Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Başbakanı Nehammer ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Sayın Şansölye’yle görüşmelerimizde Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Avrupa’nın bütünleşmesi ancak Türkiye’nin Birliğe tam üyeliğiyle tamamlanacaktır. Bu noktada, tam üyelik dışındaki hiçbir alternatifi kabul etmeyeceğimizi özellikle vurguladım” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Başbakanı Karl Nehammer ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından, ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya’dan 22 yıl aradan sonra şansölye düzeyinde gerçekleştirilen ziyaretin tarihî bir nitelik taşıdığını söyledi.
Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen ve Avusturya Başbakanı Nehammer ile tesis ettikleri samimi diyaloğun Türkiye-Avusturya ilişkilerinde yeni bir dönemin açılmasını sağladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilişkileri daha da geliştirme konusunda ortak iradeye sahip olduklarını vurguladı.
Görüşmelerde, bu çerçevede üst düzey ziyaretlerin devam ettirilmesinin önemine değindiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim’de yaşanan terör saldırısı sonrası, Avusturya Başbakanı Nehammer’in terörü kınayan ve Türkiye’ye destek beyan eden açıklamaları için teşekkür etti.
“TERÖRLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK İRADE ŞARTTIR”
“Terörle mücadelede uluslararası iş birliği ve ortak irade şarttır. Avusturya’dan bu minvalde daha yakın iş birliği bekliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Başbakanı Nehammer’in Gazi Meclis’i ziyaret ederek, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı terör tehdidinin ciddiyetine bizzat şahit olduğunu belirtti.
“Düzensiz göçle mücadelede ülkemizin öncü konumu ve bunun Avrupa’nın güvenliğine sunduğu katkılar herkesin malumudur” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İçişleri Bakanlarımız da ikili görüşmelerinde hem bu alandaki iş birliğini hem de terörle mücadeleyi ele aldılar. Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz olumlu bir seyir izliyor. Bu yıl 4 milyar doları aşmasını beklediğimiz ikili ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarma hedefi üzerinde durduk. Mevcut potansiyelimizin bu rakama da kısa sürede ulaşmamızı temin edeceğine inanıyorum. Avusturya’nın Türkiye’ye yaptığı doğrudan yatırımlar 11 milyar dolara yaklaşmıştır. Türkiye’nin de Avusturya’daki doğrudan yatırımları 716 milyon dolardır. Sayın Şansölye’nin bugünkü iş formuna katılarak iş insanlarımızla doğrudan temas sağlaması da güzel bir teşvik unsurudur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Avusturya’nın ilişkilerinin köklü geçmişe sahip olduğunu anımsatarak, gelecek sene Türkiye ile Avusturya arasındaki dostluk anlaşmasının 100’üncü, iş gücü anlaşmasının ise 60’ıncı yıl dönümünün idrak edileceğini, bu anlamda, yıl dönümlerinin layıkıyla anılması için gereken çalışmaları müştereken gerçekleştireceklerini söyledi.
Avusturya Başbakanı Nehammer ile görüşmelerinde Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkileri hakkında da görüş alışverişinde bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birlikte münasebetlerimizi ilerletme noktasında samimi olduğumuz, ülkemizin iradesini teyit ettiğimiz malumdur. Ancak aynı yaklaşımı Avrupa Birliği tarafında göremiyoruz. Avrupa’nın bütünleşmesi ancak Türkiye’nin Birliğe tam üyeliğiyle tamamlanacaktır. Bu noktada tam üyelik dışındaki hiçbir alternatifi kabul etmeyeceğimizi özellikle vurguladım” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Başbakanı Nehammer ile Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeleri de ele aldıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Orta Doğu’ya kalıcı barışın gelebilmesi ancak Filistin-İsrail sorununun nihai bir çözüme kavuşturulması ile mümkündür. 1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğe haiz, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu konuda geç kaldığımız her gün maalesef bölgemiz çatışma, kan ve gözyaşı girdabından kurtulamayacaktır. Bölgede gerilimi tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak, sorunları daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi şart.”
Bu amaçla telefonda görüştüğü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Lübnan Başbakanı Necip Mikati ve Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile bölgedeki son durumu ve gelişmeleri ele aldıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de Rusya Federasyonu Başkanı Sayın Putin ile görüşme yapacağım. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmem olacak. Bu görüşmeleri Körfez ülkeleri dâhil genişleterek, geliştirerek devam ettireceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adil bir barışın kaybedeni olmaz düsturuyla bölgede etkili tüm aktörleri barışın tesisi için sorumluluk almaya çağırıyoruz. Ateşe benzin dökmenin, hele hele sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef almanın kimseye bir faydası olmaz. Gazzeli kardeşlerimiz iki gündür çok ağır bombardımana maruz kalıyor. Gazze halkının yaşadığı trajedinin hafifletilmesi ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması noktasında da çalışmalarımız sürüyor. Türkiye, çatışmaların bir an önce durması ve gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yapacaktır.”
Ukrayna’da savaşın sonlandırılması için diplomasinin ve müzakerelerin öneminin altını çizdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılmasına yönelik bugüne kadarki çalışmalarımıza dair bilgiler verdik. İkili ve bölgesel konular hakkındaki iş birliğimizin önemini ve yakın diyaloğu sürdürme konusundaki kararlılığımızı karşılıklı olarak vurguladık” dedi.
Bugünkü görüşmelerin Türkiye, Avusturya ve bölge için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti için Avusturya Başbakanı Nehammer’e teşekkür etti.
“HANİ İNSAN HAKLARI?”
İsrail ile Filistin arasındaki çatışmaya değinerek bölgeye ilişkin kararlar verirken adil olunması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Özellikle burada olaya sadece Hamas olarak bakarsak bu adil olmaz. Hamas’ın kaybı nedir? İsrail’in kaybı nedir? Buna baktığımız zaman ortada ciddi bir kayıp sadece Hamas’ın benim son aldığım bilgiler 750 civarında ölü, iki bin civarında yaralı var. Bugünkü rakamları henüz alamadım. Ama bunun karşılığında İsrail tarafında da yine ölümler, yaralılar vesaire var. Fakat buraya nasıl geldik, bu bir günde mi oldu? Yıllardır bu işin ne yazık ki bir bedeli oldu ve yıllardır buralarda sürekli olarak bu ölümlerle karşı karşıya kalındı. Bakın şu anda Gazze’ye su verilmiyor. Hani insan hakları? Elektrik yok, verilmiyor. Hani insan hakları? İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde siz suyu kesemezsiniz. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde elektriği kesemezsiniz. Şu anda düşünebiliyor musunuz, Gazze’de acaba hastaneler ne durumda? Çalışıyor mu? Maalesef. Ama acımasızca ibadethaneler, hastaneler, hepsi vuruluyor. Bunlar yapılırken kimse bir şey söylemiyor.”
“AMERİKA’NIN UÇAK GEMİSİNİN İSRAİL’DE NE İŞİ VAR?”
Amerika’nın İsrail’e bir uçak gemisi gönderdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Amerika’nın uçak gemisinin İsrail’de ne işi var, ne yapmaya geliyor? Buraya gelen uçak gemisinin etrafında bütün botlarıyla, uçak gemisindeki uçaklarıyla ne yapacak? Orada bütün Gazze’yi, etrafını vurarak, indirerek çok ciddi katliamlara adım atacak. Şu anda ben burada bir şeyi açıklamak zorundayım. Suriye’de bugün 20’nin üzerinde Amerika’nın üssü var. Suriye’de Amerika’nın üslerinin ne işi var? Bu üslerle ne yapılıyor, 23 üs, bütün bunları da bir değerlendirmek gerekmiyor mu?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama Türkiye’nin bir insansız hava aracını ne yazık ki Amerika düşürüyor. İnsansız hava aracını Amerika düşürürken bu Türkiye şu anda NATO’da Amerika’nın ortağı değil mi? Beraber değil mi? Bunu neyle izah edeceğiz? Bunu neyle değerlendireceğiz? İşimize geldiği zaman ortak, işimize geldiği zaman bütün terör örgütlerini maalesef Amerika şu anda eğitiyor, yetiştiriyor, silahlandırıyor ve bunlarla da maalesef yine Suriye’de olsun, bu bölgede olsun, Orta Doğu’da olsun, buraları kan gölüne dönüştürüyor. Bunları da görelim ve ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabımı ben zaten değerli dostuma da hediye ettim. Bu adil dünyayı kurmamız lazım. Başka çaremiz yok.”
“ENDİŞEMİZ BÜYÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturyalı gazetecinin, “Sayın Cumhurbaşkanı kriz bölgesinden birçok kişiyle, liderle görüştüğünüzü söylediniz. Tabii ki bu çatışmanın yayılmasını hiç kimse istemiyor. Bunu siz de dile getirdiniz. Siz tabii ki çaba gösteriyorsunuz, aracılık yapma konusunda. Buradaki çatışma endişesi ne kadar büyük? Yani yayılma tehlikesi ne kadar büyük?” sorusunu şöyle cevapladı: “Doğrusu bu endişemiz bizim çok şu anda büyük durumda. Yani bir haftada, 15 günde bu işin biteceği kanaatinde değilim. Onun için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Onun için bölge liderleriyle olsun, dünya liderleriyle olsun, bu görüşmelerimizi yapıyoruz ve bu görüşmeleri yapmak suretiyle de acaba nasıl arabuluculuk yaparız, acaba bu savaşı nasıl durdururuz, bunun gayreti içerisindeyiz. Temennimiz o ki bir an önce bu savaşı durduralım ve bölge sükûnete suhulete yeniden kavuşsun.”
AVUSTURYA BAŞBAKANI NEHAMMER: “TÜRKİYE İLE YOĞUN BİR EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ YAPMAK İSTİYORUZ”
Avusturya Başbakanı Karl Nehammer de konuşmasında, iki ülkenin ilişkilerini ileri bir boyuta taşıyabileceğini belirtti.
“Biz, Türkiye ile yoğun bir ekonomik iş birliği yapmak istiyoruz, buna çok büyük önem atfediyoruz” diyen Avusturya Başbakanı Nehammer, Türkiye’nin, Avusturya için her açıdan güvenilir bir ortak olduğunu dile getirdi.
Avusturya Başbakanı Nehammer, Türkiye ile Avusturya arasında bir dostluk antlaşmasının olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti: “Bugün gördüğüm çok önemli bir şey var, çok etkilendiğim bir şey var. O da Avusturya ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliği potansiyeli. Ekonomi bakanınız bugün beni çok etkiledi. Türkiye’deki sanayinin yaratıcılığı ve araştırmada gittiği ileri nokta konusunda beni çok şaşırttı bakanınız. Elektrikli arabalar artık üretilmektedir, gerçek yenilikçi, ileriye dönük bir teknoloji ve bu da bizi bağlıyor. Kanaatimce gerçekten büyük potansiyeller var.”
Avusturya Başbakanı Nehammer, görüşmede insan kaçakçılığı ve sınırların korunması gibi konuların ele alındığına işaret ederek Avusturya’nın bu meselelerle ilgili fonları destekleyeceğini söyledi.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Avusturya’nın yardımda bulunduğunu belirten Avusturya Başbakanı Nehammer, “(Avusturya) En kısa zamanda askerlerini göndererek yardımcı olmaya çalıştı” ifadelerini kullandı.
Avusturya Başbakanı Nehammer, iki ülke arasındaki ticarette 5 milyar dolarlık hedefin daha da üstüne geçme niyetinde olduklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Rusya-Ukrayna savaşındaki çabalarından dolayı teşekkür eden Avusturya Başbakanı Nehammer, “(Cumhurbaşkanı Erdoğan) Savaşın bitmesi için elinden geleni yapıyor” dedi.
Türkiye’nin güvenlik politikaları konusunda gücünü gösterdiğini söyleyen Avusturya Başbakanı Nehammer, Ankara’da 1 Ekim’de gerçekleştirilen terör saldırısına da işaret ederek iki ülkenin terör örgütleri bertaraf edilmesi konusunda da iş birliğine sahip olduğunu bildirdi.
Avusturya Başbakanı Nehammer, Hamas’ın saldırılarını kınadıklarını belirterek, olayların daha fazla yayılmasının engellenmesi için her şeyin yapılması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kitap hediyesi için teşekkür eden Avusturya Başbakanı Nehammer, terörsüz bir dünya dileğinde bulundu.
Ortak basın toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Başbakanı Nehammer onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde akşam yemeği verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.