Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman’da deprem bölgesindeki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, “Yapılamaz denilen nice eserleri, hizmetleri nasıl ülkemize kazandırdıysak; inşallah depremin yaralarını da bir yıl içinde büyük ölçüde saracağımızın sözünü sizlerin huzurunda milletime veriyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Adıyaman’da Altınşehir Konteyner Kenti’nde incelemelerde bulunarak depremzedeleri konteynerlerinde ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Afet Koordinasyon Merkezi’ne geçti ve yetkililerden kentteki son durum ve çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, bugün depremin 22. gününde olunduğunu, ülkenin 6 Şubat sabahı yaşadığı felaketten bu yana 10 bin artçı deprem yaşandığını söyledi. Adıyaman’a ve tüm bölgeye geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde hayatını kaybedenler için Fatiha Suresi okudu.
Depremden birkaç gün sonra 10 Şubat Cuma günü Adıyaman’a gelerek, çadır kentteki depremzede vatandaşlarla felaketin acısını paylaşmaya çalıştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o günden bugüne Adıyaman’ın çok değiştiğini ifade etti.
Dünyada eşi benzeri görülmedik şekilde üst üste yaşanan güçlü depremlerin ve artçıların yol açtığı yıkımların en çok etkilediği şehirlerden birisinin de Adıyaman olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sarsıntıların yıkıcı etkisi, olumsuz hava şartları, hasar gören altyapının getirdiği zorluklar gibi sebeplerle maalesef ilk birkaç gün Adıyaman’da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Bunun için sizden helallik istiyorum. Her şeyin farkındayız ve gereğini yaptığımızdan, yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. İlk günlerdeki sıkıntıların aşılmasıyla Adıyamanlı kardeşlerimizi yıkıntıların altında kurtarma ve yardım faaliyetlerini hızlandırdık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanların şehirde görevlendirdiği kamu personeli ve gönüllüler ile arama kurtarma ve yardım çalışmalarını düzene soktuklarını belirtti.
Deprem bölgesinin tamamında 44 bin 374 vatandaşın vefat ettiğini, 115 bini aşkın vatandaşın yaralı olarak yıkıntıların altından kurtarıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adıyaman’da, çoğunluğu şehir merkezinde olmak üzere, milletvekilimiz Yakup Taş’ın da aralarında bulunduğu 6 bin 13 vatandaşımız hayatını kaybetti, 17 bin 499 vatandaşımız yaralandı. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın her birine tekrar Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, tedavisi süren yaralılarımıza Rabbimden acil şifalar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremin ardından 62 bin 500 Adıyamanlı vatandaşımız yarısı İstanbul’a olmak üzere hava ve kara yoluyla diğer şehirlerimize tahliye edildi. Kendi imkânlarıyla başka yerlere gidenlere de her türlü kolaylığı gösterdik. Şehrimizde arama kurtarma ve yardım çalışmalarında, jandarması, polisi, askeri, sağlıkçısı, gönüllüsü, DSİ ve orman ekipleriyle 23 binin üzerinde personelimiz görev yaptı. Yürütülen çalışmalar için şehrimizde bin 500’ün üzerinde iş makinesi görevlendirildi. Depremin ilk anından bugüne kadar kamu personeli, sivil toplum kuruluşu mensubu, gönüllüsü ve yabancı arama kurtarma ekipleriyle insanımızın yanında yer alarak canla başla çalışan herkese şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönderdikleri ayni ve nakdi yardımın ötesinde gönüllerini açan, dualarıyla destek olan kara gün dostları ile devlet başkanlarından fertlerine kadar herkese teşekkür etti.
Yaşadıkları zor günlerde samimiyetle yanlarında olan hiç kimseyi unutmayacaklarını, onları kalplerinin ve hafızalarının en mutena yerinde muhafaza edeceklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Deprem bölgesinin tamamında 185 bin 345 binadaki 553 bin 415 bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu görüldü. Adıyaman’da ise 24 bin 497 binadaki 64 bin 349 bağımsız bölümüm yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Arama kurtarma çalışmalarının bitmesiyle enkaz kaldırma işleri hızlandı. Aynı şekilde zarar tespit işlemleri de tamamlanmak üzeredir. İlk günlerden itibaren kurulmaya başlanan çadır kentlerdeki yaklaşık 4 bin 600 çadırda, 14 bine yakın vatandaşımız hayatını sürdürüyor. Ayrıca 44 binden fazla vatandaşımıza da kendi evlerine yakın yerlerde kalabilmeleri için çadır dağıttık. Yurtlarımızda ve Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarımızda yaklaşık 4 bin kişi barınıyor. Konteyner ve prefabrik yapılardan oluşan geçici barınma merkezlerinin kurulumuna da başladık. Adıyaman’da 16 bine yakın konteyner kurmayı planlıyoruz. İlk konteyner yerleşimlerinin faaliyete geçmeye başladığını görüyoruz. İnşallah kısa sürede isteyen vatandaşlarımızı nispeten daha iyi şartlara sahip konteyner ve prefabrik alanlara kavuşturacağız. Konteyner veya kira yardımı talep eden 70 bin Adıyamanlı kardeşimizden hiçbirinin mağduriyetine izin vermeyeceğiz.”
Kira yardımlarının alt tutarını 2 bin liradan 3 bin liraya çıkardıklarını, ayrıca hiçbir ayrım yapmaksızın herkese 15 bin lira taşınma yardımında bulunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde vefat eden vatandaşların yakınlarına acil ihtiyaçları için 100 bin lira verdiklerini hatırlattı.
Felaketten etkilenen vatandaşlara 10’ar bin lira ödeme yaptıklarını, ülke genelinde ödeme yapılan kişi sayısının 1 milyona yaklaştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adıyaman’ın çeşitli bölgelerinde açılan sosyal marketler, depremzedelerimizin ihtiyaçlarını karşılamaları için hizmet sunuyor. Yakacak odun ve kömür yardımları sürüyor. Ahırları yıkılan, hayvanları telef olan çiftçilerimizi de unutmuyoruz. Yem desteğinden telef olan hayvanların yerine yenilerinin teminine kadar her konuda çiftçilerimizin yanındayız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman genelinde altyapı ile ilgili sıkıntıların önemli ölçüde çözüldüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elektriği olmayan yer hemen hemen kalmadı. Onarılan hatlar ve kurulan depolarla su sorunu da hâl yoluna sokuldu. Güvenli olduğu belirlenen yerlere etap etap doğal gaz veriliyor. Sağlam yerlerin ve iş yerlerinin en kısa sürede kullanılabilir hâle getirilmesi için gayret gösteriyoruz. Allah’ın izniyle Adıyaman için ‘hemen şimdi’ diyerek şehrimizi beraberce yeniden inşa edeceğiz. Bu çerçevede merkezin Karadağ, Örenli, İndere, Eskiköy bölgelerinde, Gölbaşı Beşpınar’da, Kâhta Çobanlı ve Erikli’de, Tut, Fethiye’de yaklaşık 50 bin konut yapacağız. Mikro bölgeleme ve jeolojik etüt çalışması biten yerlerde hemen kazmayı vuruyor, inşaata başlıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesi genelinde zemin etütleri tamamlanarak inşa aşamasına gelinen konut sayısının 309 bini bulduğunu, ay bitmeden inşası fiilen başlanan konut sayısının 14 bin 500’e ulaştığını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mart ve nisan aylarında söz verilen konutlardan 234 bininin daha inşası aşamasına geçilmiş olunacağını belirterek, “Örneğin Adıyaman’da sadece mart ayı içinde yapımına başlayacağımız konut sayısı 30 bini bulacak. Tabii köylerdeki vatandaşlarımızı da ihmal etmiyoruz. Deprem bölgesi genelinde 75 bin 681, Adıyaman’da ise konutuyla, ahırıyla, bahçesiyle 11 bin 400 köy evi yapacağız. Böylece kenti ve kırıyla bölgenin toplamında inşa edeceğimiz konut sayısı şimdiden 309 bine ulaşacak. Tabii bunlara altyapısıyla, okuluyla, sağlık merkeziyle, çarşısıyla, parkıyla, spor alanıyla, camisiyle bir yerleşim yerinin ihtiyaç duyacağı tüm müştemilatı da ilave edeceğiz” diye konuştu.
“ŞEHİRLERİ OVALARDAN DAĞLARA DOĞRU TAŞIYACAK YERLEŞİM MODELİ GELİŞTİRİYORUZ”
Hasar tespit çalışmaları bittiğinde bu rakamların daha da yükseleceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, il ve ilçe merkezlerinde yapılacak konutları, üç veya dört katı geçmeyecek binalardan, üç oda bir salon olacak şekilde şehirlerin özgün mimarisine uygun olarak planladıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Radye temel üzerine tünel kalıp sistemiyle inşa edilen TOKİ binaları hamdolsun depremden yüz akıyla çıktılar. Bunun için yeni binaları da aynı sistem üzerine yapacağız. İnşa edeceğimiz yerleşim yerlerini jeolojik, jeofizik, jeoteknik, hidrojeolojik, sismotektonik, morfolojik incelemeler ışığında yürütüyoruz. Şehirleri ovalardan dağlara doğru taşıyacak bir yerleşim modeli geliştiriyoruz. Fay hattına yakın yerlerle, zemin sıvılaşması yaşanan bölgelerde özellikle yapılaşmaya izin vermeyeceğiz. Üniversitelerimizle, bilim insanlarımızla, mühendislerimizle, mimarlarımızla, şehir plancılarımızla yakın işbirliği içerisindeyiz. Her adımımızı şehirlerimizin kültürüne, sanatına, tabii ve tarihî dokusuna, sosyolojisine, demografisine göre atıyoruz.”
Eski yerleşim yerlerindeki ihya çalışmalarında asla yüksek binaya ve yoğunluğa müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihî eserlere, kültür varlıklarına ayrı önem verdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde zarar gören Adıyaman’daki, Hatay’daki, Gaziantep’teki, Kahramanmaraş’taki ve diğer şehirlerdeki camileri, kiliseleri, kaleleri “tarihe vefa, geçmişe saygı” anlayışıyla ihya edeceklerini aktardı.
“Sadece bugünü değil, bundan sonra karşılaşabileceğimiz felaketleri ve etkileri de gözeten bir anlayışla afet yönetim sistemimizi geliştireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm projelerini hızlandırmak başta olmak üzere tüm şehirleri en kısa sürede ve mümkün olan en üst düzeyde afetlere hazırlıklı hâle getirmek için ne gerekiyorsa yapacaklarını belirtti.
“ŞEHİRLERİMİZİN NE BOŞALMASINA NE DE YAPISAL DEĞİŞİME UĞRAMASINA GÖZ YUMAMAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremin yıkıma ve can kaybına yol açtığı bölgelerdeki şehirlerimiz ülke ve millet olarak bizim omurgamızın en önemli kısımlarıdır. Binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan, bin yıldır kardeşçe yaşadığımız bu şehirlerimizin ne boşalmasına ne de yapısal değişime uğramasına göz yumamayız” diye konuştu.
Deprem bölgesinde yaşayan ancak şartların zorluğu sebebiyle diğer yerlere giden afetzedelere çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrinize sahip çıkın, ata yurdunuzu asla kalıcı olarak terk etmeyin. Yıkılan her konutun daha iyisini, güzelini, güvenlisini, yenisini yapıp vereceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıkılan her köy evinin, her ahırın da yerine daha modernini, yenisini yapacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zarar gören her fabrikayı, her işletmeyi, her dükkânı tekrar ayağa kaldıracağız. Adıyaman başta olmak üzere her bir şehrimize deprem öncesinden daha canlı ekonomi, daha canlı üretim, daha canlı ticaret, daha canlı turizm, daha canlı sosyal hayat, daha canlı tarım ve hayvancılık, velhasıl daha canlı bir gelecek kurmakta, daha bereketli iklim tesis etmekte kararlıyız. Bunun için sizlerden ve milletimden bir yıllık süre istiyorum. Allah’ın izniyle bugüne kadar vaatlerimizi nasıl yerine getirdiysek, asırlık demokrasi ve altyapı eksiklerini nasıl tamamladıysak, çözülemez denilen nice sorunun üstesinden nasıl geldiysek, yapılamaz denilen nice eserleri, hizmetleri nasıl ülkemize kazandırdıysak inşallah depremin yaralarını da bir yıl içinde büyük ölçüde saracağımızın sözünü sizlerin huzurunda milletime veriyorum. Elbette her fani gibi bizim de kusurlarımız, eksiklerimiz, hatalarımız olabilir ama her alanda ülkemize canla başla hizmet verdiğimizi milletimizin huzuru, refahı, güvenliği için gece gündüz çalıştığımızı hiç kimse inkâr edemez.”
“HER ŞEYİ TELAFİ EDECEK İRADEYE SAHİBİZ”
Asrın felaketi olarak tarif edilen 6 Şubat depreminde ölen canların geri getirilemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun dışındaki her şeyi telafi edecek iradeye, tecrübeye, birikime ve kudrete sahip olduklarının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Van’da, Bingöl’de, Malatya’da, Gaziantep’te, Simav’da nasıl bu işi başardıysak velhasıl deprem bölgeleri, İzmir’de nasıl bu işi nasıl başardıysak şunu unutmayın ki burada da aynı şekilde Allah’ın izniyle bunu başaracağız. Yeter ki birliğimize, beraberliğime, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Ama dalkavuklara asla kulak asmayın. Bir taraftan AFAD’a, bir taraftan Kızılay’ımıza, birçok sivil toplum kuruluşlarına saldıran bu dalkavuklara asla kulak asmayın. Sizinle yan yana yürüyen kim, sizlerle beraber bu yolda yürüyen kim? Onlarla beraber, milletçe bu dirayeti gösterdiğimiz müddetçe Allah’ın yardımıyla hiçbir felaket, hiçbir saldırı, hiçbir tuzak bizi yıkamaz.”
Türkiye’nin en önemli tütün üretim merkezi olan Adıyamanlılara bir müjde de veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sarmalı kıyılmış tütünden alınan özel tüketim vergisinin, tütün cinsine göre farklılaştırmak için genel bir çalışma yürütüldüğünü ancak deprem sebebiyle olağanüstü hâl bölgesindeki illerde faaliyet gösteren sarmalı kıyılmış tütün kooperatifleri için hızlı düzenleme yapmayı kararlaştıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu kapsamdaki kooperatifler için kıyılmış tütün satışındaki yüzde 55 olan özel tüketim vergisi oranını yarıya indiriyoruz. Böylece üreticilerimiz şirketlere göre daha avantajlı bir şekilde ürünlerini pazarlama imkânı bulabilecektir. Hazine ve Maliye Bakanlığımızla Ticaret Bakanlığımızın üzerinde çalıştığı düzenleme birkaç gün içerisinde hayata geçecek. Üreticilerimizin kazancında önemli bir artış sağlayacak bu düzenlemenin Adıyaman’ımıza ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bir kez daha Adıyaman’a ve deprem yaşanan tüm illerimizdeki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan Adıyaman ziyareti çerçevesinde MHP Genel Başkanı Bahçeli ile Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gölbaşı ilçesinde de incelemelerde bulunarak depremzedeleri konteynerlerinde ziyaret etti.
Daha sonra açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman’da konteyner kentte vatandaşlarla bir araya geldiğini, daha sonra da şehrin kanaat önderleriyle görüştüğünü belirtti.
Depremlerde, Adıyaman merkezin yanı sıra Gölbaşı’nın da içinde bulunduğu ilçelerde yıkımlar ve can kayıplarının yaşandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman’a ve tüm millete geçmiş olsun dileklerini iletti.
Vefat edenler için “Fatiha” okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “asrın felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat tarihli depremler ve devam eden yaklaşık 10 bin artçı sarsıntısının yüreklerde derin yaralar açtığını söyledi.
“ADIYAMAN’DA İLÇELERİYLE BİRLİKTE 50 BİN KONUT VE KÖY EVİ YAPACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaybedilen canların, yıkılan evlerin ve onların altında kalan hayatların acısının hep kalacağını dile getirerek, şunları kaydetti: “Ölenleri geri getirmek elimizde değildir. Bununla birlikte kalanların yaralarını sarmak, yıkılanların yerine yenisini yapmak elimizdedir. Hemen kolları sıvadık ve güvenli, huzurlu yeni konutların inşası için çalışmalara başladık. Adıyaman’da ilçeleriyle birlikte 50 bin konut ve köy evi yapacağız. Hasar tespit çalışmalarının sonucuna göre bu sayı daha da artabilir. İnşallah bir yıl içinde yıkılan şehirlerimizi, ilçelerimizi, köylerimizi yeniden ayağa kaldırmayı hedefliyoruz. Dünyada bu kadar geniş bir alanda, bu kadar çok nüfusun etkilendiği, bu kadar büyük bir felakete maruz kalıp da bizim kadar hızlı toparlanabilecek bir başka ülke olmamıştır ve yoktur. Türkiye bizim dönemimizde, depremiyle, seliyle, yangınıyla, terörüyle yaşadığı tüm felaketlerin izlerini kısa sürede silmeyi başarmış bir ülkedir. Bunu Van’da, Bingöl’de, İzmir’de, Simav’da, Malatya’da, Elazığ’da yaptık mı? Yaptık.”
Birçok şehirde yaşanan deprem ve sel felaketlerinin altından kalkmayı başardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Antalya’da, Muğla’da, Manavgat’ta yaptık mı? Yaptık. Hiçbirinin altında bu hükûmet kalmamıştır. Hepsini başarıyla yeniden hayata geçirdik ve vatandaşlarımızı evleriyle kavuşturduk” dedi.
“Türkiye bizim dönemimizde depremiyle, seliyle, yangınıyla, terörüyle yaşadığı tüm felaketlerin izlerini kısa sürede silmeyi başarmış bir ülkedir. Bu depremde de aynını yapacağız, müsterih olun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aç, açıkta, sahipsiz, mazlum, mağdur hiç kimseyi bırakmayacaklarının söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzedelere ayni ve nakdi her türlü yardımı sağladıklarını belirterek, şunları kaydetti: “Sizler, önce geçici barınma alanlarında, ardından kalıcı konutlarda yeni bir hayata başlayana kadar hep yanınızda yer alacağız. Bu büyüklükte bir afette elbette kimi eksiklikler, kimi gecikmeler yaşanabiliyor. Ama emin olunuz, devlet ve hükûmet olarak tüm gücümüzle bunları tamamlamanın gayreti içindeyiz. Allah’ın izniyle verdiğimiz sözleri tutarak, bir yıl içinde sizleri yeni yuvalarınıza kavuşturacağız. Rabb’im, ülkemizi daha büyük felaketlerden korusun diyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.