Sri Lanka ve İtalya’nın Ankara Büyükelçilikleri Adaların Ritmi Sardinya-Sri Lanka temasıyla ortaklaşa bir sergi gerçekleştirdi.
Sri Lanka ve İtalya’nın Ankara Büyükelçilikleri’nce “Adaların Ritmi Sardinya-Sri Lanka” fotoğraf sergisi Oran semtindeki Yaşar Kemal Kültür merkezinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
İtalyan fotoğrafçı Dario Coletti fotoğraf sanatının bütün inceliklerini eserlerinde kullanarak harika bir serginin Başkent Ankara’ya taşınmasında öncü oldu.
Sergi’nin açılışına Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Saranya Hasanthi Urugodawatte Dissanayake, İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Giorgio Marrapodi katıldı ve birer konuşma yaptılar.
Sergiye, bazı ülkelerin Büyükelçileri, elçilik görevlileri ve seçkin bir davetli topluluğu katıldı.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Hasanthi Dissanayake, fotoğraf sergisinin açılışındaki konuşmasında, 2005-2008 yılları arasında İtalya’da ülkesini temsil ederken İtalyan fotoğrafçı Dario Colletti ile karşılaştığını söyleyerek, sanatçının sergisi için GÖRSEL ve İŞİTSEL BİR YOLCULUK tanımlaması yaptı.
Serginin, adından da anlaşılacağı üzere Sri Lanka ve Sardinya arasında kültürel ve çevresel paralellikleri keşfe davet ettiğini vurgulayan Büyükelçi Dissanayake, “samimi portreler, ritüellerden beslenen anlar ve geniş doğa manzaraları aracılığıyla ada topluluklarının kimliğini, direncini ve manevi ruhunu en iyi şekilde yansıttığını” ifade etti.
Büyükelçi Dissanayake, “Sardinya’nın gelenek ve modern yaşamın uyum içinde var olduğu geçmişten geleceğe bir dengeyi temsil ettiğini” hatırlatarak bu tarzın kendisi için özel bir yer tuttuğunu dile getirdi.
Ankara’da görevi süresince ev sahipliği yapacağı son kilometre taşının bu sergi olduğunu söyleyen Büyükelçi, serginin 29 Haziran’da İstanbul’da sanatseverlerle buluşacağını bildirdi.
Sri Kanka’nın Ankara Büyükelçisi Dissanayake, meslektaşlarına ve projeye katkı sunan ortaklarına teşekkür ederek konuşmasını ELVEDA ANKARA diyerek sonlandırdı.
İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Marrapodi de konuşmasına Sri Lanka Büyükelçisi Dissanayake’nin Ankara’daki diplomatik camiada çok aktif bir rol oynadığını, Dissanayake gibi bir meslektaşıyla çalıştığı için çok şanslı ve mutlu olduğunu dile getirerek başladı.
Büyükelçi Dissanayake’nin kendisine Sri Lanka’nın kültürünü, yemeklerini tanıttığının altını çizen Marrapodi, İtalya’da da görev yapan Büyükelçi Dissanayake’nin İtalya’ya CİDDİ BİR TUTKUSU olduğunu ifade etti.
İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Giorgio Marrapodi, İtalyan fotoğrafçı Dario Coletti’nin son derece donanımlı bir sanatçı olduğunu vurgulayarak sanatçıya Türkiye’ye gelmesinden dolayı teşekkür etti.
Coletti’nin halihazırdaki çalışmasının sosyal konulara mercek tuttuğunu belşrten Büyükelçi Marrapodi, İtalyan fotoğrafçının gelecekte Türkiye üzerine çalışmalarını görmekten mutluluk duyacağı ifadesiyle de konuşmasını sonlandırdı.
Serginin açılışında son konuşmacı olarak fotoğraf sanatçısı Dario COLETTI geldi.
Serginin Ankara’ya kadar geldiği sürecten bahseden İtalyan fotoğrafçı Coletti, sergide yer alan çalışmaların hayata dönüş hissini temsil ettiğini söyledi.
İtalyan Budistlerin yaptığı haç yolculuğunu belgelemek üzere ilk defa 1992 yılında Sri Lanka’ya doğru yola çıktığını ifade eden Coletti, fotoğrafçılığa çok şey borçlu olduğunu da vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.