ERKAN YALÇIN YÜZME FEDERASYONU Başkanlığına yeniden seçildi.
YÜZME Federasyonunun 6’ıncı Olağan ve Mali Genel Kurulu Ankara’daki GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞI Konferans Salonu’nda yapıldı.
YÜZME Federasyonu Genel Kurulu, Amatör Spor Kulüpleri Genel Sekreteri ABDULLAH ALBUNAR’ın Divan Başkanlığında gerçekleştirildi.
YÜZME Federasyonu’nun Genel Kurulundaki tek adaylı Başkanlık seçiminde ERKAN YALÇIN, Genel kurulun başlangıcında gelecekteki proje ve hedefleriyle ilgili bir konuşma yaptı.
ERKAN YALÇIN konuşmasında şunları söyledi: “Bugün burada hep birlikte Türkiye’de yüzme sporunun geleceği için toplanmış bulunuyoruz. Bizler Türkiye’nin spor yolculuğunu bir medeniyet serüveni olarak görüyoruz. Spora ve yüzmeye yapılan her emek her yatırım toplumun ıslahında, kültürel kalkınmanın inşasında ve muasır medeniyet olma yolculuğunda bir basamak daha ilerlemek demektir. Ne yazık ki söze sporu, yüzmeyi, başarılarımızı ve hedeflerimizi konuşarak başlayamıyor, ruhumuzda hissettiğimiz derin acılar bizleri sporun konuşulması gereken mecralarda dahi terörü ve destekçilerini lanetlemeye mecbur ediyor. Evet malumunuz, ülke olarak hepimiz son günlerde yaşanan menfur bir terör saldırısıyla sarsıldık. Savunma sanayimizin göz bebeklerinden TUSAŞ’ta 5 canımız hainler tarafından şehit edildi. Elbette ki amaçları daha korkunç bir bilançoydu. Lakin kuruluşunun 101’inci Yılını idrak ettiğimiz güçlü Türkiye buna izin vermedi. Bu vesileyle kendi adıma asaleten, yüzme camiamız adına velakaleten; onurlu, dinamik, bağımsız ve güçlü Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ferdi olarak terörü ve terörden beslenen kan emicileri lanetliyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Bugün burada, yüzme sporunda bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları, mevcut projelerimizi ve geleceğe yönelik güçlü hedeflerimizi sizlerle paylaşmak için bulunmaktayım. Göreve geldiğimizden bu yana, altyapıyı güçlendirmeyi, genç sporcularımızı desteklemeyi ve Türk yüzme sporunu uluslararası arenada zirveye taşımayı hedefledik. Bunun için attığımız her adımda, sporcularımızın gelişimini, sağlığını ve psikolojik dayanıklılığını ön planda tuttuk. Öncelikle, milli takımlarımıza katılma şansı bulamayan sporcularımız için bölge karmaları oluşturduk. Bu projeyle, genç sporcularımızın sınav stresini ve ilk üç dışında kalmanın yarattığı endişeyi en aza indirerek yüzmeyi bırakmamalarını, aksine performans mücadelesinde daha da motive olmalarını sağladık. Ayrıca, milli takım düzeyinde altın, gümüş ve bronz kategorilerdeki sporcularımıza performans, beslenme, farmakoloji, psikoloji ve diğer tüm destekleyici bileşenlere erişim imkanı sunduk. Daha önce yapılmamış olan milli takım malzeme destekleriyle sporcularımızın hem fiziksel hem de zihinsel olarak en iyi formda olmalarını sağladık. Bu çalışmalar sonucunda, Tokyo 2020 Olimpiyatlarında tarihimizin en yüksek katılımıyla olimpiyatlara gitmenin ve Türkiye’deki olimpik branşlar arasında en başarılı federasyonlardan biri olmanın gururunu yaşadık. 2024 Paris Olimpiyatları’nda Türk yüzme tarihinin ilk finalini yüzerek yeni bir sayfa açtık. Açık Su yüzme branşımızda, hayata geçirdiğimiz projeler doğrultusunda, branşımıza olan ilgi ve alaka üst düzeye kavuşturduk, 400’ü aşkın sporcunun katıldığı müsabakalar düzenlenmeye başladık. Bu gelişimler doğrultusunda uluslararası alanda Açık Su yüzme branşımızda birçok ilkler elde ettik ve elde edilen madalyaları, Avrupa Şampiyonlukları ve Dünya Şampiyonlukları taçlandırdık. 2024 Olimpiyat Oyunlarında Açık Su Yüzme branşında da katılım sağlamanın gururunu yaşarken, 2028 Olimpiyatları için Açık Su branşımız içinde umut verici bir tablo ortaya çıkmıştır. Artistik Yüzme branşımızda, sporcuların büyük yaşlarda spora devam edebilmelerine imkan sağlayarak, kamp organizasyonları ve gelişime yönelik seminerler doğrultusunda, branşımıza olan ilgi her geçen gün artmakta olup, uzun vadeli planlarımız doğrultusunda, uluslararası alanda Final mücadelesi veren sporcu sayımız ve madalyamız sürekli artmaktadır. Mayıs 2024 tarihinde düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonasında kazandığımız altın madalya ile de branşımızda bir ilke imza atmış bulunmaktayız. Atlama branşımızda, tabana yayılmaya yönelik projelerimiz ve milli takım kapsamındaki kamplarımızın doğrultusunda branşımıza olan ilgi her geçen gün artarak devam etmektedir.
Türkiye Şampiyonalarında mücadele eden kulüp ve sporcu sayılarımızda düzenli artışlar görülmektedir. Bu doğrultuda ki projelerimiz neticesinde Avrupa Şampiyonlarında Final müsabakalarında yer alınmaya başlanmış ve Balkan Şampiyonlukları ve bir çok uluslararası müsabakada madalyalar ve başarılı sonuçlar elde edilmeye başlanmıştır. Olimpiyat Oyunlarında Atlama branşımızın yer alması için uzun vadeli çalışmalarımız azim ve istikrar ile devam etmektedir. 5 Haziran 2023 tarihli olur ile Bedensel Engelliler Spor Federasyonu bünyesinden ayrılarak Federasyonumuza bağlanan Para Yüzme Branşımız için, plan, program ve projelerimizi ortaya koyarak sağlıklı bir sisteme kavuşturduk. Yüzme branşımızda da olduğu gibi olimpik destek projesini Para Yüzme branşı içinde hayata geçirdik ve bu doğrultuda uyguladığımız doğru stratejiler. doğrultusunda 2024 Olimpiyat Oyunları için 6 sporcumuz kota almıştır. Tarihimizdeki ilk altın madalyaları kazanarak, 2 Altın, 1 Bronz toplamda 3 madalya ile olimpiyat oyunlarını geride bıraktık. 2028 ve 2032 Olimpiyat Oyunları kapsamında madalya hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam etmektedir.
Tüm bu başarılarımız, eğitime verdiğimiz önemle daha da güçlendi. Antrenörlerimize yönelik online ve seminer düzeyinde eğitimler düzenledik, federasyon personelimizin iç eğitim programları ile gelişimlerini sağladık. Organizasyon komitelerimiz ve diğer komisyonlarımız, yarışları üst düzey performans kurallarına uygun, neşeli ve verimli bir şekilde gerçekleştirdi. Masterlar yarışlarımızı daha kaliteli hale getirerek ülkemizi tanıtan organizasyonlar düzenledik.
Bunların yanı sıra, yüzme sporunu geliştirmek adına Amerika, Çin, Japonya, Avusturalya ve yüzmede önde gelen Avrupa ülkelerinden esinlenerek uzun vadeli projeler hazırlamaktayız. Bu ülkeler, sporcularının başarılarını desteklemek için altyapı ve üst yapıyı sürekli iyileştirmekte, genç sporcular için özel eğitim programları uygulamakta ve antrenör gelişim programlarına öncelik vermektedir. Biz de bu doğrultuda, 2028 Los Angeles ve 2032 Olimpiyatları için güçlü bir temel oluşturarak antrenör eğitim müfredatlarını ve sporcu gelişim programlarını yeniliyoruz. Pilot bölgeler seçip buralarda altyapı ve üst yapı çalışmaları yaparak genç antrenörlerimizi sürece dahil ediyoruz. Ayrıca yüzme teknolojisinin ülkemizde üretim ve kullanım kalitesini artırmak, tesislerimizi uluslararası standartlara uygun hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Projelerimizden bir kısmına değinmemiz gerekirse;
Yüksek Performanslı Eğitim Merkezleri
Projemiz: Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yüksek performans merkezleri kurmayı planlıyoruz. Bu merkezlerde sporculara yalnızca antrenman değil; aynı zamanda beslenme, psikoloji, farmakoloji ve sakatlık önleme gibi alanlarda da destek sağlanacak. Amacımız, genç yetenekleri en üst seviyeye çıkarmak için ihtiyaç duydukları tüm imkanları sunmak.
3. Antrenör Eğitim Programları ve Yenilikçi Yaklaşımlar
Projemiz: Antrenörlerimize yönelik sürekli eğitim programları oluşturuyoruz. Uluslararası standartlarda antrenör yetiştirme hedefiyle, en yeni teknikleri ve bilimsel verileri içeren eğitimler düzenleyerek antrenörlerimizin gelişimini destekleyeceğiz. Ayrıca online ve yüz yüze seminerlerle antrenörlerimizin bilgi ve becerilerini artıracağız. Genç Sporcu Destek Programları ve Yetenek Geliştirme
5. 6. • Projemiz: 2024-2028 yılları arasında, Türkiye’nin dört bir yanında genç yetenek taramaları yapacağız. Bu programlarla, keşfedilen sporcuları genç yaşta yüzme sporuna kazandırıp, kapsamlı gelişim programları ile destekleyeceğiz. Bu sayede, genç yaşta yüzmeye başlattığımız sporcularımızı 2028 ve 2032 Olimpiyatları için hazırlayacağız. Yüzme Teknolojilerinin Kullanımı ve Verimlilik Artırıcı Çözümler
Projemiz: Yüzme teknolojisinin ülkemizde üretim ve kullanım kalitesini artırmak için çalışmalar yapıyoruz. Sporcularımızın performanslarını en yüksek seviyeye çıkaracak veri analizleri, simülasyon cihazları ve ileri tekniklerle donatılmış bir yüzme teknolojisi ekosistemi oluşturacağız. Amacımız, Türk yüzme sporunu bilim ve teknolojiyle buluşturarak verimliliği en üst seviyeye taşımak. Psikolojik Destek ve Dayanıklılık Geliştirme Programları Projemiz: Sporcularımızın psikolojik dayanıklılığını artırmak adına psikolog desteği ve bireysel mentörlük programları uygulayacağız. Olimpiyat seviyesindeki sporcularımıza zihinsel olarak en iyi performansı gösterebilmeleri için ihtiyaç duydukları tüm desteği sunacağız. Böylece, madalya hedeflerimize daha güçlü adımlarla yaklaşacağız. Toplum Destekli Spor Programları ve Yüzme Kültürünü Yaygınlaştırma Projemiz: Türkiye’de yüzme kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla toplum destekli yüzme programları başlatacağız. Yerel yönetimlerle işbirliği yaparak yüzme sporunun tanıtımını ve katılımını artıracağız. Bu sayede, her yaştan bireyin yüzme sporuna ilgisini çekmeyi ve altyapıdan itibaren geniş bir yüzme havuzu oluşturmayı hedefliyoruz. Dünya’dan Proje Örnekleri
ABD – Amerikan Gelişim Modeli (ADM): ABD Yüzme Federasyonu, her yaş grubu için bireysel gelişimi ve uzun vadeli başarıyı teşvik eden bir program olan Amerikan Gelişim Modeli’ni (ADM) uyguluyor. Bu model, yüzme becerilerinin kademeli olarak geliştirilmesini destekleyen bilimsel temelli bir yaklaşımı içeriyor. Ayrıca, federasyon genç yaş gruplarına yönelik mental sağlık ve antrenör sağlığına yönelik eğitimler ve destekler sunuyor. Yüzücüler, antrenörler ve aileler için sağlanan bu kapsamlı destek sistemi ABD’nin yüzme alanında sürekli başarı sağlamasına yardımcı oluyor.
Avustralya – “Duel in the Pool” ve İnovatif Etkinlik Formatları: Avustralya Yüzme Federasyonu, ABD ile birlikte “Duel in the Pool” gibi yenilikçi yarış formatları geliştirdi. Bu etkinlik, artırılmış gerçeklik ve gelişmiş yayın teknolojileri kullanarak yüzmeyi daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştırmayı hedefliyor. Ayrıca, etkinlikler boyunca eğlenceli yarış formatları, ışıklandırmalar ve izleyici katılımı gibi yenilikçi unsurlar yer alıyor. Bu tür projeler, hem Avustralya’nın yüzme kültürünü güçlendirmeye hem de gençleri yüzmeye teşvik etmeye yönelik önemli adımlar olarak öne çıkıyor.
Çin – Yüksek Performanslı Antrenman ve Eğitim Kampları: Çin, genç yüzücülerin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için yüksek performanslı antrenman merkezleri ve eğitim kampları kurdu. Özellikle ulusal düzeyde yetenekli yüzücüler için tesislerinde gelişmiş teknolojiler kullanılıyor ve her yüzücünün performansını optimize etmek amacıyla kapsamlı veri analizleri yapılıyor. Bu kamplar, yüzücülerin uluslararası rekabet gücünü artırmak ve olimpiyatlarda başarılı olmalarını sağlamak için önemli bir yapı taşı oluşturuyor .
Birleşik Krallık – Kapsayıcı Gelişim ve Sağlık Programları: İngiltere, yüzücülerin sağlığını ve performansını destekleyen sağlık programlarına büyük yatırımlar yapıyor. İngiltere Yüzme Federasyonu, yüzücüler için mental sağlık, beslenme ve sakatlanma önleme konularına odaklanan özel programlar geliştirdi. Bu sayede, sporcuların uzun vadeli kariyerlerini desteklemek ve uluslararası arenada rekabet güçlerini artırmak amaçlanıyor . Bu örnekler, dünya çapında başarıyı getiren projelerin ve stratejilerin temel unsurlarını gözler önüne seriyor. Federasyon olarak, biz de benzer stratejiler geliştirerek uzun vadeli hedeflere yönelik olarak çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. 2028 ve 2032 Olimpiyatları’na yönelik projeksiyonumuzda, ABD’nin geliştirme modelini, Avustralya’nın inovatif yarış formatlarını ve Çin’in yüksek performans antrenman sistemlerini kendi altyapımıza entegre ederek, yüzme sporunda uluslararası başarımızı daha da ileri taşıma hedefindeyiz. Bu projeler, yüzme sporunda dünya devlerinin uygulamalarına dayalı olarak Türkiye’deki sporcularımızın başarı potansiyelini artırmaya yönelik tasarlanmıştır. Tüm bu projeleri hayata geçirerek, Türk yüzme sporunun uluslararası arenada daha fazla başarı elde etmesini sağlamayı hedefliyoruz. 2028 ve 2032 Olimpiyatları’nda güçlü Türkiye olarak madalya kürsüsünde yer almak için kararlıyız. Hep birlikte, bu vizyonun peşinde durmadan ilerleyeceğiz. Geleceğe dair. projeksiyonumuz; ülkemizde yüzme sporunun uluslararası rekabette yer alabilecek düzeye yükselmesi, olimpiyatlarda elde ettiğimiz madalyalarla başarılarımızın daha da artmasıdır. Federasyon olarak, her bir sporcumuzu en yüksek potansiyele ulaşmaları için desteklemeye devam edeceğiz. Amacımız; Türk yüzme sporunu dünya çapında bilinen, başarılarıyla adından söz ettiren bir noktaya taşımaktır. Sporcularımızın ve antrenörlerimizin desteği ile birlikte, ülkemizi uluslararası arenada en güçlü şekilde temsil edeceğimize olan inancım tamdır. Bugün dünden daha güçlüyüz, yarın ise bugün yaptıklarımızın çok ötesinde başarılara imza atacağız. Türkiye yüzme sporunda en üst seviyeye ulaşacak; bu hedefe kararlılıkla yürüyeceğiz. Hepinize katkılarınız ve bu yolda gösterdiğiniz özveri için teşekkür ediyorum.
Birlikte büyük başarılara imza atacağız.
ERKAN YALÇIN’ın konuşmasının akabinde başkanlık seçime geçildi.
YÜZME Federasyonunun Genel kurulundaki tek adaylı başkanlık seçimi sonucunda ERKAN YALÇIN oy kullanan 208 delegeden 205’inin oyunu alarak YÜZME Federasyonu Başkanlık koltuğuna oturdu.
YÜZME Federasyonu Başkanı ERKAN YALÇIN başkanlık seçiminin akabinde bir teşekkür konuşması yaptı.
Erkan YALÇIN teşekkür konuşmasında şunları söyledi: “Birlikte vahdet vardır. Vahdetde bereket vardır. Biz ve biriz beraberiz ve beraber büyük bir Türkiye’yiz.
İyi ki varsınız. Kalın sağlıcakla, Allah’a emanetsiniz.
Yapılan seçim sonucu, yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri de belirlendi.
Genel Kurul, yönetim kurulu üyelerinin toplu ve hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.