Pakistan’ın 84’üncü RESOLUTION GÜNÜ yıldönümü Ankara’da kutlandı.
Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Cüneyd, Türkiye ve Pakistan’ın birlikte güçlenmeye devam ettiklerini söyledi.
Pakistan Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd Milli gün dolayısıyla düzenlenen resepsiyondaki konuşmasında, Türkiye ve Pakistan’ın milletler topluluğu içinde gelişmeye ve güçlenmeye devam ettiklerinin altını çizerek “Düşmanlarımız ne şekilde olursa olsun, kim olursa olsun yenilgiye uğratılacaktır. Çünkü biz her zaman birlik içinde olacağız” dedi.
Pakistan’ın Milli Günü dolayısıyla Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği Rezidansı’nda bir resepsiyon düzenlendi.
Pakistan Büyükelçilik rezidansında Büyükelçi Yusuf CÜNEYD’in ev sahipliğindeki resepsiyona Türkiye’yi temsilen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı.
Genelkurmay Başkanı Oramiral Metin GÜRAK ve Kuvvet komutanları da resepsiyonda hazır bulundu.
Pakistan resepsiyonunda, Ankara’da Büyükelçilikleri bulunan ülkelerin Büyükelçileri, Askeri Ataşeleri, elçilik görevlileri ve seçkin bir davetli topluluğu da yer aldı.
Resepsiyondan önce Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.
Resepsiyon, iki ülkenin milli marşlarının seslendirilmesiyle başladı.
Milli marşların seslendirilmesinin akabinde Pakistan Büyükelçisi Yusuf Cüneyd kürsüye geldi.
Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd konuşmasında, şunları söyledi: “Kültürel, dini, etnik ve sosyolojik mücadeleler iki ulus teorisi düşüncesiyle sonuçlandı ve Pakistan devleti kurulması süreci bu şekilde gelişti. Bağımsızlığın ardından dostluk politikası, eşitlik politikası, komşularımıza karşı adil olma politikası ilan ettik. Her süreçte uluslararası toplumun bir parçası olma politikası belirledik ve Kaşmir sorunuyla sonuçlanan kaderin gizemli ve garip kararlarıyla en başından beri zorlanmamıza rağmen bu şekilde çaba gösterdik. Ancak hayat devam ediyor ve devam etmek zorunda. Pakistan barışa inanıyor ve biz her zaman bunun için çabaladık ve çabalamaya da devam edeceğiz.”
Pakistan Büyükelçisi Yusuf Cüneyd konuşmasında iki ülke ilişkilerini daha ileri taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi: “Pakistan-Türkiye ilişkileri aracılığıyla ifade edilen ve çok değer verilen güven, kardeşlik ve dostluk bağlarımızı vurgulamama izin verin. Bu asırlık bağlara dayanan ilişkimiz, “gönülden gönüle bağlantılar” ve “iki ülke, tek millet” gibi duyguların somut bir örneğidir. Biz ortak mirasımız, dinimiz ve kültürümüzle gurur duyuyoruz. Bu kardeşlik bağlarının bayrağını gelecek nesillere aktarmak için Türk kardeşlerimizle birlikte çalışmaya da devam edeceğiz.”
Pakistan ve Türkiye dostluğunun yalnızca geleneksel dostluk olmadığını vurgulayan Büyükelçi Cüneyd, “Biz bunun çok ötesindeyiz. Bizler, İKİ DEVLET, TEK MİLLETİZ. Neden mi? Çünkü bizim ortak bir tarihimiz var. İlişkilerimiz çok derinlere dayanıyor.” şeklinde konuştu.
Pakistan Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’in konuşmasının hemen akabinde bir iftar verildi.
Protokolle birlikte İftar yapan Büyükelçi Cüneyd, buradaki konuşmasında da “Türkiye ve Pakistan, milletler topluluğu içinde gelişmeye ve güçlenmeye devam ediyor. Düşmanlarımız ne şekilde olursa olsun, kim olursa olsun yenilgiye uğratılacaktır. Çünkü biz her zaman birlik içinde olacağız” şeklinde konuştu.
Türkiye’yi temsilen Pakistan Milli Gün resepsiyonuna katılan Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER, İftardan sonra yaptığı konuşmasında, “Pakistan’ın kutsal şehitlerini ve yiğit gazilerini saygıyla anıyorum.” dedi.
Pakistan’ın Milli Günü’nü de kutlayan Bakan Güler, konuşmasına daha sonra şunları söyledi: “Dost ve kardeş Pakistan halkına sizler adına saygı ve selamlarımı sunuyorum. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarını da iletmek istiyorum. Başlangıç olarak, Pakistan’ın bağımsızlığı ve bütünlüğü için cesurca savaşan ve en büyük fedakarlığı yapan Pakistan’ın kutsal şehitlerini ve yiğit gazilerini saygıyla anıyorum.”
Bakan Güler, Türkiye’nin Pakistan’ın bölgelerdeki ağırlığından son derece memnun olduğunu ve bu ülkenin bölgesinde ve dünyada stratejik bir öneme sahip olduğuna vurgu yaparak, “Özellikle son yıllarda her alanda gelişip güçlenen Pakistan, bölgesinde ve dünyada barış, istikrar ve güvenin inşasında bölgesinde ve dünyada önemli bir rol üstleniyor. Türkiye de Pakistan’ın bu bölgelerdeki ağırlığından son derece memnun. Aynı şekilde Pakistanlılar da Türk halkının kalplerinde ve akıllarında müstesna bir yere sahip olacak ve olacaktır. Nitekim Türkiye ile Pakistan arasında tarihe uzanan köklü, sarsılmaz bağlar, ortak değerler, dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunmaktadır” dedi.
Pakistan’ı uluslararası ilişkilerde en güvenilir ve güvenilir ortaklarımızdan biri olarak gördüklerini kaydeden Bakan Güler, “Geçmişten günümüze taşınan bu bağlar, ülkelerimiz arasında çok yönlü işbirliğine ve üst düzey ilişkilere sağlam bir zemin hazırlarken, ortak geleceğimize de yön vermektedir. Bizler en zor zamanlarda birbirine destek olmuş, sevinçleri ve üzüntüleri paylaşmış, ortak idealleri en güçlü şekilde içselleştirmiş iki ülkeyiz. Maruz kaldığımız vahim olaylar ve doğal afetler karşısında iki ülkenin birbirine yardıma koşması, ülkelerimiz arasındaki birlikteliğin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Dost ve kardeş ülke Pakistan’ı uluslararası ilişkilerde en güvenilir ve güvenilir ortaklarımızdan biri olarak görüyor, ikili ilişkilerin mükemmel düzeyde olmasına önem veriyoruz. Son yıllarda giderek gelişen ilişkilerimizi daha büyük ve kapsamlı işbirlikleri ile güçlendirme irade ve kararlılığını taşıyoruz. Bunların başında askeri işbirlikleri ve savunma sanayi geliyor.” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER, Pakistan ile savunma sanayi alanında hayata geçirilen projelerin ortaya koyduğu yüksek sinerji ve karşılıklı deneyim paylaşımının, yeni ve kapsamlı işbirliklerinin önünü açacağını kaydederek “Karşılıklı güven ve birbirimize destek, önümüzdeki dönemde işbirliğimizin katlanarak artmasının en büyük güvencesidir. Bölgesel ve küresel barış ve istikrar için Pakistan’la güçlü bağlarımızı geliştirmeye ve işbirliği yapmaya kararlıyız. Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk ve kardeşliğin buradan sonsuza kadar güçlü bir şekilde devam edeceğine yürekten inanıyoruz. Bu vesileyle dost ve kardeş ülke Pakistan’ın Milli Günü’nü bir kez daha tebrik ediyor, yarınki mübarek Kadir Gecesi’ni tebrik ediyorum. Ayrıca Kurban Bayramınızı da şimdiden tebrik etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
Bakan Güler, konuşmasını “Pakistan Zindebâd-ÇOK YAŞA, Türkiye-Pakistan Bahaiçara Zindebâd” diyerek sonlandırdı.
Pakistan’ın 84’üncü RESOLUTION GÜNÜ yıldönümüne katılan Ticaret Bakanı Ömer BOLAT da Türkiye ve Pakistan’ın bin yılı aşan geçmişi ve tarihi kökleri olduğuna sözü getirerek “Türkiye ve Pakistan; dünyanın önde gelen, büyük ve güçlü imparatorluklarının mirasına sahiptir. Ülkelerimiz arasında, eşsiz ve kalıcı bir kardeşlik bağı vardır. Bu bağ, diplomasinin ötesine uzanır; ortak değerlere, ortak hedeflere ve birbirlerinin tarihine ve kültürüne dair derin bir anlayışa dayanır. Bu anlayışla da dostluğumuz, her geçen gün güçlenerek devam ediyor. Tarihten bahsetmişken, Muhammed Ali Cinnah’ın ileri görüşlü liderliğini anmamak olmaz. Onun mirası, Pakistan’ın egemen bir ulus olarak büyümesine ve gelişmesine tanık olduğumuz bugün, bize ilham vermeye devam ediyor. Ayrıca, Pakistanlı kardeşlerimizin Kurtuluş Savaşımız sırasında ülkemize sağladığı desteklerini de her zaman hatırlayacağız.” dedi.
Ömer BOLAT, Türkiye ile Pakistan arasındaki ekonomik iş birliğinin mevcut durumundan büyük memnuniyet duyduğunu kaydederek “Son üç yıl içerisinde ticaret hacmimiz, 1 milyar dolar seviyesinin üstünde gerçekleşti. İnanıyorum ki, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Mal Ticareti Anlaşmamız, ikili ticaretimize ciddi bir ivme kazandırmaya başlayacaktır. Bu ivme sayesinde, liderlerimizin belirlediği 5 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine orta vadede ulaşmayı hedefliyoruz. Diğer taraftan, Türkiye, 1 milyar doları aşan doğrudan yabancı yatırımıyla Pakistan’daki en büyük yabancı yatırımcılardan biri konumundadır. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda Türk şirketinin Pakistan’da yatırımları var ve bunların hem ihracat hem de istihdam açısından Pakistan ekonomisine katkılarını görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Ayrıca, müteahhitlik hizmetleri de giderek artan bir şekilde önde gelen iş birliği alanlarımızdan biri haline geliyor. Müteahhitlerimiz, bugüne kadar 3,4 milyar dolar değerinde 72 proje üstlenmiştir. Önümüzdeki dönemde, Türk müteahhitlik şirketlerinin Pakistan’ın kalkınmasına ve yeşil dönüşümüne büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle, önümüzdeki dönemde Türk iş insanlarımızdan oluşan büyük bir heyetle birlikte Pakistan’ı ziyaret etme niyetimi belirtmek isterim. Bu ziyaret kapsamında, Ortak Görev Gücü platformumuzun 2’nci toplantısını gerçekleştireceğiz. Başbakan Sayın Şahbaz Şerif’in teklifi olarak bu Platform, ekonomik iş birliğimiz kapsamındaki potansiyel alanların koordinasyonunda hayati bir rol oynayacaktır” şeklinde konuştu.
BOLAT, Türkiye ile Pakistan arasındaki bir diğer önemli iş birliğinin savunma sanayii alanında olacağına işaret ederek “Türkiye ve Pakistan olarak, savunma sanayimizi geliştirmek ve daha da güçlendirmek için el ele çalıştık. Pakistan’daki Babür sınıfı korvetlerin sonuncusu olan, MİLGEM projesinin 4’üncü gemisi geçen yıl teslim edildi. Diğer taraftan, Pakistan’ın Süper Mushshak eğitim uçakları da ülkemize teslim edildi. İki ülke arasında halihazırda devam eden birçok projenin bulunduğunu görmekten de mutluluk duyuyoruz. Bu ortaklıklar, uluslarımızın güvenlik çıkarlarının korunmasına yönelik karşılıklı güven ve kararlılığımızı yansıtmaktadır şüphesiz.” dedi.
Türkiye ve Pakistan’ın küresel düzeydeki zorlukların üstesinden gelme konusunda, birçok uluslararası platformda bir arada duran sadık müttefikler olduğunu hatırlatan Bakan BOLAT, “Bölgede barış ve istikrara yönelik ortak taahhüdümüz, terörle mücadele, bölgesel güvenlik ve insani yardım da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yakın iş birliğimizi desteklemektedir. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini her alanda daha da genişletmeye kararlıyız. Pakistan Milli Günü’nü kutlarken, Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü dostluğa olan bağlılığımızın buradan bir kez daha altını çizmek istiyorum. İki dost ve kardeş ülke olarak, ortak tarihimizden gelen muvaffakiyetlerimiz bizlere yol gösterirken, aynı zamanda daha yakın bir iş birliği sağlanması ve refah düzeyine ulaşılması için azmimizi artırmaktadır. Ülkelerimizin daha müreffeh bir geleceğe ulaşması için, ortak tarihimizden gelen bilinçle, gayretle çalışacağımıza ve muvaffak olacağımıza canı gönülden inanıyorum. Yevmi Pakistan Mubarek Türkiye Pakistan Dosti Zindabad.” şeklinde konuştu.
Pakistan Milli Günü resepsiyonu, iftar programı ve davetlilere Türk ve Pakistan mutfağından ikramlarla sona erdi.
23 Mart 1940’ta Britanya Hindistan’ındaki Müslümanlar için ayrı bir devlet talebini içeren Lahor Tasarısı kabul edildi. Bugün, Pakistan tarafından MİLLİ GÜN- RESOLUTION DAY olarak kutlanmaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.