Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “85 milyon olarak hepimizin birinci önceliği evlatlarımızın geleceğidir. Eğitim meselesinde, siyasi görüşü ne olursa olsun tüm paydaşların, yapıcı eleştirilerine açığız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, bu seneki programı tüm il ve ilçe müdürlerinin yanı sıra öğretmen ve öğrencilerin de aralarında yer aldığı geniş bir katılımla yaptıklarını söyledi.
Yeni eğitim öğretim yılının tüm eğitim öğretim camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “3 aylık yaz tatilinin ardından pazartesi günü öğrencilerimiz okulları ve öğretmenleriyle buluştu. Minik kalpleri okula başlamanın heyecanıyla kıpır kıpır atan yavrularımızın hepsinin tek tek gözlerinden öpüyorum. Kendi evlatlarından ayrı tutmadıkları kıymetli öğrencileriyle kucaklaşan tüm öğretmenlerimize de buradan selam gönderiyorum. Sizlerin şahsında ülkenin 81 vilayetinde ilçelerden köylere kadar, 780 bin kilometrekare vatan toprağının her karışında aşkla çalışan eğitim ordumuzun her bir neferine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.”
“TÜRKİYE’NİN MÜREFFEH YARINLARI İÇİN MÜCADELE EDERKEN BİZDEN KOPARTILAN ÖĞRETMENLERİMİZİN HİÇBİRİNİ UNUTMADIK”
Aydınlık yarınların teminatı gençleri yetiştirmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan kıymetli öğretmenlerin hakkının ödenemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mesleğini tutkuyla icra eden idealist bir öğretmenin milletimize yaptığı hizmetleri anlatmaya kelimeler kifayet etmez. Rabb’im tüm öğretmenlerimizden razı olsun diyorum. Üzerimde hakkı ve emeği olan saygıdeğer öğretmenlerimi, burada bir kez daha saygıyla anıyor, vefat edenlere Allah’ta rahmet niyaz ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine bu vesileyle Necmettin Yılmaz ve Aybüke Yalçın gibi görevi başında şehit edilen eğitim camiamızın tüm şehitlerini de rahmetle yâd ediyorum. Aynı şekilde 6 Şubat depremlerinde yıkıntıların altında kalarak aramızdan ayrılan öğretmen ve öğrencilerimize Mevla’dan rahmet diliyorum. Türkiye’nin müreffeh yarınları için mücadele ederken bizden kopartılan öğretmenlerimizin hiçbirini unutmadık, unutmayacağız. Onların uğrunda canlarını feda ettikleri değerleri yaşatmaya, yüceltmeye devam edeceğiz” diye ekledi.
Şehit öğretmen Aybüke Yalçın’ın ismini ülkenin en büyük rezervine sahip petrol sahasına verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günlük 100 bin varil üretim yapacak petrol sahamız Türkiye’ye değer kattıkça şehidimizin adı da nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir. Değerli kardeşlerim, bu sene Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. 29 Ekim tarihinde millet olarak bu önemli yıl dönümüne ulaşmanın gururunu hep birlikte yaşayacağız. Bu topraklardaki bin yıllık şanlı mazimizden aldığımız cesaret ve ilhamla devletimizin ikinci asrına çok büyük bir heyecanla gireceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen sene Cumhuriyetin 100. yılına bir selam mahiyetinde Türkiye Yüzyılı vizyonunu kamuoyuyla paylaştıklarını aktararak, “Farklı görüşlerden insanlarımızın Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahiplenmesi, devleti yönetenler olarak bizlere cesaret verdi, güven aşıladı. Bunun siyasi bir söylemden öte ayakları yere basan, tutarlı, kapsamlı hedefler bütünü olduğu görülmüş oldu” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mayıs ayındaki seçimlerde milletin Türkiye Yüzyılı’na olan güçlü desteğinin teyit edildiğini söyledi.
“BİZ KENDİMİZİ DE MİLLETİMİZİ DE TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİNİ DE BİLİYORUZ”
İstiklalden istikbale kurdukları köprüyü güçlendireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tıpkı bir asır önce olduğu gibi 85 milyon el ele, gönül gönüle vererek Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceklerini vurguladı.
Tarih boyunca nice engeli aşan, nice saldırıyı püskürten, nice oyunu bozan, nice imkânsızlığı başaran mücadeleci bir milletin evlatları olarak bu hedefe de ulaşacaklarına yürekten inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesine kendilerinden emin ve iddialı konuşmasının arkasında 21 yıllık emek, özveri ve çalışmanın olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne yaptıklarını, 21 yılda neyi başardıklarını çok iyi bildiklerini dile getirerek, “Biz kendimizi de milletimizi de Türkiye’nin potansiyelini de biliyoruz. Çünkü biz 2002’den beri boş durmadık. Türkiye Yüzyılı’na giden yolun önündeki taşları temizledik, altyapısını kurduk. Eğitimden teknolojiye, ulaştırmadan savunmaya, demokrasiden hak ve özgürlüklere kadar her alanda çok ciddi hazırlık yaptık. Bu süreçte eğitime daima özel önem ve öncelik verdik” diye konuştu.
“HÂLİHAZIRDA GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 80’İNİ BİZ ATADIK”
Burada özeti olacak şekilde bazı rakamları paylaşmak istediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakınız, 2002 yılında göreve geldiğimizde derslik sayımız 343 bindi. Bugün bu sayı iki kata yakın artışla 620 bine çıktı. 21 sene önce yaklaşık 500 bin öğretmenimiz varken şimdi 1 milyon 200 bin öğretmenimiz var. Hâlihazırda görev yapan öğretmenlerin yüzde 80’ini biz atadık. Rekor sayıdaki atamalar yanında Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu hayata geçirerek öğretmenlerimize ilave mali ve ekonomik haklar tanıdık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi Bakanlığımıza bağlı olarak resmî eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında görev yapanlar ve usta öğreticilerimizle ilgili bir adım atıyoruz. Bu kardeşlerimizin saatlik ek ders ücretlerinde yaklaşık yüzde 25 oranında ilave bir artışa gidiyoruz. Böylece aylık ücretlerinde 2023 yılında yüzde 91 oranında artış yapmış olacağız. Millî Eğitim burslusu lisansüstü öğrencilerimizin burslarını da okudukları ülkenin şartlarına göre değişen oranlarda yükseltiyoruz. Burslarda, döviz bazında ortalama yüzde 26-27 civarında bir zam yapmış oluyoruz. Her iki müjdemizin de hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomisi güçlendikçe 85 milyonun her bir ferdinin hak ettiği payı almasını sağlayacaklarını dile getirerek, eğitim kurumlarını, spor salonları, dijital kütüphaneler ve laboratuvarlarla donatarak altyapı problemlerini önemli ölçüde çözdüklerini anlattı.
Okullardaki 560 bin etkileşimli tahta sayısını 2023 yılı sonuna kadar 620 bine ulaştıracaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirme yanında darbeci zihniyetin eğitim sisteminde yol açtığı tahribatı da giderdik. Meslek liselerine üvey evlat muamelesi yapan katsayı adaletsizliğine son verdik. Ortaokul ve liselerde başörtüsü yasağını kaldırarak kız evlatlarımızın eğitimlerinin önünü açtık. İsteyen öğrencilerimiz ülkemizdeki tüm okullarda mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberimizin hayatını öğrenme imkânına kavuştu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ders kitaplarının ücretsiz dağıtılarak hem velilerin büyük bir yükten hem de öğrencileri kırtasiye kırtasiye dolaşmaktan kurtardıklarını söyledi.
Okul öncesi eğitimi, daha önce hiç olmadığı kadar yaygınlaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun gibi pek çok yeniliği, reformu, atılımı, düzenlemeyi, eğitim alanında Türkiye’ye kazandırdıklarını vurguladı.
“EVLATLARIMIZI, ONLARIN YAŞAYACAKLARI ZAMANIN İHTİYAÇLARINA GÖRE YETİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatın dinamizmi içinde yeni ihtiyaçların ortaya çıkmasının gayet doğal olduğuna değinerek, şöyle devam etti: “Bizim okul yıllarımızla çocuklarımızın ve torunlarımızın büyüdükleri zaman arasında dağlar kadar fark var. Sadece teknolojik imkânlar değişmedi. Aynı zamanda insanlar değişti. Talepler değişti. Karşı karşıya kalınan sorunlar değişti. Tüm bunlarla birlikte elbette beklentiler ve istekler de değişti. Hayata dair her alanda köklü değişimler yaşanırken eğitim yöntemlerinin, eğitim araçlarının ve müfredatın aynı kalması elbette düşünülemez. Biz, ‘böyle gelmiş, bırakalım böyle gitsin’ zihniyetinin bedelini çok ağır ödemiş bir ülkeyiz. Hepsi beşeri hazinemiz olan pırıl pırıl çocuklarımızı yasakçı, tek tipçi, formatlayıcı, eğitim sisteminin paslanmış dişleri arasında ne yazık ki kaybettik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınav odaklı, sınavlardaki başarıya odaklı bakış açısının ne yazık ki eğitim sisteminin kanayan yaralarından biri olduğunu ifade etti.
Düşünmeye, sorgulamaya, öğrencilerin sanat, spor, bilim, edebiyat gibi farklı alanlardaki kabiliyetlerini keşfetmeye yeterince önem verilmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Milletimizi asırlardır ayakta tutan manevi değerler örselendi, yok sayıldı. Devlet, eğitimde vatandaşın talepleri karşısında kör, sağır kesildi. Tüm bu acı tecrübelerimizin dışında artık şunu çok net görebiliyoruz. Eskiye öykünerek zamanın gerisinde kalarak hiçbir yere varamayız. Evlatlarımızı kendi dönemimizin şartlarına göre değil, onların yaşayacakları zamanın ihtiyaçlarına göre yetiştirmemiz gerekiyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla atılan her adımın önüne arkasına bakmadan birilerinin hemen yapbozculuk olarak yaftalamasını kesinlikle doğru bulmuyoruz. 85 milyon olarak hepimizin birinci önceliği evlatlarımızın geleceğidir. Eğitim meselesinde siyasi görüşü ne olursa olsun tüm paydaşların, yapıcı eleştirilerine açığız. Önerisi olan getirsin. Fikri olan paylaşsın. Tenkidi olan iletsin. Yapılan her çalışmaya kapı duvar olmak yerine eğitimde kaliteyi artıracak projeler sunulsun. Ama doğrudan istikbalimizi ilgilendiren eğitim konusu ideolojik kakofoniye mahkûm edilmesin” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akademisyeni, sendikası, derneği, gazetecisi, siyasi partisi dâhil herkesi, objektif bir anlayışla eğitim hamlelerine samimi katkı vermeye davet etti.
“Türkiye, eğitim başta olmak üzere her meselesini konuşacak, tartışacak, ortak akılla çözüm yolları bulacak kapasiteye sahip bir ülkedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun darbe anayasası yerine ülkeyi sivil, kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasayla buluşturma hedefleri için de geçerli olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk demokrasisinin sivil anayasa yapacak olgunluğa ulaştığını ve 15 Temmuz ihanetinden alnının akıyla çıkarak rüştünü ispat ettiğini vurgulayarak, “Cumhuriyetimizin ikinci asrındaki yolculuğumuzu sivil bir anayasayla yapmamız amaçlarımıza daha kolay ulaşmamızı sağlayacaktır” diye konuştu.
“AY YILDIZLI AL BAYRAĞIMIZIN TEMSİL ETTİĞİ BAĞIMSIZLIĞIMIZ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”
Yeni anayasayı her zaman ve her yerde ifade ettikleri gibi 4 ana sütun üzerine inşa etmeyi hedeflediklerini, bunların da “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” ilkeleri olduğunu ısrarla söylediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Devletimizin bekası, milletimizin birliği, vatanımızın bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrağımızın temsil ettiği bağımsızlığımız bizim kırmızı çizgimizdir. İşte bir tane sözde milletvekili çıkmış ne yapıyor? Benim Mehmetçiğime saldırıyor. O Mehmetçik ki teröristlere karşı kendini fedayıcan ediyor. Ama mensubu olduğu ana muhalefet partisi kalkıp da bu milletvekili müsveddesine en ufak bir söz söylemiyor veya bir müeyyide uygulamıyor. Şu anda bu topluluk Allah’ın izniyle işte bu sözde milletvekillerine gereken dersi gerektiği zamanda en ideal şekilde verecek kalitedir.”
Mehmetçiğe hiçbir gücün dokunmasına müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarıyla işbirliği ve istişare içinde yeni anayasa sürecini de bu şekilde sürdüreceklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “önce milletim ve memleketim” diyebilme cesaretini gösteren tüm aktörlerin de bu sürece pozitif katkı vermesini beklediklerini aktardı.
“TÜRKÇE’NİN İYİ KONUŞULMASI, GÜZEL YAZILMASI VE OKUNMASINI TEŞVİK EDİYORUZ”
Türkiye Yüzyılı’nın her konu gibi eğitimde de yeni bir dönemin kapılarını aralayacağına inandığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılın tecrübesi, halkın talepleri ve günün ihtiyaçları doğrultusunda bazı projelerin hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi.
Öğretmenlerin, lisans programlarından öğretmen istihdamı ve mesleki geliştirme süreçlerini yeniden ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada amacımız öğretmenlerimizin hem mesleklerini daha huzurlu icra etmelerini hem de evlatlarımızı daha başarılı yetiştirmelerini sağlamaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akıllı telefonlarla birlikte sosyal medya araçlarının gençler arasında kullanımının yaygınlaşmasının yeni problemleri beraberinde getirdiğine işaret ederek, ekran bağımlılığı, odaklanma sorunu, kişisel bilgilerin bilinçsizce paylaşılması, ciddiyet ve disiplin eksikliğinin bunlardan sadece bir kısmı olduğunu söyledi.
Bu sıkıntıların önüne geçecek adımları attıklarını ve atacaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital mecraların dili kısırlaştıran etkisi karşısında Türkçe’nin iyi konuşulması, güzel yazılması ve okunmasını teşvik ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin kelime haznelerini, kavram bilgilerini ve düşünme becerilerini geliştirmeleri için her türlü çabayı göstereceklerinin altını çizerek şöyle devam etti: “Küresel güç odaklarının özendirdiği sapkın akımlarla mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz. Aile müessesesini koruyacak, çocuklarımızı ailevi değerlerimizin aydınlık rehberliğinde yetiştireceğiz. Sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarla mücadele etmek nasıl görevimizse, küresel çetelerin dayattığı sapkınlıklarla mücadele etmek de asli vazifemizdir.”
“YIKARAK DEĞİL, ÜZERİNE KOYARAK GİDECEĞİZ”
Yeninin peşinde koşarken geçmiş kazanımlara halel getirmeyeceklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitime dair konularda geçmişin başarılı örneklerinin devam ettirilmesi çok çok önemli. Yani yıkarak değil, üzerine koyarak gideceğiz. İyi projeleri sahiplenerek varsa eksiklerini tamamlayacağız. Şimdiye kadar hükümet olarak hep bu anlayışla hareket ettik. Mesleki eğitimde yakın dönemde devreye aldığımız projelerle ülkemizin iş gücü ihtiyacının karşılanması noktasında çok iyi bir konuma geldik” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul, sanayi ve aile işbirliğini çok güçlü şekilde tesis ederek bu alanda kanayan yaraya çare ürettiklerini, şehirlerin nüfusunun ve çalışan sayısının artması neticesinde, ortaya çıkan okul öncesi eğitim kurumu ihtiyacını da süratle giderdiklerini ifade etti.
“DEPREMLERİN EĞİTİM ÖĞRETİMDE AÇTIĞI YARALARI SARMAK EN ÖNCELİKLİ GÜNDEM MADDEMİZDİR”
Çıraklık eğitimini yeniden rayına oturttuklarını, bunun takdirle karşılanan bir başka başarı hikâyesi olduğunu, bu projeleri güçlendirerek yola devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 Şubat depremlerinin eğitim öğretimde açtığı yaraları sarmak en öncelikli gündem maddemizdir. Asrın felaketinde 936 okul, 11 bin 738 dersliğimiz kullanılamaz hâle geldi. Planladığımız okul ve derslik sayılarına ilaveten acil ihtiyaç duyulan yeni 2 bin 571 dersliğimizi açtık. Toplam 15 bin 720 dersliğimizi ise gelecek sene hazır hâle getireceğiz. Bugüne kadar bölgedeki 48 bin dersliğimizin bakım onarım çalışmalarını yaparak yavrularımızın emrine verdik. AFAD koordinasyonunda 11 bin konteynerimiz de hızlı bir şekilde hazırlanarak öğretmenlerin hizmetine sunuldu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesindeki çocukların eğitimde sıkıntısının olmaması için ellerinden geleni yapmayı sürdüreceklerine işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Öğrencilerimizden yarınlara umutla, heyecanla bakmalarını ama şu dört kelimeyi de unutmamalarını rica ediyorum: ‘Oku, düşün, uygula, neticelendir’ Kendilerini geleceğe çok iyi hazırlamalarını, bunun için çok okumalarını, öğrenmelerini, araştırmalarını istiyorum. Yarının mühendisleri, doktorları, öğretmenleri, bilim adamları, sanatçıları, düşünürleri, cumhurbaşkanları inşallah sizlerin arasından çıkacaktır. Sizlerden ufkunuzu geniş, zihninizi açık, merakınızı daima canlı tutmanızı bekliyoruz. Bu duygularla 2023-2024 eğitim öğretim yılının bir kez daha milli eğitim camiamıza, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
Programda, Kahramanmaraş merkezli depremlerde bakanlığın arama kurtarma biriminde görev almış öğretmenlere takdir belgesi verildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve öğrencilerle yeni eğitim öğretim yılının ders zilini çaldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.