Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş Azerbaycan Mahallesi’nde 250 Bininci Afet Konutu Anahtar Teslimi ve Kura Çekim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Asrın Felaketi tamamen ortadan kalksın diye, 2025 bütçemizde 584 milyar liralık kaynak ayırdık. Yıl sonunda tüm şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı, geride yarım kalan tek bir hikâye bırakmamayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kahramanmaraş Azerbaycan Mahallesi’nde 250 Bininci Afet Konutu Anahtar Teslimi ve Kura Çekim Töreni’ne katıldı.
Konuşmasında, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’i Kahramanmaraş’ta ağırlamaktan bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören vesilesiyle “Bir millet iki devlet” şiarının somutlaşmasına bir kez daha şahitlik ettiklerini söyledi.
“Çünkü biz aynı bayrağın gölgesinde dua eden, aynı seccadede gözyaşı döken, aynı istiklal için can veren bir milletin iki devleti, tek yürek taşıyan evlatlarıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “‘Ayrılır mı gönül candan? Türkiye Azerbaycan’dan’ diyen şairlerin, kelimelere harf harf nakşettiği kardeşliğimizin ne manaya geldiğini bugün tüm dünyaya yeniden gösteriyoruz. Rabbim aramızdaki şu sarsılmaz dayanışmayı, şu muhabbeti daim eylesin. İlham kardeşime ve heyetine Kahramanmaraşlılar adına teşekkür ediyorum. Burada öncelikle şunu vurgulamak istiyorum. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kader birliğinin en somut örneklerinden biri açılışını yaptığımız konutlardır. Biliyorsunuz, 6 Şubat 2023’te tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Geçmişten bugüne pek çok acı hatıralarımız oldu ama o sabah 11 ilimizde gördüğümüz yıkım ve elem hepsinden ayrıydı. 12 bin 796’sı Maraş’ta olmak üzere 53 bin 735 canımızı toprağa verdik. Rabbim bizlere böyle bir acıyı tekrar yaşatmasın. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, geride kalan kardeşlerime sabırlar diliyorum.”
“ÜLKEMİZİN İMDADINA İLK KOŞANLARDAN BİRİ CAN AZERBAYCAN’DI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin ilk anından beri inançlarını hiç yitirmediklerini, yaşadıkları imtihan karşısında bir gün bile ümitsizliğe kapılmadıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: “Milletimizle gönül gönüle verdik ve süratle kendimizi toparladık. Bu zorlu süreçte ülkemizin imdadına ilk koşanlardan biri can Azerbaycan’dı. Felaketin haberini alır almaz ‘Seninleyim Türkiye’m’ diyerek kardeş kömeği başlatan, arabasının tavanına varını yoğunu sararak milletimize yardım etmeye çalışan, duaları, destekleri, samimi gözyaşlarıyla acımızı paylaşan Azerbaycan halkının dayanışmasını hiçbir zaman unutamayız ve unutmayacağız. Özellikle İlham kardeşimin ve saygıdeğer refikası Mihriban Hanım’ın yardım seferberliğimize verdiği güçlü katkının gönlümüzde hep ayrı bir yeri var. Azerbaycan Mahallemiz bizim en değerli proje alanlarımızdan biri. Adeta gurur tablomuz. Depremle yıkılan bu mahalle şimdi Azerbaycan’ın da desteğiyle yeniden ayağa kalkıyor.”
“PROJELERİMİZİN HEMEN HEMEN YARISINI TAMAMLADIK”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in projeyi yakından takip ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşa edilen konutların ikamet edeceklere güvenli ve huzurlu bir yuva olacağını, görenleri kendisine hayran bırakacağını söyledi.
“Sadece evleri değil, parkları, bahçeleri, kültür merkezi, Haydar Aliyev İlkokulu ile burası Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerine yakışacak bir yaşam alanı olarak ihya ediliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şu anda burada toplam 2 bin 778 konut, dükkân ve ofisimizin inşası tüm hızıyla devam ediyor. Bugün itibarıyla projelerimizin hemen hemen yarısını tamamladık. İnşallah yıl sonuna kadar kalan eserlerimizi de tamamlayıp hak sahiplerine teslim edeceğiz. Şunu burada büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Cenap İlham Aliyev’in öncülüğünde uzanan bu kardeşlik eli, Maraş’ın bağrına kardeşlik mührünü vurmuştur. Burada atılan her adımda, çakılan her çivide, Anadolu’da olsun, Azerbaycan’da olsun Türk’ün alın teri, samimiyeti ve duası vardır. Rabbim kendilerinden razı olsun diyorum. İşçisinden mühendisine, emeği geçen her bir kardeşime, Azerbaycanlı gönüldaşlarımızın tamamına şükranlarımı sunuyorum. Azerbaycan Devlet Konut İnşa Ajansı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığımıza ayrı ayrı şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletmek istiyorum. Mahalle sakinlerimizin yeni evlerinde huzurla, sağlıkla, afiyetle güzel günlerde güle güle oturmalarını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki gibi projelerle asrın felaketinde yıkılan şehirlere umut, geleceğe güven verecek yeni ortamlar inşa ettiklerini belirtti.
Konut projelerinin yanında sosyal donatı alanları ve altyapı projeleriyle yeni yaşam alanları kurduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihî alanları aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırdıklarını söyledi.
Kahramanmaraş’taki Kapalı Çarşı’da tescilli kültür varlıklarını restore ettiklerini, tarihi Demirciler Çarşısı’ndaki iş yerlerini yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adıyaman’da tarihi kent meydanımızı, Malatya’da Şire Pazarı, Kuyumcular Çarşısı, 100. Yıl ve Bakırcılar Çarşısı’nı, Hatay’da Uzun Çarşı’yı, Habibi Neccar Camimizi, yüzlerce yıllık Kemal Paşa ve Kurtuluş caddelerini tarihi kimliğine uygun olarak ihya ediyoruz. Dünyada ve bölgemizdeki şartlar ne olursa olsun bizim önceliğimiz bellidir. Biz hükûmet olarak en kısa sürede asrın felaketinin şehirlerimizde açtığı yaraları sarmanın derdindeyiz” diye konuştu.
İktidarlarının hiçbir döneminde millete düş kırıklığı yaşatmadıklarını, seçim meydanlarında verdikleri sözleri burada da tutacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu anlayışla, deprem bölgesini devasa bir şantiye alanına çevirdik. İnanın hiçbir ülke böyle büyük bir afetin altından bu denli hızlı kalkamaz. Felaketin ilk gününden bu yana adeta bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı inşa ettik” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 ilde kurulan şantiyelerde yüz binlerce mimar, mühendis ve işçinin gece gündüz demeden çalıştığını belirtti.
Asrın inşası faaliyetlerinde teslim edilen yuvaların sayısının her geçen gün arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Muhalefet tamamen kendi iç kavgasıyla meşgulken, biz altyapısı, üst yapısıyla tamamladığımız konutları hak sahipleriyle buluşturuyoruz. Teslim ettiğimiz konut, köy evi ve iş yeri sayısını Eylülde 100 bine, Ekimde 130 bine, Kasımda 155 bine, Ocakta 201 bine çıkardık. Bugün bu rakamı 250 bine yükseltiyoruz. Birazdan canlı bağlantıyla gerçekleştireceğimiz kura çekimiyle Hatay’ımızda 21 bin 114 konut ve 1125 iş yeri, Malatya’mızda 8 bin 64 konut ve 1097 iş yeri, Adıyaman’ımızda 3 bin 554 konut ve 1723 iş yeri, Gaziantep’imizde 675 konut, Diyarbakır’ımızda 2 bin 636 konut, Adana’mızda 490 konut, Şanlıurfa’mızda 1263 konut, Elazığ’ımızda 1429 konut, Osmaniye’mizde 1336 konut, Kilis’imizde 105 konut, Sivas’ımızda 85 konut, Kayseri’mizde 49 konut ile Kahramanmaraş’ımızda 3 bin 567 konut 744 iş yeri olmak üzere toplam 49 bin 56 bağımsız bölümü daha hak sahiplerimize teslim edeceğiz.”
“GERİDE YARIM KALAN TEK BİR HİKÂYE BIRAKMAMAYI HEDEFLİYORUZ”
Bu yılın sonunda hedeflerinin 453 bin bağımsız bölümü bitirmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar deprem bölgesine 2 trilyon lirayı aşan yatırım yapıldığını belirtti.
Asrın felaketi tamamen ortadan kalksın diye 2025 bütçesine 584 milyar liralık kaynak ayırdıklarını ifade eden Erdoğan, “Yıl sonunda tüm şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı, geride yarım kalan tek bir hikâye bırakmamayı hedefliyoruz. Muhalefet anlamasa da yaşadığımız süreç Millî Mücadele ile eşdeğerdir. Biz Allah’ın izniyle bu mücadeleyi alnımızın akıyla veriyoruz. Ne diyorlardı? Hükmet bu enkazın altından kalkamaz. Bu muhterislere rağmen azimle, sabırla, kararlılıkla çalışıyoruz. Her zaman söylüyorum. Herkesin denizi ufku kadardır” değerlendirmesinde bulundu.
“Her seçim döneminde bol keseden atıp tutan şimdi deprem bölgesinin yolunu dahi hatırlayamayanların ufku da ancak sandıkları kadardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşleri bitince maalesef millet akıllarına dahi gelmiyor. Koltuk kavgasından, rant mücadelesinden başlarını bile kaldıramıyorlar. Gerçekten acınacak hâldeler. Bizim pusulamız hiçbir zaman muhalefet olmadı. Biz 23 yıldır olduğu gibi yine sadece işimize bakıyoruz. Onlar umutsuzluk yayacak, biz afetzede kardeşimizin umudu, yoldaşı, kader arkadaşı olacağız. Onlar ‘yapamazsınız’ diyecek, biz şehirlerimizi hep birlikte daha güçlü biçimde ayağa kaldıracağız. Onlar engel çıkartacak, biz ya bir yol bulup ya bir yol açıp engellerin üstesinden geleceğiz. Onlar didişirken, kavga ederken boş beleş işlerle günlerini geçirirken, biz Kahramanmaraş’la birlikte tüm Türkiye’ye aşkla hizmet edeceğiz. 86 milyon olarak hep birlikte güçlü yarınlarla yürüyeceğiz. Ümitvar olmamız için elimizde birçok sebebimiz var. Bakın bunun en güzel örneği Kahramanmaraş İstiklal Spor’dur. 6 Şubat’tan önce amatör ligle mücadele eden bu spor kulübümüz, depremde 14 sporcusunu kaybetmişti. Futbol Federasyonu tarafından üçüncü lige alınan kulübümüz, faaliyetlerine bir yıl ara vermişti. Geçen sene futbolda ikinci lige, basketbolda birinci lige yükseldi. Kendilerini tebrik ediyor. Başarılarının devamını diliyorum. Benzer başarı örneklerinin depremden etkilenen diğer ilerimizde de olduğunu çok ama çok iyi biliyorum.”
“HAMLELER İVME KAZANACAK”
“Rabbim, İlham kardeşimin başkomutanlığında tam 30 yıllık işgalin ve zulmün ardından Karabağ’ın özgürlüğüne kavuştuğunu bizlere gösterdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Üç hafta önce, 28 Mayıs Müstakillik Günü vesilesiyle Laçın’daydık. Fuzuli ve Zengilan’ın ardından Laçın Uluslararası Havalimanı’nı da İlham kardeşimle hizmete açtık. İşgalden kurtarıldıktan sonra Karabağ’ın her köşesinde, kalkınma ve imar seferberliği tüm hızıyla devam ediyor. Azerbaycan’la Ermenistan arasında barışın tesisiyle inşallah bu hamleler ivme kazanacak. Cenabı Allah, Azerbaycan’la birliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin. Bu düşüncelerle can Azerbaycan’ın 15 Haziran Millî Kurtuluş Günü’nü en içten dileklerimle tekrar tebrik ediyorum. Depremle yitirdiğimiz canları bir kez daha rahmetle, özlemle yâd ediyorum. İlham Aliyev kardeşimin nezdinde, Azerbaycan halkına dayanışmaları, destek ve duaları için en kalbi şükranlarımı sunuyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuralarını çekeceklere yeni yuva ve iş yerlerinin hayırlı olmasını dileyerek, “Konutlarımızın yapımında emeği geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızı, TOKİ’mizi, AFAD’ımızı, hayırseverlerimizi ve tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşmalarının ardından, Kahramanmaraş Kültür Merkezi’nin temelinin atılması, kura çekimi ve Adıyaman, Malatya ve Hatay’da anahtar teslimi için canlı bağlantılar yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.