Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Konseri ve 100. Yıl Marşı Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Devleti; çeyrek asır, yarım asır, bir asır önce olduğundan, siyasi, ekonomik, askeri tüm imkânlarıyla, çok daha güçlüdür, çok daha ileridedir. Biz Türkiye’yi dünyanın en büyük, en güçlü, en müreffeh 10 devletinden biri yapacağız derken, işte bu altyapıya, işte bu seviyeye, işte bu donanıma güveniyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Konseri ve 100. Yıl Marşı Tanıtım Programı’na katılarak, bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağustosun, tarihe “Zaferler Ayı” olarak geçen müstesna bir dönem olduğunu belirterek, Malazgirt’ten Belgrad’a, Mohaç’tan Kıbrıs’a kadar uzanan nice başarılarla dolu olarak tarihe ismini altın harflerle yazdıran bu özel ayın sonuna gelindiğini ifade etti.
Ağustosun, Anadolu’daki son devlet Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yolu açan büyük bir zaferin yıl dönümüyle kapatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği “hücum” emriyle ordunun Büyük Taarruzu başlattığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, düşman hatlarını birer birer dağıtan kahraman ordunun, 30 Ağustos günü gerçekleşen Başkomutan Meydan Muharebesi’yle, Yunan işgal kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha ederek İzmir yolunu açtığını hatırlattı.
Büyük Taarruz’un başlamasından 15 gün sonra kaçan düşmanın yakıp yıktığı İzmir semalarında Türk bayraklarının dalgalandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece ebedi vatan Anadolu topraklarını 3,5 yıla yakın hain emelleri ve pis çizmeleriyle kirleten düşmana karşı sahada verilen savaşın kazanıldığını kaydetti.
“MİLLÎ İRADENİN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİNE BAĞLI KALARAK TÜM OYUNLARI BOZDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Her zaferimiz gibi Büyük Taarruz’la da istiklalimiz ve istikbalimiz için yapamayacağımız fedakârlık, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk olmadığını dosta-düşmana bir kez daha gösterdik. Elbette bir asırlık Cumhuriyet dönemimizin kendi içinde ayrı bir serencamı var. Acısıyla-tatlısıyla bir asrı geride bırakarak, aslında her biri diğerinin varisi ve temsilcisi devletler silsilemizin son halkası Cumhuriyetimizin dayandığı köklerin derinliğini ve sağlamlığını ispatladık. Büyük Taarruz’un üzerinden 101 yıl, Cumhuriyetimizin kuruluşunun üzerinden 100 yıl geçtiği şu dönemde, milletçe aynı hissiyatla, aynı azimle, aynı kararlılıkla Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında görüldüğü gibi kenetlendik. Ülkemizi terör örgütlerinin saldırılarıyla, küresel siyasi ve ekonomik güç aygıtlarının sinsi emelleriyle, birliğimize ve beraberliğimize yönelik nice tuzaklarla dize getirmek isteyenlere milletçe eyvallah etmedik. Cumhuriyetimizin mayasını teşkil eden millî iradenin üstünlüğü ilkesine hep birlikte bağlı kalarak tüm oyunları bozduk, tüm senaryoları yırtıp attık.
Ne diyor şair; Emaneti taşımak yiğitlerin harcıdır ve zirveye ulaşmak boynumuzun borcudur. Gireceğiz Türkiyem hilal hilal hizaya, ulaşacağız inşallah Türkiye Yüzyılı’na. Evet, bu milletin yiğit evlatları; yeni devletler kurmak için bin yıl önce Anadolu kapılarını sonuna kadar açarken hangi ülkünün peşindeyse üç kıta yedi iklime hükmeden devletini yıkmak için dört bir yandan üzerine saldıranlara karşı hangi hissiyatla karşı koyduysa cumhuriyetini kurarken tarihinden ve kültüründen aldığı mirası hangi yeni zirvelere taşımanın hayalini kurduysa hamdolsun, bugün de Türkiye Yüzyılı vizyonuyla aynı ideal yolunda yürüyüşüne devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ikinci bölümünde tanıtımı yapılacak 100’üncü Yıl Marşı’nın, tüm bu birikimi ve enerjiyi anlatan bir eser olarak milletin her bir ferdi tarafından sahiplenileceğine inandığını belirterek, sözünden bestesine, jürisinden icrasına kadar bu eserin ülkeye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında nereden gelindiğinin ve nerede bulunulduğunun farkında olmadan, nereye gidileceğinin bilinemeyeceğine işaret etti.
Türkiye’de birilerinin ısrarla, bir kısmı yalan, bir kısmı yanlış, bir kısmı çarpıtma ürünü hezeyanlarla milleti karamsarlık çukuruna itmeye çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı yok sayarak her şeyi sadece yaşadığımız andan ibaret göstermeye kalkanlar, asla masum değildir. Küresel iletişim mecralarının da desteğiyle, Türkiye hakkında hem içeride hem dışarıda sahte bir imaj inşa ediliyor. Hâlbuki gerçek tablo hiç de öyle değil. Elbette, dün olduğu gibi bugün de sıkıntılarımız, sorunlarımız, çözmemiz gereken meselelerimiz vardır, bunlar farklı biçimlerde yarın da olacak. Ama bugün aynı zamanda, altyapı ve yönetim kapasitesi bakımından son iki asrımızın en avantajlı dönemini yaşıyoruz. Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti devleti, çeyrek asır, yarım asır, bir asır önce olduğundan, siyasi, ekonomik, askerî tüm imkânlarıyla, çok daha güçlüdür, çok daha ileridedir.”
“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA ETME YOLUNDA İLERLEYEN BİR ÜLKEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi dünyanın en büyük, en güçlü, en müreffeh 10 devletinden biri yapacağız” derken, bu altyapı, seviye ve donanıma güvendiklerini dile getirerek, “Yıllarca bu ülkenin ve milletin enerjisini hamasetle emenlerin, kendi korkaklıklarını, kendi zaaflarını devletin siyaseti gibi sunanların devri kapanmıştır. Artık yönetiminin vizyonuna, devletinin gücüne, milletinin irfanına ve ferasetine güvenerek Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme yolunda ilerleyen bir ülkeyiz. Bu tespit, altı boş, içi kof, temelden yoksun bir özgüven değil, hakikatin ta kendisidir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğudan batıya, kuzeyden güneye dünyanın neresine gidilirse gidilsin, devlet başkanlarından strateji kuruluşlarına, sivil toplum temsilcilerinden vatandaşına kadar herkesin Türkiye’nin bu yükselişini konuştuğuna işaret ederek, dostların bu yükselişi umutla ve sevinçle anlattığını, hasımların ise bu gerçeği kahırla ve öfkeyle takip ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi tıpkı eskiden olduğu gibi yeniden kendi içine kapatmak, kısır çekişmelerin, anlamsız kavgaların, kimseye faydası olmayan tartışmaların içine çekmek için uğraşanlara rağmen bu başarıyı elde ettik. Onun için de kimsenin ülkenin ve milletin asırlık hayallerinin ürünü bu kazanımlara halel getirmesine izin vermedik, vermeyeceğiz. Dünyayı okuyan, Türkiye’nin gerçek potansiyelini bilen, sahip olduklarının öneminin farkında bulunan milletimizle birlikte hedeflerimize adım adım ilerlemeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİ DEVAM EDECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün “2023” dediklerini ve mahcup olmadıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Eğitimiyle, sağlığıyla, güvenliğiyle, adaletiyle, ulaşımıyla, enerjisiyle, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, sporuyla, sosyal destekleriyle Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yakışır bir altyapı kurduk. Bugün ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz, inşallah yine mahcup olmayacağız. Bölgesindeki tüm krizlerin çözüm adresi, mazlumların umudu, güvenliği ve refahı konusundaki tüm tehditleri bertaraf etmiş, sahip olduğu siyasi ve askerî gücünü dostlarıyla paylaşan Türkiye’nin yükselişi devam edecek. Yarın ne diyeceğimizi ise gençlerimize bırakıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST’te bugün yaklaşık 500 bin gencin bir araya geldiğine işaret ederek, şöyle devam etti: “Yarın inanıyorum ki daha da artacak, cuma günü daha da artacak. Çünkü TEKNOFEST gençliği büyük bir coşkuyla yarınlara doğru yürüyüşte. Gençlerimizin ufkunu, vizyonunu, birikimini, heyecanını, kabiliyetini ve enerjisini gördükçe, yarının Türkiye’sine de güvenle bakıyoruz. Maziden atiye uzanan yoldaki bu bayrak yarışında aldığımız emaneti, Allah’ın nasip ettiği, gücümüzün yettiği yere kadar taşıyacak, sonra da huzuru kalple gençlere teslim edeceğiz. Yahya Kemal ne diyordu: ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın, galip et çünkü bu son ordusudur İslam’ın’. İşte bu yılki 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın bize hissettirdiği, yüreğimize düşürdüğü, dilimize getirdiği duygular bunlardır. Tabii asıl büyük kutlamayı 29 Ekim’de, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı törenlerinde yapacağız. Böylece, 19 Mayıs 1919’un 100’üncü yılıyla başlayan Millî Mücadele döneminin ilk asrını geride bırakmamıza ilişkin kutlamalar zincirinin son halkasını da şanlı tarihimize eklemiş olacağız.”
Kovid-19 salgını sebebiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı başta olmak üzere bazı kutlamaları arzu ettikleri görkem ve kapsamda gerçekleştiremediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin gönlünde bu önemli günlerin hepsinin de hak ettiği yeri aldığına inanıyoruz. İşte 26 Ağustos’ta Malazgirt’teydik, bir gün önce Ahlat’ta. Oralardaki coşku gerçekten her şeye değer. Bu duygularla 30 Ağustos Zafer Bayramı’nızı tebrik ediyorum. Büyük Taarruz’da yer alan Gazi Mustafa Kemal’den neferine kadar ordumuzun tüm mensuplarını saygıyla, hürmetle, şükranla yâd ediyorum. Hikâyelerini en güzel İstiklal Marşımızda bulacağımız Millî Mücadele’nin bilinen-bilinmeyen kahramanlarının her birini tazimle anıyorum. Canları pahasına bu büyük mücadeleyi zafere ulaştıran yiğitler başta olmak üzere, Cumhuriyet tarihi boyunca istiklal ve istikbal mücadelelerinde verdiğimiz tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbimden milletimize, önümüzdeki on yıllar, yüzyıllar, bin yıllar boyunca, bu vatan toprakları üzerinde nice zafer kutlamaları nasip etmesini temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Ankara’daki Meyra Palace otelin Konferans Salonunda gerçekleştirilen 10’uncu olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Divan başkanlığını AMATÖR SPOR KULÜPLERİ KONFEDERASYONU GENEL SEKRETERİ Abdullah ALBUNAR’IN yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU Başkanı Mehmet Salim KAYICI yaptığı teşekkür konuşmasında, federasyonun kaynaklarını etkin ve şeffaf kullanıldığını vurgulayarak
Herkes ailesi ile çocuklarıyla gelmiş o kadar mutlu olduk ki demek ki biz en büyük faaliyetimizi yapmışız. Burada bir aile ortamı oluşturmuşuz. Bu bizim için çok önemli.
Uluslararası arenada, olimpiyatlarda bütün branşlar içerisinde birinci branşjz. Bu yüzden Türkiye’nin her yerinde bulunan 81 ilinde bulunan 781 km içerisinde kick boks yapan bütün arkadaşlarımı tebrik ediyoruz. Bu zaferler sadece Salim Kayıcı’nın değil, hepimizin zaferidir. Hiçbir zaman ötekileştirme yapmadın.,
Gerek dünya şampiyonası, gerekse Avrupa şampiyonalarında bir norm, bir kriter oluşturduk ve bu kriter neticesinde birinci olan en fazla sporcu puanı alan sporcu, her zamanki şekilde hiçbir şekilde kesilmeden götürülmüştür. Ve burada bakanlık mensuplarımızın hepsine ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Siyah kuşak sınavlarında, antrenör kurslarında, Türkiye şampiyonası ve turnuvalarında hep beraber olmaya çalıştık olabilir. Öyle bir alt yapı oluşturduk ki ben buraya katılan hekese teşekkür ediyorum.
Bu arada şunu söylemek istiyorum okul sporlarıyla ilgili birçok arkadaşım duymayabilir, bilmeyebilir.
Gelecek yıldan itibaren okul sporlara federasyonu kick boksu olarak kabul etmiştir. İnşallah bizler ilettiği zamanlarda bakanlığımıza yapacağımız çalışmalarla artık okul sporlarında temsil eden birinci olan çocuklarımızı bakanlığımız belirleyecek T
Bir Türk insanı olarak çok zekiyiz, çok çalışkanız, çok becerikliyiz ama asla ve asla masada kaybetme gibi bir şeyimiz olmaz, dünyanın her yerinde masadayız. Avrupa’da veyahut uluslararası Akdeniz federasyonu başkanlığı görevini yürütmekteyiz sadece ben değil. Sadece benim olmam önemli değil.
Bu arada, gerek Avrupa’da gerek dünyada gerek Balkanlarda her yerde tüm kurullarda arkadaşlarımız görev yapmakta.
Biz doğru bildiğimizi yapıyoruz. Gerek düzey gerekse online seminerlerimiz yapılıyor ve bundan sonra da yapılacak en önemli kavramlardan bir tanesi şu biz değişen kurallara aynı anda ve zamanında bütün çalışmalar da yapılıyor. Bu benim için çok büyük bir kazançtır ve sporcularımız, gün geçtikçe kendilerini yetiştirmekle geliştirmekte.
Bunun yanı sıra şunu özellikle söylemek istiyorum. Bütün branşlar. Katılım sağladığımız gibi bütün bu araçlarımızda da madalyamız var ve çocuklarımız en iyi, en iyi şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletimizi en iyi şekilde temsil etmek de ve bayrağımızı dalgalandırmaktadır.
Ben bu çocuklarımızın hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Kıymetli arkadaşlar gerek sporda gerekse Türk silahlı kuvvetlerde gerekse Jandarmada gerekse Emniyette gitmediğimiz yer yok her yerde varız. Bu camianın büyüklüğüdür.
Ben burada bakanlık temsilcilerimizin bize verdiği değer kendilerine teşekkür ediyorum.
Aynı zamanda dünya üniversite şampiyonasında varız. Şu anda bir çalışmamız daha var, üniversite oyunlarına giriyoruz.
Gelişen dünyaya ayak uydurmamızın temeli de şudur: yaşayacaksınız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.