ERKAN YALÇIN YÜZME FEDERASYONU Başkanlığına yeniden seçildi.
YÜZME Federasyonunun 6’ıncı Olağan ve Mali Genel Kurulu Ankara’daki GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞI Konferans Salonu’nda yapıldı.
YÜZME Federasyonu Genel Kurulu, Amatör Spor Kulüpleri Genel Sekreteri ABDULLAH ALBUNAR’ın Divan Başkanlığında gerçekleştirildi.
YÜZME Federasyonu’nun Genel Kurulundaki tek adaylı Başkanlık seçiminde ERKAN YALÇIN, Genel kurulun başlangıcında gelecekteki proje ve hedefleriyle ilgili bir konuşma yaptı.
ERKAN YALÇIN konuşmasında şunları söyledi: “Bugün burada hep birlikte Türkiye’de yüzme sporunun geleceği için toplanmış bulunuyoruz. Bizler Türkiye’nin spor yolculuğunu bir medeniyet serüveni olarak görüyoruz. Spora ve yüzmeye yapılan her emek her yatırım toplumun ıslahında, kültürel kalkınmanın inşasında ve muasır medeniyet olma yolculuğunda bir basamak daha ilerlemek demektir. Ne yazık ki söze sporu, yüzmeyi, başarılarımızı ve hedeflerimizi konuşarak başlayamıyor, ruhumuzda hissettiğimiz derin acılar bizleri sporun konuşulması gereken mecralarda dahi terörü ve destekçilerini lanetlemeye mecbur ediyor. Evet malumunuz, ülke olarak hepimiz son günlerde yaşanan menfur bir terör saldırısıyla sarsıldık. Savunma sanayimizin göz bebeklerinden TUSAŞ’ta 5 canımız hainler tarafından şehit edildi. Elbette ki amaçları daha korkunç bir bilançoydu. Lakin kuruluşunun 101’inci Yılını idrak ettiğimiz güçlü Türkiye buna izin vermedi. Bu vesileyle kendi adıma asaleten, yüzme camiamız adına velakaleten; onurlu, dinamik, bağımsız ve güçlü Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ferdi olarak terörü ve terörden beslenen kan emicileri lanetliyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Bugün burada, yüzme sporunda bugüne kadar elde ettiğimiz başarıları, mevcut projelerimizi ve geleceğe yönelik güçlü hedeflerimizi sizlerle paylaşmak için bulunmaktayım. Göreve geldiğimizden bu yana, altyapıyı güçlendirmeyi, genç sporcularımızı desteklemeyi ve Türk yüzme sporunu uluslararası arenada zirveye taşımayı hedefledik. Bunun için attığımız her adımda, sporcularımızın gelişimini, sağlığını ve psikolojik dayanıklılığını ön planda tuttuk. Öncelikle, milli takımlarımıza katılma şansı bulamayan sporcularımız için bölge karmaları oluşturduk. Bu projeyle, genç sporcularımızın sınav stresini ve ilk üç dışında kalmanın yarattığı endişeyi en aza indirerek yüzmeyi bırakmamalarını, aksine performans mücadelesinde daha da motive olmalarını sağladık. Ayrıca, milli takım düzeyinde altın, gümüş ve bronz kategorilerdeki sporcularımıza performans, beslenme, farmakoloji, psikoloji ve diğer tüm destekleyici bileşenlere erişim imkanı sunduk. Daha önce yapılmamış olan milli takım malzeme destekleriyle sporcularımızın hem fiziksel hem de zihinsel olarak en iyi formda olmalarını sağladık. Bu çalışmalar sonucunda, Tokyo 2020 Olimpiyatlarında tarihimizin en yüksek katılımıyla olimpiyatlara gitmenin ve Türkiye’deki olimpik branşlar arasında en başarılı federasyonlardan biri olmanın gururunu yaşadık. 2024 Paris Olimpiyatları’nda Türk yüzme tarihinin ilk finalini yüzerek yeni bir sayfa açtık. Açık Su yüzme branşımızda, hayata geçirdiğimiz projeler doğrultusunda, branşımıza olan ilgi ve alaka üst düzeye kavuşturduk, 400’ü aşkın sporcunun katıldığı müsabakalar düzenlenmeye başladık. Bu gelişimler doğrultusunda uluslararası alanda Açık Su yüzme branşımızda birçok ilkler elde ettik ve elde edilen madalyaları, Avrupa Şampiyonlukları ve Dünya Şampiyonlukları taçlandırdık. 2024 Olimpiyat Oyunlarında Açık Su Yüzme branşında da katılım sağlamanın gururunu yaşarken, 2028 Olimpiyatları için Açık Su branşımız içinde umut verici bir tablo ortaya çıkmıştır. Artistik Yüzme branşımızda, sporcuların büyük yaşlarda spora devam edebilmelerine imkan sağlayarak, kamp organizasyonları ve gelişime yönelik seminerler doğrultusunda, branşımıza olan ilgi her geçen gün artmakta olup, uzun vadeli planlarımız doğrultusunda, uluslararası alanda Final mücadelesi veren sporcu sayımız ve madalyamız sürekli artmaktadır. Mayıs 2024 tarihinde düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonasında kazandığımız altın madalya ile de branşımızda bir ilke imza atmış bulunmaktayız. Atlama branşımızda, tabana yayılmaya yönelik projelerimiz ve milli takım kapsamındaki kamplarımızın doğrultusunda branşımıza olan ilgi her geçen gün artarak devam etmektedir.
Türkiye Şampiyonalarında mücadele eden kulüp ve sporcu sayılarımızda düzenli artışlar görülmektedir. Bu doğrultuda ki projelerimiz neticesinde Avrupa Şampiyonlarında Final müsabakalarında yer alınmaya başlanmış ve Balkan Şampiyonlukları ve bir çok uluslararası müsabakada madalyalar ve başarılı sonuçlar elde edilmeye başlanmıştır. Olimpiyat Oyunlarında Atlama branşımızın yer alması için uzun vadeli çalışmalarımız azim ve istikrar ile devam etmektedir. 5 Haziran 2023 tarihli olur ile Bedensel Engelliler Spor Federasyonu bünyesinden ayrılarak Federasyonumuza bağlanan Para Yüzme Branşımız için, plan, program ve projelerimizi ortaya koyarak sağlıklı bir sisteme kavuşturduk. Yüzme branşımızda da olduğu gibi olimpik destek projesini Para Yüzme branşı içinde hayata geçirdik ve bu doğrultuda uyguladığımız doğru stratejiler. doğrultusunda 2024 Olimpiyat Oyunları için 6 sporcumuz kota almıştır. Tarihimizdeki ilk altın madalyaları kazanarak, 2 Altın, 1 Bronz toplamda 3 madalya ile olimpiyat oyunlarını geride bıraktık. 2028 ve 2032 Olimpiyat Oyunları kapsamında madalya hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam etmektedir.
Tüm bu başarılarımız, eğitime verdiğimiz önemle daha da güçlendi. Antrenörlerimize yönelik online ve seminer düzeyinde eğitimler düzenledik, federasyon personelimizin iç eğitim programları ile gelişimlerini sağladık. Organizasyon komitelerimiz ve diğer komisyonlarımız, yarışları üst düzey performans kurallarına uygun, neşeli ve verimli bir şekilde gerçekleştirdi. Masterlar yarışlarımızı daha kaliteli hale getirerek ülkemizi tanıtan organizasyonlar düzenledik.
Bunların yanı sıra, yüzme sporunu geliştirmek adına Amerika, Çin, Japonya, Avusturalya ve yüzmede önde gelen Avrupa ülkelerinden esinlenerek uzun vadeli projeler hazırlamaktayız. Bu ülkeler, sporcularının başarılarını desteklemek için altyapı ve üst yapıyı sürekli iyileştirmekte, genç sporcular için özel eğitim programları uygulamakta ve antrenör gelişim programlarına öncelik vermektedir. Biz de bu doğrultuda, 2028 Los Angeles ve 2032 Olimpiyatları için güçlü bir temel oluşturarak antrenör eğitim müfredatlarını ve sporcu gelişim programlarını yeniliyoruz. Pilot bölgeler seçip buralarda altyapı ve üst yapı çalışmaları yaparak genç antrenörlerimizi sürece dahil ediyoruz. Ayrıca yüzme teknolojisinin ülkemizde üretim ve kullanım kalitesini artırmak, tesislerimizi uluslararası standartlara uygun hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Projelerimizden bir kısmına değinmemiz gerekirse;
Yüksek Performanslı Eğitim Merkezleri
Projemiz: Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yüksek performans merkezleri kurmayı planlıyoruz. Bu merkezlerde sporculara yalnızca antrenman değil; aynı zamanda beslenme, psikoloji, farmakoloji ve sakatlık önleme gibi alanlarda da destek sağlanacak. Amacımız, genç yetenekleri en üst seviyeye çıkarmak için ihtiyaç duydukları tüm imkanları sunmak.
3. Antrenör Eğitim Programları ve Yenilikçi Yaklaşımlar
Projemiz: Antrenörlerimize yönelik sürekli eğitim programları oluşturuyoruz. Uluslararası standartlarda antrenör yetiştirme hedefiyle, en yeni teknikleri ve bilimsel verileri içeren eğitimler düzenleyerek antrenörlerimizin gelişimini destekleyeceğiz. Ayrıca online ve yüz yüze seminerlerle antrenörlerimizin bilgi ve becerilerini artıracağız. Genç Sporcu Destek Programları ve Yetenek Geliştirme
5. 6. • Projemiz: 2024-2028 yılları arasında, Türkiye’nin dört bir yanında genç yetenek taramaları yapacağız. Bu programlarla, keşfedilen sporcuları genç yaşta yüzme sporuna kazandırıp, kapsamlı gelişim programları ile destekleyeceğiz. Bu sayede, genç yaşta yüzmeye başlattığımız sporcularımızı 2028 ve 2032 Olimpiyatları için hazırlayacağız. Yüzme Teknolojilerinin Kullanımı ve Verimlilik Artırıcı Çözümler
Projemiz: Yüzme teknolojisinin ülkemizde üretim ve kullanım kalitesini artırmak için çalışmalar yapıyoruz. Sporcularımızın performanslarını en yüksek seviyeye çıkaracak veri analizleri, simülasyon cihazları ve ileri tekniklerle donatılmış bir yüzme teknolojisi ekosistemi oluşturacağız. Amacımız, Türk yüzme sporunu bilim ve teknolojiyle buluşturarak verimliliği en üst seviyeye taşımak. Psikolojik Destek ve Dayanıklılık Geliştirme Programları Projemiz: Sporcularımızın psikolojik dayanıklılığını artırmak adına psikolog desteği ve bireysel mentörlük programları uygulayacağız. Olimpiyat seviyesindeki sporcularımıza zihinsel olarak en iyi performansı gösterebilmeleri için ihtiyaç duydukları tüm desteği sunacağız. Böylece, madalya hedeflerimize daha güçlü adımlarla yaklaşacağız. Toplum Destekli Spor Programları ve Yüzme Kültürünü Yaygınlaştırma Projemiz: Türkiye’de yüzme kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla toplum destekli yüzme programları başlatacağız. Yerel yönetimlerle işbirliği yaparak yüzme sporunun tanıtımını ve katılımını artıracağız. Bu sayede, her yaştan bireyin yüzme sporuna ilgisini çekmeyi ve altyapıdan itibaren geniş bir yüzme havuzu oluşturmayı hedefliyoruz. Dünya’dan Proje Örnekleri
ABD – Amerikan Gelişim Modeli (ADM): ABD Yüzme Federasyonu, her yaş grubu için bireysel gelişimi ve uzun vadeli başarıyı teşvik eden bir program olan Amerikan Gelişim Modeli’ni (ADM) uyguluyor. Bu model, yüzme becerilerinin kademeli olarak geliştirilmesini destekleyen bilimsel temelli bir yaklaşımı içeriyor. Ayrıca, federasyon genç yaş gruplarına yönelik mental sağlık ve antrenör sağlığına yönelik eğitimler ve destekler sunuyor. Yüzücüler, antrenörler ve aileler için sağlanan bu kapsamlı destek sistemi ABD’nin yüzme alanında sürekli başarı sağlamasına yardımcı oluyor.
Avustralya – “Duel in the Pool” ve İnovatif Etkinlik Formatları: Avustralya Yüzme Federasyonu, ABD ile birlikte “Duel in the Pool” gibi yenilikçi yarış formatları geliştirdi. Bu etkinlik, artırılmış gerçeklik ve gelişmiş yayın teknolojileri kullanarak yüzmeyi daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştırmayı hedefliyor. Ayrıca, etkinlikler boyunca eğlenceli yarış formatları, ışıklandırmalar ve izleyici katılımı gibi yenilikçi unsurlar yer alıyor. Bu tür projeler, hem Avustralya’nın yüzme kültürünü güçlendirmeye hem de gençleri yüzmeye teşvik etmeye yönelik önemli adımlar olarak öne çıkıyor.
Çin – Yüksek Performanslı Antrenman ve Eğitim Kampları: Çin, genç yüzücülerin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için yüksek performanslı antrenman merkezleri ve eğitim kampları kurdu. Özellikle ulusal düzeyde yetenekli yüzücüler için tesislerinde gelişmiş teknolojiler kullanılıyor ve her yüzücünün performansını optimize etmek amacıyla kapsamlı veri analizleri yapılıyor. Bu kamplar, yüzücülerin uluslararası rekabet gücünü artırmak ve olimpiyatlarda başarılı olmalarını sağlamak için önemli bir yapı taşı oluşturuyor .
Birleşik Krallık – Kapsayıcı Gelişim ve Sağlık Programları: İngiltere, yüzücülerin sağlığını ve performansını destekleyen sağlık programlarına büyük yatırımlar yapıyor. İngiltere Yüzme Federasyonu, yüzücüler için mental sağlık, beslenme ve sakatlanma önleme konularına odaklanan özel programlar geliştirdi. Bu sayede, sporcuların uzun vadeli kariyerlerini desteklemek ve uluslararası arenada rekabet güçlerini artırmak amaçlanıyor . Bu örnekler, dünya çapında başarıyı getiren projelerin ve stratejilerin temel unsurlarını gözler önüne seriyor. Federasyon olarak, biz de benzer stratejiler geliştirerek uzun vadeli hedeflere yönelik olarak çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. 2028 ve 2032 Olimpiyatları’na yönelik projeksiyonumuzda, ABD’nin geliştirme modelini, Avustralya’nın inovatif yarış formatlarını ve Çin’in yüksek performans antrenman sistemlerini kendi altyapımıza entegre ederek, yüzme sporunda uluslararası başarımızı daha da ileri taşıma hedefindeyiz. Bu projeler, yüzme sporunda dünya devlerinin uygulamalarına dayalı olarak Türkiye’deki sporcularımızın başarı potansiyelini artırmaya yönelik tasarlanmıştır. Tüm bu projeleri hayata geçirerek, Türk yüzme sporunun uluslararası arenada daha fazla başarı elde etmesini sağlamayı hedefliyoruz. 2028 ve 2032 Olimpiyatları’nda güçlü Türkiye olarak madalya kürsüsünde yer almak için kararlıyız. Hep birlikte, bu vizyonun peşinde durmadan ilerleyeceğiz. Geleceğe dair. projeksiyonumuz; ülkemizde yüzme sporunun uluslararası rekabette yer alabilecek düzeye yükselmesi, olimpiyatlarda elde ettiğimiz madalyalarla başarılarımızın daha da artmasıdır. Federasyon olarak, her bir sporcumuzu en yüksek potansiyele ulaşmaları için desteklemeye devam edeceğiz. Amacımız; Türk yüzme sporunu dünya çapında bilinen, başarılarıyla adından söz ettiren bir noktaya taşımaktır. Sporcularımızın ve antrenörlerimizin desteği ile birlikte, ülkemizi uluslararası arenada en güçlü şekilde temsil edeceğimize olan inancım tamdır. Bugün dünden daha güçlüyüz, yarın ise bugün yaptıklarımızın çok ötesinde başarılara imza atacağız. Türkiye yüzme sporunda en üst seviyeye ulaşacak; bu hedefe kararlılıkla yürüyeceğiz. Hepinize katkılarınız ve bu yolda gösterdiğiniz özveri için teşekkür ediyorum.
Birlikte büyük başarılara imza atacağız.
ERKAN YALÇIN’ın konuşmasının akabinde başkanlık seçime geçildi.
YÜZME Federasyonunun Genel kurulundaki tek adaylı başkanlık seçimi sonucunda ERKAN YALÇIN oy kullanan 208 delegeden 205’inin oyunu alarak YÜZME Federasyonu Başkanlık koltuğuna oturdu.
YÜZME Federasyonu Başkanı ERKAN YALÇIN başkanlık seçiminin akabinde bir teşekkür konuşması yaptı.
Erkan YALÇIN teşekkür konuşmasında şunları söyledi: “Birlikte vahdet vardır. Vahdetde bereket vardır. Biz ve biriz beraberiz ve beraber büyük bir Türkiye’yiz.
İyi ki varsınız. Kalın sağlıcakla, Allah’a emanetsiniz.
Yapılan seçim sonucu, yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri de belirlendi.
Genel Kurul, yönetim kurulu üyelerinin toplu ve hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
KAĞITTAN temasıyla açılan sergi, Kağıt Sanatçıları Derneği’nce gerçekleştirildi.
2014 yılında kurulan Kağıt Sanatçıları Derneği, el yapımı kağıt ve her türlü geri dönüştürülmüş kağıdın ana malzeme olduğu, sanat hakkında teorik ve pratik deneyim paylaşımı için sanatçıların bir araya gelerek kurduğu bir dernek.
Kağıt Sanatçıları Derneği’nin üye sanatçılar, geleneksel formlardan modern formlardaki eserlere imza atıyorlar. Sanatçılar, teknik sorunlarına çözümler konusunda da işbirliği yapıyolar.
Kağıt Sanatçıları Derneği farklı kağıt türleri ile ilgili kültürel geçmişleri keşfetmenin yanısıra, çağdaş kağıt sanatları için de yeni yaklaşımları ortaya çıkaran ve teşvik etmek üzere kurulmuş bir yapı.
Yeni araç teslim töreni, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün Etlik tesisierinde düzenlelnd,.
Araç tesliim töreninde bir konuşma yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI araçların ekonomiye yılda 2 milyardan fazla katkı yaptığına dikkat çekerek “Yeşil karıncalar pek çok alanda görevlerini yapmayı sürdürecek” şeklinde konuştu.
Bakan İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşlerinin, içme suyundan tarımsal sulamaya, enerjiden taşkın korumaya kadar birçok alanda ülkemiz su yatırımlarının ana aktörü ve öncüsü konumunda bulunduğunu ifade etti. Bakan YUMAKLI, Son 23 yılda Devlet Su İşleri tarafından hayata geçirilen çalışmalara işaret ederek, bu süre zarfında 4 virgül 7 trilyon liralık yatırım yapıldığını ve 11 bin su ve sulama tesisinin hizmete alındığını belirtti.. Hizmete alınan tesisler ile ilgili bilgileri paylaşan Bakan Yumaklı, bu yatırımlarla, su depolama kapasitemizi yüzde 38 arttırarak, 184 milyar metreküp seviyesine ulaştırdık” ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı 2026 yılında da 300 su projesinin daha hizmete alınacağını bildirdi.
İçinden geçtiğimiz yağışlı süreç hakkında da bilgi veren Bakan Yumaklı, “Geçen yıl kuraklık ile ilgili önemli bir sınav verdik. Hamdolsun 2026 yılı, ülkemiz için bereketli geçiyor. Bu yılki yağışlar; normaline göre yüzde 30, geçen yıla göre ise yüzde 73 artmış durumda. Hatta bazı bölgelerimizde bu artış yüzde100’ün üzerine çıktı. Şu bilgiyi de sizlerle paylaşayım, son 7 aydaki yağışlar, 66 yılın en yüksek seviyesini gördü. Barajlarımızdaki doluluk oranımız yüzde 75’ler civarında. Hatta bazı barajlarımızda yüzde100’e ulaşmış durumda” dedi.
Su doğru yönetilemediğinde ve bilimsel kurallara uygun şekilde kontrol altına alınamadığında dünyanın en yıkıcı afetlerinden birine dönüşebildiği bilgisini veren Bakan Yumaklı, bu anlamda DSİ’nin iş makinelerinin, taşkın korumada ve afetle mücadelede hayati rol üstlendiğine dikkat çekti.
2025 yılı içerisinde, 81 ilde toplam 199 toplu makineli çalışması ve bin 311 münferit çalışma gerçekleştirildiği bilgisini veren Bakan Yumaklı, bu çalışmalarla; yaklaşık 20 milyon dekar alan korunduğunu ve 10 binden fazla yerleşim yerinde taşkın riski azaltıldığını kaydetti.
DSİ’nin Türkiye’nin en büyük kurumsal iş makinesi parkını yönettiğine vurgu yapan Bakan Yumaklı, son iş makinesi alımlarıyla birlikte, DSİ Makine Parkındaki iş makinesi ve ekipman sayısının 5 bin 776’ya ulaştığını söyledi.
Bakan YUMAKLI, teslim alınan 80 dozer ile birlikte dozer sayısının yüzde 35 artışla 311’e, genç dozer oranının ise yüzde 41’den yüzde 67’ye ulaştığının altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı, “Bu modernizasyon sayesinde yıllık kazı kapasitemiz yüzde 58 artışla 63 milyon metre küpe yükseldi. Ülke ekonomisine bu sayede yıllık yaklaşık 2,2 milyar lira katkı sağlamış oluyoruz. Alınan iş makinaları kendilerini 1 yılda amorti ediyor. Makine parkımıza katılan 50 yeni akaryakıt tankeri ile, tanker sayımız 123’e ulaştı. Ayrıca envanterimize dahil edilen, 20 karotlu temel sondaj makinesi sayesinde, yıllık sondaj kapasitemiz yüzde 50 artışla 30 bin metreye yükseldi.”
“DSİ yalnızca taşkınlarla mücadelede etmiyor” şeklinde konuşan Bakan Yumaklı sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Aynı zamanda; deprem, orman yangını ve çığ gibi afetlerde de devletimizin sahadaki güçlerinden biri oluyor. İş makinelerimizi gerektiğinde AFAD ile koordineli şekilde afet bölgelerine sevk ediyoruz. Son olarak Samsun ve Şırnak’ta aşırı yağışlar sonucu oluşan olumsuz koşulları gidermek için DSİ ekiplerimiz diğer kamu kurumlarımız ile beraber sahadaydı. Çalışmalarını sürdürüyorlar. Yine gerektiğinde Millî Savunma Bakanlığımız emrinde görev alarak, Mehmetçiğimize destek veriyor.”
DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta da törendeki konuşmasında, DSİ’nin bir yandan barajlar, göletler, sulama tesisleri ve içme suyu projeleriyle suyun bereketini ülkemize kazandırdığını; diğer yandan taşkın, sel, deprem, yangın ve benzeri afetlerle mücadelede önemli görevler üstlendiğini kaydetti. Bu mücadelede en büyük saha gücümüz kamuoyunda ‘Yeşil Karıncalar’ olarak bilinen iş makinelerimizdir, diyen Genel Müdür Balta, DSİ makine parkı, Türkiye’nin en büyük ve en güçlü operasyonel filosudur, ifadelerini kullandı.
DSİ ekiplerinin ve iş makinelerinin, Türkiye’nin dört bir yanında dere ıslahı, rüsubat temizliği, yatak tanzimi ve taşkın önleme çalışmalarını aralıksız sürdürdüğüne dikkat çeken Genel Müdür Balta, “Tüm doğal afetlerde sahaya ilk ulaşan ekiplerin başında yine DSİ’nin yeşil karıncaları gelmektedir. Kapanan yolların açılması, taşkın koruma tesislerinin acil onarımı, arama-kurtarma çalışmalarına ağır iş makinesi desteği sağlanması ve ihtiyaç duyulan yerleşim yerlerine acil içme suyu temini gibi kritik görevlerde iş makinelerimiz hayati rol üstlenmektedir” şeklinde konuştu.
Teslim alınan yeni iş makinelerinin DSİ’nin kurumsal kapasitesini daha da ileriye taşıyacağını vurgulayan Genel Müdür Balta, “Makine parkımıza katılan bu araçlarla birlikte DSİ teşkilatımız; daha hızlı, daha etkin ve daha güçlü bir şekilde milletimizin hizmetinde olmaya devam edecektir. 7 gün 24 saat görev başında olan personelimiz, yeni makinelerimizle birlikte sahada çok daha etkin çalışmalar gerçekleştirecektir” dedi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.