Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Enerji piyasalarından üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi bir aydır bölgemizi derinden sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafları kadar tüm insanlık da ödüyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini, Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, toplantı vesilesiyle katılımcıların hem Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini dinlemek hem de şirketlerin gelecek vizyonunda Türkiye’yi nasıl konumlandıracağını anlamak üzere bir araya geldiklerini söyledi.
“SAVAŞIN OLUMSUZ ETKİLERİNİ TÜM DÜNYA HİSSEDİYOR”
Son yıllarda küresel ekonominin, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleri ile jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürüklendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Enerji piyasalarından üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi bir aydır bölgemizi derinden sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafları kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkânı varken bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki çatışmalar sona ermezse ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak, hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel risk analizlerinin uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması, uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları artırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Küresel Bir Merkezde Büyüme: Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek” temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkânları ele alındı.
Toplantı kapsamında, 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu.
Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti.
Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir “bağlantı noktası” olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor.
Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı.
Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.