Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur.
Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alaniş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış iş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımız ve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımız ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisidir
Geçmiş tarihi M.Ö. 3000 ‘li yıllara kadar uzanan Medeniyetlere beşiklik ederek, Muş ilinin merkezden sonraki en büyük ilçesi konumunda olup, coğrafi olarak güneyinde Haçlı Gölü, kuzeyinde Murat Nehri bulunmakla beraber “1071 Malazgirt Savaşı sonrası Türkmen kabilelerinin yerleştiği” bölgede günümüzde yoğunlukla Kürt nüfusun yaşadığı ,küçük ölçekli fabrikaları ile “süt ürünleri ve tarım ürünleri” yanında ; arıcılık ve balıkçılığın önemli geçim kaynakları arasında yer bulduğu BULANIK ilçemiz.
“İyi ki Varsın yazı dizimde Anadolu coğrafyasında yukarıda bahse konu anlattığım tarihin derin izlerinin destanlaşan ışığında, bu bölge kültüründe yoğrulup, kendi ekinini, girişimcilik felsefesi ile oluşturan iş Kadını Zeynep Atik Aybars’a yer verdim.
Eğitim yıllarının tamamını Bulanık ve Muş Merkezinde tamamlayarak iş yaşamına atıldı. Kendimi tanımaya başladığım ilk yıllardan itibaren babasının hayatında önemli bir yer aldığını sürekli dektare eden yapısı ile adeta öz güvenini ortaya koyuyor.
2003 yılında eşini trafik kazasında kaybetmenin verdiği yalnızlığı, ailesine hiçbir zaman hissettirmedi. 3 çocuk Annesi olarak ailesine kol kanat germesini ayrı bir özveri olarak tanımlayabiliriz. Kızı Devlet Kadrolarında Görevli… Muş Merkezinde Kuyumculuk Sektöründe ki faaliyetlerini 2 oğlu ile sürdürüyor.
Ailesinden, çevresinden,yaşadığı jeopolitik iklimden öğrendiği bilgiler ışığında azim ve istikrarı öğrendi. Bugün’ki; iş hayatında taşıdığı disiplinin, bakış açısının ve kararlılığın temelinde de bu dönemlerin etkisinin büyük olduğunu gözlemlemekteyiz.
Kadın Girişimci olarak, ilk olarak Oto Galeri işi ile iştigal olması sebebi ile insanlar ile ikili iletişimde becerileri artırdı.
İş Dünyasında, Girişimcilik serüveninde, Tarım Kredi Kooperatifleri ile başlayan kariyer yolculuğuna halen sürdürüyor. Bu alana yönelmesinin nedenleri arasında, Tarım Kredi Kooperatiflerine katacağı değer bilinci vardı. İlk adımı attığında önünde hem heyecan hem de belirsizlik vardı. Ancak zorluklara karşı dirayet göstermesi gerektiği konusundaki inancını hep korudu.
Bugün faaliyet gösterdiğim alanda topluma sunduğum temel değerler arasında “güven, inanç ve ticari ahlak” var.
Zeynep Atik Aybars,
“Yaptığım iş, sadece ticari bir faaliyet değil; aynı zamanda sanat icrası anlamına geliyor.” Tezini yürütmesi “Kadınların iş dünyasında daha görünür, daha kararlı ve daha özgüvenli şekilde yer almasının çok kıymetli olduğuna inanıyorum.” Felsefesi ile işlerimi yürütüyorum.
Benim yaptığım işte farklı kılan şeyin her insanı anlamaya çalışma çabası olduğunu düşünüyorum. Çünkü işimi sadece büyütmeye değil, aynı zamanda istikrar içerisinde oluşturmaya odaklanıyorum. Benim için güven, disiplin, samimiyet ve sürdürülebilirlik her zaman çok önemli oldu.Benim için başarı, insanın kendi değerleriyle uyum içinde kalabilmesidir. Üretmek, gelişmek ve kendi merkezini koruyabilmek bu yüzden, hayat anlayışımın en önemli parçaları arasında yer alıyor. Yaşayarak gördüğüm şey şudur : Bir kadın kendi gücünü fark ettiğinde, yalnızca kendi hayatını değil, çevresini de dönüştürmeye başlar. Bu insanlara güç veriyor. Diyor.
Önümüzdeki yıllarda hedefim daha fazla kadın girişimciyi teşvik etmek. Kadınların kamusal alana olabildiğince açılmasını sağlamak diyen Girişimcimiz; Yaptığım işi daha da geliştirerek alanımda daha güçlü adımlar atmak istiyorum.Uzun vadede ise hem kendi yolculuğumu büyütmek, hem de başka kadınlara ilham verebilecek bir iz bırakmak istiyorum.
Hayatın hangi alanında olurlarsa olsunlar, kadınların önce kendi potansiyellerine inanmaları gerektiğini düşünüyorum. Hiçbir başarı bir anda oluşmuyor. Bu işler kolaya da gelmiyor. Emek, sabır, disiplin ve kendine güven çok şey değiştiriyor. Kendi yolunu çizen, kendine yatırım yapan ve vazgeçmeyen her kadın, bulunduğu yeri dönüştürme gücüne sahiptir.
Bugün geldiğim noktada şuna inanıyorum: Bir kadın, kendine inandığında, emeğini kararlılıkla sürdürdüğünde ve kendi değerleriyle yürüdüğünde başarılı olmakla kalmıyor aynı zamanda etki bırakır hale geliyor. Belki de en kıymetli olan şey budur. Sözleri ile adeta yazı dizimizin ana temasında yer verdiğimiz “İyi ki Varsın” söz dizisine atıfta bulunuyor.
Ülkemizde ve dünyada barışın, birliğin, mutluluğun mümkün olduğu her kesimde, 21 yüzyıl vizyonunun ana temasının Barış ve Huzur olduğu dünyamızda kadın istihdamına yönelik uluslararası ilişkileri yöneten siyaseti, barış, birlik ve mutluluk için geliştirdiğim çözümlerimi uygulamaya geçirmekti.
Meraklı bir keşifçi olarak bu hususta çalışmalarımı halen devam ettirmekteyim” diyor.
Kadının toplum hayatındaki yerini bilen ve kadını korumanın aileyi korumak olduğunu düşünen Baybars’ın, toplumda ehemmiyet vererek üzerinde konuların başında ise “kadına şiddet” geliyor. Sivil Toplum Platformlarında konuya ilişkin dikkat çeken ve farkındalık oluşturan çalışmaları var. Fiziksel şiddetin can kayıplarına kadar ulaşan vakalar ile kadının hayatında büyük travmalara yol açtığını düşünerek bu konuda da ciddi savaş veriyor.
Gelenekselliği ve çağdaşlığı aynı hamurda yoğurarak “Başarı Onu O Başarmayı Seviyor” algısını üzerinde taşımanın yükümlülüklerini biliyor.
2026 yılı itibariyle üreten ,yaşatan ve topluma değer katarak görevini ifa eden Kadın Girişimcimiz için, “Antik Yunan filozofu Sokrates’in de dediği üzere “Nezaketle dinlemek, akıllıca konuşmak, dikkatlice düşünmek ve tarafsızca karar vermek” gibi meziyetlerin tamamını üzerinde bulundurması nedeni ve kendisinin de iyi bir Anne olmasının yanı sıra, ülkesine olan sevdası, bitip tükenmek bilmeyen çalışma azmi adına, tarım ve kuyumculuk sektör hizmetlerinin, ülkemizde en üst seviyeye çıkarılması için kendi uzmanlık alanında fedakarca çalışmaları adına, Branşlarında değerli katkılarından, başarılı çalışmalarından dolayı kendilerine,
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.