Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, ROKETSAN Lalahan yerleşkesinde düzenlenen ROKETSAN Sıfır Atık Projesi Lansmanı’na katıldı.
Emine Erdoğan, ROKETSAN’ın Lalahan Yerleşkesi’nde düzenlenen Sıfır Atık Belgesi takdim töreninde yaptığı konuşmasına ROKETSAN’ın 33. yıl dönümünü kutlayarak, başladı.
ROKETSAN’ın, Türkiye’nin millî savunma alanında küresel aktör olmasında önemli bir katkısı bulunduğunu belirten Emine Erdoğan, “Geliştirdiğiniz millî teknolojiyle dünyanın en iyi savunma sanayi firmaları arasında yer alacağınıza inanıyorum.” dedi.
ROKETSAN’ın savunma sanayinin çok güçlü bir aktörü olmasının yanında, sosyal konuların da takipçisi olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Savunma sanayinde, kadınların güçlendirilmesi için yaptıklarınızla sektörde öncü konumdasınız. Kadın çalışanların, liderlik pozisyonlarında ve karar alma mekanizmalarında olduğunu görüyoruz. Bu hassasiyetin, gerçekten takdire şayan olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
“ROKETSAN, ATIK YÖNETİM SİSTEMLERİ İLE ÇEVRE DOSTU BİR KURUMSAL KİMLİKLE ÖNE ÇIKTI”
23 Haziran Dünya Kadın Mühendisleri Günü’nü de kutlayan Emine Erdoğan, “Kadınlarımızın gücünü her yerde görmek bizleri mutlu ediyor” ifadesini kullandı.
ROKETSAN’ın bünyesinde kurduğu atık yönetim sistemleri ile de çevre dostu bir kurumsal kimlikle öne çıktığına dikkati çeken Emine Erdoğan, “Mesela, kâğıda dayalı tüm süreçler dijital hâle getirilmiş. Atığı ve israfı oluşmadan önleyen sistemler kurulmuş. Oluşan atıklar ise kaynağında ayrıştırılıyor. ROKETSAN ailesine, gösterdikleri örneklik için şükranlarımı sunuyorum. Çevre duyarlılığınızın herkese yol göstereceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile 2017’de başlattıkları Sıfır Atık Projesi’nin tüm ayaklarıyla ülke için vazgeçilmez bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Atık çeşitliliğinin fazla olduğu her noktada hızla sıfır atık uygulamasına geçiyoruz. İnşallah 2023’e kadar, sıfır atık Türkiye’nin her yerinde yaygınlaşmış olacak” dedi.
Sıfır Atık Projesi’nin 11. Kalkınma Planı’nda bir devlet politikası hâline geldiğini de hatırlatan Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemiz genelinde, 97 bin kurum ve kuruluş binasında sıfır atık yönetim sistemi uygulanmaya başladı. Bugüne kadar 48 bin kurum ve kuruluş binasına ‘temel seviye sıfır atık belgesi’ verildi. Bugüne kadar 24,2 milyon ton geri kazanılabilir atık işlenerek ekonomiye kazandırıldı. Bu toplanan atıklardan 39 milyar lira ekonomik kazanç sağlandı. 3 milyon ton sera gazı salınımı önlendi ve 265 milyon ağaç kurtarıldı. Sıfır Atık projesi başladığında yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2020’de yüzde 22,4’e yükseldi. İnşallah, 2023’te bu oran, yüzde 35 seviyelerine ulaşacak. Çok kısa bir zamanda kat ettiğimiz şu yol bile, bize ne kadar çok şey anlatıyor değil mi? El ele verdiğimizde, küçük adımlarla, büyük bir dönüşümü başarabiliyoruz.”
Emine Erdoğan, Kovid-19 salgınının bugün ve yarınlar için büyük bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, “Bundan sonra, yeni dünyayı iyileşme süreci bekliyor. Gerçek bir iyileşme için tüm sektörlerin sıfır karbon ekonomiye geçmesi gerekecek” dedi.
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, GÖRMEZDEN GELEBİLECEĞİMİZ BİR KONU DEĞİLDİR”
Avrupa’nın 2050’de “karbon nötr” bir kıta olacağını açıkladığını hatırlatan Emine Erdoğan, buna göre Avrupa ile ticaret yapan ülkelerin iklim politikalarına uyum sağlamazlarsa ekonomilerinde sorun yaşayacaklarını belirtti.
Dünyanın birçok yerinde farklı sektörlerin lider firmalarının da “sıfır karbon ekonomi”ye geçtiğini belirten Emine Erdoğan, “Çünkü ilerleyen dönemlerde, iklim politikalarını uygulamayan firmalar küresel rekabette geri bir konumda kalacaklar. Biz de ülke olarak, kendi dönüşüm süreçlerimizi hızlandırıyoruz. Bu, önümüzdeki tercihlerden biri değil, bilakis başlı başına bir zorunluluktur. İklim değişikliği, halının altına süpürüp, görmezden gelebileceğimiz bir konu değildir. Bunun etkilerini hayatımızın her alanında görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, geçen mayıs ayının son 51 yılın en sıcak mayıs ayı olarak kaydedildiğini ve sıcaklıkta 2,6 santigrat artış olduğunu anımsatarak, “Yakın zamanda karşı karşıya kaldığımız kuraklık tehlikesi, yine hepimizi korkuttu. Televizyonu açtığımızda, çevre felaketleriyle ilgili haber almadığımız bir gün geçmiyor. Doğa, üzerindeki stresi kaldıramadığını çok açık bir şekilde gösteriyor. Tüm bunlar kamudan özel sektöre, yediden yetmişe istisnasız herkesin eşit sorumluluğu olduğunu anlatıyor. Hepimiz ortak bir şuurla dünyayı iyileştireceğiz” diye konuştu.
Afrika’da yürütülen “Büyük Yeşil Duvar” projesiyle çölleşmeyle mücadele kapsamında, Sahel Bölgesi’nde yapılacaklardan örnekler veren Emine Erdoğan, “Buradan anlıyoruz ki doğayı onarmamız pekâlâ mümkün” değerlendirmesini yaptı.
“HER ÇEVRE FELAKETİ İSTİSNASIZ HEPİMİZİN FELAKETİDİR”
Emine Erdoğan, “Dünya Ortak Evimiz” sözünün çevre projelerinin “mottosu”su olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti: “İklim değişikliğinin etkileri, dünya üzerindeki herkesi ve her canlıyı eşit etkiliyor. İster yanı başımızda, ister dünyanın bir diğer ucunda olsun, her çevre felaketi istisnasız hepimizin felaketidir. Son günlerde denizlerimizi kaplayan müsilaj, hepimizi maalesef son derece üzdü. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız üstün bir gayretle temizleme çalışmalarını sürdürüyor. İnşallah en kısa zamanda bu sorunu da atlatacağız. Şairlere ilham olmuş Marmara Denizi ve ülke topraklarına birer mavi boncuk gibi serpilmiş akarsu ve göllerimiz insanlık mirasıdır. Bu şuur, ülkemizin eşsiz doğasını korumada tek formülümüzdür.
Buradan bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Herkes, bireysel hayatında yapacağı ufak değişikliklerle çevreye büyük katkı sunabilir. Bakın yeni bir araştırmaya göre, okyanusları kirleten plastiğin yiyecek ve içecek ambalajlarından oluştuğunu söylüyor. Şimdi havaların ısınmasıyla, piknik alanı, sahil kenarı gibi yerlerde atılan çöplerde büyük bir artış var maalesef. Parklarımız, çekirdek kabuklarıyla, yiyecek içecek paketleriyle kaplı. Bunlar son derece üzücü ve hazin manzaralar. Lütfen, çöpümüzü fırlatıp attığımız toprağın ve denizin de evimiz, yuvamız ve vatanımız olduğunu unutmayalım.”
Emine Erdoğan, ev sahipliklerinden ötürü ROKETSAN’a ve programda emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.
Programda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit’in konuşmalarının ardından savunma sanayi faaliyetlerine ve ROKETSAN’a ilişkin kısa film gösterimi de yapıldı.
Konuşmaların ardından Emine Erdoğan ve Bakan Kurum, ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit ile ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’ye “Sıfır Atık Belgesi”ni verdi.
Emine Erdoğan’a da ROKETSAN tarafından hediye takdim edildi, ardından aile fotoğrafı çekildi.
Toplantıya gelişinde çiçeklerle karşılanan Emine Erdoğan, ROKETSAN Şeref Defteri’ni imzaladı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci tarafından Emine Erdoğan ve Bakan Kurum’a brifing verildi.
Emine Erdoğan ve Kurum, ROKETSAN Lalahan Yerleşkesi Atık Geçici Bekletme Alanı’nı da gezerek, bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.