye Çalışması gerçekleştirildi.
İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Etkinlikleri; Anadolu’nun farklı bölgelerindeki KOBİ’lerin sürdürülebilir iş modellerine geçiş sürecini hızlandırmayı, yeşil finansman araçlarına erişimini artırmayı ve küresel piyasalardaki rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.
Etkinliklerde, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenler, KOBİ’lerle bir araya gelerek döngüsel ekonomiden yenileyici tarıma uzanan konularda en güncel bilgileri paylaşıyor. Projenin ilk fazının sonunda, KOBİ’ler İçin Sürdürülebilir Dönüşüm Raporu adıyla kapsamlı bir analiz ve politika önerileri içeren bir çalışma yayımlanacak. Bu rapor, kamu ve özel sektör çevrelerinde stratejik bir savunuculuk aracı olarak kullanılacak ve sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli politikaların şekillendirilmesine katkı sağlayacak
Not:TÜRKONFED Çatısı altında 31 federasyon ve ulusal-uluslararası 340 üye dernek üzerinden 100 bini aşkın şirket yer alan TÜRKONFED, üye tabanı ile toplam (enerji dışı) dış ticaretin %83’ünü, tarım ve kamu dışı kayıtlı istihdamın yaklaşık %55’ini sağlamaktadır. İstanbul, Batı Anadolu, Marmara ve İç Anadolu, Trakya, Batı Karadeniz, Orta Karadeniz, Orta Anadolu, Kuzey Anadolu, Doğu Karadeniz, İç Anadolu, Güney Ege, Doğu Marmara, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz, Güney Marmara, Çukurova, Kuzey Marmara, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Güneydoğu, Zafer, İpekyolu, Kapadokya, Mevlana, Doğu, Serhat, Dicle ve Fırat Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nun yanı sıra Sektörel Dernekler Federasyonu, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu, Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu, Plastik Sanayicileri Federasyonu ve Serbest Mimarlar Dernekleri Federasyonu da TÜRKONFED’in organizasyon yapısında yer almaktadır. TÜRKONFED, Avrupalı KOBİ’lerin çatı örgütü olan ve 12 milyon firma ve 55 milyon çalışanı temsil eden Avrupa KOBİ Birliği (SMEunited) üyesidir.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.