Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Az önce imzalanan belgeyle Türkiye, tarihinde ilk kez NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye insansız hava aracı ihraç edecektir. Bu alandaki iş birliğimizin önümüzdeki dönemde artarak süreceğine inanıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Sebastian Duda ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Duda, gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek gazetecilerin sorularını cevapladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda’yı Ankara’da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek dost, müttefik ve stratejik ortak Polonya ile ilişkilerin altı asır öncesine dayandığını kaydetti.
Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın ziyaretinin iki ülke arasındaki köklü bağları daha da güçlendireceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de 2017’de Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın davetine icabetle Polonya’yı ziyaret ettiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretinde Polonya’nın son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi bizzat görme imkânı bulduğunu aktararak, “Türkiye ve Polonya’nın başta ekonomi, ticaret ve yatırım olmak üzere birçok alanda büyük bir iş birliği potansiyeline sahip olduğuna inanıyorum” dedi.
“TÜRKİYE POLONYA ARASINDAKİ GENİŞ İŞ BİRLİĞİ İMKÂNLARINI İSTİŞARE ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları görüşmeleri ardından imzalanan turizm, savunma sanayi, tarım ve spor alanlarındaki belgelerin iş birliğini çok daha ileri noktalara taşıyacağına olan inancını ifade etti.
Bugünkü görüşmelerde iki ülke ilişkilerini tüm yönleriyle ele aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Polonya arasındaki geniş iş birliği imkânlarını istişare ettik. Mevcut ortak mekanizmaları daha etkili şekilde kullanmak konusundaki kararlılığımızı teyit ettik. 2017 yılındaki Polonya ziyaretimde ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara ulaştırmak gibi bir hedefimiz vardı ve bu hedef şu anda 6,5 milyar dolar civarında ve biz bu 6,5 milyar dolar olan ticaret hacmini bugün yaptığımız görüşmelerle kesinlikle 10 milyar dolara ulaştırma kararlılığımızı gösterdik.”
İkili ticaretin salgına rağmen 2020 yılında 6,5 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın ilk çeyreği itibarıyla da bu rakamın 2 milyar doları aştığını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rakamların da işaret ettiği üzere 10 milyar dolar hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Müteahhitlik şirketlerimiz bugüne kadar Polonya’da toplamda yaklaşık 4 milyar dolar tutarında 50’ye yakın proje üstlendiler. Firmalarımız Polonya’nın stratejik altyapı yatırımlarına katkı sunmaya devam edecektir. Aramızdaki ulaşım bağlantılarının çeşitlendirilmesi sadece ülkelerimizin değil bölgemizin de refahına hizmet edecektir” şekilde konuştu.
“DÜNYANIN İLK 100 SAVUNMA ŞİRKETİ LİSTESİNDE YEDİ FİRMAYLA TEMSİL EDİLİYORUZ”
Savunma sanayinde Polonya ile kökleri 2. Dünya Savaşı’na kadar giden güçlü ilişkilerin mevcut olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem Türk Hava Kurumu Uçak Fabrikası’nın hem de İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda Polonyalı dostlarımızın çok büyük katkısını gördük. Ancak farklı sebepler dolayısıyla 1940’larda başladığımız savunma sanayi hamlesini maalesef devam ettiremedik. Son 19 yılda attığımız adımlarla sadece yılların ihmallerini gidermekle kalmadık aynı zamanda bu alanda ülkemizi devler ligine taşıdık. Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini yapabilen 10 ülke içinde yer alıyoruz. Dünyanın ilk 100 savunma şirketi listesinde yedi firmayla temsil ediliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin insansız hava araçlarında dünyanın en iyi üç, dört ülkesinden biri olduğunun altını çizerek, “Bu tecrübe, kabiliyet ve imkânlarımızı NATO müttefikimiz Polonya’yla da paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Az önce imzalanan belgeyle Türkiye tarihinde ilk kez NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye insansız hava aracı ihraç edecektir. Bu alandaki iş birliğimizin önümüzdeki dönemde artarak süreceğine inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRKİYE VE POLONYA BUGÜN DE NATO ÇERÇEVESİNDE GÜÇLÜ VE ÖRNEK BİR DAYANIŞMA SERGİLİYOR”
Türkiye ve Polonya arasındaki ilişkilerin her alanda gelişmesinin iki ülke halklarını birbirine daha da yakınlaştırdığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonyalı turistlerin en çok tercih ettiği destinasyonlardan birinin Türkiye olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün turizm alanında imzalanan ortak bildirinin iki ülke arasındaki güvenli seyahati teşkil ettiğine işaret ederek, “Polonyalı misafirlerimiz, güvenli turizm uygulamamız sayesinde tatillerini Türkiye’de gönül rahatlığıyla geçirebilirler” dedi.
Polonya’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecini destekleyen vizyonu geniş bir ülke olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin tutum ve görüşlerinin Birlik içinde doğru anlaşılması konusunda Polonya’nın yapıcı desteğini hep yanımızda hissettik. Tarih boyunca dostane ilişkiler içinde bulunan Türkiye ve Polonya bugün de NATO çerçevesinde güçlü ve örnek bir dayanışma sergiliyor. Bölgesel ve uluslararası güvenlik mimarisinin muhafazası için iş birliğimizi sürdürüyor, barışa katkı sağlıyoruz. Bu çerçevede Polonya’nın, NATO’nun Türkiye’ye uyarlanmış güvence tedbirleri kapsamında İncirlik Üssümüze bir deniz karakol uçağı ve askerî misyon göndermesini memnuniyetle karşılıyoruz. Biz de NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği Misyonu kapsamında F-16 uçaklarımızı yakında Polonya’ya göndereceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın, yarın İstanbul’da, Türkiye-Polonya dostluğunun yaşayan sembolü Polonezköy’ü ziyaret edeceğini bildirerek, “Bizim de Polonya’da birçok kültür varlığımız bulunuyor. Kültür mirasımızı ihya edecek projeleri de bugün gerek dar kapsamlı gerek heyetler arası görüşmede ele aldık” diye konuştu.
Polonya Cumhurbaşkanı Duda’ya ziyareti ve dostluğun daha da güçlendirilmesi yönünde sarf ettiği çabalar için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de en yakın zamanda Polonya’yı ziyaret etmek istediğini açıkladı.
Polonya Cumhurbaşkanı Duda da bugün yaptıkları görüşmelerde dünya çapında barışçıl yolların nasıl devreye girebileceği ve NATO hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını bildirdi.
İncirlik Üssü’de görev yapan Polonyalı askerleri yarın ziyaret edeceğini kaydeden Polonya Cumhurbaşkanı Duda, Türk askerlerinin de ülkesinde bulunmasından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ettiğini aktardı.
“Hatta Türk pilotları gökyüzümüzü koruduğu için teşekkür ettim” diyen Polonya Cumhurbaşkanı Duda, savunma alanında iki ülkenin iş birliğini geliştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye ile savunma alanındaki iş birliğinin NATO üyeliği nedeniyle doğal olarak geliştiğini kaydeden Polonya Cumhurbaşkanı Duda şunları kaydetti: “Romanya-Polonya-Türkiye Cumhurbaşkanları arasında üç taraflı diyalog kurulmasını önermiştim. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan buna çok olumlu tepki gösterdi. Bu formül içinde üç taraflı diyaloğu sürdüreceğiz. Güvenlik konusunda hem Romanya hem de Polonya sadece NATO üyesi değiliz, Bükreş Dokuzlusu üyesiyiz. Türkiye bu konuda, dünyanın bu bölgesinde bizim en sağlam müttefikimizdir ve hassas bir bölgede bulunmaktadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Duda, açıklamalarının ardından, gazetecilerin sorularını cevapladı.
“TÜRKİYE VE POLONYA’NIN NATO İÇİNDE NELER YAPABİLECEĞİ DEĞERLENDİRİLMELİ”
Bir soru üzerine, belirledikleri 10 milyar dolarlık ikili ticaret hacminin turizm dışındaki başlıkları kapsadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağırlıklı olarak konuşulan konunun turizm olduğunu, ancak ekonomik ilişkilere de geniş yer verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un kısa zaman içerisinde Polonya’ya bir ziyaret gerçekleştirip muhataplarıyla konuları ele alacağını bildirdi.
Üst düzey karşılıklı gidiş gelişleri süratlendireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı şekilde Ticaret Bakanımın bir Polonya ziyareti olacak. Onlar da yine burada ilişkileri ele alacaklar ve karşılıklı vergilendirme vesaire bütün bunların konuşulduğu bir adım oldu. Bundan sonraki süreçte bütün bakanlarımız yani Millî Savunma Bakanım aynı şekilde ziyareti gerçekleştirerek bu adımları daha hızlı bir düzeye çıkaracağız ve savunma sanayiinde neler yapabiliriz, biz neler verebiliriz, onlardan alabileceğimiz neler var bunların hepsini tabii ele alıp, değerlendirip adımlarımızı ona göre atacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO ülkesi olan Türkiye ve Polonya’nın bu örgüt içinde neler yapabileceği ve hangi konularda dayanışma yapabileceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı: “Tabii bir üçlüden bahsettik. Nedir bu üçlü? Burada da işte görüldüğü gibi Türkiye-Polonya-Romanya. Üçlü olarak neler yapabiliriz, ne gibi adımlar atabiliriz bunların da üzerinde durmamız lazım. Tabii üçlü olarak atacağımız adımda da bu bizim ticaret hacmimizi çok daha farklı bir şekilde etkileyecektir. Yani bu konuda değerli dostum Sayın Duda, aynı şekilde o da Romanya Cumhurbaşkanı ile bazı görüşmeleri yapmak suretiyle bu süreci yine hızlandıracağız ve böylece bu sularda çok da farklı bir adımları inşallah atmış olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde Kovid-19 salgınıyla mücadele ve aşı konularını da ele aldıklarını, her iki ülkenin de salgına yönelik istatistik eğrisinde olumlu bir istikamet yakalandığını söyledi.
TÜRKİYE İLE POLONYA ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Duda huzurunda, iki ülke arasında; “Spor Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”, “Turizm Alanında İşbirliğine İlişkin Ortak Bildiri”, “Savunma Sanayiinde Gizlilik Dereceli Bilgilerin Karşılıklı Korunmasına İlişkin Anlaşma”, “Tarım Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı” ve “Bayraktar TB2 Silahlı İnsansız Hava Aracı Sistemleri Tedarik Sözleşmesi” imza altına alındı.
Basın toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Duda onuruna resmî akşam yemeği verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.