Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “OSB’lerimizi geliştirerek, altyapılarımızı daha hızlı inşa ederek, istihdam teşviklerini, yatırım teşviklerini nokta atışı değerlendirerek bu sektörlerin geleceğe taşınmasını amaçlıyoruz.” dedi.
OSB YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ Ankara KOSGEB Merkez Binası’nda düzenlendi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu tarafından bu yıl beşincisi yapılan OSB Yıldızları Araştırması Ödül Töreni’nde yer aldı ve bir konuşma yaptı.
Bakan Kacır, üretim odaklı kalkınma vizyonuna sundukları yüksek katkılar dolayısıyla ödül verilen tüm girişimcileri ve OSB’leri kutladı.
Ödüllerin sanayi, OSB’lere ve milletimize hayırlı olmasını dileyen Kacır, konuşmasında şu konulara vurgu yaptı: “Bölgesel çatışmaların, salgınların, enerji ve tedarik zinciri krizlerinin tüm dünyada dengeleri altüst edip küresel düzeni yeniden şekillendirdiği kritik bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte, liberal uluslararası ticaret politikaları adım adım terk edilirken, yerini ticarette korumacılık, dostlardan müttefiklerden tedarik anlayışı alıyor. Teknoloji geliştirme ve üretmede uzun yıllar süren rekabet, artık teknoloji savaşı olarak nitelendirilebilecek sert bir zeminde devam ediyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda reform niteliğindeki adımlarımızla, sizlerin özverili çalışmaları ve “önce üretim, önce yatırım” anlayışımız sayesinde, Türkiye’yi hep birlikte her alanda bir üst lige çıkardık. Ülkemizi hamdolsun yalnızca bölgesinin değil, dünyanın önde gelen üretim ve ticaret merkezlerinden biri konumuna yükselttik. Ortaya çıkan rakamlar bu başarıyı açıkça teyit ediyor. Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinin hâlâ pandeminin derin izlerini silmeye çalıştığı ve jeopolitik risklerin had safhada olduğu bir dönemde ihracatımız yüksek teknolojili sektörlerin öncülüğünde hız kesmiyor. Bakınız sanayi üretim endeksi pandemi öncesi döneme göre; Almanya’da yüzde 12 buçuk, İtalya’da yüzde 5 buçuk, Fransa’da yaklaşık yüzde 3 düzeyinde daha aşağıda seyrederken; Türkiye’de yüzde 27 buçuk seviyesine yükseldi. Otomotivden kimyaya, beyaz eşyadan demir-çeliğe pek çok önemli alanda Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir aktörü hâline geldik. Yakaladığımız bu yükseliş ivmesini ‘Türkiye Yüzyılında, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatta yeni başarılarla taçlandırmakta kararlıyız.
Planlı sanayileşmeyi, çevreye saygıyı esas alan üretim yaklaşımımızla aynı dönemde OSB’lerimizin toplam alanını, 48 bin hektardan 130 bin hektara çıkardık. Bu vizyon doğrultusunda; 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde OSB’lerimizin sayısını 191’den 371’e yükselttik. Organize sanayi bölgelerimizi; bünyelerindeki 721 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile 23 teknoparkla, bilgiyi yüksek katma değerli teknolojiye dönüştüren inovasyon kampüslerine dönüştürdük.
Sanayicilerimizin planlı sanayi alanlarına erişimini kolaylaştırmak adına geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz düzenlemeyle; her ayın ilk pazartesi günü, tüm OSB’lerimizde bulunan boş sanayi alanlarını yatırımcıların tahsis başvuruları için çevrimiçi platformda erişime açıyoruz. Oluşturduğumuz şeffaf ve öngörülebilir tahsis sistemi sayesinde, sadece son 13 ayda 191 OSB’mizde toplam 22 milyon metrekare büyüklüğe sahip 1.927 yatırım yeri için 5 bin 318 sanayicimiz başvuruda bulundu. Yine devreye aldığımız ön tahsis modeli kapsamında 59 OSB’mizde 36 milyon metrekare yatırım yeri için bin 433 yatırımcı ön tahsis başvurusu gerçekleştirdi. Bu ay çıktığımız ilanla 133 OSB’mizde 20 milyon metrekarelik bin 327 yatırım yeri için tahsis ve 34 OSB’mizde 9,5 milyon metrekarelik alan için de ön tahsis başvurularını almaya başladık.
Organize sanayi bölgelerimizde görev yapan çalışanlarımızın memnuniyetini ve motivasyonunu yükseltmeyi; hem insanı merkeze alan kalkınma anlayışımızın bir gereği, hem de sanayimizin rekabet gücünü tahkim eden temel bir unsur olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda, OSB’lerimiz bünyesinde; çalışanlarımız ve ailelerinin hem sosyal hem de kültürel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bütüncül bir yaşam alanı sunmak için de yeni bir adım attık. İlk uygulamasını Manisa’da hayata geçirdiğimiz lojman uygulamamızı önümüzdeki dönemde üretim üssü diğer şehirlerimizde de devreye alacağız. OSB’lerde inşa edilen, mülkiyeti OSB’ye, kullanım hakkı OSB’lerdeki üretici firmalara ait olan lojmanlarda; fabrikalarda çalışan emekçilerimiz şehirlerdeki kira bedelinin üçte biri düzeyinde maliyetle ikamet edebilecek.
Yatırımcıların finansman yükünü azaltmak üzere faiz/kâr payı desteklerimizin oran ve limitini yükselttik. İstihdam teşviklerini daha yüksek limitlerde ve daha uzun sürelerde sunuyoruz. OSB’lerde ve Endüstri Bölgelerinde gerçekleşen yatırımlara, bir üst bölge illerinde uyguladığımız -daha ileri- teşvikleri sunarak, planlı sanayileşmeyi destekliyoruz. Sanayimizin yüksek teknolojili ve katma değerli üretimini sürdürülebilir kılmak adına yeni enstrümanları devreye alıyoruz.
Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının çekim merkezi haline getirmek üzere ilan ettiğimiz HIT-30 Programıyla, yalnızca bir yıl içinde, elektrikli araç, güneş hücresi ve biyoteknoloji sektörlerinde 4,5 milyar dolarlık ileri teknoloji yatırımını ülkemize kazandırmak için adım attık. Programla; veri altyapımızı güçlendirmek, sanayide yapay zekâ destekli dönüşümü hızlandırmak, kuantum teknolojilerini millî inovasyon ekosistemimize entegre etmek ve Türkiye’yi endüstriyel robotların tasarımı, üretimi ve ihracatında küresel bir merkez hâline getirmek üzere geçtiğimiz haftalarda dört yeni çağrıyı da hayata geçirdik.
Cari dengemizi destekleyecek, kritik sektörlerde üretim kabiliyetimizi genişletecek projelere uygun koşullarda finansman desteği sağladığımız Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’yla da bugüne kadar yüksek katma değerli 328 milyar liralık yatırımın önünü açtık. Hamle Programı’nda bu yıl döngüsel ekonomi, biyoteknoloji ve bilgi teknolojileri alanlarında 69 projeyi daha destekledik. Program kapsamında devam eden 224 yatırım tamamlandığında dış ticaret dengemize yılda 11,5 milyar dolar katkı sağlayacağız.
İşletmelerimizin dijital ekonomiye entegrasyonunu artırmak adına; fiber iletişim, 5G ve ötesi haberleşme ile bulut bilişim altyapımızı yatırımlarla daha hızlı buluşturacağız. Sanayimizi düşük karbonlu, yeşil ve verimli üretim modellerine yönlendirecek destek araçlarımızı çeşitlendireceğiz. Yenilenebilir ve nükleer enerji, döngüsel ekonomi uygulamalarında teknolojik kabiliyetlerimizi sizlerle birlikte geliştireceğiz. Etrafımızdaki ülkelerde oluşan ticaret fırsatlarını daha iyi değerlendirmek, yeniden şekillenen ticaret rotalarından daha fazla pay almak üzere atacağımız adımlarla Türkiye’nin küresel pazarlardaki merkez ülke rolünü perçinleyeceğiz.
Onlarca yılın emeğiyle, gayretiyle sektörlerimiz bugünlere geldi. Bugün de hazır giyim, tekstil gibi sektörlerde Türkiye; dünyanın en önemli üreticileri arasındadır. Bu doğrultuda, tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lere yönelik İstihdamı Koruma Destek Programı’nı 2025 yılı başında hayata geçirdik. Bu sektörlerde istihdamını koruyan işletmelere, çalışan başına aylık 2 bin 500 lira KOSGEB desteği sağlıyoruz. Programdan yararlanan 15 bin 225 KOBİ’de 416 bin emekçimizin istihdamını koruduk, 22 bin 221 yeni istihdam oluşturduk. Önümüzdeki yıl emek yoğun sektörlerimizi daha güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz.
Aynı zamanda teşvik sistemimizde bu yıl yaptığımız değişiklikle yurt içinde taşınan yatırımlara istihdam teşviklerinden yararlanma imkânı getirdik. 1. bölge illerinden, yani gelişmişlik düzeyi en ileri düzeyde olan şehirlerimizden, 4,5,6. bölge illerine taşınan yatırımlar adeta sıfır bir yatırım gibi yine istihdam teşviklerinden yararlanma fırsatına sahiptir. Arzumuz aslında bu sektörlerin ülke içinde makul bir hızla yer değiştirmesini sağlamaktır. OSB’lerimizi geliştirerek, altyapılarımızı daha hızlı inşa ederek, istihdam teşviklerini, yatırım teşviklerini nokta atışı değerlendirerek bu sektörlerin geleceğe taşınmasını amaçlıyoruz. Fakat bu sektörler için önemli bir başka mesele de elbette Ar-Ge ve tasarım yetkinlikleridir. Türkiye’nin hazır giyimde, tekstilde marka değerini yükseltmek için daha fazla çalışmalıyız. İstiyoruz ki bu sektörde markalarımız AR-GE ve tasarım yetkinlikleriyle daha da güçlensin, diğer yandan da biz makul yöntemlerle bu sektörlerde istihdamı ve üretimi korumayı başaralım.
Ülkemiz sanayisini rekabetçi ve sürdürülebilir bir zemin üzerinde daha da güçlendirmek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Atalarımızın da dediği gibi “Marifet iltifata tabidir, iltifatsız emek zayidir.” Bu kıymetli ödül töreni de ülkemizin büyüme ve kalkınma yolculuğunda yalnızca elini değil gövdesini taşın altına koymaktan çekinmeyen siz sanayicilerimizin gördüğü takdirin somut bir yansımasıdır.
Tören, hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi. Metin ASLIM
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.