Pakistan’ın 84’üncü RESOLUTION GÜNÜ yıldönümü Ankara’da kutlandı.
Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Cüneyd, Türkiye ve Pakistan’ın birlikte güçlenmeye devam ettiklerini söyledi.
Pakistan Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd Milli gün dolayısıyla düzenlenen resepsiyondaki konuşmasında, Türkiye ve Pakistan’ın milletler topluluğu içinde gelişmeye ve güçlenmeye devam ettiklerinin altını çizerek “Düşmanlarımız ne şekilde olursa olsun, kim olursa olsun yenilgiye uğratılacaktır. Çünkü biz her zaman birlik içinde olacağız” dedi.
Pakistan’ın Milli Günü dolayısıyla Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliği Rezidansı’nda bir resepsiyon düzenlendi.
Pakistan Büyükelçilik rezidansında Büyükelçi Yusuf CÜNEYD’in ev sahipliğindeki resepsiyona Türkiye’yi temsilen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı.
Genelkurmay Başkanı Oramiral Metin GÜRAK ve Kuvvet komutanları da resepsiyonda hazır bulundu.
Pakistan resepsiyonunda, Ankara’da Büyükelçilikleri bulunan ülkelerin Büyükelçileri, Askeri Ataşeleri, elçilik görevlileri ve seçkin bir davetli topluluğu da yer aldı.
Resepsiyondan önce Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.
Resepsiyon, iki ülkenin milli marşlarının seslendirilmesiyle başladı.
Milli marşların seslendirilmesinin akabinde Pakistan Büyükelçisi Yusuf Cüneyd kürsüye geldi.
Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd konuşmasında, şunları söyledi: “Kültürel, dini, etnik ve sosyolojik mücadeleler iki ulus teorisi düşüncesiyle sonuçlandı ve Pakistan devleti kurulması süreci bu şekilde gelişti. Bağımsızlığın ardından dostluk politikası, eşitlik politikası, komşularımıza karşı adil olma politikası ilan ettik. Her süreçte uluslararası toplumun bir parçası olma politikası belirledik ve Kaşmir sorunuyla sonuçlanan kaderin gizemli ve garip kararlarıyla en başından beri zorlanmamıza rağmen bu şekilde çaba gösterdik. Ancak hayat devam ediyor ve devam etmek zorunda. Pakistan barışa inanıyor ve biz her zaman bunun için çabaladık ve çabalamaya da devam edeceğiz.”
Pakistan Büyükelçisi Yusuf Cüneyd konuşmasında iki ülke ilişkilerini daha ileri taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi: “Pakistan-Türkiye ilişkileri aracılığıyla ifade edilen ve çok değer verilen güven, kardeşlik ve dostluk bağlarımızı vurgulamama izin verin. Bu asırlık bağlara dayanan ilişkimiz, “gönülden gönüle bağlantılar” ve “iki ülke, tek millet” gibi duyguların somut bir örneğidir. Biz ortak mirasımız, dinimiz ve kültürümüzle gurur duyuyoruz. Bu kardeşlik bağlarının bayrağını gelecek nesillere aktarmak için Türk kardeşlerimizle birlikte çalışmaya da devam edeceğiz.”
Pakistan ve Türkiye dostluğunun yalnızca geleneksel dostluk olmadığını vurgulayan Büyükelçi Cüneyd, “Biz bunun çok ötesindeyiz. Bizler, İKİ DEVLET, TEK MİLLETİZ. Neden mi? Çünkü bizim ortak bir tarihimiz var. İlişkilerimiz çok derinlere dayanıyor.” şeklinde konuştu.
Pakistan Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’in konuşmasının hemen akabinde bir iftar verildi.
Protokolle birlikte İftar yapan Büyükelçi Cüneyd, buradaki konuşmasında da “Türkiye ve Pakistan, milletler topluluğu içinde gelişmeye ve güçlenmeye devam ediyor. Düşmanlarımız ne şekilde olursa olsun, kim olursa olsun yenilgiye uğratılacaktır. Çünkü biz her zaman birlik içinde olacağız” şeklinde konuştu.
Türkiye’yi temsilen Pakistan Milli Gün resepsiyonuna katılan Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER, İftardan sonra yaptığı konuşmasında, “Pakistan’ın kutsal şehitlerini ve yiğit gazilerini saygıyla anıyorum.” dedi.
Pakistan’ın Milli Günü’nü de kutlayan Bakan Güler, konuşmasına daha sonra şunları söyledi: “Dost ve kardeş Pakistan halkına sizler adına saygı ve selamlarımı sunuyorum. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarını da iletmek istiyorum. Başlangıç olarak, Pakistan’ın bağımsızlığı ve bütünlüğü için cesurca savaşan ve en büyük fedakarlığı yapan Pakistan’ın kutsal şehitlerini ve yiğit gazilerini saygıyla anıyorum.”
Bakan Güler, Türkiye’nin Pakistan’ın bölgelerdeki ağırlığından son derece memnun olduğunu ve bu ülkenin bölgesinde ve dünyada stratejik bir öneme sahip olduğuna vurgu yaparak, “Özellikle son yıllarda her alanda gelişip güçlenen Pakistan, bölgesinde ve dünyada barış, istikrar ve güvenin inşasında bölgesinde ve dünyada önemli bir rol üstleniyor. Türkiye de Pakistan’ın bu bölgelerdeki ağırlığından son derece memnun. Aynı şekilde Pakistanlılar da Türk halkının kalplerinde ve akıllarında müstesna bir yere sahip olacak ve olacaktır. Nitekim Türkiye ile Pakistan arasında tarihe uzanan köklü, sarsılmaz bağlar, ortak değerler, dostluk ve kardeşlik ilişkileri bulunmaktadır” dedi.
Pakistan’ı uluslararası ilişkilerde en güvenilir ve güvenilir ortaklarımızdan biri olarak gördüklerini kaydeden Bakan Güler, “Geçmişten günümüze taşınan bu bağlar, ülkelerimiz arasında çok yönlü işbirliğine ve üst düzey ilişkilere sağlam bir zemin hazırlarken, ortak geleceğimize de yön vermektedir. Bizler en zor zamanlarda birbirine destek olmuş, sevinçleri ve üzüntüleri paylaşmış, ortak idealleri en güçlü şekilde içselleştirmiş iki ülkeyiz. Maruz kaldığımız vahim olaylar ve doğal afetler karşısında iki ülkenin birbirine yardıma koşması, ülkelerimiz arasındaki birlikteliğin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Dost ve kardeş ülke Pakistan’ı uluslararası ilişkilerde en güvenilir ve güvenilir ortaklarımızdan biri olarak görüyor, ikili ilişkilerin mükemmel düzeyde olmasına önem veriyoruz. Son yıllarda giderek gelişen ilişkilerimizi daha büyük ve kapsamlı işbirlikleri ile güçlendirme irade ve kararlılığını taşıyoruz. Bunların başında askeri işbirlikleri ve savunma sanayi geliyor.” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER, Pakistan ile savunma sanayi alanında hayata geçirilen projelerin ortaya koyduğu yüksek sinerji ve karşılıklı deneyim paylaşımının, yeni ve kapsamlı işbirliklerinin önünü açacağını kaydederek “Karşılıklı güven ve birbirimize destek, önümüzdeki dönemde işbirliğimizin katlanarak artmasının en büyük güvencesidir. Bölgesel ve küresel barış ve istikrar için Pakistan’la güçlü bağlarımızı geliştirmeye ve işbirliği yapmaya kararlıyız. Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk ve kardeşliğin buradan sonsuza kadar güçlü bir şekilde devam edeceğine yürekten inanıyoruz. Bu vesileyle dost ve kardeş ülke Pakistan’ın Milli Günü’nü bir kez daha tebrik ediyor, yarınki mübarek Kadir Gecesi’ni tebrik ediyorum. Ayrıca Kurban Bayramınızı da şimdiden tebrik etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
Bakan Güler, konuşmasını “Pakistan Zindebâd-ÇOK YAŞA, Türkiye-Pakistan Bahaiçara Zindebâd” diyerek sonlandırdı.
Pakistan’ın 84’üncü RESOLUTION GÜNÜ yıldönümüne katılan Ticaret Bakanı Ömer BOLAT da Türkiye ve Pakistan’ın bin yılı aşan geçmişi ve tarihi kökleri olduğuna sözü getirerek “Türkiye ve Pakistan; dünyanın önde gelen, büyük ve güçlü imparatorluklarının mirasına sahiptir. Ülkelerimiz arasında, eşsiz ve kalıcı bir kardeşlik bağı vardır. Bu bağ, diplomasinin ötesine uzanır; ortak değerlere, ortak hedeflere ve birbirlerinin tarihine ve kültürüne dair derin bir anlayışa dayanır. Bu anlayışla da dostluğumuz, her geçen gün güçlenerek devam ediyor. Tarihten bahsetmişken, Muhammed Ali Cinnah’ın ileri görüşlü liderliğini anmamak olmaz. Onun mirası, Pakistan’ın egemen bir ulus olarak büyümesine ve gelişmesine tanık olduğumuz bugün, bize ilham vermeye devam ediyor. Ayrıca, Pakistanlı kardeşlerimizin Kurtuluş Savaşımız sırasında ülkemize sağladığı desteklerini de her zaman hatırlayacağız.” dedi.
Ömer BOLAT, Türkiye ile Pakistan arasındaki ekonomik iş birliğinin mevcut durumundan büyük memnuniyet duyduğunu kaydederek “Son üç yıl içerisinde ticaret hacmimiz, 1 milyar dolar seviyesinin üstünde gerçekleşti. İnanıyorum ki, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Mal Ticareti Anlaşmamız, ikili ticaretimize ciddi bir ivme kazandırmaya başlayacaktır. Bu ivme sayesinde, liderlerimizin belirlediği 5 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine orta vadede ulaşmayı hedefliyoruz. Diğer taraftan, Türkiye, 1 milyar doları aşan doğrudan yabancı yatırımıyla Pakistan’daki en büyük yabancı yatırımcılardan biri konumundadır. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda Türk şirketinin Pakistan’da yatırımları var ve bunların hem ihracat hem de istihdam açısından Pakistan ekonomisine katkılarını görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Ayrıca, müteahhitlik hizmetleri de giderek artan bir şekilde önde gelen iş birliği alanlarımızdan biri haline geliyor. Müteahhitlerimiz, bugüne kadar 3,4 milyar dolar değerinde 72 proje üstlenmiştir. Önümüzdeki dönemde, Türk müteahhitlik şirketlerinin Pakistan’ın kalkınmasına ve yeşil dönüşümüne büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle, önümüzdeki dönemde Türk iş insanlarımızdan oluşan büyük bir heyetle birlikte Pakistan’ı ziyaret etme niyetimi belirtmek isterim. Bu ziyaret kapsamında, Ortak Görev Gücü platformumuzun 2’nci toplantısını gerçekleştireceğiz. Başbakan Sayın Şahbaz Şerif’in teklifi olarak bu Platform, ekonomik iş birliğimiz kapsamındaki potansiyel alanların koordinasyonunda hayati bir rol oynayacaktır” şeklinde konuştu.
BOLAT, Türkiye ile Pakistan arasındaki bir diğer önemli iş birliğinin savunma sanayii alanında olacağına işaret ederek “Türkiye ve Pakistan olarak, savunma sanayimizi geliştirmek ve daha da güçlendirmek için el ele çalıştık. Pakistan’daki Babür sınıfı korvetlerin sonuncusu olan, MİLGEM projesinin 4’üncü gemisi geçen yıl teslim edildi. Diğer taraftan, Pakistan’ın Süper Mushshak eğitim uçakları da ülkemize teslim edildi. İki ülke arasında halihazırda devam eden birçok projenin bulunduğunu görmekten de mutluluk duyuyoruz. Bu ortaklıklar, uluslarımızın güvenlik çıkarlarının korunmasına yönelik karşılıklı güven ve kararlılığımızı yansıtmaktadır şüphesiz.” dedi.
Türkiye ve Pakistan’ın küresel düzeydeki zorlukların üstesinden gelme konusunda, birçok uluslararası platformda bir arada duran sadık müttefikler olduğunu hatırlatan Bakan BOLAT, “Bölgede barış ve istikrara yönelik ortak taahhüdümüz, terörle mücadele, bölgesel güvenlik ve insani yardım da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yakın iş birliğimizi desteklemektedir. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini her alanda daha da genişletmeye kararlıyız. Pakistan Milli Günü’nü kutlarken, Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü dostluğa olan bağlılığımızın buradan bir kez daha altını çizmek istiyorum. İki dost ve kardeş ülke olarak, ortak tarihimizden gelen muvaffakiyetlerimiz bizlere yol gösterirken, aynı zamanda daha yakın bir iş birliği sağlanması ve refah düzeyine ulaşılması için azmimizi artırmaktadır. Ülkelerimizin daha müreffeh bir geleceğe ulaşması için, ortak tarihimizden gelen bilinçle, gayretle çalışacağımıza ve muvaffak olacağımıza canı gönülden inanıyorum. Yevmi Pakistan Mubarek Türkiye Pakistan Dosti Zindabad.” şeklinde konuştu.
Pakistan Milli Günü resepsiyonu, iftar programı ve davetlilere Türk ve Pakistan mutfağından ikramlarla sona erdi.
23 Mart 1940’ta Britanya Hindistan’ındaki Müslümanlar için ayrı bir devlet talebini içeren Lahor Tasarısı kabul edildi. Bugün, Pakistan tarafından MİLLİ GÜN- RESOLUTION DAY olarak kutlanmaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.