Güney Kore bağımsızlığının 80’inci yılını “Işığı Kucaklamak” temalı bir sergiyle kutladı.
Sergi, Hacettepe Üniversitesi’nin Sıhhıye’deki Merkez Kampüsünde gerçekleştirildi.
Kore Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 80’inci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen “Işığı Kucaklamak” temalı sergi, Güney Kore’nin Ankara Büyükelçiliği, Kore Kültür Merkezi, Goseong Kültür Vakfı ve Hacettepe Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlendi.
Sergi, Hacettepe Üniversitesi’nin Sıhhiye’deki Merkez Kampüsü Ahmet Göğüş Sanat Galerisi’nde Türk ve Güney Koreli sanatçılarla sanatseverleri biraraya getirdi.
Hacettepe Üniversitesi’nin Sıhhiye’deki Merkez Kampüsü Ahmet Göğüş Sanat Galerisi’nde yer alan sergide, Türkiye ve Kore’den 80 sanatçının eserleri yer alıyor.
Bağımsızlığın, umudun ve barışın sanatla bir araya geldiği sergi, iki ülke arasındaki kültürel bağları pekiştirmeyi ve güçlendirmeyi hedef alıyor.
Kore Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Yeondoo Jeong konuşmasında, “Bu yıl, Kore Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 80’inci yılını kutluyoruz. 15 Ağustos 1945’te halkımız, uzun süren sömürge yönetiminin karanlığını geride bıraktı ve özgürlüğünü yeniden elde etti. Bağımsızlık, yalnızca baskıdan kurtulmayı değil, insan onurunu, umudu ve geleceğe yönelik yeni bir başlangıcı da ifade eder” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin Kore Savaşı’ndaki fedakarlığının Kore halkının kalbinde günümüzde de derin bir minnetle hatırlandığının altını çizen Güney Kore Büyükelçisi Jeong, “İki ülke arasında yalnızca diplomatik değil, kalpten bir kardeşlik bağı vardır. Bugün Kore ve Türkiye, savunma sanayiinden yeşil enerjiye uzanan pek çok alanda iş birliğini ilerletmektedir” şeklinde konuştu.
Güney Kore Büyükelçisi Yeondoo Jeong, bu yılın Temmuz ayında Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk telefon görüşmesine dikkati çekerek, “İki lider, ticaret, yatırım ve genişleyen iş birliğinin geldiği noktayı yüksek takdirle değerlendirerek, savunma sanayi, güvenlik, nükleer enerji, yeşil enerji gibi alanlarda somut iş birliğini ilerletme konusunda mutabık kaldılar.” İfadesini kullandı.
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadire Şule Atılgan da “Savaşların yıkıcı sonuçlarını bugün Gazze’de ve pek çok bölgede görmekteyiz. Sanat, böylesi acılara karşı insanlığın ortak vicdanını dile getiren güçlü bir dildir. Koreli sanatçıları ve dostlarımızı üniversitemizde ağırlamaktan onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.
Goseong Kültür Vakfı Başkanı So Suk Ko ise konuşmasında şunları söyledi: “Sergide Kore’den ve Türkiye’den 40’ar sanatçı eserlerini sergiliyor. Doğa teması ağırlıklı çalışmalar, Kore’nin bağımsızlığının 80’inci yılı dolayısıyla özgürlük ve umudu sanat aracılığıyla yansıtıyor.
Sergide, Washington, Los Angele ve Hawaii’den gelen 15, Kore’den gelen 25 sanatçının eserleri yer alıyor. Bir çoğu Güney Koreli sanatçıların eserlerinde ana tema doğa.
Vakıflarının sınırlı imkanlarla uluslararası projeler yürüttüğünü vurgulayan Ko, “Bağımsızlık bizim için büyük bir sevinçtir. Bu sergi, ışığın bize geri dönüşünü ve özgürlüğün coşkusunu anlatıyor” şeklinde konuştu.
Serginin açılışından hemen sonra Koreli sanatçıların geleneksel dans gösterisi gerçekleştirildi.
Sanatseverler, Işığı Kucaklamak” sergisini 15 Eylül tarihine kadar ziyaret edebilecekler.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.