Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı, artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerde biri hâline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Lalahan’da gerçekleştirilen ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş’ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan, kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum” ifadesini kullandı.
Menfur terör eyleminde biri ölü, ikisi yaralı olmak 3 teröristin etkisiz hâle getirildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müdahale sırasında iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Saldırıyla ilgili hem İstanbul Başsavcılığımız hem de emniyet ve istihbarat birimlerimiz gerekli tahkikatlarını süratle başlatmıştır. Yaralı polislerimize Cenabı Allah’tan acil şifalar diliyor, İstanbul Emniyetine ve İstanbul halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz” açıklamasını yaptı.
Karada, denizde, havada destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerinin geliştirdiği proje, ürün, sistemlerle başarılarına her gün bir yenisini ekleyen ROKETSAN ailesi ve savunma sanayisinde faaliyet gösteren 4 bin 500’ü aşkın firmanın her bir mensubuna da selamlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evvel emirde şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek arzusundayım; biz şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır, Ezan-ı Muhammediler semalarda inlesin. Ocaklar, haneler, ümitler sönmesin. Bayrağımız göklerde şanla, şerefle, gururla dalgalansın diye, vatanımız baki, devletimiz ebedi, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemal-i hürmetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Ülke ve milletin istikbali için kahramanca mücadele eden tüm gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Savunma sanayisinde canını dişine takarak çalışan, yalnızca elini değil gerektiğinde gövdesini de taşın altına koyarak sektörü bugünlere taşıyan tüm mühendislerimize, yazılımcılarımıza, teknisyenlerimize, işçi, yönetici ve akademisyenlerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Bütüncül yönetim kapasitesiyle bu çalışmaların uyum içinde yürümesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı da tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Cenabı Allah sizlerden razı olsun. Türkiye’nin güçlü, müessir, muteber ve aydınlık yarınları için ortaya koyduğunuz şu emek, harcadığınız şu çaba, inşallah hepimiz için hayırlara vesile olsun diyorum. Bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Birazdan inşallah Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR-O ve SUNGUR sistemlerimiz ile ÇAKIR, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi bir pek çok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni hâline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla Katmanlı Hava Savunma Sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü arttıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek akıllı mühimmat ailemize, seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız.”
“HEDEFE GİDEN YOLDA ÇOK KRİTİK BİR MERHALEYİ TEŞKİL ETMEKTEDİR”
Çelik Kubbe’nin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarisinin daha da tahkim edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız. Şunun altını özellikle çizmek istiyorum; Savunma sanayisinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün de devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli bir milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun. Sektöre yeni bir ufuk çizen bu eserlerin tasarım aşamasından seri üretim sürecine emeği geçen her kardeşimi yürekten tebrik ediyor, ROKETSAN ailemize bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşadıklarını belirtti.
Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliğinin de günden güne değiştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde yakın çevrede patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ettiklerini söyledi.
“KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNUYORUZ”
Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hava, kara ve deniz hâkimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim. Biz kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz. Çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri hâline geldik. Bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz. Bugün savunma sanayisi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz”
“HER ŞEYDEN ÖNCE KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ”
“Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün Allah korusun, başımıza bir şey gelse, başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayisinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik. Hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik.”
Aziz milletin duası ve desteğiyle savunma sanayisinde akıl ve alın teri dökenlerin emeğiyle, kurumların eş güdümü ve devletin güçlü iradesiyle bugünlere ulaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Tabii bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Hatırlayın, biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı ‘Balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ‘Bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak?’ diyordu. İktidara gelince savunma sanayisine dokunacağız diyeninden, Tank Palet Fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayisinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz, ‘Bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen ‘Biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek ömrünü büyük ve güçlü Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü Şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık. Neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık.”
“İHRACATIMIZI GEÇTİĞİMİZ SENE 10 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunmada dışa bağımlılık oranını yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdiklerini anımsattı.
Sektörel cironun 20 milyar doları geçtiğini, Ar-Ge harcamalarının 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştığını, aktif proje sayısı 1400’ü geride bırakırken proje portföyünün 100 milyarı aştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde, savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye’nin önünü, şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep birlikte gerçekleştireceğiz.”
“ROKET TEKNOLOJİLERİNDEN UYDU FIRLATMA KABİLİYETLERİNE, GÜÇLÜ ADIMLARLA İLERLİYORUZ”
ROKETSAN’ın, Türkiye’nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, yüksek teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlardan biri olduğunu ve bu kutlu yürüyüşte çok önemli bir misyonu yerine getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden ROKETSAN, ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok önemli katkılar yapıyor. ROKETSAN ailemiz, 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 AR-GE merkezi, millî patent performansı ve yetişmiş insan kaynağı ile savunma sanayimizin yüksek teknoloji karakterini güçlendirmeye devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefleri doğrultusunda çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini bildirerek şunları kaydetti: “Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde ROKETSAN’ın çalışmaları inşallah gücümüzü artıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kritik katkılardan ötürü ROKETSAN ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize, bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz tesislerin, teslimatı yapılan sistemlerin ve temellerini attığımız yeni yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Millî Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, ROKETSAN’ımızı, bu projelerde emeği geçen tüm kurumlarımızı ve özel sektör paydaşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.