Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı ATO Congresium’da gerçekleştirildi.
MÜSİAD Ankara İftarına, Büyükelçiler, Büyükelçiliklerin Basın danışmanları, Büyükelçilik görevlileri ve seçkin bir davetli topluluğu katıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’na katıldı ve bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’nda
“Önümüzdeki dönem enflasyonda düşüşün devam ettiği bir dönem olacak” şeklinde konuştu.
Gelecek dönemde enflasyondaki düşme eğiliminin devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz “Aylık bazda geçici ve mevsimsel etkilerle bazı dalgalanmalar olabilir ama genel istikamet önemlidir. Genel istikametimiz. daha düşük enflasyona doğrudur, daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur.” ifadesini kullandı.
Cevdet Yılmaz, ATO Congresium’daki Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’nda yaptığı konuşmasında, “Enflasyon oranını aşağıya çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor.” şeklinde konuştu.
Enflasyonla mücadelede bellrli bir mesafe katedildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75 virgül 5’e kadar yükselen enflasyonun o günden başlayarak 45 puan civarında düştüğüne dikkat çekti.
Cevdet Yılmaz sözlerine şu şekilde devam etti: “Aylık bazda geçici etkilerle, mevsimsel etkilerle bazı dalgalanmalar olabilir ama genel istikamet önemlidir. Genel istikametimiz daha düşük enflasyona doğrudur, daha istikrarlı bir finansal ortama doğrudur. Özel sektörümüz için de şunu rahatlıkla ifade edebiliriz, 2026 yılı finansa erişim açısından, finansal şartlar açısından daha olumlu bir yıl olacak. Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda Türkiye. Ama bir taraftan da bunu beklemeden, bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz, seçici dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz.”
Türkiye ekonomisinin ilk defa 1 buçuk trilyon doları aşan bir büyüklüğe ulaşacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz, “Kişi başına gelirimiz 18 bin dolara yakın mertebelerde gelecek diye tahmin ediyoruz. Bu değerlerle Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi, satın alma gücüne göreyse 11. büyük ekonomisi olacak. Bu yolda da uluslararası konumumuzu güçlendirerek devam edeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet YILMAZ, para ve maliye politikalarını eşgüdümlü ve disiplinli şekilde uyguladıklarını, yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikalara da önem verdiklerini ifade etti.
Arz yönlü politikalarda 5 başlığa öncelik verdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti.
“Birincisi başlık; gıda. Gıdayı, gıda üretimini artırmak durumundayız. Sulama yatırımlarını hem ödeneğini çok artırdık hem de odakladık. Tarla içine özellikle. Baraj bitmiş, ana kanal bitmiş, son aşamaya gelmiş projeleri önceliklendirdik ve sulamalara çok daha büyük bir kaynak aktardık. İnşallah bunun etkilerini göreceğiz. Bir taraftan da Merkez Bankamızın bu YTAK dediğimiz yatırım taahhütlü avans kredilerinde gıdayı da ilk defa bu sene ilave etmiş olduk. Nitelikli gıda projelerini de bu programa ilave ettik. Gıdada özel sektörün daha büyük ölçekli, daha profesyonel yatırımlarını önümüzdeki dönem artırmak istiyoruz.
İkinci başlık; arz yönlü önceliğimiz konut. Malum vatandaşımızın en fazla sıkıntı yaşadığı mesele ev fiyatları ve konut kiraları. Burada da tarihimizin en büyük sosyal konut seferberliğini başlatmış durumdayız. 500 bin sosyal konut. Eskisi gibi büyük ölçekli de düşünmüyoruz. 2 oda 1 salon. İsraf ekonomisi değil, tasarruf ekonomisi diyoruz. Enerjiyi iyi kullanan, depremlere dayanıklı, iç tasarımı da iyi yapılmış konutlar inşa ediyoruz. Her ilimizde yapacağız bunu. Bir taraftan da yerel yönetimlerimizle de bunu destekliyoruz. Özel sektörün de artık yeni demografik gerçeklerimize uygun, daha tasarruflu konut üretimini ön plana almasının çok faydalı olacağını da buradan ifade etmek istiyorum. Konut arzını artıracağız.
Üçüncü başlık; önceliğimiz enerji. Enerjide yenilenebilir başta olmak üzere dışa bağımlılığı azaltmak temel politikamız. Bu hem cari açığımızı düşürüp finansal istikrarımıza katkıda bulunacak bir gelişme hem de enflasyon açısından önemli. Daha ucuza da yerli enerji üretimini desteklememiz son derece kıymetli. Bu çerçevede sanayiyi de önceliklendiriyoruz. Özellikle yenilenebilir enerjinin tahsisatında sanayiyi öncelikli olarak görüyoruz. Öz tüketimi önceliklendiriyoruz. Nükleerden rüzgara, güneşe, arama çalışmalarının artırılıp kaynakların çoğaltılmasına varıncaya kadar… Geçen yıl bu konuda yapısal reform diyebileceğimiz bir paketi Meclisimizden geçirdik. Daha önce 4 yıla kadar uzayan bürokratik süreçleri aşağı yukarı 2 yıla indiren bir düzenleme çerçevesini yaptık. Onun ikincil düzenlemeleri şimdi tamamlanıyor. Böylece çok daha hızlı bir şekilde bu enerji konusunda mesafe almak istiyoruz.”
Dördüncü başlık; bu başlıkta lojistik olduğunu belirten ve demiryollarını öncelikl verdiklerini belirten Yılmaz, iltisak hatları denilen, organize sanayi bölgelerini limanlara, pazarlara bağlayan hatlara önem verdiklerini vurguladı.
Yılmaz, Beşinci başlıkta insan kaynağı alanında, eğitim sistemi ile iş gücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki uyumun sağlanacağına ve yeni iş modelleri üzerinde çalıştıklarına dikkati çekti.
Cevdet Yımaz’ın konuşmasından sonra MÜSİAD Başkanı Burhan ÖZDEMİR ve MÜSİAD Ankara Başkanı Fatih Bilal YÜLEK birer konuşma yaptı.
MÜSİAD Ankara İftarı2026 hediye takdimi ve hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.