Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’nın darbe ürünü bir anayasa üzerinde yükselmesi mümkün değildir. Farklı siyasi gelenekten gelen 15 siyasi partinin yer aldığı 28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu yapabilecek temsil kabiliyetine haizdir. Bu yönüyle yeni Meclisimiz Türkiye Yüzyılı’nın kurucusu, mimarı ve mihmandarı olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28. Yasama Dönemi’nin ilk grup toplantısında, milletvekilleriyle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek Meclisin yeni yasama döneminin ve toplantının, ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
14 Mayıs’ta aziz milletin takdiriyle AK Parti listelerinden seçilen milletvekillerini ayrı ayrı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletvekilliği vazifeniz hayırlı olsun. Allah utandırmasın. Ülkemize, milletimize ve davamıza hizmet yolunda Rabbimden sizlere muvaffakiyetler niyaz ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27. Yasama Dönemi’nde milletvekili sıfatıyla Yüce Meclis çatısı altında çalışan, demokrasi mücadelelerine omuz verenlere şükranlarını sundu, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha fazla çalışarak, daha fazla eser ve hizmet üreterek, millî iradeyi daha da güçlendirerek bu kardeşlerimizin hatıralarını yaşatacağız” dedi.
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerini her anı hafızalara kazınan muhteşem bir zaferle tamamlamanın bahtiyarlığı içerisinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek 28 Mayıs gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yaptığı balkon konuşmasında gerekse Cumhurbaşkanlığı görevine başlama töreninde, seçim zaferinde emeği, desteği ve duası olan herkese teşekkürlerini gönderdiğini anımsattı.
“İTTİFAKIMIZI DAHA DA GÜÇLENDİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Grubumuzun bu ilk toplantısı vesilesiyle bir kez daha, tarihimizin en kritik seçimlerinden birini zaferle taçlandıran herkese, her bir dava arkadaşıma, teşkilatımızın tüm mensuplarına buradan şükranlarımı sunuyorum. Seçim kararının alındığı 10 Mart tarihinden itibaren canla başla çalışan Genel Merkez birimlerimize, Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, il, ilçe ve belde teşkilatlarımıza, kampanya ve strateji ekibimize, tüm adaylarımıza, aday adaylarımıza, mahalle ve köy temsilcilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Milletimizin emanetine sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar fedakârca sahip çıkan, hile hurdaya, millî irade gasbına izin vermeyen tüm sandık müşahitlerimize tebriklerimi iletiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu seçimlerde kendi teşkilatlarının yanında Cumhur İttifakı’nda beraber hareket ettikleri ortaklarının olağanüstü çaba harcadığını vurgulayarak, “Sergilediğimiz dayanışmayla çıkar birlikteliği değil, ilkeler ve mefkûreler ittifakı olduğumuzu bir kez daha gösterdik. Kıymetli Genel Başkanlarla deprem bölgesindeki kardeşlerimizin acılarını beraber paylaştık. Milletimizin hayalini süsleyen pek çok projenin açılışını birlikte yaptık. Seçim mitinglerimizde bizleri coşkuyla bağrına basan milyonları beraber selamladık. 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü darbecilere karşı direnirken meydanlarda kurduğumuz ittifakımızı hamdolsun daha da güçlendirdik” değerlendirmelerinde bulundu.
Beraber ve omuz omuza mücadele verdiği MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve ülkücülere, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve millî görüşçülere, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve alperenlere, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ve arkadaşlarına, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve arkadaşlarına en kalbi şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Mayıs seçimi öncesinde kendisine destek açıklamasında bulunan Sinan Oğan ile birlikte tavrını millî iradeden yana koyanlara teşekkür etti.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDA SEÇİM SÜRECİMİZ YÜZ MİLYONLAR TARAFINDAN YAKINDAN TAKİP EDİLDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhur İttifakı olarak bundan sonra da vatanımızın bekasını, milletimizin istiklal ve istikbalini en üstte tutmayı sürdüreceğiz. İnancımıza göre zaferin yegâne sahibi Allah’tır. Zafere giden yolu ise dua ve destekleriyle aziz milletimiz döşemiştir. Bize oy versin ya da vermesin, oyunu kullanan, tercihini demokratik yollarla gösteren tüm vatandaşlarıma, özellikle uğradıkları onca hakarete rağmen iradelerine sahip çıkan depremzedelerimize teşekkür ediyorum. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizin desteğini asla unutmayacağımızın bilinmesini istiyorum. Aynı şekilde, kimi zaman kilometrelerce yol gitme pahasına demokrasimize güç veren yurt dışındaki vatandaşlarıma minnettarlığımı özellikle ifade ediyorum. Gurbetçilerimiz, her iki seçimde de adeta sandıklara koşarak, sandıkları patlatarak Türkiye’nin iftihar vesilesi oldular. Bu seçimlerde tüm gözlerin Türkiye’ye döndüğünü gördük. Türk Cumhuriyetlerinden İslam dünyasına, gönül coğrafyamızda seçim sürecimiz yüz milyonlar tarafından yakından takip edildi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün İslam dünyasından bir ülkenin temsilcisinin ziyaretine geldiğini ve kendisine “Bizde AK Parti’ye çıkan oy yüzde 99” dediğini belirterek, “Tabii bunlar bir şeyi gösteriyor. Ne diyorlar? ‘6’lı masa’ Şimdi ne diyor? ‘Gerekirse 16’lı masa’ Yetmez, bunu daha da artırman lazım. Masadaki ortakları çoğaltmak netice vermez. Bu millet irade ister, irade; bu millet eser ister, hizmet ister. Yalanla dolanla talanla bir yere varılmaz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Harbi’nde milyonların milletle kenetlendiği gibi aynı kader ortaklığının 28 Mayıs öncesinde de sahnelendiğini söyledi.
Afrika’dan Asya’ya yüz milyonların duasını aldıklarını, 3 kıta ve 7 iklimde de ellerin semaya kaldırıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim zaferimizi bizler nasıl kutladıysak emin olun dostlarımız da aynı heyecanla ve aynı sevinçle kutladılar. Dünyanın dört bir tarafında bizim için gözyaşı döken, haftalar boyunca bize hayır dualarını gönderen herkese şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Son ana kadar seçim başarımız için çalışmış teşkilatımızın güzide mensuplarına da en kalbi şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her açıdan çok zorlu bir seçim sürecinin geride bırakıldığını dile getirerek ülke siyasi tarihinin en kritik seçimlerinden birinin yaşandığını belirtti.
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinin, milletin maziden atiye uzanan kutlu yolculuğunda neye tekabül ettiğinin zamanla daha iyi anlaşılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçimlerin tıpkı 14 Mayıs 1950 ve 3 Kasım 2002 seçimleri gibi demokrasi mücadelemizde yeni bir merhale olduğu ortaya çıkacaktır. Türkiye’nin nasıl büyük bir varta atlattığını, uçuruma düşmekten son anda nasıl kurtulduğunu zamanla daha net göreceğiz. Muhalefetin yanında kimlerin sıralandığına bakıldığında zaten bunun işaretlerini alıyoruz” ifadelerini kullandı.
“YAPTIKLARI ONCA GÖRÜŞMENİN SONUNDA MİLLETE PROJE NAMINA ELLE TUTULUR TEK BİR ŞEY SUNAMADILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 1,5 sene önce muhalefetin bir masa kurduğunu, kıyıda kenarda kim varsa oy oranlarına bakmadan hepsini masaya topladığını anlatarak, şunları kaydetti: “Yaptıkları onca toplantının, görüşmenin sonunda millete proje namına elle tutulur tek bir şey sunamadılar. Adına ne derlerse desinler kurdukları masa, hiçbir zaman, bizzat kendi tarifleriyle bir kumar ve pazarlık masasından öteye geçemedi. Bu masaya ben ‘kumar masası’ demedim. ‘Noter masası’ da demedim. Diyen kim? O masanın etrafındakiler. Olay bu kadar acı bu kadar basiretsiz ve neticesi de ortada. Güya parlamenter sisteme, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri döneceklerdi ama 7 tane cumhurbaşkanı yardımcısının olduğu, sabah erken kalkanın bakanlık kaptığı, hiçbir ilkenin, ahlaki çizgisinin bulunmadığı ucube bir sistemi millete dayattılar.”
Muhalefetin vizyon ve proje konusundaki açıklarını kapatabilmek için son yılların en kirli, etik ve edep dışı seçim kampanyasını yürüttüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ortada öyle bir mesele yokken yayınladıkları videolarla mezhep ve etnik köken fitnesini körüklemeye kalktılar. Siyasi hayatımızın hiçbir aşamasında müdahale etmediğimiz hayat tarzı üzerinden vatandaşa korku saldılar. Bay bay Kemal, bizim vatandaşımızın hayat tarzıyla yakından uzaktan alakamız yoktur. O sizin derdiniz. Siz bu ülkede milletin hayat tarzıyla hep uğraştınız ve sahtekârlık yaptınız. Yeri geldi her zaman başörtüsüne saldırdığınız hâlde seçim kampanyasında milleti aldatmak için aldınız yanınıza bir iki tane başörtülü kızımızı veya kadınımızı, onlara rozet taktınız. ‘Bak işte biz de başörtülülerden yanayız’ dediler ama yalan, sahtekârlık yapıyorsunuz. Hadi gel. Ne dedik seçimi öncesi? Anayasa yapalım ve bu anayasada başörtüsü konusunu masaya yatıralım, bunu çıkaralım. Bak şimdi gene söylüyorum; eğer dürüstseniz, samimiyseniz yeni yasama döneminde başörtüsü meselesini anayasayla teminat altına alalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ama dürüst olmazsanız sadece grup toplantısı salonunda değil 780 bin kilometrekarelik vatan toprağında sizi milletimize bangır bangır anlatacağım. Kandil’den Pensilvanya’ya kadar terör baronlarının destek beyanlarına bir kez olsun itiraz ettiniz mi? Bay bay Kemal sana söylüyorum; ettiniz mi? Ortakların itiraz etti mi? Hiçbirisi etmedi, edemezsiniz. Niye? Dirsek temasınız var. Onlarla berabersiniz. Dürüst değilsiniz ve uçkuru kaptırmışsınız uçkuru. Küresel güç odaklarından aferin alabilmek adına toplumun bekasını tehdit eden LGBT belasını meşrulaştırmaya çalıştınız. Bay bay Kemal, siz LGBT’cisiniz. Yanınızdakiler de LGBT’ci. Ama ne AK Parti ne MHP ne Cumhur İttifakı’nın diğer üyelerinde böyle bir bela yok. Aramızdaki fark bu. Seçim kazanmak uğruna faşizmi, ırkçılığı, nefret söylemleri ve ayrımcılığı en azami şekilde kullanmaktan çekinmediniz. İnsanımızı tehdit etmekten depremzedelerimize yönelik ahlakla, vicdanla ve insanlıkla bağdaşmayan nobranlıklara kadar her yolu denediniz. Bilhassa, 14 Mayıs ile 28 Mayıs arasında yaşananlar birer kara leke olarak faillerinin alnına yapışmıştır. Siyaset sahnesinde kaldıkları sürece o leke oradan çıkmayacaktır.”
“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SİYASETİN KALİTESİNİ ARTIRMAK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ”
Seçim kampanyası döneminde ilkokul müsameresini andıran ucuz siyasi şovlara şahit olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin kendilerine layık görmediği unvanları tepe tepe kullanmaktan, daha sandıkların dörtte biri dahi açılmadan zafer ilan etmeye kadar nice skandalı yüzümüz kızararak izledik” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bulduğunuz iki tane belediye başkanı; onlarla beraber bunları yapmaya gayret ettiniz. Ne oldu? Neredeler şimdi? Kayıplar. Hadi şimdi onlarla beraber yine dolaş. Ben yalnız bir adres vereyim, iki tane koltuk yanına al, koltukların birini İstanbul’a birini de Ankara’ya ver. Onlar da o koltuklarda otursunlar çünkü bunlara cumhurbaşkanlığı koltuğu veremedin hiç olmazsa sözde genel başkan yardımcılığı koltuğu ver. Bunu da yapamazlar, korkarlar, ‘Altımızdan koltuk da kaçtı gitti, kaydı gitti’ derler. Bütün bunları yapanlar belki utanmadı ama biz onların kendilerini düşürdüğü durumları görünce onlar adına inanın hicap duyduk.”
Tarihin en adil hakem olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herkes tarih ve millet önünde yaptıklarının hesabını verecek. Tarih hükmünü verene kadar bizim görevimiz demokrasimizi, bekasına tehdit oluşturan bu tür kötülüklerden korumaktır. Bizim sorumluluğumuz, siyaset kurumunun itibarını sarsan hadiselerin tekrarlanmasına engel olmaktır. Önümüzdeki dönemde siyasetin kalitesini ve kalibresini artırmak için var gücümüzle çalışacağız. Ben sizlere inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“HALKIMIZIN HUZURUNA ESER VE HİZMET SİYASETİMİZLE ÇIKTIK”
AK Parti’nin seçimleri kazanarak mevcut kuşatmayı yardığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin hiçbir temeli olmayan korku, istismar ve yalan siyasetini asaletimizden taviz vermeden sürdürdüğümüz çalışmalarla hamdolsun boşa çıkardık. Onlar popülizm bataklığında her gün biraz daha boğulurken, biz halkımızın huzuruna yine eser ve hizmet siyasetimizle çıktık. Yaptıklarımızı anlattık, projelerimizi ortaya koyduk. Türkiye’ye dair hedeflerimizi açıkladık, toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik planlarımızı paylaştık. Altyapıdan üst yapıya kadar ‘durmak yok yola devam’ dedik. Seçim çalışmalarımız sırasında dahi 85 milyona yeni müjdeler vermeye devam ettik” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Mart’tan bu yana AK Parti’nin yaptığı çalışmalara ilişkin bir video izletti.
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Birileri koltuk peşinde koşarken biz farkımızı işte böyle gösterdik. Milletimiz de bizim bu samimi gayretlerimizi görmüş ve ödüllendirmiştir. Sandık sonuçları Anadolu irfanının hafife alınmaması gerektiğini tekrar hatırlatmıştır. 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleriyle vatandaşımızın gönlündeki alternatif yerimiz tescillenmiştir. Birileri hazmetmekte zorluk çekse de karşımızdaki tablo şudur; Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turunda geçerli oyların 27 milyon 834 bin 589’unu alarak yüzde 52,18 oy oranıyla büyük bir zafer elde ettik. Ezici bir çoğunlukla milletimizin güvenine ve teveccühüne bir kez daha hem de tartışmasız bir şekilde mazhar olduk.”
“ZAFERİMİZİ KUTLARKEN MİLLETİMİZİN SANDIK YOLUYLA VERDİĞİ MESAJLARA KAYITSIZ KALAMAYIZ”
İkinci turda 87 seçim bölgesinin hepsinde oylarını arttırmayı başardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 81 vilayetinin 52’sinde rakibimize göre yarışı önde tamamladık. 10 ilimizde yüzde 73 ve üstü, 10 ilçemizde de yüzde 84 ve üstü oy aldık. Vilayetlerimizde Bayburt yüzde 82,45 ile ilçelerde ise Şanlıurfa Harran yüzde 95,35 oy oranı ile şahsımıza en yüksek oy veren yerler oldu” ifadelerini kullandı.
Depremde en ağır yıkımı yaşayan Hatay’ın 28 Mayıs’ta tercihini AK Parti’den yana kullanmasının kendilerini çok duygulandırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her bir vatandaşımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah bu illerimize olan şükran borcumuzu Kurban Bayramı’ndan sonra yapacağım ziyaretlerle bizzat ödeyeceğiz” dedi.
Cumhur İttifakı’nın yüzde 49,5 oy oranı Meclis’te 323 milletvekili kazandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Partimizin oy oranı ise 35,62 ile 268 milletvekili şeklinde tecelli etmiştir. AK Parti 2002’den beri sandıktan 1’inci çıkma rekorunu korumuştur. Bununla birlikte hedeflerimizin gerisinde kaldığımızın da şuurundayız. 27. döneme göre Meclisteki sandalye sayımızda oluşan farkı asla görmezden gelemeyiz. Zaferimizi kutlarken, milletimizin sandık yoluyla bize ve partimize verdiği mesajlara kayıtsız kalamayız” değerlendirmesini yaptı.
“MİLLETİMİZİN ÇİZDİĞİ İSTİKAMETTE YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oy oranı ve milletvekili sayısı konusunda oluşan tabloyu tüm boyutlarıyla, en ince detayına kadar değerlendirdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs’ta yapılan 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçimleri sonrasında mazeret aramadan, bahanelere sığınmadan, vatandaşı suçlama gafletine düşmeden kendi iç muhasebelerini açıklıkla yaptıklarını belirtti.
Merkez Yürütme Kurulu ve Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantılarında bu konunun ele alındığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arkadaşlarımızın değerlendirmelerini dinleme fırsatı bulduk. İnşallah bu süreci kuyumcu titizliğinde, çok hassas bir şekilde yürüteceğiz. Bakılmadık, incelenmedik, üstü açılmadık hiçbir nokta bırakmadan muhasebe ve murakabe sürecimizi neticelendireceğiz. Tespit ettiğimiz eksikleri giderecek, hatamız, kusurumuz varsa düzeltecek, milletimizin çizdiği istikamette yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
Seçmenin sandıkta muhalefete de pek çok mesaj verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, en büyük mesajın muhatabının muhalefetin bizatihi kendisi olduğunu söyledi.
“HAYIRDA VE HİZMETTE YARIŞIRKEN MİLLET MERKEZLİ BİR ANLAYIŞLA HAREKET EDELİM”
Milletin özellikle muhalefetin zihniyetinde ve siyaset pratiğinde köklü bir değişim istediğini gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçmenden yükselen her itiraza, her eleştiriye kulak tıkayan, ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diye sürekli aday dayatan, halkın taleplerini, beklentilerini, isteklerini görmezden gelen vatandaşın kendilerine oy vermeye mecbur olduğu zannına kapılan, millî iradeyi ve milletin tercihlerini yok sayan kibirli zihniyet bir kez daha duvara toslamıştır. Başta CHP olmak üzere muhalefetin sandıktan çıkan mesajları doğru okuyup gereğini yerine getirmekten başka seçeneği yoktur. Muhalefet ya millî iradeyle barışacak ya da marjinalleşecektir. CHP Genel Başkanı değil 16’lı, 160’lı masa da kursa, sandıkta milletin tokadını yemekten kurtulamaz” değerlendirmesini yaptı.
Bu tespitleri söylerken kendi çıkarlarını düşünmediklerini, değişim meselesini dillendirirken meseleye dar kalıplardan bakmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bir iktidar partisi için en ideal muhalefet Türkiye’de olandır. Ama biz rakiplerinin zayıflığından medet uman bir parti değiliz. Biz karşısındakilerin çapsızlığına bel bağlayan bir hareket de değiliz. Bilakis biz, bunlardan şikâyet eden, siyaset arenasında kendi cüssesine, vizyonuna, ufkuna uygun rakip arayan bir kadroyuz” dedi.
Muhalefetle ilgili değişim çağrılarında şahsi ikballerini değil Türkiye’nin huzurunu, esenliğini ve geleceğini dikkate aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin büyümesini, Türk demokrasisinin güçlenmesini, her alanda standartların yükselmesini istediklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin iktidarıyla olduğu gibi muhalefetiyle de dünyada örnek gösterilmesini istediklerini dile getirerek, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşına muhalefet yapma pratiğini de kökten değiştirmiş bir ülke olarak girelim istiyoruz. Diğer türlü, hedeflerine doğru koşar adım giderken Türkiye’nin bir ayağı aksamaya maalesef devam edecektir. Diğer türlü, millet varlığımıza yönelik tehdit ve tehlikeleri savuşturmamız zorlaşacaktır. Tüm bu meydan okumaların üstesinden gelebilmemiz bizim gayret yanında muhalefetin daha vizyoner, daha kuşatıcı, daha yerli ve millî bir çizgide siyaset yapmasına bağlıdır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “baba-oğul arasındaki taht mücadelelerinin kendileri açısından hiçbir kıymetiharbiyesinin olmadığını” ifade ederek şöyle devam etti: “Birisi baba olmuş, birisi oğul olmuş. Bize ne ya? Bizim nazarımızda, zaten su alan geminin dümenine o gelmiş, bu gitmiş hiçbir anlamı ve önemi yoktur. Asıl mesele muhalefetin millete parmak sallamaktan vazgeçmesidir. Asıl mesele muhalefetin millî iradeyle 73 yıllık kavgasını bitirmesidir. Asıl mesele sahte gündemler yerine, ülkenin sorunlarına odaklanmasıdır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu yönde atılacak hüsnüniyetli her adımı desteklemeye hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum.”
Türkiye Yüzyılı ile Türkiye’nin önüne yeni bir siyaset vizyonu koyduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayırda ve hizmette yarışırken millet merkezli bir anlayışla hareket edelim. Siyasi mücadeleyi yürütürken hep birlikte Türkiye eksenine bağlı kalalım” dediklerini kaydetti.
“MESELELERE TÜRKİYE MERCEĞİNDEN BİR TÜRLÜ BAKAMADILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu vatanın bekası, ülkenin güvenliği, milletin birlik ve dirliği, devletin çıkarları olunca iktidarı ve muhalefetiyle farklılıkları bir tarafa bırakıp ortak paydada buluşulması gerektiğini söyledi. 21 yıllık iktidarları döneminde bu büyük mutabakatı sağlama yönünde sayısız adım attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her seçim sonrasında kendilerine oy verenlerle birlikte, siyasi tercihi farklı yönde tezahür eden vatandaşlara da el uzattıklarını belirtti.
Kampanya dönemlerinde maruz kaldıkları hakarete, haksızlığa, hukuksuzluğa, yalana, bühtana, siyasi rekabete sığmayan bel altı vuruşa rağmen gönül kapılarını tüm vatandaşlara sonuna kadar açtıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle siyaseti bir ikbal kapısı olarak gören çevrelerin anlamsız direnişiyle karşılaştıklarını dile getirdi.
Bu çevrelerin ideolojik ön yargılarından bir türlü sıyrılamadığını, geçmişin yüklerini sırtlarından atamadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Meselelere Türkiye merceğinden bir türlü bakamadılar. Milletin sandıkta verdiği mesajları bir türlü doğru okuyamadılar. Türk siyasetinin nereye evirildiğini bir türlü göremediler. Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri doğru analiz edemediler. ‘Küçük olsun, benim olsun’ mantığını bir türlü terk edemediler. Birkaç haftalık göz boyama şovlarından sonra eski kozlarına, eski söylemlerine, eski siyaset yapış tarzlarına geri döndüler. Bugüne kadarki tecrübelerimizin bize öğrettiği şudur; sahne önündekiler değişse de perde gerisindekiler hep aynı kaldı. Şahısların değişmesi asla ve asla bir zihniyet değişimine yol açmadı. Halkı mümeyyiz görmeyen, halka tepeden bakan faşist zihniyet, kabuk değiştirerek varlığını korumayı başardı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Üzülerek görüyoruz ki 28 Mayıs’tan sonra da aynısı tekerrür etti. Samimi bir öz eleştiri vermek yerine seçim yenilgisinin faturası yine millete çıkartılıyor. Suç, hata ve kabahat yine vatandaşta aranıyor. Depremzede kardeşlerimize yönelik hakaretlerin ardı arkası kesilmiyor. Oy vermediler diye kırsalda yaşayan vatandaşlarımız aşağılanıyor. Bize, partimize, bakanlarımıza ve Merkez Bankası Başkanımıza saldırmak suretiyle yaşanan hezimetin üstü kapatılmak isteniyor. Kimi kalemşorlar, ağızlarını her açtıklarında nefret kusmaya, millete ayar vermeye, sağa sola tehditler savurmaya devam ediyor. Problemin asıl kaynağını teşkil eden faşist zihniyetin sorgulanmasına asla izin verilmiyor.”
“HEYECANIMIZDAN HİÇBİR ŞEY KAYBETMEDEN MİLLETİMİZE HİZMET ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son tartışmaların daha öncekilerden bazı önemli farkları olduğunu, muhalefetin, besleyip büyüttüğü canavarla ilk defa yüzleşmek mecburiyetinde kaldığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize karşı pervasızca kullandıkları trol orduları ile tetikçi kalemler bugün zehirli dillerini ve eleştiri oklarını sahiplerine çevirmiştir. ‘Basın özgürlüğü’ kılıfı altında sırtlarını sıvazladıkları ahlak fukaraları, hedef tahtasına bu sefer muhalefeti yerleştirmiştir” ifadelerini kullandı.
AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı karıştırmak için kullanılan ne kadar aparat varsa hepsinin bugün muhalefete yöneldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Masadan kısa süreli kalktığında ittifak ortaklarına yaptıklarının aynısına bugün bizzat kendileri muhatap oluyor. FETÖ’cülerle iş birliği yaparak siyaset tarlasına rüzgâr ekmişlerdi, bugün bu tarladan kendileri fırtına biçiyor” diye konuştu.
Muhalefeti bu konuda yıllardır uyardıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “rakibi ısırıyor diye akrep beslenmeyeceğini” kendilerine anlattıklarını söyledi.
Gelinen noktada bu ikazlarında ne yazık ki haklı çıktıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin, yaşadıklarını göz önünde bulundurarak hatasını anlamasını diliyoruz. Siyasi mücadelenin artık centilmence yürütülmesini temenni ediyoruz” dedi.
Muhalefet ne yaparsa yapsın, kendilerinin işlerine bakacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl onlar kavga gürültüyle vakit öldürürken, biz eser zincirimize yenilerini eklemişsek, önümüzdeki 5 sene boyunca yine aşkla, heyecanımızdan hiçbir şey kaybetmeden milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz” görüşünü aktardı.
Türkiye Yüzyılı’nın inşasına başladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerinin ardından yeni kabine üyelerinin de yemin ettiğini, eser ve hizmet bayrağını devraldığını anlattı.
Yeni bakanlara başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28. dönem milletvekilleri olan eski kabine üyelerine teşekkür etti, başkanlık yaptıkları komisyonlarda tecrübe, birikim ve kabiliyetleriyle göz dolduracaklarını söyledi.
Yürütme ile birlikte yasama organındaki tüm görevlendirmelerin tamamlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, MKYK toplantısında da boşalan MYK üyeliklerine atamaların gerçekleştiğini belirtti.
TBMM Başkanlığına seçilen Numan Kurtulmuş’un Meclis Başkanlığı görevini hakkıyla yerine getireceğine olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dayanışma ve destekleri için Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarına teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27. Yasama Dönemi Meclis Başkanlığı görevini başarıyla ifa eden Mustafa Şentop’a şükranlarını sundu.
Başkalarında kavga sebebi olan bu görevlendirmeleri kendilerinin bayrak yarışı olarak gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılından beri “Her dem yeniden doğarız bizden kim usanası” anlayışıyla hareket ettiklerini, bugünlere geldiklerini ifade etti.
Her alanda meseleye bu anlayışla baktıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, koltuklarına yapışıp kalanlara inat kadrolarını sürekli yenilediklerini belirtti.
Başarılarının arkasındaki en önemli sebeplerden biri olan bu politikayı 28. dönemde de genişleterek uyguladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç dönem kuralına takılan 65 milletvekilinin yerine yeni isimleri listeye koyduklarını hatırlattı.
“HİÇBİR HESABI YOL VE DAVA ARKADAŞLIĞIMIZIN ÖNÜNE GEÇİRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Halkımızın beklentisine uygun şekilde kadromuzu yaklaşık yüzde 65 oranında yeniledik. AK Parti’nin bu özelliğinin ne kadar kıymetli olduğunu, muhalefetin içler acısı haline bakınca daha iyi anlıyoruz. Bizans’ı çırak çıkaracak oyunların hepsi koltuk kapmaca yarışında tek tek sahneye konuyor. Daha düne kadar güya birbirleriyle can ciğer kuzu sarması olanlar, bugün birbirine demediklerini bırakmıyor; göreve gelirlerse ülkeyi barıştırmaktan bahsedenler, bugün kavgadan, gürültüden, didişmeden başlarını kaldıramıyor. Nerede bunların genel başkanları? Parlamentoda bunlardan var mı? Ne zaman bunları bulacağız? Ne zaman bunlarla görüşeceğiz? Çok iyi hesap uzmanı ama gel gör ki bu hesap uzmanı hesaptan da bir haber, elindeki milletvekillerinin 40 tanesini kaptırdı. Bu hadiselerin hiçbirinin bizde yaşanmamasının sırrı; bizim siyasete dava penceresinden bakmamızdır. Bizim şu birlikteliğimiz, bir gönül birlikteliği ve dava arkadaşlığıdır. Hiçbir hesabı yol ve dava arkadaşlığımızın önüne geçirmeyeceğiz. Aramızdaki şu muhabbete, şu kardeşliğe asla gölge düşürmeyeceğiz. Başkaları gibi bölüne bölüne değil, üstadın o veciz ifadesinde anlamını bulduğu gibi pekleşe pekleşe büyümeye devam edeceğiz.”
Kabinenin teşekkülüyle birlikte vatandaşların taleplerini, ülkenin ihtiyaçlarını karşılamaya süratle başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel piyasalara göre oldukça iyi oranda buğday ve arpa alım fiyatı açıklayarak üreticileri sevindirdiklerini söyledi.
“GEÇTİĞİMİZ YILIN İKİNCİ YARISINA GÖRE ASGARİ ÜCRETİ YÜZDE 107 ORANINDA ARTIRMIŞ OLDUK”
Emeklilerden gençlere, deprem bölgesindeki vatandaşlardan engellilere, ihracatçılara kadar toplumun çeşitli kesimlerine yönelik müjdeleri paylaştıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kabine toplantısının sonrasında başlayan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun görüşmelerinin dün uzlaşmayla neticelendiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 yılının ikinci yarısında brüt asgari ücret tutarını 13 bin 414 liraya, net asgari ücret tutarını 11 bin 402 liraya yükselttiklerini belirterek, “Bu artışla yüzde 34 gibi enflasyonun üzerinde refah payını da içeren bir oranla ara zammı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yılın ikinci yarısına göre asgari ücreti yüzde 107 oranında artırmış olduk. Son rakamla birlikte asgari ücret, 2002 yılına göre ise reel olarak yaklaşık yüzde 312 artış göstermiştir” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Çıkmış bay bay Kemal ‘Bak yine bize kaldı bu iş’ diyor. Ne sana kaldı? Sen şu anda maalesef tilki marifetiyle koşturup duruyorsun, yetişemediğin üzüme ‘koruk’ demeye devam ediyorsun. Daha çok devam edeceksin. ‘Çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz’ dedik, ezdirmedik. Refah artışından da faydalanmalarını sağlıyoruz, sağlayacağız. Ayrıca 400 lira olarak uyguladığımız asgari ücret desteğini önümüzdeki 6 ay boyunca 500 lira olarak uygulayacağız. Kanun teklifini inşallah arkadaşlarımız en kısa sürede Meclis’in kararına sunacaktır. Kurban Bayramı arifesinde çalışanlarımıza ikinci bir bayram sevinci yaşatacağımıza inandığım yeni asgari ücretin hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na, işçi ve işveren taraflarına bu süreçteki çabaları için teşekkür etti.
“GÜÇLÜ, UYUMLU, YETKİN BİR EKİP KURDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim döneminde açıkladıkları memur maaşlarıyla ilgili verdikleri sözleri de yerine getireceklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin artan refahından, büyüyen ve kalkınan ekonomisinden 85 milyonun tamamının hak ettiği payı almasını temin edeceğiz. Ekonomi yönetimimize bu noktada çok ağır sorumluluklar yükledik. Cumhurbaşkanı Yardımcılığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankamız arasında koordinasyonu tesis ettik. Güçlü, uyumlu, yetkin bir ekip kurduk” diye konuştu.
“DEPREMLERİN YARALARINI SARARKEN ENFLASYONLA MÜCADELE KONUSUNDA KARARLI ADIMLAR ATACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın riyasetinde geçen hafta Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nun ilk toplantısını yaptığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk ekonomisini yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmekte kararlıyız. Vatandaşımızın aşını, işini, ekmeğini koruması ve büyütmesi bu dönemde de önceliklerimizin başındadır. Uzun mücadeleler sonucunda elde ettiğimiz kazanımlarımızdan geriye gidişe asla izin vermeyeceğiz. Depremlerin yaralarını sararken enflasyonla mücadele konusunda kararlı adımlar atacağız. Halkımızın geniş kesimlerini enflasyonun etkisinden korumaya yönelik çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 yılı Haziran ayında yapılan geçici düzenlemeyle yenilenen konut kira sözleşmelerinde kira artırım oranını yüzde 25 ile sınırladıklarını, 2023 yılı Temmuz ayından itibaren yenilenecek konut kira sözleşmeleri için de aynı uygulamayı sürdüreceklerini açıkladı.
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ YAPANA KADAR DURMADAN KOŞTURACAĞIZ”
Bundan sonra da üreticileri destekleyeceklerini, sanayicileri teşvik edeceklerini, ihracatçıların önünü açacaklarını, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutacaklarını, çiftçilerin yanında olacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapana kadar durmadan, dinlenmeden, soluklanmadan koşturacağız. Bununla ilgili yol haritamızı oluşturacak hükûmet programına 12. Kalkınma Planımız ile orta vadeli programın hazırlıklarına başladık. Çalışmalarımızı tamamladıktan sonra kamuoyunun takdirine sunacağız” dedi.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN DARBE ÜRÜNÜ BİR ANAYASA ÜZERİNDE YÜKSELMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizi ruhunu darbecilerin üflediği mevcut anayasasından kurtarmayı da ekonomideki mücadelemizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın darbe ürünü bir anayasa üzerinde yükselmesi mümkün değildir. Farklı siyasi gelenekten gelen 15 siyasi partinin yer aldığı 28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi bunu yapabilecek temsil kabiliyetine haizdir. Bu yönüyle yeni Meclisimiz, Türkiye Yüzyılı’nın kurucusu, mimarı ve mihmandarı olacaktır.”
Yasal ve idari tedbirler yanında Aile ve Gençlik Bankasını faaliyete geçirerek bu yönde tarihî bir adım atacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte 8 ay sonra yapılacak mahalli idareler seçimlerini de asla ihmal etmeyeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 ve 28 Mayıs’ta elde ettikleri psikolojik üstünlüğü yeni hamlelerle sağlamlaştıracaklarını belirterek, “Partimiz açısından bir seçim bitmiş, 29 Mayıs sabahı itibarıyla yeni bir seçim maratonu başlamıştır. Hedefimiz tüm belediyelerimizi korurken, son seçimlerde el değiştirenler öncelikli olmak üzere daha fazla belediyeyi kazanmaktır. Bilhassa büyükşehirlere daha çok eğilecek, daha fazla asılacağız. Şımarmadan, rehavete kapılmadan, duruşumuzu asla bozmadan bu kutlu yolda yürümeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” ifadelerini kullandı.
2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) Elemeleri D Grubu dördüncü hafta maçında Galler’i 2-0 yenen A Millî Futbol Takımını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Futbolcularımız, Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda milletimize hem bir futbol şöleni hem de büyük bir gurur yaşattılar. A Millilerimizin kalan maçlarında da aynı azmi ve başarıyı sergileyerek, ülkemizi EURO 2024’te temsil edeceklerine inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’nın merkez Erenler İlçe Belediye Başkanı Fevzi Kılıç’ın vefat haberiyle sarsıldıklarını belirterek, “Fevzi Kılıç kardeşimiz, partimizin kuruluşundan itibaren bizimle yol yürümüş, iki dönem Sakarya il başkanımız olarak görev yapmış bir dava adamıydı” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fevzi Kılıç’a Allah’tan rahmet, ailesine, mesai arkadaşlarına ve Sakarya halkına başsağlığı diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Rabb’imize hamdolsun” dedi.
“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”
TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.
“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”
Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.
Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.
Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.
Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”
“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Kısa adı TASKK olan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu 20’inci Olağan Genel Kurulu Ankara’daki Hilton Garden Inn otelde gerçekleştirildi.
20’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Başkanlığına Şener AYDIN seçildi.
Divan Başkanlığını Mehmet BAYKAN’ın yaptığı iki adaylı 20’inci Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Olağan Genel Kurulu’nda Şener AYDIN başkanlığa seçilirken oy kullanan 783 delegeden 481 oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.