Türk İş dünyası Haber gazetemizde İyi ki varsın isimli yazı dizimizin konuğu olan; Teknoloji, bilişim, sanayi, ticaret ve ülke ekonomisinde girişimci ruhunun ötesinde, bir o kadar başarılarını anlatılmakla bitiremeyeceğimiz, Enerji Sektöründe sayısız başarılara imza atan Tarkan Oğuz Yaşaroğlu’ nu “Dünden Bugüne Yarından Geleceği ‘nde ağırlamak bizler adına onur kaynağı oldu.
Yaşadığımız sürece bize pek çok imkan sunulur. Hayat, “işte fırsat sana. Düşün, aklını kullan ve girişimde bulun. Çalış, çabala yeni imkanların yolunu bul,” der. Biz bu imkanların farkına varıp, üzerinde düşünüp, ilk adımı atmaz isek, fırsat uçup gider. “Dün” tecrübedir ve “Bugün” dünün öğrencisidir. Eğer dünden doğru ders almışsak, bugün yeni bir bilgi ve tecrübe edinmiş oluruz. Dünü silemezsin, yarını yazabilirsin, bugün ise fırsattır, kullan!..
Unutmamalıyız, dünya üç gündür; dün, bugün, yarın…Bu Cenabın bizlere lütfu olup, istinasız bizlere sunulan bir hediyedir. Çoğunlukla bunun değerini bilmeyiz. Aldığımız nefesin, içtiğimiz suyun, yaşadığımız doğanın değerini bilmediğimiz, unuttuğumuz gibi… Her bir dakika, her bir saat bizim için, insanlık için, dünya için iyi, doğru ve yararlı işler yapma, üretme, yenilikler bulma fırsatıdır. İnsanlık için ter döken hem kendi geleceğini hem insanlığın geleceğini aydınlatır.
Yaşaroğlu ailesinin hayat hikayesinde, en büyük kardeş olan amcasının 1945 yılında Rize’den İstanbul’a gelmesi ile dönüm noktası yaşandı. Amca Şaban Ali Yaşaroğlu, tüm kardeşlerini sırayla getirerek eğitim hayatlarını İstanbul’da sürdürmesini sağladı. Hatta o dönemin en popüler yayınlarından Hayat Dergisi’nde Başyazar olan Şevket Rado, 1959 yılında büyük amca Şaban Ali Yaşaroğlu ve ailenin başarı hikayesi hakkında iki makale yayımladı. Rize’de başlayan bu hikaye, sürekli kendini ve aileyi ileriye taşımaya çalışan aile büyüklerinin rol model olduğu büyük bir aile yapısına dönüştü. Şevket Rado’nun Hayat Dergisi’nde “Herkesin Şaban Ali gibi bir hikayesi olmalı ki, Milli Kalkınma hikayemiz dillere destan olsun” diye bitirdiği yazısı Yaşaroğlu ailesinin başarı hikayelerinin de bir anlamda başlangıcı oldu. Tarkan Oğuz Yaşaroğlu, babasının memuriyet sebebi ile kısa bir süreliğine görev aldığı memleketleri Rize‘de 1970 yılında dünyaya geldi, bir yaşındayken tekrar İstanbul’a gelerek, eğitim ve tüm okul ve çalışma yaşamımı burada sürdürdü. İlk, orta ve lise eğitimini takdirnameler alarak başarılı mezuniyetlerle tamamlayan Yaşaroğlu, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi SMF’de Makina Mühendisliği’nde tamamladı ve Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi dalında Sivil Toplum Örgütleri üzerine yüksek lisans yaptı.
İlk iş hayatına Finansman ve Kredi Risk alanında üç yıllık tecrübe kazanarak yöneticilik yapan Tarkan Oğuz Yaşaroğlu, daha sonra kariyerini enerji sektörüne çevirdi. Yaşaroğlu, 1997 yılında işe başladığı enerji devi İpragaz’da 28 yıldan bu yana başarılı çalışma hayatını sürdürüyor. İpragaz’daki kariyerinde LPG’nin farklı segmentlerinde Bölge Müdürlüğü görevini yapan Tarkan Oğuz Yaşaroğlu, 2019 yılında Genel Müdürlük bünyesinde Kamusal İlişkiler ve Kurumsal İletişim Müdürü oldu ve halen bu görevini yürütüyor.
İş hayatı dışında sivil toplum örgütlerinde çeşitli görevler yapan Tarkan Oğuz Yaşaroğlu, üç dönem – dokuz yıl boyunca Yeşilay Şube Başkanlığı ve sonrasında da 13 ilçeden sorumlu Bölge Koordinatörlüğü görevini üstlendi. Bir önceki dönem İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyeliği ve Komite Başkanlığı görevini de yapan Yaşaroğlu, halen TOBB LPG Meclisi’nde Meclis Üyeliği ve Tüplügaz Komite Başkanlığı, Türkiye LPG Derneği Denetim Kurulu Üyeliği ve BJK Kongre Üyeliği gibi görevleri ile gerek STK ve gerekse spora desteklerini aralıksız sürdürüyor. Eğitim hayatını hiç ara vermeden sürdürmeyi ilke edinen Tarkan Oğuz Yaşaroğlu, 20 yıldır çok farklı danışmandan koçluk ve mentorluk eğitimleri aldı ve bu alana ağırlık verdi. Önce TPC’den mentorluk eğitimini, sonrasında ise Adler profesyonel koçluk eğitimini tamamladı. Yaşaroğlu bu alanda ileri düzey ünvanlama için eğitim ve çalışmalarına halen devam ediyor. Yaşaroğlu profesyonel koçlukta, bürokrasi ve siyaset üzerine uzmanlaşarak çalışmalarını bu yönde sürdürüyor.
Danışmanlarının Tarkan Oğuz Yaşaroğlu’nu tanımlamak için kullandığı “Hayallerine giden basamaklarda, en ince ayrıntısına kadar yolunu çizmişsin” sözü ise bir anlamda biyografisinin de özeti niteliğinde. Evli ve üç çocuk babası olan Yaşaroğlu, iş ve sosyal hayattaki başarısında, ailedeki siyasetçi, bürokrat, İletişimci ve sanatçı genlerinin etkili olduğuna inanıyor. Yaşaroğlu, örnek bir öğretmen olan anne Ayten Yaşaroğlu’ndan aldığı disiplin ve azimle, baba Osman Yaşaroğlu’ndan aldığı iletişim yeteneği için çok şanslı olduğunu belirterek; onlar sayesinde hayat maratonuna çok önde başlamış olduğunu vurguluyor. Tarkan Oğuz Yaşaroğlu’nun uzmanlaştığı özel ilgi alanları arasında kamu diplomasisi, iletişim, sosyal medya, strateji, itibar yönetimi, algı yönetimi başlıkları öne çıkıyor. Yaşaroğlu, Algı Yönetimi üzerine kitap çalışmasını sürdürüyor.
Sosyal sorumluluk çalışmalarına özel hassasiyeti olan Yaşaroğlu, İzmir, Elazığ ve Kahramanmaraş depremlerinde de bizzat giderek sahada gönüllü çalışmalar yapmıştır. Spora ilgisi hiç bitmeyen, hep sporla iç içe olmaya gayret eden Yaşaroğlu, gençlik yıllarında kick boksun yanı sıra futbolla da uğraştı. Yaşaroğlu, geçirdiği önemli bir kaza sonrası spora bir süre ara verse de, halen özellikle yüzme başta olmak üzere aktif spor hayatını sürdürüyor. Yaşaroğlu, ilk kez çocukluğunda, Fenerbahçe Orduevi’nde tanıştığı bilardo ile ise bağlarını hiç koparmayarak, bu spor dalındaki iddiasını da 40 yıldır aralıksız sürdürüyor. İşte tamda bu noktada aklımıza şu geliyor.
Doğup büyüdüğü memleketi Rize başta olmak üzere , Bölgesinde sürdürülebilir hizmetleri arasında “ Global Firmalar başta olmak üzere Enerji ,Ekonomi ve daha bir çok alanda sürdürdüğü projeler ile insanlara dokunan yaklaşım ve hizmetleri bunun en açık göstergesi. Tarkan Oğuz Yaşaroğlu’nun Gelecek ile palanlarını inceleme imkânı bulduğumuz vakit, “Yarın yaparım, yarın yaparım deme! Bugün de dünün yarınıydı, ne yapabildin?” sözü ile adeta yazı dizimizin “Gelecek” ile alakalı temasına ışık tutuyor.
İPRAGAZ -Kamusal İlişkiler ve Kurumsal İletişim Müdürü Tarkan Oğuz Yaşaroğlu ,bu engin deneyim, bilgi, beceri ve başarılarının devam etmesinin, ülkemiz adına Enerji ,Bilişim teknoloji alanında, katacağı pozitif değerlerin bilinci ile saygılarımızı sunuyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.