Cumhurbaşkanı Erdoğan, KYK Öğrencileri, Sporcular ve Gençlerle İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “Ekonomiden ticarete, turizmden spora, eğitimden hak ve özgürlüklere Türkiye’ye tarihinin en büyük atılımlarını sizlerle birlikte yaşattık. Kalp kalbe verdik, tek yürek, tek bilek olduk ve Türkiye’yi siz gençlerimizle birlikte bugünlere getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen KYK Öğrencileri, Sporcular ve Gençlerle İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında iftara katılanların şahsında yüreği umut dolu, kalbi Türkiye için çarpan tüm gençlere selam ve sevgilerini gönderdiğini, ramazan vesilesiyle gençlerle beraber olmanın ve onlarla aynı sofrayı paylaşmanın heyecanı ve bahtiyarlığı içinde olduğunu söyledi.
Ramazanın ülke, millet ve İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlar getirmesi dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’in barışa, huzura vesile olmasını temenni etti.
Tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin Cenabıhak katında kabul olması niyazında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ecdadımızın bir şefkat ve adalet medeniyeti inşa ettiği bu topraklarda Ramazanın zengin manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor. İnsanlarımız arasındaki mesafeler daralıyor. Halkımız birbiriyle daha fazla kaynaşıyor, kucaklaşıyor. Yaralar el birliğiyle sarılırken, ihtiyaç sahiplerine daha fazla el uzatılıyor. Bu çalışmaların birçoğunda hamdolsun gençlerimiz öncü rol oynuyor. Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı bu mübarek günleri gençlerimizin çok farklı şekilde ruhuna ve manasına uygun şekilde idrak ettiklerini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin nezdinde tüm gençlerimizi tebrik ediyor, Allah kendilerinden razı olsun diyorum.”
“GİRDİĞİMİZ HER ZORLU MÜCADELEDE YANIMDA HEP GENÇLER VARDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asrı bulan siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürüdüğünü, gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem ve değer verdiğini belirterek, bir siyasetçi olarak bundan onur duyduğunu söyledi.
Gençlerin coşkusu, enerjisi, dinamizmi ve samimi desteğinin, siyasi mücadelelerinin her döneminde en büyük motivasyon kaynakları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Tüm imkânsızlıklara rağmen kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde yanımızda en çok gençler vardı. Okuduğumuz bir şiirden dolayı Pınarhisar Cezaevine girerken bizi yolcu eden insan selinin arasında en çok gençler vardı. 14 Ağustos 2001’de milletin umudu olarak AK Parti’mizi kurduğumuzda yanımızda en fazla gençler vardı. 3 Kasım 2002’den itibaren sadece seçimlerde değil, girdiğimiz her zorlu mücadelede de yanımda hep gençler vardı. Sizlerle nice engelleri birlikte aştık. Nice badireleri birlikte atlattık. Nice saldırıları birlikte püskürttük. Nice hayali birlikte gerçeğe dönüştürdük. Ekonomiden ticarete, turizmden spora, eğitimden hak ve özgürlüklere Türkiye’ye tarihinin en büyük atılımlarını sizlerle birlikte yaşattık. Kalp kalbe verdik. Tek yürek, tek bilek olduk ve Türkiye’yi siz gençlerimizle birlikte işte bugünlere getirdik. Şahsım için bu anlamlı günde bize yol ve mücadele arkadaşlığı yapan tüm gençlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum.”
Ömer Hayyam’ın “Ömrümüzden bir gün daha geldi geçti. Derede akan su, ovada esen yel gibi. İki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok. Daha gelmemiş gün bir, geçmiş gün iki” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Karşımdaki şu güzel topluluğa baktığımda geride şanla, şerefle ve eserle hizmet dolu müstesna bir mirası, önümüzde ise ülkemizin parlak yarınlarını görüyor. Türkiye Yüzyılı’nın müjdesini görüyor ve Rabbime sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizde parlayan umut ışıkları gücümüzü ve şevkimizi artırıyor. Hep söylediğim gibi bizim tek bir gayemiz var. O da ‘Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş’ meğer. Geride hayır ve şükranla yâd edilecek eserler bırakabilmek. Siz gençlerimizin huzurla, güvenle yaşayabileceği küresel güç Türkiye için ilk günkü heyecanla, ilk günkü aşkla çalışmaya, son nefesimize kadar bu uğurda koşturmaya, Rabbim imkân verdikçe milletimizin emrinde ve hizmetinde olmaya inşallah devam edeceğiz.”
“SAVUNMA SANAYİMİZDE ÇALIŞAN GENÇLERLE MÜLAKİ OLDUKÇA GÖĞSÜM KABARIYOR”
Türkiye’nin son yıllarda pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği büyük bir atılımı gerçekleştirmeye devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinden turizme, eğitimden ticarete, sağlıktan teknolojiye kadar hemen her alanda Türkiye’de tarihî bir dönüşümün yaşandığına dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Vatan savunmasında olduğu kadar Türkiye’nin kalkınmasında, ekonomik olarak ilerlemesinde daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olmasında siz gençlerimiz çok önemli paya sahip. İHA ve SiHA’lardan uzay çalışmalarına, yapay zekâdan büyük teknoloji girişimlerine, ülkemizin elde ettiği her kazanımda bu topraklarda yetişen genç mühendislerin, genç araştırmacıların girişimcilerin alın teri var. Savunma sanayimizdeki 3 bin 500’ü aşkın firmada çalışan, emek veren, ter döken gençlerle mülaki oldukça inanın göğsüm kabarıyor. Aynı şekilde, sporun farklı dallarında bayrağımızı gururla göndere çektiren, İstiklal Marşı’mızı tüm dünyada gururla dinleten bu ülkenin gençleri, TEKNOFEST gençliği, azmini, inancını ve heyecanını kırmayı amaçlayan türlü kirli kampanyalara rağmen inşallah gürül gürül yatağında akıyor.”
“SPOR ALTYAPISINA ÇOK CİDDİ YATIRIMLAR YAPTIK”
Enerji ve potansiyellerini en üst seviyede kullanabilmeleri için daima gençlerin destekçisi olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Gençlik merkezlerimizi bu amaçla ülkemiz geneline yaygınlaştırdık. Göreve geldiğimizde Gençlik Merkezlerimizin sayısı dokuzdu. Bugün bu sayı 570’e ulaştı. Yükseköğretimde 132 yeni üniversite açarak toplam üniversite sayımızı 208’e çıkardık. Yükseköğrenim yurtlarımızın sayısını 190’dan aldık, 875’e yükselttik. 1 milyon yatak kapasitesine sahip konforlu, güvenli ve modern yurtlarımızı öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Genç arkadaşlarımızın siyasette ve ülkenin kaderine yön veren karar alma mekanizmalarında hak ettikleri şekilde temsil edilmesi için seçilme yaşını önce 30’dan 25’e ardından 18’e düşürdük. Ülkemizin spor altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık. 81 ilimizin tamamına modern stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri inşa ettik. Toplam spor tesisi sayımız 1575’ten bugün 4 bin 562’ye yükseldi. Katıldığımız olimpiyatlarda elde ettiğimiz derecelerle tarihimizin en fazla madalya sayısına ulaştık. Kadın sporcuların katılımını özellikle teşvik ettik ve millî takımlardaki kadın sporcu oranını yüzde 45’in üzerine çıkardık. Yani eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüze açmaya çalıştık ve çalışıyoruz. Bu vesileyle farklı branşlarda ülkemize getirdikleri madalyalarla kıvanç kaynağımız olan tüm sporcularımızı canı gönülden tebrik ediyor, her birinize teşekkür ediyorum.”
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE SİZLERİN OMUZLARINDA YÜKSELECEK”
Fikir adamı merhum Nurettin Topçu’nun “Beklenen gençlik” yazısında gençleri tarif ettiği, “Gençlik, geleceğin tohumudur. Bu tohumun özüne bakarak yarınımızı keşfetmek müşkil olmayacaktır” ifadelerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençler hem geleceğin tohumu, hem de yarınlarımızın teminatıdır. Siz bu milletin istikbalisiniz, bu ülkeyi yarın sizler yöneteceksiniz. Yeni Türkiye, büyük ve güçlü Türkiye sizlerin omuzlarında yükselecek. Her biriniz farklı alanlarda çok önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere geleceksiniz. İnanıyorum ki, her biriniz aşkla, heyecanla, tutkuyla, cennet vatanımıza hizmet edeceksin. Bizden devralacağınız bayrağı inşallah daha yukarılara taşıyacaksınız. Türkiye’nin gençleri olarak birlik içinde, sevgiyle, kardeşlikle, muhabbetle, dostlukla bu ülkenin geleceğini sizler kuracaksınız.
Şunu lütfen hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın sevgili gençler, Türkiye Cumhuriyeti sizin öz yurdunuzdur. Her karışında bir yiğidin yattığı bu ülke sizin öz vatanınızdır. Sizler hepiniz, her biriniz bu milletin özbeöz evlatlarısınız. Ne size ne de bu ülkenin 86 milyon vatandaşına artık kendini milletten üstün gören hiç kimse üvey evlat muamelesi, parya muamelesi, yapamaz. Hiç kimse kendi topraklarınızda, kendi öz yurdunuzda, kılık kıyafetinizden, inancınızdan, siyasi görüşünüzden dolayı size parmak sallayamaz. Eski Türkiye’nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin.”
Gençlerden ülke, millet ve milletin kadim ve köklü değerlerine sahip çıkmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden, çok çetin mücadeleler neticesinde elde ettiğimiz, ülkemizin 23 yıllık kazanımlarını koruyup kollamanızı rica ediyorum. Sizden, size emanet edilen Türkiye’yi daha yüksek seviyelere çıkarmanızı özellikle istirham ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere güveniyorum. Cenabı Allah yar ve yardımcınız olsun” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda telefon açarak, mesaj yayımlayarak, çiçek göndererek veya bizzat ziyaret ederek doğum gününü kutlayan devlet ve hükûmet başkanlarına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi partilerin genel başkanlarına, milletvekillerine ve bilhassa dualarını esirgemeyen tüm vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.